bitki alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitki alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2013

YÜKSEK KOLESTEROLÜ DÜŞÜREN DOĞAL VE BİTKİSEL TEDAVİLER

 
Kolesterol, vücuttaki hücrelerin, fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için, ihtiyaç duyulan yağımsı ...bir maddedir. Sağlıklı bir yaşam için kolesterol düzeyinin normal değerlerde olması gerekir. Eğer ki kolesterol değeri yüksek olur ise, damar duvarlarında plakalar oluşur ve bu damarların beslediği organlara yeterli kan gitmeyebilir. Sonucunda, o organ ile ilgili sıkıntılar hasıl olur. Ender Saraç, yüksek kolesterolün en önemli sebeplerinin, genetik eğilim, stres, yanlış beslenme ( hayvansal ve doymuş yağların, şekerli gıdaların aşırı tüketilmesi) ve buna bağlı olarak fazla kilo ve hareketsizlik olarak vurguluyor.


Ender Saraç’a göre yüksek kolesterol tedavisinde, yağ yememek ve vücuttaki  yağların yakılması çok önemli. Şimdi, Dr. Ender Saraç’ın kaleminden doğal ve bitkisel Yüksek Kolesterol Tedavilerini sizlere aktarmaya çalışacağız. Yüksek Kolesterol için Faydalı Bitkisel Destekler : Yüksek kolesterol için, soya lesitin, omega-3 yağı, ayurveda tabletleri, lifli preparatlar, üzüm çekirdeği özü , greyfurt, enginar ve ananas hapları, faydalıdır. Yüksek Kolesterol için Faydalı Bitki Çayları : Yüksek kolesterol için, yeşil çay, zencefil, biberiye, kuşburnu, kekik çaylarının içilmesi faydalıdır. . Yüksek Kolesterol için Faydalı Baharatlar : Yüksek kolesterol için, zencefil, biberiye, kekik, kırmızı pul biber, sivribiber çok faydalıdır.


Yüksek Kolesterolü Olanlar Nasıl Beslenmeli? Dr. Ender Saraç; beslenmede, özellikle, yemek aralarında bol miktarda sıcak su ve bitki çayı içmenin önemli olduğunu söylüyor.. Beslenmede Dikkat Etmeniz Gerekenler : * Gece yoğurt ve peynir yememelisiniz. * Akşam vakti geç ve ağır beslenmeyin. * Yeşil lifli yapraklı sebzeleri bolca tüketmeye özen gösterin. ( özellikle yulaf ezmesi, kepek ve kepekli ürünler, çavdar ve çavdarlı ürünler, lifli veya bağırsaklarda posalı etki gösteren özel preparatlar) * Bol taze sebze ve meyve, soya fasulyesi, kekik suyu, yosun, (deniz ve tatlı su), derin deniz balıkları, kontrollü ölçüde zeytinyağı ve bitkisel yağlar, taze yeşil salatalar, limon, taze narenciye ve kivi genelde kolesterolü düşürmede yardımcı besinlerdir.

Ender Saraç


Yüksek Kolesterolü Olanlar Neler Yapmalı, Nasıl Yaşamalı? Ender Saraç düzenli yapılan ve aşırı yorucu olmayan spor ve egzersizin kolesterolü düzenlemek için faydalı olduğunu söylüyor. Spor ve egzersiz özellikle sabah 06.00-10.00 saatleri veya 18.00-22.00 saatleri arasında düzenli yapılmalıdır. Ender Saraç günde 30-45 dakika egzersiz yapılmasını öneriyor. Ender Saraç, egzersiz süresine ve düzenli yapılmasını özellikle vurguluyor. Eğer egzersiz, 20 dakikayı geçmiyor ise, yağların yeterince yakılmasını sağlamazsınız. . Benzer şekilde bütün gün hareketli olsanız bile, düzenli spor yapmaz iseniz, yağların yeterince yakılmasını sağlayamazsınız. Araştırmalara göre beden, ortalama 20 dakika tempolu hareket veya spordan sonra yağları yakmaya başlıyor.


Ender Saraç “tüm gün hareket halindeyim diyen hastalarına bile, mutlaka, en az, 20 dakika ve hafif terleten bir egzersiz yapmalarını öneriyor.

kaynak: ŞİFACI

Kuru İncir'in Faydaları...

30 Nisan 2013

LÜTFEN OKUYUNUZ VE OKUTUNUZ..








