ortaya karışık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ortaya karışık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2013

İnsanı Yorgun Düşüren 11 Enerji Düşmanı




İnsanı yorgun düşüren 11 enerji düşmanı Cep telefonu, floresan ışık, küf gibi etkenler enerjimizden çalıyorlar. Bilim adamları, kronik yorgunluk ile tüm bu etkenler arasında şaşılacak bağlantılar... olduğunu tespit ettiler.
1- Derin uykuda bizi rahatsız edenler:      Gürültü stres yaratır ve stres tansiyonu yükseltir. Sonuçta sürekli halsiz ve uykulu oluruz. Bunun için size önerimiz, yatak odanızdan saat gibi ses çıkarabilecek tüm eşyaları kaldırmanız olacaktır.
2- Kahve ve çay: 6 fincandan sonrası zarar:      Kafein uyarıcı etki yapar, yani beyne daha fazla enerji emri verir. Günde 3 fincan kadar çay veya kahve içersek, bu canlandırıcı özellikten iyi şekilde faydalanırız. Fakat miktar ikiye katlanırsa, kafein ve tein, vücudumuzdaki demiri emer. Bu durumda beyin ve kalbe yeterli oranda oksijen gitmez. Sonuçta kendimizi çok yorgun hissederiz.
3- Karbonhidrat uyku hapı etkisi yapar:      Tüm karbonhidratlar, aç karnına yenildiği zaman ağırlık yapar. Siz siz olun, aç karnına bu besinleri tüketmemeye özen gösterin.
4- Su eksilirse dikkatiniz de dağılır:      Her gün yaklaşık 8 bardak su içmemiz gerekiyor, yoksa hissedilir bir biçimde enerji boşluğuna düşeriz. En iyisi, her saat başı içine biraz limon suyu sıkılmış bir bardak su içmektir.
5- Cep telefonu hipnozdan beter:      20 dakikadan uzun telefon görüşmelerinin uyku hipnozu gibi bir etki yaptığı ortaya çıktı. Dolayısıyla, uzun süreli ve sık olarak telefonla konuşmak bizi yorar.
6- Duş alacağımıza yatağa geri dönelim daha iyi      Suyun sıcaklığı vücut sıcaklığının çok üzerindeyse bünyemiz uyku getiren hormonları fazlasıyla salgılamaya başlar. Akşamları iyi uyumak için sıcakla, sabahları enerji depolamak için ılık suyla yıkanın!
7- Bazı besinlere karşı dayanıksız olabilirsiniz:      Her şeyi doğru yaptığınız halde zinde değilseniz, "çölyak" hastası olabilirsiniz. Bu bünyenizin tahıl nişastalarını işleyememesi anlamına gelir. Baş ağrısı ve yorgunluktan şikayet eden bu kişilerin buğday, arpa gibi tahıllardan uzak durması gerrekir.
8- Kola bünyeyi aside boğar:      Az harekete bir de aşırı kola, çay ve et tüketimi eklenirse, bünyede aşırı asit meydana gelir. Sonuçta da dolaşım bozuklukları, migren, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi rahatsızlıklar yaşanır.
9- Gürültü de yorar:      Uzun süreli gürültüye maruz kalan insanların enerjisi tükeniyor. Bağıra çağıra konuşan insanların arasında olmak bile insanı yormaya yetiyor.
10- Floresan ışığı kronik esnemeye neden olur:      Floresan ışık, öğrenme ve konsantrasyon yetimizi yüzde 60 oranında düşürür. Gün içinde saatlerce bu ışığa maruz kalan birinin bağışıklık sisteminin zayıfladığı ispatlandı. Bu da kronik yorgunluğa neden olabilir.
11- Küften uzak durmalı: Bulunduğunuz ortam yeterince havalanmıyorsa küf oluşabilir. Bünye, küfe tıpkı mikroplarda olduğu gibi karşılık verir, bununla mücadele eder. Bu da açıklanamayan sürekli yorgunluğa neden olabilir.
Alıntıdır

Hey Dahiler Ve Dahi Olduğunu İddia Edenler...Resimde Neler Olduğunu 5 Sn'yede Sayabilecek Misiniz Bakalım...Hodri MEYDAN...

30 Nisan 2013

Her burcun ön plana çıktığı olumlu özellikler olduğu gibi, kimidurumlarda açığa çıkan ve astrolojide gölge yön de denilen olumsuzözellikleri de bulunur.



İşte kısa kısa iyi ve gölge yönleriyle burçlar

KOÇ
Pozitif özellikleri: cesur, enerjik, macerayı seven, yaratıcı, kendine güvenen, tutkulu, pratik zekalı, liderlik kabiliyeti, başkalarına ilham veren, bağımsız, samimi Negatif özellikleri: çabuk sinirlenen, sabırsız, aceleci, istekleri hemen olsun isteyen, gereksiz riskler almaya eğilim, egoist, patavatsız

BOĞA
Pozitif özellikleri: güvenilir, sabırlı, dayanıklı, yüksek irade, estetik algısı gelişmiş, hayatın güzellikleirnden zevk alabilen, şefkatli, yapıcı ve uyumlu, tuttuğunu koparan
Negatif özellikleri: inatçı, sabit fikirli, katı, çabuk alınan, tembelliğe eğilim, rahatına aşırı düşkünlük, kıskanç, maddiyata fazla değer veren

İKİZLER
Pozitif özellikleri: çabuk kavrayan, zeki, hitabet ve iletişim yeteneği kuvvetli, espirili, neşeli, hazırcevap, ortama ve günün şartlarına kolay ayak uydurabilen, çok yönlü, öğrnemeye açık
Negatif özellikleri: gergin, değişken, meraklı ve dedikoducu, her şeyi eleştiren, maymun iştahlı, çabuk sıkılan ve bu yüzden olayların derinine inemeyen, geveze

YENGEÇ Pozitif özellikleri: merhametli, korumacı, fedakar, sezgileri kuvvetli, başkalarının hislerine duyarlı, becerikli, dikkatli, algıları açık, tutumlu, güçlü hafıza
Negatif özellikleri: endişeli, kuşkucu, depresif, kıskanç, duyguların çabuk değişmesi, anlaşılması güç, bağımlı, kaprisli, huzursuz, vesveseli

ASLAN
Pozitif özellikleri: mert, cesur, cömert, vizyonu geniş, büyük düşünen, yaratıcı, şefkatli, güçsüz ve zayıflara karşı merhametli, lider ruhlu, dost canlısı, organizayon yönü kuvvetli
Negatif özellikleri: otoriter, müdahaleci, kibirli, ilgi odağı olmak isteyen, bencil, sabit fikirli, başkalarının düşüncelerini önemsemeyen, egosit, lükse düşkünlük

