Bu fakir çocuk, zengin bir tüccarla yolculuğa çıkar bir gün. Garibin gömleği yırtık, elbisesi eskidir. Üstelik yalınayak yürümektedir. Tüccar bunu farkeder. Onu sevindirmek için bir çift pabuç alıp, hediye eder. Buraya kadar gayet iyi. Fakat adam rahat vermez,
İkide bir ikaz eder talebeyi:
- Aman! Dikkatli yürü!
- Düzgün yerlere bas!
- Sivri taşları atla!
- Dikenleri dolaş! Ne yapsın garip. Hepsine “Peki” der. Sıkar dişini, sabreder. İyi de, nereye kadar? Peşpeşe gelmektedir talimatlar. Bu sözler, fena sıkmaktadır canını.
Nihayet bir ikaz daha gelir:
- Sürüme ayağını! İşte burada sabrı taşar. Çıkarır pabuçları, önüne atar. Yalınayak yürümeye başlar.
Zengin adam;
- Hayrola, ne oldu? der.
Çocuk döner adama;
- Kusura bakma! Bir pabuç için kimseye mahkum olamam! der ve ekler:
- Ben yıllardır yalınayak yürürüm. Bana bu kadar şart koşan olmadı.
~Hz. Mevlana~
![8025171_erdil643%20(2)[1]](http://anetteinselberg.files.wordpress.com/2012/01/8025171_erdil6432021.jpg)
Kim istemez muhteşem bir hayatı yaşamayı?Hep isteriz,dileriz ancak bunu sadece dilde yaparız...Bunun için adım atanlarımız bir elin parmagını geçmeyecek kadar az malesef ki.Sebebi çok açık..
Kimler gelip, kimler geçti hayatından…
Human always spend there life in the balance of heart & brain decessions.
Çinli qigong ustalarına çok benzeyen ama onlardan çok daha güçlü olan bir Hindu rahibin Agni'yi harekete geçirmek için verdiği çalışmayı yapıyoruz. Usta civardaki bir dağda yaşıyor. Biz ise pirinç tarlalarının kenarındaki bir evdeyiz. Dışarıda tropikal bir fırtına var. Yağmur adeta her yerden yağıyor gibi. Sıcak ve nem bir arada, yapış yapış bir ortam yaratıyor. 5 mangalda kor halde kömür var. Mangalların üzerine eğilmiş yaklasık bir saattir belli bir nefes egzersizi yapıyoruz. Her birimizin ayaklarının dibinde ter gölleri oluşmuş durumda. Beden ısımız 40 derecenin üzerinde olmalı. Yakındaki bir Hindu tapınağındaki ayinin sesleri yağmurun sesine karışıp hipnotik bir ortam oluşturuyor. Davullar son derece ritmik bir şekilde çalıyor.
''Hayatta her şey olabilirsin;
Hırs zehirdir. Daha iyi bir müzisyen olmak istersen sana yardım edebilirim fakat dünyaca ünlü olmak şeklinde düşünme. Daha iyi bir şair olmak istersen sana yardım edebilirim fakat Nobel ödülleri şeklinde düşünme. Daha iyi bir ressam olmak istersen sana yardım edebilirim; yaratıcılığa yardım ederim ancak yaratıcılığın isimle, ünle,başarı ve parayla hiç alakası yoktur. Ve şayet onlar gelirse onlardan vazgeçmen gerekir demiyorum, eğer gelirlerse bu iyidir, tadını çıkar.
Sesinizi Teypte İlk Kez Dinlediğinizde.Ya da kendinizi ilk kez videoda gördüğünüz zaman, söylediğinizi hatırlıyor musunuz? Benim sesim böyle değil! Ben böyle davranmıyorum.! Ama arkadaşlarınız şöyle der. Evet, senin sesin böyle ve sen böyle davranıyorsun. Yaşamın aynası için de bu böyle. Aynada gördüğunüz herşey hoşunuza gitmeyebilir, fakat aynaya bakıp kendinizle ilgili herşeyi kabul edene kadar, istediğiniz hiçbir değişikliği gerçekleştiremezsiniz..

"There are moments when troubles enter our lives and we can do nothing to avoid them. But they are there for a reason. Only when we have overcome them will we understand why they were there"