Her doktor öğrenciliği sırasında Otto Warburg'un buluşunu öğrenir. 1930'lu yıllarda Warburg kanserin en temel biyokimyasal sebebini, yani sağlıklı bir hücreyi kanser hücresinden ayıran şeyin ne olduğunu bulmuştur.
Bu, o kadar önemli bir b...uluştur ki, Otto Warburg'a Nobel Ödülü kazandırmıştır. Otto Warburg'a göre kanserin bir temel sebebi vardır.
Bu da, vücudun normal hücrelerinin oksijenli solunumunun, oksijensiz -anaerobik- hücre solunumuyla yer değiştirmesidir.
Warburg'un buluşu bize başka neleri anlatmaktadır?
Birincisi, kanser, normal hücrelerden çok farklı bir biçimde metabolize olmaktadır. Normal hücreler oksijene ihtiyaç duyar; kanser hücreleri oksijenden kaçınır. Hiperbarik oksijen terapisi alternatif kanser tedavisi uygulayan kliniklerde kullanılan bir yöntemdir.
Bu buluşun bize anlattığı başka bir şey de, kanserin bir mayalanma (fermantasyon) süreciyle metabolize olduğudur.
Kanserin metabolizması normal hücre metabolizmasından 8 kat daha büyüktür. Yukarıda söylediğimiz her şeyi birleştirirsek ortaya şu tablo çıkıyor:
Vücut, kanseri beslemeye çalışırken mütemadiyen kapasitesinin üstünde çalışır. Kanser devamlı açlıktan ölmenin eşiğindedir ve vücuttan kendisini beslemesini talep etmektedir. Besin alımı kesilirse kanser açlıktan ölmeye başlar. Tabii kendisini beslemek için vücudun şeker üretmesini sağlayamazsa. ..
Proteinlerden şeker Bu ziyan sendromuna kaşeksia (cachexia) denir.
Kaşeksia vücudun proteinlerden (evet, doğru duydunuz, karbonhidratlardan veya yağlardan değil de, proteinlerden) "glükoneogenez" (yeniden glükoz yapımı) işlemiyle, şeker elde etmesidir. Bu şeker kanseri besler. Vücut sonunda, kanser hücresini beslemeye çalışırken kendisi açlık çeker. Şimdi, kanserin şekerle beslendiğini öğrenmişken, onu şekerle beslemek mantıklı geliyor mu size? Yani karbonhidratlardan zengin bir diyet uygulamak? Bugün, kansere karşı uygulanan birçok besin terapisi mevcuttur (işe de yaramaktadırlar) çünkü günün birinde birisi şeker ve kanser arasındaki bağlantıyı görmüştür.
Bu terapilerde, karbonhidratlar bakımından zengin gıdalara izin verilmez. Terapilerin hiçbirinde şekere de izin verilmez çünkü şeker kanseri beslemektedir. Peki doktorunuz bu gerçekleri size neden söylemez? Kim bilir? Belki doktorunuz kanseri tedavi edecek kişinin siz değil, kendisi olduğunu düşünmektedir. Belki Otto Warburg'un buluşunu duymuştur ama geri kalan parçaları tamamlayamamıştır. Belki de beslenmeyle ilgili hiçbir şey öğrenmemiştir.
Aslında 1978'e kadar ABD'nin resmi kuruluşlarından biri, beslenmenin kanserle bir ilgisi olmadığını iddia etmekteydi!! !!
Kanser ve şeker bağlantısından haberdar olanlar ise, dikkate değer terapilerle ortaya çıktılar. Bunlardan biri 'Laetrile'dir.
Kaşeksialı hastaların yüzde 50'den fazlasında glükoneogenez sürecini durduran hidrazin sülfat bunlardan bir diğeridir.
Bugün, Minnesota Üniversitesi kemoterapi alanında bir "akıllı bomba" üzerinde çalışmaktadır. Akıllı bomba diyebileceğimiz ilacın üzerinde bir kaplama vardır.
İlaç, vücutta oksijensiz bir bölge ile karşı karşıya geldiğinde bu kaplamayı üzerinden atar. Kanseri yok etmek için kemoterapiyi serbest bırakır. Çünkü, vücutta oksijensiz tek alan, kanserli bölgedir.
Kanser hücresini aç bırakmaya çalışan besin terapileri de vardır. Kanserin ne sevdiğini bilen hasta, bunları yemekten kaçınır. Kanser, çiğ yiyeceklerdense, pişmiş yiyecekleri sever. Pişirme işlemi, besinlerdeki enzimleri ve vitaminleri yok etmektedir. Bir de, kanserin şeker sevdiğini aklınızdan çıkarmayın. Kanserinizi sevmiyorsanız, onu beslemeyin!
Şeker yerine tatlandırıcı kullanmak çözüm değil Şeker yerine tatlandırıcı kullanmayı düşünüyorsanız, başka bir tuzağa düşmüş olursunuz. Tatlandırıcıların da vücuda ciddi zararları olduğu, yapılan araştırmalarla kanıtlandı.
Örneğin, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sakarin içeren her türlü gıda maddesinin üzerine "Sağlığa zararlıdır.Hayvanlar üzerinde yapılan testlerde kansere yol açmıştır." ibaresinin konmasını şart koştu. Aspartam ve sükraloz gibi diğer tatlandırıcılar da yan etkileri nedeniyle uzak durulması gereken gıdalar arasında.
(Editörün notu: Ama maalesef hiç birinin üzerinde böyle bir ibare yok). Kaynak: International Wellness Directory
Son iki yüzyıldır şeker tüketimi nasıl arttı? İngiltere'de 1815'de 5 kg cıvarında olan kişi başına yıllık çay şekeri tüketimi 1970'de 50 kg 'ın üzerine çıkmıştır. 1970-2000 yılları arasında ABD vatandaşları önceki yıllara oranla yılda 100 litre daha fazla şekerli meşrubat tüketmişlerdir.
Türkiye'deki durum da artık çok farklı değildir. Çocuğu ile büyüğü ile çılgınca şeker ve beyaz un kullanılmaktadır. Bütün bu bilgiler kanserlerin niçin arttığını göz önüne açıkça sermektedir.
Aşağıdaki tedbirlerle kanserlerin en az üçte ikisi önlenebilir;
* Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin.
* Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren 'light' hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.
* Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin. Taş devri diyetini uygulayın.
* Bol taze sebze ve meyve yiyin.
* Yeterli omega-3 alın; ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı)
* Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin.
* Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin.
* Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. Kutu sütü tüketmeyin.Mümkünse manda sütü kullanın. Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin.
* Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin.
* Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin.
* Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz!!!! ).
* Stresten uzak durun.
* İyi uyuyun.
* Çevresel toksinlerden ve sigaradan uzak durun.
* D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın.
* Yeteri derecede egzersiz yapın!!!!
* Alkol kullanmayın.
* İşlenmiş soya ürünü yemeyin.
* Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin. Turbo fırınlar da kullanılabilir.
* Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen olabilirler !!!!
* Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir.
* Teflon ve alüminyumu ise kesinlikle kullanmayın.

Prof. Dr. Ahmet AYDIN İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD
Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı
OKUDUYSAN ve BEĞENDİYSEN ,BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞIRMISIN




ORGANLAR İLE SEBZELER ARASINDAKİ İLİŞKİ...


* Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.
* Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renkl...idir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.
* Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.
* Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Beyin fonksiyonlar için faydalıdır.
* Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.
* Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyum yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.* Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.
* İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.
* Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.
* Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.
* Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.
* Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur ...