BAŞAK Pozitif özellikleri: çalışkan, ayrıntılara önem veren, araştırmacı, olayların derinine inebilme kabiliyeti, mantıklı, pratik, üstlendiği görevi hakkıyla yerine getirme
Negatif özellikleri: acımasızca eleştirebilen, zor beğenen, endişeli, çekingen, hastalık korkusu, aşırı titizlik, risk almaktan hoşlanmayan, günlük rutininin dışına çıkmaktan huzursuz olan

TERAZİ
Pozitif özellikleri: adalet duygusu kuvvetli, gözlem yeteneği gelişmiş, görgülü, yetenekli, sosyal, sanata ve felsefeye eğilim, diplomatik, objektif, çekici, entellektüel, anlayışlı
Negatif özellikleri: kararsız, tembelliğe eğilim, kolay etkilenme, değişken, flörtçü, çabuk sinirlenen, kendini hayallere fazla kaptıran, soğuk

AKREP
Pozitif özellikleri: kararlı, metanetli, analiz yeteneği gelişmiş, sadık, sezgileri kuvvetli, tutkulu, güvenilir, her türlü zorluğun altından kalkabilecek güce sahip, bakşalarını etkileme ve çevresini dönüştürme kabiliyeti
Negatif özellikleri: kıskanç, kuşkucu, kindar, hesapçı, saplantılı, alıngan, insanlara güvenmekte zorlanan ve bu yüzden mesafeli ve soğuk duran, hislerini baskı altında tutan, müdahaleci

YAY
Pozitif özellikleri: iyimser, özgürlüğüne düşkün, neşeli, açıksözlü, enerjik, çok yönlü, cömert, yeniliklere açık, düşünce ve bilgiye önem veren, parlak zekalı, büyük düşünen, dostluklara önem veren
Negatif özellikleri: sabırsız, fanatik, "herşeyi ben biliyorum" havasına kapılan, abartıya eğilim, yanlışta diretme, patavatsız, çabuk sıkılma, dikkatsiz

OĞLAK
Pozitif özellikleri: becerikli, disiplinli, kriz anında soğukkanlılığını koruyabilen, azimli, dikkatli, sabırlı, büyük amaçları olan ve bu amaçlar uğruna her türlü zorluğun üstesinden gelebilen
Negatif özellikleri: karamsar, kindar, bencilliğe eğilim, başkalarının hislerine karşı duyarsız, kendi hislerini belli edemeyen, statüye gereğinden fazla önem veren, cimri

KOVA
Pozitif özellikleri: arkadaşlıklara önem veren, insancıl yönü kuvvetli, idealist, özgürlüğüne düşkün, dürüst, sırdadışı fikirleri olan, yaratıcı, yenilikçi, okuyup araştırmayı seven
Negatif özellikleri: inatçı, asi, ne yapacağı önceden kestirilemeyen, soğuk, duygusal yönden ifadesi zayıf, her şeye muhalefet eden, karmaşık

BALIK
Pozitif özellikleri: hayal gücü kuvvetli, başkalarının hislerine duyarlı, sanata eğilim, sempatik, ruhani yönü ve sezgileri kuvvetli, yeniliklere uyum, tutkulu, merhametli, ketum
Negatif özellikleri: çekingen, endişeli, gerçeklerden kaçmaya eğilim, kindar, dalgın, kolay etkilenen, kararsız, anlaşılması güç, sakar



fw mail

Şamanizm’den Gelen Adetler...

http://desmond.imageshack.us/Himg110/scaled.php?server=110&filename=shoetree024yn.jpg&res=medium

İşte onlardan birkaçı:

Ay:

Anadolu’da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktadır. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türklerin eski Gök tanrı inancından kaynaklanmaktadır.
Su dökerek uğurlama:

Gidenin arkasından su dökmek eski Türklerdeki su kültünün doğurduğu bir adettir. Mum yakma, çaput bağlama:Cami avlularında mum yakılması, ağaçlara bez ve çaput bağlanması da Şamanizm döneminden günümüze aktarılan geleneklerdir.
Tahtaya Vurmak:

Yine, istenmeyen bir olay duyulduğunda tahtaya el ile tokmak gibi üç kere vurulması da, kötülükten korunmak, kötü ruhların duymasını önlemek amacına yönelik eski bir Şaman inanışıdır. Bazısı Amerikalılara da geçmiş adetlerdir. Geçerken Kuzey Buz Denizi’ndeki Bering Boğazını kullanmış olsa gerektir. Zira Amerikalılar da “knock on the wood” deyip 3 defa tahtaya vururlar.
Kurşun Dökme:

Kurşun Dökme de Şaman geleneklerinden kalan bir âdettir. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldi.
Kırmızı kurdele:

Loğusa kadınların başına bağlanan kırmızı kurdele Şaman döneminden günümüze kadar gelmiş bir adettir. Bu kurdelenin anneyi ve yeni doğan çocuğu, Albız denen şeytana karşı koruduğuna inanılır. Alevilikte mezarın başına bağlanan kırmızı kurdelenin da ölüye kötü ruhların musallat olmasını engellediğine inanılır.
40 Sayısı:

Eski Türk inanışına göre ruh fizikî bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Türk destanlarında kırk sayısı çok yer alır ve kırk yiğitler, kırk kızlar epeyce geçer. Manas destanında olduğu gibi, Dede Korkut hikâyelerinde kırk yiğitler görülmektedir. Kırgız türeyiş efsanesinde de, Sağan Han’ın bir kızı ve otuz dokuz hizmetçisi ile kırk kız bir gölün kenarına giderek sudan gebe kalmışlardı. Oğuz’un verdiği şölende, diktirdiği sırıkların boyu kırk kulaç uzunluğunda idi. Hikâyelerde ve masallarda kırk gün ve kırk gece düğünler, kırk haremiler, kırk satır ve kırk katır çok geçer. Bazı ejderhalar vardır ki onlar yenilmez ve ölmezler, ancak bunların tılsımları bozulursa ölürler. Bu gibi ejderhaların kırk günlük bir uyku zamanı vardır. İşte bu zamanda ejderhanın yanına gidilir, üzerinden kırk tane kıl koparılır, ateşe atılarak yakılırsa ejderha da ölür.