Kaynak: Genel Kültür

25 Nisan 2013

Sağlıklı Beslenme Dikkat Edilecek Önemli Konular



Sevgisiz insanin kalp riski yüksek. İnsanlara severek kızarım. Herkesin de böyle yapmasını tavsiye ederim. Çünkü sevgisiz, kötülük düşünen, beddua ve küfür eden insanın kalp krizi riski ve ölüm oranı çok daha yüksek.
Dua etmek insanı iyileştirir. Ben inançlı biriyim. Her ameliyatımda mutlaka dua ederim. Bence duanın, meditasyon, şifa gibi, iyileştirici özelliği var. Ameliyat sonrası hastalarıma da mutlaka dua ettiriyorum. Bunun sağlıklarına çabuk kavuşmalarında müthiş bir e...tkisi var.
Doğu tıbbı çok gerekli. Ben de "klasik" tip adamıyım ama alternatif yani tamamlayıcı tıp yöntemlerini reddetmiyorum. Akupunktura yüzde 100 inanıyorum. Çinliler bu minnacık iğnelerin sırrını çözmüş. Ama bu tür tamamlayıcı tedavilerde insanın istemesi çok önemli. Doğu tıbbında özgür irade ön planda.
. İdeal sağlık göstergesi olarak, kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santimdir. Eğer 93 santimi geçerseniz, sağlık riskiniz artar. Erkekler için ideal ölçü ise 88.5 santimdir. 101 santimden yukarısı sağlık riski demektir.
Her gün aspirin içmeli. Hayatımda ilaç kullanmadım. Zorda kalmadıkça kimseye de tavsiye etmem. Ama herkese her gün mutlaka bir aspirin içmesini salık veriyorum. Ben de içiyorum. Aspirinin kanı sulandırdığını biliyorduk ama simdi yeni faydalarını da öğreniyoruz. Örneğin, vücuttaki birçok doku tahrişini önlediğini yeni öğrendik. Aspirin ömrü uzatıyor.
Sağlıklı Beslenme Dikkat Edilecek Önemli Konular
Çay yerine ıhlamur içilmeli. Günde en fazla iki çay ya da kahve içebilirsiniz. Fazlası zararlı. Ancak ıhlamur kesinlikle zararlı değil, dilediğiniz kadar için.
Sarımsak müthiş bir bitki... Vücudu koruyan hücreleri destekliyor,tansiyonu düşürüyor. Sarımsaktan çıkan maddeyi yüksek tansiyonlu kişiye kullandığımızda, tansiyonu hemen düşüyor. Her gün birkaç diş sarımsak yenmeli.
Başka bir mucize sebze de ayşekadın fasulye. Türkiye`de bol üretilen bu sebze bence her öğün, özellikle de çiğ olarak mutlaka sofrada bulunmalı. Vücuda müthiş yararlı bir bitki.
Semizotu da içindeki Omega 3 nedeniyle son derece faydalı. Çiğ yenirse, daha da yararlı. Biz her gün ailecek öbek öbek çiğ semizotu yiyoruz.
Et yiyecekseniz, yanında mutlaka çiğ domates de olmalı. Çünkü domatesin içindeki Lcyopin adli antioksidan, etteki zararlı Omega 6`ları yararlı hale dönüştürüyor.
Kayısı çok yararlı ancak günde bir avuçtan fazla yenmemesi gerekiyor. Karpuz ve kavunda ise ince bir dilim tercih edilmeli.
Üzüm ve muz, çok yüksek dozda şeker içerdiği için daha az tüketilmeli.
Her sabah aç karnına içilen bir bardak ılık suyun ardından bir avuç ceviz çok iyi gelir. Ben her sabah alıyorum.
Artık sütün de `Sağlıklı olanı" çok zor bulunuyor. Hayvanlara verilen hormon ve antibiyotikler süte karışıyor ve saflığını yok ediyor.
Çocuklara soya sütü içirilmeli. 35 yaşın üzerindekilere sütün içindeki laktoz pek iyi gelmiyor. Laktozu alınmış süt yerine ise de bol bol su içilmeli.
Balık hariç, kırmızı etle beyaz et aynı. Çünkü hem danaya, hem de tavuğa yüksek dozda hormon ve antibiyotik veriliyor. Et yenecekse, hepsi yenebilir. Fark etmez!
Beyaz pirinç ve beyaz un son derece zararlı. Çünkü her ikisi de yanınca şekere dönüşüyor. Yani ha avuç avuç toz şeker yemişsiniz ya da pilav ya da beyaz undan yapılan ekmek... Arada fark yok. Pilav ve ekmek için esmer un ya da esmer pirinci tercih edin.
Lahana zayıflamak için çok ideal. Hazmı zor olduğu için tıkar ve kalorisi çok düşük.
Şişmanlık en az sigara kadar tehlikeli. Hatta sigaradan da çok. İdeal kilodan daha düşük kilolu olan insanlar uzun ömürlü oluyor. İdeal rejimler haftada 1 kilo verdiren rejimlerdir. Diğerlerine aldanmamak lazım. Eğer haftada 1 kilodan fazla kaybediliyorsa, vücuttan sadece su kaybediliyordur, dikkat

kaynak: gelişimsel olumlama

23 Nisan 2013

Asidik Protein


Asidik Protein Sığır eti, sazan balığı, tavukgöğsü, deniztarağı, balık, kuzu eti, ıstakoz, dolmalık midye, istiridye, domuz eti, tavşan eti, somon balığı, karides, taraklı midye, ton balığı, hindi, geyik eti, yumurta, peynir altı suyu tozu...
Asidik Katı & Sıvı Yağlar Avokado yağı, kanola yağı, mısır yağı, kenevir tohumu yağı, keten yağı, domuz yağı, zeytinyağı, aspir yağı, susam yağı, ayçiçeği yağı
Asidik Tahıllar Arpa, kepek (yulaf ve buğday), ekmek, mısır, galeta, un (beyaz buğday unu), kenevir tohumu unu, kamut (yüksek proteinli buğday), yulaf (ezmesi), (tüm) pirinçler, pirinç kekleri, çavdar, kılçıksız buğday, buğday
Asidik Kuruyemişler & Ezmeleri Brezilya kestanesi, kaju, fıstık, fıstık ezmesi, fındık, tahin, ceviz
Asidik Fasulye & Baklagiller Börülce, nohut, taze fasulye, barbunya, yeşil mercimek, lima fasulyesi, benekli fasulye, kırmızı barbunya, sütlaç, soya fasulyesi, soya sütü, kuru fasulye
Asidik Süt Ürünleri Tereyağı, peynir (süzme, inek, koyun, eritme ve keçi), süt, organik süt (pastörize edilmemiş), yoğurt
Asidik İçecekler Bira, siyah çay, sütlü çikolata, kahve, damıtılmış su, sert içkiler, ters ozmosla arıtılmış su, alkolsüz içecekler, alkollü içkiler, sporcu içecekleri, şarap
Asidik Meyve & Sebzeler Yaban mersini, konserve veya salamura meyveler, kızılcık, kuş üzümü, erik, kuru erik, mısır, mercimek, zeytin, balkabağı
Asidik Diğer Besinler Katkı maddeleri, suni tatlandırıcılar, renklendiriciler, damıtılmış sirke, ilaç (Tıbbi ve Psikedelik), lezzetlendiriciler, ot öldürücü ilaçlar, böcek ilaçları, buğday tohumu, kakao ve çikolata
Alıntıdır.

Alkali Sebzeler ...



Alkali Sebzeler Kuşkonmaz, fermente edilmiş sebzeler, su teresi, pancar, brokoli, brüksel lahanası, lahana, havuç, karnabahar, kereviz, pazı, klorella yosunu, karalahana, hıyar, patlıcan, sarımsak, kıvırcık yapraklı lahana, yerlahanası, ma...rul, mantar, hardal filizi, sap kereviz, karahindiba, yenilebilir çiçekler, soğan, yabani havuç (yüksek glisemik), bezelye, biber, balkabağı, şalgam, deniz bitkileri, yosun, filizler, sakız kabağı, kaba yonca, dıvar arpası, buğday çimi, yabani otlar, yandıranotu, patates (Patates, dışı asitli fakat–özellikle de kabuğuyla fırınlanarak veya buğulanarak yenildiğinde alkali oluşturan bir gıdadır.)
Alkali Doğu Sebzeleri Beyaz turp, hindiba kökü, shitake mantarı, kombu yosunu, maitake mantarı, reishi mantarı, nori yosunu, salamura kuru erik, wakame yosunu
Alkali Meyveler Elma, kayısı, avokado, muz (yüksek glisemik), kantalup kavun, kiraz, kuş üzümü, arap hurması/incir, üzüm, greyfurt, misket limonu, şamama kavunu, dutsu meyveler, nektarin, portakal, limon, şeftali, armut, ananas, mandalina, domates, tropik meyveler, karpuz.
Alkali Proteinler Badem, kestane, keten tohumu, darı, ceviz, kabak çekirdeği, tohum filiz, sakız kabağı tohumu, ay çekirdeği, soya fasulyesi (fermente edilmiş), soya suyu peyniri (fermente edilmiş).
Alkali Tatlandırıcılar & Baharatlar Tüm otlar, kırmızı biber, kimyon, köri, zencefil, miso, hardal, deniz tuzu, stevia, soya sosu, ksilitol.
Alkali Diğer Besinler Elma suyu sirkesi, banchi çayı, arı poleni, hindiba çayı, taze meyve suyu, ginseng çayı, yeşil meyve suları, yeşil çay, ot çayı, kombucha, lesitin, granül, probiyotik kültürler, sebze suları.

Kaynak: Fatoş Pabuccu Tuncay...

Cildinizi Koruyan ve Güzelleştiren Besinler


*Avokado: Bu meyvenin içeriğinde bulunan ve cildinizle dost olan tekli doymamış yağdan korkmanıza gerek yok. Ayrıca avokadonun içeriğindeki potasyum; alkol ve hazır gıdaların yarattığı toksinler...i atmanızı sağlıyor. Bu yeşil meyve ayrıca yaşlanma karşıtı C ve E vitaminlerinden de zengin.
* Nar: Hava kirliliği, kızartılmış gıdalar, sigara dumanı gibi kırışıklığı erkene çeken faktörlerin etkisini azaltmanın yolu, narda da bol miktarda bulunan antioksidanları tüketmekten geçiyor.
* Karides: Kabuklu deniz canlıları, ciltte yeni kolajen oluşumunu ve esnekliği sağlayan bakır bakımından oldukça zengin oluyor.
* Yaban mersini: Cilt yaşlanmasını yavaşlatmakta vitaminlerden daha etkili olan flovonoidler yaban mersininde bol miktarda bulunuyor.
*Ceviz: Saç renginizin solgunlaştığını düşünüyorsanız, saçlarınıza renk ve kuvvet veren melanin pigmenti eksikliğiniz söz konusu olabilir. Ceviz, içeriğindeki bakır sayesinde bu pigmentin vücutta üretilmesini sağlıyor.
* Ton balığı: İnsan vücudunun üretemediği omega-3 yağı, ton balığında bol miktarda bulunuyor. Omega-3 yağı, cilt kuruluğunu azaltıyor, esnekliği artırıyor ve kırışıklıkların oluşumunu geciktiriyor.
* Üzüm: Üzüm çeşitleri, cildin erken yaşlanmasına neden olan serbest radikallerin etkisini azaltan antioksidanları içeriyor.
* Havuç: Yaşlanma karşıtı C vitamini ve liflerden zengin havuç, ayrıca güneş ışınlarının olumsuz etkilerinden de koruyor.
* Süt: Kemik erimesinin yanı sıra cilt hücrelerinin kendini yenilemesini sağlayan bir besin maddesi…
* Yulaf: Stresli olmak kaş çatmak demektir. Ayrıca kaş çatmak sizi kırışıklıklarla erken tanıştırır. Günlük menünüze yulafı ekleyerek endişelerinizi azaltmaya ne dersiniz?


bitki blog

22 Nisan 2013

Balin Faydalari...







Çam balı ile çiçek balı arasındaki fark nedir?

Ballar çiçek balı ve salgı balı olarak ikiye ayrılmaktadır. Çiçek balı arıların bitki çiçeklerindeki nektarlardan yaptıkları baldır. (Ihlamur balı, yonca balı, narenciye balı, yayla balı, vb.) Salgı balı ise; bazı böceklerin genellikle bitkilerin canlı kısımlarından yararlanarak salgıladığı salgılardan arıların yaptıkları baldır; bitki kaynağına göre, çam balı, meşe balı, köknar balı, yaprak balı gibi isimlendirilirler. Dolayısıyla marketlerde gördüğünüz “Salgı Balı” yazılı ürünümüz çam balı olup, arıların, çam ağacının özlerinden faydalanarak salgı yapan bir böceğin salgısından elde ettikleri baldır. Çam balı; renk, tat ve aroma olarak çiçek balından farklı özellikler gösterir.
*Bal, vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek cok yasamsal madde icermektedir.

*Bal, temel karbonhidratlarin kaynagidir. İceriginde yaklasik %17 su, %82 karbonhidrat ve % 1 oraninda da proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller bulunur.

*Bir yemek kasigi bal, 64 cal enerji saglayarak kaslar icin yakit gorevi yapmaktadir.

*Bitkilerin nektarlarindan elde edildigi icin, onlarin sifa veren pek cok ozelligini
tasimaktadir.

*Balin antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaralari dezenfekte ettigi, bakteri ve mantar gelisimini onledigi, cesitli calismalar ile gosterilmistir.

*Balin bagisiklik sistemini kuvvetlendirdigi, yara ve iltihaplarin iyilesmesinde olumlu etkiye sahip oldugu bilinmektedir.

*Balin antioksidan aktivitesi gosteren maddeler icerdigi de bilinmektedir. Bal, yapisindaki tokoferol, askorbik asit, flavonoidler ve diger fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahiptir.

*Yapilan arastirmalarda balin, mide-bagirsak sistemi uzerinde duzenleyici etki gosterdigi belirtilmistir.

*Cilt uzerindeki olumlu etkilerinden dolayi pek cok kozmetik urunun iceriginde de bulunmaktadir.

*Mikrop oldurucu ozelliginden dolayi bal, goz agrilarini gidermek icin kullanilir.

*Bal, karin agrilarini keser, mideye ferahlik verir. Mide ve bagirsaktaki yaralari tedavi eder. Ulserli hastalardan 4 kilo bal yiyen ( 1 haftada ) ve buna 1 ay devam eden 100 hastadan 97 sinde ulserden kesin eser kalmadigi saptanmistir.