40 sayısı da totemcilik döneminden kalma bir inanıştır. Semavi dinler dâhil tüm dinlerde 40 sembolizmasının görülmesi dinlerin evrim süreci konusunda fikir vermektedir. İslâmiyet’te ölümün ardından 40 gün geçtikten sonra Kur’an ve Mevlit okutma âdetlerinin, Musa’nın Tanrı’nın buyruklarını Tur dağında 40 gün 40 gecede almasının, Eski Mısır’da firavunun ölümünden kırk gün sonra cennete gidebilmek için bir boğa ile mücadele etmek zorunda kalmasının, Hıristiyanların paskalyaya 40 gün oruç tutarak hazırlanmasının, Ayasofya kilisesinin zemin katında 40 sütununun ve kubbesinde de 40 penceresi olmasının kökeninde Şaman veya totem gelenekleri bulunmaktadır.
Mezar taşı:

Şaman ayin sırasında yardımcı ruhlarını kullanmaktadır. Ölülerin, ailenin vefat etmiş büyüklerinin, eski Şamanların ruhlarının, ormanın, suyun ve yerin yardımcı ruhlarının da Şaman’a yardım ettiği kabul edilir. Ölen büyüklerin ruhlarının çoğalması sonucu bu ruhların en kıdemlisinin ruhların başına geçeceğine ve bunun da diğerlerinin yardımı ile Şaman’a yol göstereceğine inanılır. Kuş biçiminde düşünülen bu ruhlar Şaman’a gökyüzüne yapacağı yolculukta yardımcı olmaktadırlar. Toplumda ulu kabul edilen kişilerin ölümünden sonra ruhlarından medet ummak mezarları kutsamış ve bu yerler medet umulan yerler hâline gelmişlerdir. Günümüzde mezar, türbe, yatır ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması da bu inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır.

Eski Türklerde mezarları gizleme geleneği yoktur, aksine özellikle büyüklerin özel mezarları yapılıp, üzerlerine bir yapı (bark) yapılmış, barkın iç duvarları ölünün yaşarken katıldığı savaş sahnelerini gösteren resimlerle süslenmiştir. Ayrıca mezarın veya mezar yapısının üstüne Balballar dikilmiş, sıradan kişilerin mezarlarına da, belirli olması için tümsek biçimi verilmiştir.

Arap dünyasında mezar taşı yoktur. Ölünün toprakla bütünleşmesi ve zaman içinde kaybolması istenir. Kutsanması günahtır. Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın sanat eseri hâline getirilecek kadar süslenmesi İslam coğrafyasında sadece Anadolu’da görülmektedir.
Dilek tutma:

Gök tanrı inancında kanlı kurbanlardan başka bir de kansız kurbanlar vardır. Saçı yalma, yani ağaçlara veya kamın davuluna bağlanan paçavralar, ateşe yağ atma, tözlerin ağızlarını yağlama ve kımız serpme gibi törenler bu kansız kurbanlardır.
Köpek uluması:

Şamanizm’de köpek ruhun yaklaştığını uzaktan acı ulumayla haber verebilmektedir. Sıradan bir kişi bu ruhu görürse bu onun pek yakında öleceğine işaret sayılır. Anadolu’da günümüzde köpek uluması uğursuz sayılmaktadır. Köpeklerin bazı olayları önceden algıladıklarına ve bunu uluyarak anlattıklarına inanılır.
İçki:

Şamanlar (kamlar), Tanrı ve koruyucu ruhlar için arak (rakı) saçı saçarlar, bu kansız kurban sayılır. Eski Türk kültüründe içki içilmesi yaygın bir gelenektir. Özellikle düğünlerde ve mutlu günlerde müzik eşliğinde içki içilmesi geleneği vardır.
Kubbe:

Ayrıca, cami mimarisine kattığımız “kubbe” gök tanrı dini’nden taşıdığımız bir durumdur.

Nazar:

Anadolu’da halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın bir inançtır. Bazı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, kötülük yaptığına inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır. Nazar olgusu da eski Türk inançlarındandır.
Halı Kilim Desenleri:

Şaman’ın üzerine giydiği giysiye yılan, akrep, çıyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizilerek onların kaçırılacağına inanılırdı. Bugün Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim gibi örgüler Şaman giysilerinin izleri taşımaktadır.
Müzik:

Şamanlar ayinlerinde davul ve kopuz kullanmışlardır. Müziksiz bir ayin düşünülemez. Oysa İslam dininde Kur’an dışındaki dinî eserlerin müzikle okunması günahtır. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu’da Hz. Muhammed’in, Hz. Ali’nin hayatları müzikle okunmaktadır. Mevlit ve İlâhiler sadece Anadolu’da uygulanan müzikli anlatımlardır.
insan ve evren

Burçların En Belirgin Özellikleri...Doğru ki Ne Doğru...Kaçırmayın...


BALIK : Duygusal diye bildiğin, sensiz yapamaz sandığın Balık gün gelir sana resti çeker ve hiç üzülmeden yoluna devam eder.
KOVA : Fazla sinirli değildir ama damarına basıldığı zaman volkan gibi patlayabilir ve çevresindeki herkesi hayretlere düşürebilir Kova..
OĞLAK : Bir Oğlak gibi seni gönülden seven ve koruyan, senin iyiliğini düşünen birini bulmuşsun hala başkasını mı arıyorsun ? Yazık san...a..
YAY : Eğlenceli mi ? Evet. Komik mi ? Evet. Farklı mı ? Evet. Yay burcu mu ? Başka ne olacaktı ? :) AKREP : Var mı bir Akrep gibi aşık olunca ölümüne seven ? Pek yok..
TERAZİ : Olursa olur, olmazsa olmaz der, hayatına devam eder bir Terazi. Kimse için uğraşıp zaman kaybetmez. Zamanında uğraştı da ne oldu?
BAŞAK : Sana karşı sevdiğini belki iliklerine kadar hissettiremez fakat sana olan aşkını hep içinde yaşar bir Başak. Onun kıymetini bil.
ASLAN : Sevdiği kişiden en zor vazgeçen burçlardan biridir Aslan. Sevince öyle sever, öyle sahiplenir ki, vazgeçmesi çok zaman alır..
Yengeç : Zamanında hayatında olmuş ama şuanda hayatında olmayan bir Yengeç tanıdığın varsa, hayatın daima yarım kalacak bil istedim..
İKİZLER : Hayatında mutluluk, neşe, şans ve eğlence yok mu ? O zaman hayatında İkizler yok.
BOĞA : Bir Boğa'nın büyüleyici bir tarafı vardır. Bu yüzden aklına kimi koymuşsa O'nu elde eder ve bunu yaparken asla zorlanmaz :)
KOÇ : Yaşadığı ilişkilerde yavaş yavaş, adım adım ilerler bir Koç. Çünkü zamanında birisine hemen güvendiğinde çok yanılmıştır.

27 Nisan 2013

Yumruğunuzu Sıkın Öğrenin





Plos One dergisinde yayımlanan bir araştırma, yumruk sıkma yoluyla hafızanın güçlendirilebileceğini ortaya koydu.

50 yetişkin ile yapılan deneyde, kişilerin bu yolla uzun bir kelime listesini hatırlamaya çalışırken daha iyi performans sergilediği görüldü.

Araştırmacılar, yumruk sıkmanın beyinde hafıza ile ilgili bazı özel bölgeleri harekete geçirdiğine inanıyor.

New Jersey'deki Montclair Üniversitesi'nden Ruth Propper'a göre bu araştırma, bazı basit vücut hareketlerinin beynin işleyişini geçici olarak değiştirip hafızayı geliştirebileceğini gösterdi.

Dr. Propper BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bir şey öğrenmeden hemen önce sağ yumruğun, hatırlamaya çalışırken de sol yumruğun sıkılması hafızayı geliştiriyor" dedi.

Daha önceki araştırmalarda, sağ yumruğun sıkılması ile beynin sol yarısının, sol elin sıkılması ile de sağ yarısının harekete geçtiği gözlenmişti.

Bu eylemin duygularla bağlantısı kurulmuş, örneğin sağ yumruğun mutluluk ve öfke ile, sol yumruğun ise üzüntü ve endişe ile bağlantısına dikkat çekilmişti.

Hafıza ile ilgili süreçlerde beynin iki yarısının da kullanıldığı, sol yarısının hafıza kaydında, sağ yarısının ise hatırlamada etkili olduğu düşünülüyor.

Yapılacak yeni araştırmalarla yumruk sıkmanın sözel ya da uzamsal, kelimelerin yanı sıra resim ve yerlerin de hatırlanması ile ilgili diğer zihinsel işlevleri de etkileyip etkilemediği incelenecek.

Ancak araştırma sonuçlarını kesin bir dille ifade etmek için daha fazla konu üzerinde daha fazla çalışma yürütülmesi gerektiği belirtiliyor.

Londra Üniversitesi Bilişsel Sinirbilim Enstitüsü'nden Profesör Neil Burgess, hafıza üzerindeki özel etkinin kesin olarak belirtilmesi için daha geniş bir araştırma gerektiğini, örneğin taram yoluyla beynin sol ve sağ yarısına kan akışının incelenmesi gerektiğini ifade etti.

haberdesin

Hindistan'da işçilerin kurulacak tesis için arazideki ağaçları kesmek yerine kökü ile kaydırma işlemi çalışmaları..



 

Hindistan'da işçilerin kurulacak tesis için arazideki ağaçları kesmek yerine kökü ile kaydırma işlemi çalışmaları..

Belki imkanları yok ama merhametleri var! Helal olsun

Siz Hangi Burçsunuz? Size Uyuyor Mu?

DUYGUSAL ZEKAMIZI GELİŞTİRMENİN 5 PRATİK YOLU


Duygusal zeka kavramı; anlama, yönetme, kendi duygularını etkili ifade edebilme, diğerleriyle olumlu bağlar kurabilme becerisi olarak ifade ediliyor.
Duygusal zeka, insanlarla ilişkilerimizin... sürdürülmesinde ve sağlamlaştırılmasında önemli rol oynuyor. O halde, duygusal zekamızı (emotional intelligence – EQ) nasıl geliştirebiliriz? Bunun için 5 pratik yol var:
1. Olumsuz duygularımızla baş edebilme becerisi kazanma: Gelişmiş bir duygusal zeka, yapabilirliklerimizi kısıtlayan belli duygularla baş etmemize yarar sağlar. Herhangi bir olay karşısındaki düşüncelerimiz, o olay karşısında hissettiklerimizi büyük ölçüde etkilemektedir. Bu yüzünden duygularımızı yönetmeden bir adım önce durumlar hakkındaki düşüncelerimizi, yorumlarımızı irdelememiz yerinde olacaktır.
2. Baskı altında sakin kalabilmeyi başarma: Hepimiz belli ölçüde stres altındayız. Stresle başa çıkabildiğimiz ölçüde de başarılı kalırız. Nasıl mı? Baskı altındayken, birine kızdığınızda veya üzüldüğünüzde vereceğiniz tepkilerden önce derin bir nefes alıp belli bir süre düşünmek olaylara farklı açılardan  bakmanıza yardımcı olacaktır. Sizi zorlayan ortamlardan bir süre uzaklaşmak, yüzünüze su çarpmak, temiz havada belli bir süre vakit geçirmek kaygınızı azaltacaktır. Kendinizi korkmuş, depresif,umutsuz hissettiğiniz anlarda egzersiz yapmak oldukça iyi gelecektir. Kendinizi yeniden şarj olmuş gibi hissedeceksiniz.
3. Sosyal mesajları (ipuçlarını) yakalayabilme becerisi kazanma: Duygusal zekası gelişmiş olan insanlar, diğerlerinin duygusal, fiziksel veya sözel ifadelerini daha kolay algılayabilirler. Sözlü ve sözsüz ipuçlarını daha kolay fark edebilirler. Örneğin, aramamıza geri dönmeyen bir arkadaşımız için “artık beni sevmiyor,istemiyor” demeden önce meşgul olabilme ihtimalini aklımıza getirmemiz gerekir.
4.Gerekli olduğunda zor duyguların arkasında durabilme ve bunları ifade edebilme becerisi kazanma: Herkesin kendine ait sınırları bulunur ve bu sınırlar ilişkilerimize yön verir. Her zaman bu sınırları ifade edebilmek kolay olmamaktadır. Burada da bir formül işimizi kolaylaştırabilir. “Böyle bir durumda, sen şöyle yaptığında ben bunu hissediyorum/hissettim.”   “Dün gece yemekte sen benimle dalga geçtiğinde çok incindim.” Oldukça net bir ifade oluyor, öyle değil mi?
5. Yakın, kişisel ilişkilerimizde duygularımızı açıkça ifade edebilme becerisi kazanma: “İnsan kalbi, başka bir kalbe cevap vermediğinde çürür.” -Pearl Buck Uygun ve yakın ilişkilerde romantik duyguların ifade edilmesi oldukça önemlidir. Herkesin bildiği ama söylemeyi unuttuğu bir kaç cümle. “Nasılsın?”, “Nasıl hissediyorsun?”, “Seni seviyorum.”, “Seni önemsiyorum.”, “Benimle zaman geçirdiğin için çok mutlu oldum.”, “Özür dilerim.” ve daha milyonlarcası… Sadece sözle söylemek de gerekmez. Göz kontağı kurmak, gülümsemek, kolunu omzuna koymak, kolunu sıvazlamak da yakın ilişkilerde oldukça etkili olmaktadır. Bunları da çeşitlendirebilmek elinizde.
Kaynak: Psychology Today

26 Nisan 2013

Hangi Çakra için hangi taşı taşımalısınız?