*Bal, soguk su ile karistirilip icilirse ishali durdurur, sicak su ile veya ilik su ile icilirse kuvvetli mushil olur.

*Bal, bogaz agrilarinda ilik nemli bezle bogaza surulup sarilirsa agri kisa zamanda gecer yok olur.

*Bal, bir miktar tuzla karistirilip, devamli icilirse balgam sokturur.

*Bal, beynin calismasini kolaylastirir. Dusunceye mukemmellik kazandirir.

*Bal, kan yapar. Kanin temizlenmesine yardimci olur. Kan dolasimini hem duzenler, hem kolaylastirir ve damar sertliginde olumlu etki yapar.

*Bal, yagin hazmini kolaylastirir, anne ve inek sutunun demir eksikligini tamamlar, istah acar ve bagirsaklara ozgu hareketleri artirarak rahatlik saglar.

*Bal, kalp carpintisindan ve yuksek tansiyondan sikayetci olanlar icin son derece yararli bir besindir.

*Bal, sinir bozukluguna ve uykusuzluk sorunlarina yardimci olur.

*Bal, altini islatan cocuklara 1-2 ay devamli verildiginde bu sorunu atlattiklari saptanmistir. Cunku balin sinirler uzerinde olumlu etkisi vardir.

*Bal, hem sabah hem aksam devamli tuketilirse, sarilik hastaliginin cok kisa zamanda tedavi edilmesinde yardimci olur.

*Bal, kusma, oksuruk, bronsit gibi hastaliklarda kaynatilmis arpa suyu ile icirilirse hastalik tedavi edilir.

*Bal, bademciklerin dogal ilacidir. Direk olarak yemek yada ilik sui le karistirilip gargara yapilarak tedaviye yardimci olur.

*Bal, vitaminler, enzimler, mineraller, aminoasitler ve vucut icin gerekli yasamsal degerde diger pek cok elementi icerir. Bu bali, sekerli urunlerden ayiran en belirgin ozelliktir. Arilar, 1 gram bal icin 4.000'den fazla cicegin nektarini toplarlar. Bal, binlerce cicegin, bitkinin besleyici degerlerini ve sifasini tasir. Kisinin beslenme ve enerji ihtiyacina buyuk olcude katki saglar. 100 gram balda, yaklasik 304 kalori(kcal) vardir. Ote yandan bal, antioksidan ve antibakteriyel ozelligiyle, vucudun direncini guclendirir. Sagligi korumaya yardimci olur.
alıntı

18 Nisan 2013

YAĞ YAKICI MAYDANOZ LİMON KÜRÜ..!!!


- 15 -16 sap larıyla beraber hormonsuz maydanoz - 1 limon suyu - Yarım su bardağı su
Yapılışı: Saplı maydanozları, limon suyunu ve klorsuz suyu koyup blenderden geçirin. Elde ettiğiniz yeşil suyu sabahla...rı aç karnına kahvaltıdan 10-15 dakika önce için. 15 gün uyguladıktan sonra 3-4 gün ara verip yeniden 15 günlük bir kür daha yapın.#Maydanozun Yararları Nelerdir?
Maydanoz böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı bir rol alır. Ağızda hoş bir koku bırakır. Özellikle yemek sonrasında kötü ağız kokularının giderilmesini sağlar. Uyku sorunlarına taze ya da kuru halde tüketilmesi yararlı olacaktır. Cilde renk ve canlılık kazandırır. Ateş düşürücü ve terletici bir etkisi vardır. Karaciğerin daha sağlıklı çalışabilmesi için yardımcı olur. Böcek ısırmasında, yanıklarda ve iltihaplarda lapa olarak kullanılmakta ve yararlı olmaktadır.
Maydanoz kadar son dönemde maydanoz suyu da sık kullanılır hale gelmiştir. Aslında, maydanoz suyu bugün keşfedilmiş bir ürün değildir ancak etkinliği son dönemde daha da artmıştır. Maydanoz suyunun yararlarını sıralamak gerekirse,
Maydanoz suyunda yoğun miktarda klorofil bulunmaktadır. Klorofil kan artırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca böbrek, karaciğer ve idrar yolları üzerinde temizleyici bir etkiye sahiptir. Sindirim yolları sorunu yaşayan kişiler maydanoz suyu tüketerek burada oluşan sorunları giderebilir. Maydanoz suyu sindirim yolları üzerinde uyarıcı bir etkiye sahiptir. Maydanoz suyu ince bağırsakların çalışmasını düzenler. Maydanoz suyu bol miktarda C vitamini içermektedir.
Maydanoz suyu nasıl hazırlanır?
Maydanoz suyu nasıl hazırlanır; 4 bardak su içerisinde 1 demet maydanoz kaynatılır ve günde üç defa 1’er bardak şeklinde içilir. Farklı bir karışım şeklinde kullanmak isteyenler bal ya da limon ilavesiyle de içebilir. İbrahim saraçoğlu nun denenmiş yağ yakan maydanoz limon kürü. Yağ yakıcı özelliğinin yanında Hepatit B ve C hastalarının kullandığı ilaçlar karaciğerde yağlanmaya neden olur. Bu ilaçları kullananlar için de mükemmel bir destekleyicidir.Herkesin kullana bileceği bu karışımı sadece tansiyon sorunu olanlar kullanamaz. Maydanozun sahip olduğu tansiyon düşürücü özelliğinden dolayı tansiyon sorunu olanlar kesinlikle kullanamaz bu karışımı. Ayrıca deri altında yağlanma varsa yok eder bu yağlanmayı, cilde parlaklık verir ve daha genç görünmesini sağlar. Hem zayıflamak hemde genç ve sağlıklı olarak daha kaliteli yaşamak isterseniz bu kürü mutlaka uygulayın. Maliyetsiz evinizdeki malzemelerle kolayca hazırlayacağınız bu kürü sabahları tüketmelisiniz.

Not: Doktorunuza danışmadan kullanmayınız...

Alıntı

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin işbirliğiyle, National Geographic Türkiye’nin Mart 2013 sayısında ek olarak yayımlanan 101 Soruda Organik Ürün Rehberi’ne aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz...



Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin işbirliğiyle, National Geographic Türkiye’nin Mart 2013 sayısında ek olarak yayımlanan 101 Soruda Organik Ürün Rehberi’ne aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz...
http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/1304/konu.aspx?Konu=6

https://www.facebook.com/bugdaydernegi

Zerdeçal nedir ve zerdeçal faydaları nelerdir?



Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal özelikle  Pakistan Çin Hindistan gibi ülkelerde yetiştirilmektedir. Tropik ülkelerde kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde ise yetişmemektedir.
Köri tozunun temel öğelerinden olan zerdeçal Batıda daha çok baharat olarak kullanılmasına rağmen Asyada uzun zamandan beri doğal ilaç olarak kullanılmaktadır.

Etken maddesi curcumin olan zerdaçalın 3 gramında yaklaşık olarak 30 ila 90 mg curcumin bulunur. Zerdeçalın kullanılan kısmı toz haline getirilmiş köküdür. (zerdeçal tozu)

Zerdaçal Faydaları Nelerdir?

Antioksidan etkilidir. Curcuminin antioksidan etkisinin E ve C vitaminlerinden daha güçlü olduğu görülmüştür.
İltihap giderici özelliği vardır.

Zerdeçal karaciğer için yararlıdır. Karacigeri güçlendirir ve karaciğerden toksinlerin atılmasına yardım eder.
Solunum yolu enfeksiyonların tedavisinde yararlanılır.
Curcumin kansere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelligi vardır.
Yapılan araştırmalarda cilt, kolon, ve gögüs kanseri için faydalı olabileceği görülmüştür.
Safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarına karşı etkisi
Deneysel çalışmalarda zerdaçalın kolesterolü azaltıcı etkisi belirlenmiştir.
Kalp hastalıklarını önleyebileceği yine yapılan araştırma sonuçlarından biridir.
Zerdeçal kullanımı hazmı kolaylaştırır.
Sigaranın verdigi zararları önemli ölçüde azaltabileceği yapılan bir çalışmada görülmüştür.

Haricen deri rahatsızlıklarında yararlıdır.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde zerdeçalın Kistik fibroz tedavisinde önemli fayda sağlayabileceği gösterilmiştir.

Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E Komisyonu zerdeçal rizomunun safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarında ve hazımsızlıkta kullanılabileceğini belirtmiştir.

Zerdeçal Nasıl Kullanılır
?
Zerdeçal bal ile karıştırılıp ya da yemeklere katılarak kullanılabilir.
Kapsül halinde günde 1-3 tablet alınır


yaşam bu

not: Kullanmadan önce doktorunuza danışınız...

ZERDEÇALININ SAĞLIĞIMIZA FAYDALARI:


 1- Anti-enflamatuar olarak Zerdeçal Zerdeçal anti-inflamatuar özellikleri olduğu uzun süredir bilinmektedir . Vücuttaki eklem ağrısı ve artrit için yaygın olarak kullanılmaktadır. Arizona Üniversitesi’ni.n 2006 yılındaki bir çalışmasında romatoid artrit üzerinde zerdeçal etkisi incelenmiştir. Çalışmada zerdeçal kullanılarak semptomların, hemen hemen tamamıyla yok olduğu veya belirgin bir azalma olduğu sonucuna ulaşmışlardır.. Ayurveda ve Çin ilaçları hem içten hem dıştan inflamasyon ve enfeksiyon iyileşmek için zerdeçal kullanabilirsiniz. Bu, vücut için en güçlü doğal anti-inflamatuar mevcut olarak bilinen ve anti-enflamatuar ilaçlar çoğunluğu olarak, ancak herhangi bir yan etki olmadan da iyi sonuç verir.
2- Kanser Engelleyici olarak Zerdeçal Zerdeçalın aktif bileşeni kurkumin olduğunu. UCL’daki Doktorlar, zerdeçaldaki kurkumin baş ve boyun bölgesindeki kanser büyümesinden sorumlu olan ana enzimin bloke ederek, malign hücrelerin ilerlemesini önleyebildiğini keşfettiler. Zerdeçal , kansere neden olan serbest radikalleri azaltır ve güçlü antioksidan özelliği ile vücudun zarar görmesini önlemek için savaş verir. Zerdeçal ile yapılan çalışmalarda cilt, meme, kolon ve prostat gibi çeşitli kanser türleri önlediğini ve tedavi ettiğini göstermiştir.
 
Depresyon için Zerdeçal Zerdeçaldaki kurkumin, beyin içinde serotonin ve dopamin barındırma kapasitesini artırmaktadır. Depresyon tedavisinde kullanılan mükemmel bir maddedir. Alzheimer Hastalığı için Zerdeçal Zerdeçal beyin içinde amyloyd plak oluşumunu ortadan kaldırarak, Alzheimer hastalığının önlenmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Yanık ve kesiklerde Dezenfektan olarak Zerdeçal Zerdeçal yaraların iyileşmesini hızlandırmak için doğal bir dezenfektandır. Hindistan'da baharat dezenfektan özellikleri zerdeçal sahiptir için onların band-aids alınır.
Hint pazarında içinde zerdeçal maddesi içeren yara bandı bile mevcuttur. Yaralara zerdeçal tozu dökülerek hızlı iyileşmesine yardımcı olur. Zerdeçal genellikle larenjit veya tıkanıklığı olanlar için gargara olarak kullanılır . Sedef tedavisi için cilt üzerine sürülür. Bağırsak solucanlarından kurtulmak için Zerdeçal Ham zerdeçal suyu İçmek bağırsak solucanlarından kurtulmak için etkili bir çözüm olduğu kanıtlanmıştır. Bir Kemoterapi de yardımcı olarak Zerdeçal Zerdeçal, kemoterapi ilacının yan etkilerini azalttığı gözlemlenmiştir.
Göz Sağlığı İçin Zerdeçal Zerdeçal katarakt neden olan mercek protein, de oksidiyonu azalttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, iyi bir göz sağlığı için gerekli olan vitamin A C ve D içerir. Düzenli olarak kullanıldığı zaman gözleri güçlendirir ve iyileştirir. Astım için Zerdeçal Zerdeçal vücuttaki balgamı temizler, akciğerleri temizler ve astım spazmları azaltır. Kilo kaybı için Zerdeçal Yapılan Çalışmalar zerdeçalın metabolizmayı hızlandırdığını ve daha kolesterolü de azalttığı gözlenmiştir

17 Nisan 2013

Bunları okuduktan sonra salatalığa çok daha farklı gözle bakacaksınız!!!