1. KÖK ÇAKRASI
Akik: Ciddiyet, dayanıklılık ve sükunet sağlar. Kendinize güven duymanızı sağlar ve cinsel organları organları aktive eder.
...  Hematit: Güç ve enerji sağlar. Gizli enerjileri hareket ettirir. Böylece zayıflık hallerinin üstesinden gelmenize yardım eder ve hastalıktan sonraki iyileşme dönemini destekler.
Kırmızı Yeşim Taşı: Toprak Ana’nın temel gücü ve sabırlı sevgisiyle bağlar. Alçakgönüllülüğü ve bencil olmamayı öğretir.
Lál: Dürtü, irade,özgüven ve başarı sağlar.Cinsel dürtüleri teşvik eder ve dönüştürücü,canlandırıcı bir enerjiye dönüşmesine yardım eder.
Kırmızı Mercan: Yaşamsal, akıcı enerji verir. Kan hücrelerinin yapılmasını destekler.
Yakut: Saflaşmaya ve değişime götüren yaşamsal enerji verir.
2. SAKRAL PLEKSUS
Karneol (Kırmızımsı akik): Dünyanın yaratıcı enerjisiyle ilişki kurmanızı sağlar. Tamamen şimdiki zamanda yaşamanıza yardım eder ve zihninizin yoğunlaşma gücünü arttırır. Yaratıcı güçleri canlandırır.
Aytaşı: Sizi, duyarlı, alıcı ve mükemmel yanlarınızla birleştirir ve bu yönünüzü kabullenip kişiliğinizle bütünleştirmenize yardım eder. Tıkanmış lenf bezlerini temizler.
3. SOLAR PLEKSUS
Kaplan gözü: Zihnimizi keskinleştirir ve hatalarımızı görüp ona göre davranmamıza yardım eder.
Amber: Sıcaklık ve güven sağlar.Sahip olduğu güneş enerjisi daha çok neşe ve berrak ışık yoluna iletir.Karaciğeri temizler ve güçlendirir.
Topaz: Altın renkli topaz, içimizi güneşin sıcak ışığı ve enerjisiyle doldurur. Duygusal yükleri ve kötümser düşünceleri ortadan kaldırır.
4. KALP ŞAKRASI
Kızıl Kuvars(Sitrin): Yumuşak pembe rengi, inceliği, şefkati ve sevgiyi cesaretlendirir. Kalbinizde kalabalık, düşüncesizlik ya da ilgisizlikten doğan yaraları iyileştirecek titreşimlerle ruhunuzu sarar ve sevgiyi özgürce alıp verebilmesi için ruhu açar.
Turmalin: Genellikle kesilmiş halde kullanabileceğiniz yeşil köşeli pembe turmalinlerin ayrı bir önemi vardır. Çünkü pembemsi kırmızı turmalinin genişletici özellikleriyle, yeşil rengin iyileştirici, uyumlaştırıcı titreşimlerini birleştirir.
Zümrüt: Her şeyi kucaklayan sevginin taşıdır, çünkü sevgiyi güçlendirir ve derinleştirir.   Yeşim Taşı: Yeşil ışığı, huzur, bilgelik, adalet ve alçakgönüllülük verir. Eğer huzursuzsanız, sizi rahatlatacak ve huzur içinde uyuyup mutlu rüyalar görmenizi sağlayacaktır.
5. BOĞAZ ÇAKRASI
Akuamarin: Açık mavi rengi, bulutsuz bir gökyüzünü yansıtan denize benzer. Böylece ruhunuzu, içinizdeki genişliği yansıtan bir aynaya dönüştürür. Onun etkisiyle ruhunuz, sevgi ve şifa kanalı olabilir.
Turkuvaz: Renginde gökyüzünün mavisiyle yerin yeşilinin bileşimi bulunur. Pozitif enerjiyi emer, bedeni ve ruhu negatif etkilerden korur.
Kadıköytaşı(Kalsedon): Beyaz-mavi bu taşın, tiroit bezi üzerinde olumlu etkisi vardır. Konuşma ve yazma yoluyla yaratıcılığı arttırır.
6. ALIN ÇAKRASI
Lapis (Lacivert taşı): Kozmostaki güvenlik duygusunu ruhumuza iletir. Sezgimizi ve iç görümüzü uyararak maddi dünyanın gizli anlamının ve ardındaki enerjilerin bilincine vardırır.
Sodalit: Lacivert sodalit, zihnimizi saflaştırır ve daha derin düşünmesini sağlar. Işıması bize dinginlik verir ve sinirlerimizi güçlendirir.
7. TAÇ ÇAKRA
Ametist: Bu taş, korkuyu ve uyumsuzluğu çözen canlı bir dinginlik yayar ve evrendeki enerjilere güven duymamızı sağlar. Zihnimizi sonsuza yönlendirir, meditasyonu canlandırır.
Kaya Kristali(Quartz): Ruhumuzun everensel ruhla birleşmesine yardım eder, tıkanıklıkları çözer ve bize yeni enerji ve koruma sağlar.
‘Ametist’in yeri bambaşka, çünkü...Ametisti odaya koyduğunuz zaman, sadece size uyumlu enerjileri alır, olumsuzlukları yoldan çevirir ve değiştirir. Üçüncü gözün üzerine koyduğunuzda geçmişi daha kolay hatırlatır ve ileri görüşü geliştirir. Yang enerjisini ying’e dönüştürür; yani bir anda sizi bir uçtan diğerine taşıyarak mucizeler gerçekleştirir.
Ametistin sivri ucunu yatarken 3. gözünüze veya meditasyon yaparken tepe çakrasına koyun ve kafanızdan atmak istediğiniz düşünceyi gözünüzde canlandırın.
Onu nefesinizle içinize alın ve dışarı verdiğiniz nefesinizle önünüzdeki menekşe rengi ateşe bu düşünceyi atın.
Sürekli olarak üzerinizde taşıyabilirsiniz. Size uyumsuz enerjili insanların yanında bu taşı bulundurmanız sizi koruyacaktır.
Meditasyon, EMF, reiki gibi çalışmalarda bu taşı her seanstan sonra ucu aşağı gelecek şekilde soğuk sudan geçirin. Bu şekilde işe yaramayan enerjilerden temizlenecektir.
ruhsal enerji

25 Nisan 2013

25 Nisan 2013 Akrep Burcunda Ay tutulması



Tutulmanın sizi nasıl etkileyeceğini öğrenmek için öz burcunuzla birlikte lütfen yükselen burcunuzu da takip ediniz..

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak parçalı Ay tutulması sizin sekizinci evinizde etkili olacak. Ortaklı gelirler,prim, sigorta, vergi, kredi, miras, nafaka vb. konularda bu Ay tutulmasında önemli kavramlar karşınıza çıkabilir. Bunun yanı sıra, ölüm, cinsellik, ameliyatlar da bu Tutulmanın ana konuları arasında yer alıyor. Tutulma yöneticisi Mars’ın karşıt pozisyonda ikinci evinizde yer alması maddi konulara özellikle dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra ay tutulmaları sonlanmaları, dönüşümleri de temsil ederler.Hayatınızdaki bazı kavramlarda gerek fiziksel gerekse ruhsal olarak önemli dönüşümler yaşayabilirsiniz. Tutulma noktası ile Satürn arasındaki irtibat sorumlu davranmamız gerektiğini ve eğer ihmal ettiğimiz kavramlar varsa bunlarla da yüzleşebileceğimizi işaret ediyor. Kendinizi biraz karamsar ve gergin hissedebileceğiniz bu dönemde Kronik bir sağlık sorunu nedeniyle operasyon ve ameliyat da gündeme gelebilir. 28 Nisan’dan itibaren Güneş ve Satürn’ün karşıt pozisyona gelmesi otorite kavramları ve maddi yükümlülüklerimiz ile ilgili sınavları ve aynı zamanda çözüm yollarını karşımıza net bir şekilde çıkarabilir.