 
Olağanüstü Salatalık Bir süre önce bu bilgiler "The New York Times" gazetesinde yayımlandı.
1. Salatalık, günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir tane...sinde Vitamin B1, Vitamin B2, Vitamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Mağnezyum, Fosfor, Potasyum ve Çinko ihtiva eder.
2. Öğleden sonra yurgunluk mu hissettiniz? Kahveyi, çayı, soğuk içecekleri bir taraf bırakın ve bir salatalık yiyin. Salatalık iyi bir B vitaminler ve Karbohidratlar kaynağıdır ve yediğinizde saatler sürecek yorgunluğunuzu kısa bir sürede ortadan kaldırır.
3. Banyo veya duştan sonra aynanızın buğulanmasından şikayetçi misiniz? Bir salatalık dilimini alıp aynayı ovun. Hem buğulanma yok olacak hem de pırıldayan bir aynaya ve nefis bir kokuya sahip olacaksınız.
4. Haşereler bahçenizi veya saksı bitkilerinizi mahvediyor mu? Bahçeniz için bir aluminyum tabağa (ya da aluminyum folyoya) salatalık dilimlerini koyup, ortada bir yere yerleştirin. Saksılarınıza ise birkaç dilimi toprağın üzerine yine aluminyum tabak veya folyo ile yerleştirin. Bütün mevsim haşerelerden kurtulacaksınız. Salatalıkdaki kimyasallar aluminyum ile etkileşerek insanların algılayamadığı ama haşereleri deli eden bir koku yayar ve onların ortadan kaybolmalarına neden olur.
5. Bayanlar, sokağa çıkmadan önce veya denize-havuza girmeden önce bir süreliğine selülitlerinizden kurtulmak ister misiniz? Sorunlu bölgelerinizi birkaç dakika süreyle salatalık dilimleriyle ovun. Salatalıkdaki fitokimyasallar derinizdeki kollajenlerin gerilmesini sağlar, dış tabakayı sıkılaştırarak selülitlerin görüntüsünü azaltır. Aynı şekilde kırışıklıklara da iyi gelir (özellikle de göz civarları için)
6.Baş ağrısından kurtulmak ister misiniz? Yatağa girmeden önce birkaç dilim salatalık yiyin ve ertesi sabah dipdiri, baş ağrısız kalkın. Salatalık, vücudun kaybetmiş olduğu gerekli besinleri takviye edici yeterli miktarda şeker, B vitaminleri ve elektrolitleri ihtiva ettiği için yediğiniz birkaç dilim sorunlarınızı hemen yok eder.
7. Özellikle diyet yapanlar, açlık dürtünüzü ortadan kaldırmak mı istiyorsunuz? Salatalık yiyin.
8. Evinizde ayakkabı boyanız mı kalmadı? Taze kesilmiş bir salatalık ile ayakkabınızı ovalayın. İçerdiği kimyasallar ayakkabınıza hem harika görünen bir parlaklık verir hem de deriyi su geçirmez hale getirir.
9. Evinizde bir kapı, pencere ya da benzer bir şey gıcırtı mı yapıyor? Bir dilim salatalık alıp gıcırtı yapan yerlere sürtün (tabii sürtünme yapan yerlere, menteşenin dışına değil!!) gıcırtı gidecektir.
10. Kendinizi gergin, bitkin mi hissediyorsunuz (özellikle ders çalışan öğrenciler, yeni bebek sahibi olmuş anneler ve diğer herkes) ? Bir tas kaynar suyun içine bir bütün salatalığı ince dilimler halinde keserek koyun. Tası da bulunduğunuz odada uygun bir yere koyun. Salatalıkdaki kimyasallar ve diğer besinler kaynar suyun içine girince tepki gösterirler ve suyun buharı ile birlikte bulunduğunuz odaya yayılarak nefis bir aroma yayarlar. Bu aroma sizlerin tüm gerginliğini alarak sakin kişiliğinize dönmenizi sağlayacaktır. Özellikle öğrenciler bunu denemelidir.
11. Yemek yediniz (örneğin kebap) ve ağzınızdan kötü koku yayıyorsunuz. Bir salatlık dilimini alıp dilinizle damağınıza yerleştirin ve en az 30 saniye öyle tutun. Ağzınızda kötü kokulara neden olan bakterilerin fitokimyasallar sayesinde ölmesi nedeniyle bu sorundan kurtulmuş olacaksınız. (Soğan-sarmısak kokusu konusunda bir bilgi yok. Bunu da siz deneyin ve sonucu görün.)
12. Evyelerinizi, lavabolarınızı çevreye zarar vermeyecek bir şekilde temizlemek ister misiniz? Bir dilim salatalığı alıp temizlemek istediğiniz yeri ovun. Sadece yılların birikimi lekeleri kirleri temizlemekle kalmaz, ayrıca güzel bir parlaklık verir temizlediğiniz yere. Bunun yanında elleriniz de o temizlik malzemelerin verdiği zararlardan kurtulmuş olur.
13. Kalemle yazarken bir hata yaptınız ve hatayı silmek istiyorsunuz. Salatalık kabuğunu alıp yavaş ve nazikçe silmek istediğiniz yazıya sürtün. Boya kalemlerinde ve keçe kalem yazılarında da oldukça yararlı. (Bilirsiniz bazen çocuklarımız duvarlara yazılar yazar, resimler yaparlar. Onlarda da deneyebilirsiniz.)

GASTRİT İÇİN PRATİK BİTKİSEL KÜRLER


Gastrit mide iç yüzeyinin iltihaplanmasıdır “mide iltihabı” veya “mide nezlesi” de denir. Ağır yemekler, fazla kuru ve sert... yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, hızlı ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak gibi etkenler bu hastalığa davetiye çıkarır. Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk en önemli belirtilerdir. Bu belirtiler özellikle bahar aylarında artar.
Gastrit rahatsızlığı için önerilen pratik bitkisel kürler:
-1 Fincan Havuç suyu, 1 tatlı kaşığı Lahana suyu ve 1 tatlı kaşığı balla karıştırılır. Havuç suyu yerine patates suyu da kullanabilirsiniz. Bu karışımdan öğle yemeğinden 1 saat önce ve yatarken olmak üzere 2 kere içilmesi önerilir.
-1 Çay bardağı sıcak suya 1 çay kaşığı bal ve yarımm limon sıkılıp içilmesi tavsiye edilir.
-Yemeklerden sonra nane ve papatya çayı içilmesi önerilir. Yemeklerden önce ise Ayrık kökü, Ayni safa, Nergis çayı, Kantaron çayı, Keten tohumu, Meyan kökü gibi bitkilerden yapılan çayların içilmesi önerilir.
-1 Bardak kaynar suya 10 gram Civanperçemi koyun 10 dakika bekleterek demleyin. Bu karışımdan günde 2-3 bardak içilmesi önerilir.
-1 Bardak kaynar suya 4-8 gram Kantaron koyun 10 dakika bekleterek demleyin. Öğle ve akşam yemeklerinden önce 1 er bardak içilmesi ve 25 gün devam edilmesi tavsiye edilir.
-1 bardağa yarım fincan patates suyu, 1 tatlı kaşığı lahana suyu ve 1 tatlı kaşığı bal koyup karıştırın, üzerini suyla doldurduğunuz karışımın sabahları aç karnına içilmesi tavsiye edilir.