BOĞA (21 Nisan - 21 Mayıs)

25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak Parçalı Ay Tutulması ilişkiler ve ortaklıklarınıza dikkat çekiyor. Tutulma yöneticisi Mars ve Venüs sizin burcunuzda ve karşıt evinizde Satürn yer alıyor. İlişkilerinizde mücadeleler, çekişmeler oluşabilir. Kişisel istekleriniz ile karşınızdaki kişiye olan sorumluluklarınız arasında bir denge oluşturmak zorunda kalabilirsiniz. Sizin güveninizi kazanmış ve sorumluluğunu alabildiğiniz ilişkilerde bu tutulma uzun vadeli dönüşümler yaşatabilir. Aksi halde karşınızdaki kişiye savaş açma, mücadele ve arkasından kopuşlar meydana gelebilir. Çok duygusal ve hassas olabileceğiniz bu dönemde karamsar ve depresif duygular hissedebilirsiniz. Ancak manevi yanınızı kuvvetlendiren Oğlak burcundaki Plütonun destekleyici etkisiyle karşınızdaki kişiye karşı kişisel gücünüzü sonuna kadar kullanabilir ve yapıcı adımlar da atabilirsiniz. Arkadaş çevrenizden ve ait olduğunuz sosyal gruplardan da önemli yardımlar alabileceğiniz bir dönemdesiniz.

İKİZLER (22 Mayıs – 21 Haziran)

25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak parçalı Ay Tutulması günlük hayatınız, iş çevreniz, çalışma ortamınızda bazı dönüşümlere neden olabilir. Bir arkadaşınız, yardımcınız işden ayrılabilir, bir iş projesi sona erebilir veya çalışma koşullarında değişimler yaşayabilirsiniz. Genel olarak bu bölgede Satürn olacağından sorumluluklarınız artabilir ve kendinizi yorgun, karamsar hissedebilirsiniz. Kronik sağlık problemleri ortaya çıkabileceğinden, genel kontrollerinizi yaptırmanız daha doğru olacaktır.Evinizde beslediğiniz evcil hayvanınız ile ilgili bir sıkıntı oluşabilir veya ani bir masrafla karşılaşabilirsiniz. Ailenizden ve büyüklerinizden maddi manevi destek bulabileceğiniz bir dönemdesiniz. Ay sonunda etkili olacak Güneş Satürn karşıtlığı iş ve sorumluluklarınızın artacağını ve çok çalışacağınızı işaret ediyor. Bu dönemde beslenmenize dikkat etmeli, yeteri kadar dinlenmeye vakit ayırabilmelisiniz. Aksi halde zayıflayan bağışıklığınız bazı sağlık sorunları yaratabilir.

YENGEÇ ( 22 Haziran-22 Temmuz)

25 Nisan’da oluşacak Akrep burcundaki parçalı ay tutulması, duygusal ilişkilerinize, yaratıcı ve sanatsal faaliyetlerinize, çocuklarınızla ilgili kavramlara dikkat çekiyor. Bu alanlarda sorumluluklarınız artabilir ve duygusal olarak zorlanabilirsiniz. Özel hayatınız ve sosyal hayatınız arasında çekişmelerin yaşanabileceği bir dönem geçirebilirsiniz. Çocuklarınızın eğitimi, genel olarak yurtdışı, hukuk, medya ile ilgili kavramlarda destekleyici gelişmeler de söz konusu olabilir.Bu tutulmayla birlikte özel, duygusal ilişkilerinizde ve çocuklarınızla ile ilgili yeni kararlar alabilirsiniz. Spekülatif piyasalar ve şans oyunları bu dönemde riskli olabilir. Maddi olarak sizi zorlayabilecek durumlardan uzak durmalı, tedbirli olmalısınız. Ay sonunda yaşanacak Güneş Satürn karşıtlığı sorumluluklarınızı ihmal ettiğiniz takdirde, duygusal olarak zorlanabileceğinizi ve aile büyükleriyle çatışabileceğinizi işaret ediyor.

ASLAN (23 Temmuz – 23 Ağustos) 25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak Ay tutulması ev, aile, ebeveynler ile ilgili konulara dikkat çekiyor. İhmal ettiğiniz sorumluluklarınız varsa onlarla yüzleşmeniz gerekebilir. Bir aile üyesinin sağlık problemi, yaşadığınız yer, eviniz ya da bir mülkle ilgili mücadele etmeniz gereken durumlar ortaya çıkabilir. Ancak yakın çevreniz, arkadaşlarınız ve uzman kişilerden alacağınız desteklerle olayları kontrol altına almanız mümkün görünüyor. Ay sonunda gerek iş gerekse aile hayatındaki sorumluluklarınız artacağından kendinizi yorgun ve karamsar hissedebilirsiniz. Kendinize daha fazla zaman ayırarak, hoşlandığınız faaliyetlerle ilgilenmeye çalışın.

BAŞAK (24 Ağustos - 22 Eylül) 25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak Ay tutulması sizin yakın çevreniz, kardeşleriniz, günlük iletişimleriniz ile ilgili alanda bazı sıkıntılı kavramlar ve çözümlenecek problemleri gündeme getirebilir. İhmal ettiğiniz sorumluluklarınız varsa onlarla yüzleşebilirsiniz. Bu dönemde iletişim cihazlarınız, bilgisayarınız, otomobilinizle ilgili bir arıza gündeme gelebilir. Gelişmesi mümkün olmayan kavramlarda bazı sonlanmaların yanısıra fikirsel değişimler de yaşayabilirsiniz. Duygusal olarak da üzerinizde baskı hissedebileceğiniz bu dönemde eşiniz, çocuklarınız ve sevdikleriniz size gerekli desteği sağlayacaktır.

TERAZİ (23 Eylül - 23 Ekim) 25 Nisan Akrep burcunda yaşanacak Ay tutulması maddi konularda sorumluluklarınızın artmasına ve ani harcamalara neden olabilir. Kazanç elde ettiğiniz kavramlarda bazı değişimler ve kısıtlamalar oluşabilir.Maddi kaynak ve kredi bulmak veya çevrenizden böyle taleplerle karşılaşmak duygusal olarak sizi zorlayabilir. Ancak güçlü ve kararlı olduğunuz takdirde gerek aileniz, gerekse yakın çevrenizden gerekli destekleri bulabileceğiniz bir dönemdesiniz. Bir mülk satışı veya mirastan gelebilecek destekle işinize ve kariyerinize yatırım da yapabilirsiniz.