Not: Doktorunuza danışmadan kullanmayınız...

Alıntı

16 Nisan 2013

Patatesin tomurcuklanması nasıl önlenir?


Akşama misafiriniz gelecek ve bol limonlu bir patates salatası yapmayı planlıyorsunuz. Dolabı açtınız ve o da ne! Patatesleriniz tomurcuklanmış! İşte patatesleri uzun süre muhafaza etmenin yolları...

Patatesin tomurcuklanması nasıl önlenir?


Konuyla ilgili en doğru sonucu elde etmek isteyen Idaho Üniversitesi'nden bilim adamları çeşitli ortamlarda bıraktıkları patatesleri aynı ısıda pişirdi ve sonucu inceledi. Buna göre karanlık odalarda bekletilen patateslerin en lezzetli olduğu ve en güzel göründüğü ortaya çıktı.
Patateslerin uzun süre muhafaza edilebilmesi için karanlık, serin ve havalandırılan dolapların tercih edilmesi gerekiyor. %80'i sudan oluşan patates nemli ortamda bekletildiğinde tomurcuklanıyor ve yeşile dönüyor. Buzdolabında saklanan patatesler ise kararıyor. Kapaklı kutular havalanmasını önlediğinden patatesin kurumasına neden oluyor.
Uzmanlar patateslerin mümkünse karanlık bodrum katlarında veya evin girişindeki serin yerlerde saklanmasını öneriyor

milliyet


SUSAM YAĞININ ESRARENGİZ FAYDALARI-



Susam Yağı ve Faydaları
Susamdan elde edilen susam yağı, susamın kendisi kadar kıymetli bir üründür. Her şeyin doğalının vücudumuza olan faydaları bilinirken, susam yağı da özellikle cilt üzerine kullanılan badem yağı, çörekotu yağı, zeytinyağı kadar önemli yağlardandır. Yaşlı olsun genç olsun her yaştan insana hitap edebilen, kendine bakım yapmak için en ideal cilt dostu bir yağdır.

NEDEN SUSAM YAĞI
Susam yağının üstün özelliklerinin olmasını sağlayan, yapısında bulunan vitamin, mineral, antioksidanlar ve lesitin bakımından zengin içeriğe sahip olmasıdır. Özellikle A, B ve E vitaminleri bakımından zengin, omega-6 ve omega-9 yağ asitleri içermesi susam yağının değerini bir kat daha artırmaktadır. Mineral olarak ise demir, potasyum, fosfor ve kalsiyum, antioksidan olarak ise susam bitkisine kendi adını veren Sesamol, besamolin ve sesamin antioksidanları içermektedir.

Aslında susam yağı sadece haricen değil, dâhili olarak da kullanılabilir. Her iki türlü de insanın sağlığına hizmet için yaratılmış bir üründür. Bilhassa cilt üzerine tek başına, yaz veya kış mükemmel bir bakım sağlar. Susam yağını deneyin, sanırım siz de memnun kalacaksınız.

Yazımızda susam yağının faydalarını sizler için araştırdık.

FAYDALARI NELERDİR?

Kuru ciltleri yumuşatır, besler.
Cinsel gücü artırmaktadır.
Anne sütünü artırır.
Ağrılı ve düzensiz menstrüasyonu normale döndürür.
Dâhili kullanımda kabızlığı önler.
Şeker hastalarının dostudur.
Selülitlere uygulandığında oluşacak farklılıkları görebilirsiniz.
Romatizmaya karşı şifalı bir yağdır. Artroz ve kireçlenmelerde eklemlerin kuvvetlenmesini sağlar.
İçerdiği lesitin ve diğer maddeler ciltte uzun süre bozulmadan kalabilir. Bu sayede cildin erken yaşlanmasını engeller.
Susam yağının mantarlara karşı da savaş açtığı bilinmektedir.
Vücutta bulunan saç, tırnak, kaş, kirpik gibi yapıları güçlendirici, varsa kırıkları iyileştirici etkisi bulunmaktadır. Bunun için masaj şeklinde uygulanmalıdır.
Cildi besler, masaj yağı olarak da kullanılabilir.
Banyo sonrası her cilt tipi için sürülebilir.
Güneşe karşı çok güçlü koruyucu etkisi bulunmaktadır. Zaten birçok güneş yağının da terkibinde yer almaktadır.
İdrar sökücü ve gaz çıkarıcı özellikleri bulunmaktadır.
Yapısında bulunan lesitinden dolayı beyin ve sinir hücrelerinin dostudur. Bu kadar yararının yanı sıra susam yağı endüstride de kullanılmaktadır. Özellikle lüks kaliteli sabunlarda, kremlerde, losyon ve şampuanlarda, fırıncılık ürünlerinde, ezilmiş halde tahin ve helvada ve yağının elde edilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Aynı zamanda yemeklerde ayçiçeği yağının yerine kullanılarak da insanlara farklı lezzetler sunmaktadır.

Susam Yağı Nasıl Kullanılır? Dahili ve harici olmak üzere iki şeklide kullanılan susam yağının dahili kullanımı için; Sabah aç karnına 1 çay kaşığı içilmesi uygundur. Dışardan kullanım için ise ; cilt ve saça masaj şeklinde uygulamak uygundur.

Susam yağı alırken kavrulmamış susam tohumlarından soğuk sıkımla ve ısıl işlem görmeden üretilmiş, katkı maddesi eklenmemiş ve başka yağlarla seyreltilmemiş ve de renklendirici maddeler kullanılmamış olanlar tercih edilmelidir.

Serin, ışıktan uzak şekilde ve de ağzı kapalı biçimde saklanmalıdır. Bazı kişilerde dahilen kullanım alerjik etkiye neden olabilir. Doktorunuza sormadan kullanmayınız...

yaşam bu

Gripten Koruyan Çay


Grip salgınının herkesi korkuttuğu şu günlerde sizi mikroplardan koruyacak çok etkili bir çay tarifi;

● 1 avuç dolusu ıhlamur.

● 2-3 çorba kaşığı kadar ekinezya.

● 1 kabuk tarçın. ...

● 2-3 diş kadar taze zencefil.

● 1 elma (kabuklarıyla doğranmış).

● 1 portakalın kabuğu.

● 1 limonun kabuğu.

● 4-5 tane tane karabiber.

● 2-3 tane karanfil.
Hepsini beraber kaynatın, bardağınıza koyduktan sonra bir dal adaçayı batırın ve bir dakika tutup çıkarın.

alıntı

Metabolizmayı Hızlandıran 15 Yiyecek...