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım )

25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak Ay tutulması sizin için çok önemli. Geçtiğimiz Ekim ayından beri burcunuzda ilerleyen Satürn hayatınızda yeni yapılandırmalar yapmanızı istiyor. Bu Ay tutulması ile kendiniz ve ilişkileriniz ile ilgili bazı sınavlarla karşılaşabilirsiniz.İhmal ettiğiniz sorumluluklarınız ile yüzyüze gelebilirsiniz. Güçlü olamnız gereken bir dönemdesiniz. Bazı ilişkileriniz sizin için sorun kaynağı oluyorsa onları hayatınızdan çıkarmanız gerekebilir. Bu dönemde hissedebileceğiniz duygusal baskı fiziksel sağlık problemlerine yol açabilir. Kazalar ve sakarlıklara da açık olduğunuz bu dönemde daha dikkatli olmaya çalışmalısınız. Kararlı ve güçlü olduğunuz takdirde bu ay tutulması uzun vadeli hayatınızı yapılandırmanız için önünüze önemli dönüşüm fırsatları da çıkarabilir. Yakın çevrenizin, sevdiklerinizin, çocuklarınızın sizi maddi manevi desteklemeye hazır olduklarını da unutmamalısınız.

YAY (23 Kasım-21Aralık) 25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak Ay tutulması iç dünyanız, bilinç altınız, ruhsal sağlığınız ile ilgili konulara dikkat çekiyor. Günlük hayatınız ve iş yaşamınızdaki sorumluluklarınızn artması sağlığınızı da biraz zorlayabilir. Bağışıklığınız sisteminiz zayıflayabilir; kendinizi yorgun ve karamsar hissedebilirsiniz. Bu ay tutulmasında bir gizli düşmanlıkla karşılaşabilir, değerli bir eşyanızı da kaybedebilirsiniz. Daha dikkatli ve temkinli olmalısınız. Bu tutulma döngüsünde kendinizi ve yaşamınızı daha fazla sorgulayabilir, günlük yaşamınız, iş hayatınız, sağlığınız ve maddi konularda yeni kararlar alabilir, dönüşümler yaşayabilirsiniz.

OĞLAK (21 Aralık – 20 Ocak) 25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak Ay tutulması arkadaşlarınız, ait olduğunuz sosyal gruplar, gelecek hedefleriniz, iş projeleriniz ile ilgili alanlarda bazı değişimleri gündeme getirebilir. Duygusal hayatınızdaki hızlı gelişmeler, maddi alanda hissettiğiniz yetersizlik duygusu karamsarlık yaratabilir. Yakın arkadaşlarınızdan biri ile ilgili zorlayıcı bir durum sizi dolaylı olarak etkileyebilir. Mutsuz olduğunuz ve gelecek beklentisi olmayan bir ilişkiniz bu dönemde sona erebilir. Çocuklarınız ile ilgili sorumluluklarınız artabilir ya da ihmal ettiğiniz kavramlarla yüzleşebilirsiniz. Ancak uzun vadede sizi olumlu etkileyecek bu tutulma döngüsünde kişisel olarak güçlü olduğunuzu ve yakın çevrenizin sizi desteklediğini unutmayın.

KOVA (21 Ocak – 18 Şubat) 25 Nisan’da Akrep burcunda yaşanacak Ay tutulması, kariyer ve iş hayatınıza dikkat çekiyor. Bu dönemde ihmal ettiğiniz kavramlar ve sorumluluklarınız ile yüzleşmeniz gerekebilir. Ebeveynler ve patronlarınızla olan ilişkilerinize dikkat etmeniz gerekiyor. Güç çekişmeleri ve stresli durumlar oluşabilir. Kariyer hayatınızda rahatsızlık duyduğunuz kavramlar varsa , bazı değişimler yaşamanız muhtemel görünüyor. İş yeri, ofis ve evinizle ilgili kısıtlayıcı durumlar oluşabileceği gibi, ebeveynlerinizden ve aile büyüklerinizden birinin sağlığı ile ilgili bazı zorlanmalar da ortaya çıkabilir. Ancak şu ana kadar ihmal ettiğiniz kavram yoksa ve iş hayatınızla özel hayatınız arasındaki dengeyi koruyabildiyseniz bu tutulma kariyerinizde yeni kapılar da açabilir. Arkadaşlarınızın, sevdiklerinizin ve çocuklarınızın destekleriyle moralinizi yüksek tutabilir, gelişmeleri rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

BALIK (19 Şubat – 20 Mart)

25 Nisan’da Akrep burcunda oluşacak Ay tutulması, yurtdışı, seyahatler, medya, yayıncılık, yüksek öğrenim ve hukuksal konularda bazı sorumluluklarınız ve hatalarınızla yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz.Gelecek ile ilgili projelerinizde ve hayat görüşlerinizde değişimler yaşayabilirsiniz. Bu dönemde hayatınızdaki iletişim trafiği çok artabilir, kısa ve uzun seyahatler yapabilirsiniz.

Demet Baltacı 

Beynimizi Daha İyi Kullanmak İÇin Bir Kaç İpucu...


1- Beyin açık havadayken ve ayaktayken daha iyi çalışır. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık yüzde 10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Hayatınızla ilgili Önemli kararlar alırken açık havada veya doğada deney...ebilirsiniz.
2 – Yürürken kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz?
3- Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.
4- Zihinsel jimnastik /antrenman yapın. Bunun için çeşitli bulmacaları çözebilirsiniz. Satranç gibi akıl oyunları oynayın.
5 – Rutin olarak tekrar ettiğiniz davranışlardan vazgeçin. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından bir günlüğüne televizyon kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.
6 – Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin!
7 – Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.
8 – Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klâsik müziğin zekâya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.
9 – Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Unutmayın, kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.
10 – Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, beyin ve düşünce kapasitesini artırır.
11 – İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein‘in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar.
12 – Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25’ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın.
13 – Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.
14 – Kullanılmayan organ körelir. Sürekli televizyon seyrederek beyninizi “düşük viteste çalıştırmayın.
15 – Beynin en tehlikeli yanı “ters çaba” kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Beyin odaklanılan hedef olumsuz olsa bile, bunu gerçekleştirmek için çalışır. Topluluk önünde konuşma yaparken “acaba heyecanlanır mıyım?” diye düşünürseniz, heyecanlanırsınız.
16 – Beyni yoran monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.
17 – Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna “sihirli sayı” kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklenmesi durumunda beynimiz “servis dışı” olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken “kafadan “ değil, tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kâğıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.
18 – Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Fiziksel zindelik, zihinsel zindelik getirir. Uzun süre hareketsiz kalmak, zihni de hareketsizleştirir. Spor yapmaya, fazla kilolarınızdan kurtulmaya özen gösterin. Yeterince su için. Çünkü, insan beyninin yüzde 78’i su ile kaplıdır.
19 – Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler, sık tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Dersleri kısa aralar vererek çalışmak akıllıca bir harekettir.
20 – Bu hafta kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha fazla düşünün. Unutmayın, beynimizi daha iyi çalıştırmak için kullanacağımız organ yine beynimiz“Aklınızı “başınıza” toplayın ve kullanın.




Mutlaka okuyun ve paylaşın





24 Nisan 2013

Çölde Yolculuk Testi...Süper Bir Şey Bu!!!!!!!!

Aşağıda anlatılan durumların içine girmeye çalışın ve ardından dört soruyu cevaplayın...

Masanızın üstü bitmemiş işlerle dolu. İş arkadaşlarınız çoktan evlerine gitmiş. Saate bakıyorsunuz. İşleriniz hiç bitmeyecek mi diye düşünüyorsunuz?

Ya da hocanız dünyanın en sıkıcı konusu hakkında, üç saatlik derste konuşmasını sürdürüyor. Defterinizde karalama yapmak için hiç boş yer kalmadı. Ve dersin sadece yarım saati geçti. Beklemek kimi zaman herhangi bir anlık acıdan çok daha özel bir tür işkencedir. Can sıkıntısı ve bunalma bir araya geldiğinde en sağlam insanı bile paniğe uğratabilir.



1. Hiç sonu yokmuş gibi görünen ıssız ve geniş bir çölde bir deveye binmiş gidiyorsunuz. Yorgunluktan bitap düşene kadar deveyi sürdünüz. Sizi taşıyan deveye hangi sözcükleri söylersiniz?

2. Tam susuzluktan öleceğinizi düşünürken çok güzel bir vaha göründü. Ama birisi sizden önce oraya varmış. Bu diğer yolcu kimdir? Tanıdığınız birinin adını veriniz.

3. Çölde zaman çok yavaş geçiyor ve uzaktan bir kasabanın ışıkları görünene kadar sanki asırlar geçti. Nihayet varacağınız yere geldiniz. Yolculuğunuzun sonuna geldiğinizde neler hissediyorsunuz?

4. Uzun zamandır üzerinde ilerlediğiniz deveyle ayrılma zamanı geldi. Deveden inerken yeni bir sürücü geliyor ve sizin kalktığınız eyere oturuyor. Yeni binici kim? Hayatınızdaki bir başka kişiyi seçiniz.

(Değerlendirme aşağıdadır.)



Buradaki çöl ve deve teması kişisel bağımsızlık yolculuğunu sembolize eder. Bu senaryo sizin sevgilinizden ayrılmanız durumundaki duygularınızı açığa çıkarır. Cevaplarınız, yollarınızı ayırma vakti geldiğinde nasıl tepki vereceğinizi gösterir.

1. Deveye söylediğiniz sözcükler aşkın bittiğini fark ettiğinizde kendi kendinize söyleyebileceğiniz şeylerdir. Şöyle cesaret verici sözler mi söylediniz? “Bir şekilde başaracağız!” ya da “Merak etme, bu sonsuza kadar böyle gidemez.” Yoksa karamsar bir havanız mı vardı? “Kaybolduk, hiç umut yok, sanırım burada öleceğiz.”

2. Psikoloji terminolojisinde vaha, kişinin sorunlarını çözmesini sembolize eder. Burada karşılaştığınız kişi sizi rahatlatmış, size yardım etmiş ya da ileride ihtiyacınız olduğunda yardımını isteyebileceğiniz birisi olabilir.

3. Yolculuğun sonunda vardığınız kasaba kırık kalbiniz iyileştiğinde duygularınızın yeniden yola girmesini sembolize eder. Kasabaya vardığınızda hissettikleriniz biten aşkınız hakkındaki gerçek hislerinizdir.

4. Yeni binici sizin gizlice rekabet, kıskançlık hisleri beslediğiniz ya da için için kızdığınız birisidir. İsmini verdiğiniz bu kişi aşkta bir rakibiniz mi, yoksa bir zamanlar kalbinizi kırmış olan birisi mi?

fw mail

Çikolata Tercihine Göre Karakter



Yuvarlak çikolata sevenler :
Cana yakın, arkadaş canlısı, görsel beğenilere önem veren kişiler

Oval çikolata sevenler :
Esnek, toleranslı, yapıcı, sosyal ve arkadaşlıklara açık kişiler.

Kare çikolata sevenler :
Sadık, dengeli, dürüst ve güven verici kişiler.

Dikdörtgen çikolata sevenler :
Nerede durduğunu bilen, yardımsever kişiler.

Spiral çikolata sevenler :
Enerjik ve değişik alanlarda iddialı kişiler.

Üçgen çikolata sevenler :
Diğer insanların düşüncelerini pek fazla önemsemeyen kişiler.

Baklava dilimi şeklinde çikolata sevenler :
Paranın gücünü seven ve devamlı ilgi bekleyen kişiler.

Sütlü çikolata sevenler :
Nostalji düşkünü kişiler.

Bitter çikolata sevenler :

Hep ileriye bakan kişiler.

Beyaz çikolata sevenler :
Kararsız kişiler.
fw mail

Doğumgününüze Göre hangi Hayvansınız ?...



Ocak 1 - 9 ~ Kopek
Ocak 10 - 24 ~ Fare
Ocak 25 - 31 ~ Aslan
Þubat 1 - 5 ~ Kedi
$ubat 6 - 14 ~ Kugu
$ubat 5 - 21 ~ Kaplumbaga
$ubat 22 - 28 ~ Panter
Mart 1 - 12 ~ Maymun
Mart 13 - 15 ~ Aslan
Mart 16 - 23 ~ Fare
Mart 24 - 31 ~ Kedi
Nisan 1 - 3 ~ Kopek
Nisan 4 - 14 ~Panter
Nisan 15 - 26 ~Fare
Nisan 27 - 30 ~Kaplumbaga
Mayýs 1 - 13 ~ Maymun
Mayýs 14 - 21 ~ Kugu
Mayýs 22 - 31 ~Aslan
Haziran 1 - 3 ~ Fare
Haziran 4 - 14 ~ Kaplumbaga
Haziran 15 - 20 ~ Kopek
Haziran 21 -24 ~ Maymun
Haziran 25 - 30 ~ Kedi
Temmuz 1 - 9 ~ Fare
Temmuz 10 - 15 ~ Kopek
Temmuz 16 - 26 ~ Kugu
Temmuz 27 - 31 ~ Kedi
Agustos 1 - 15 ~ Maymun
Agustos 16 - 25 ~ Fare
Agustos 26 - 31 ~ Kaplumbaga
Eylul 1 - 14 ~ Kugu
Eylul 15 - 27~ Kedi
Eylul 28 - 30~ Kopek
Ekim 1 - 15 ~ Maymun
Ekim 16 - 27 ~ Kaplumbaga
Ekim 28 - 31 ~Panter
Kasim 1 - 16 ~ Aslan
Kasim 17 -30 ~ Kedi
Aralik 1 - 16 ~ Kopek
Aralik 17 - 25 ~ Maymun
Aralik 26 - 31 ~ Kugu

Kopek
Cekici ve populersiniz.. Kolayca arkada$
edinebiliyorsunuz.. Kendinden emin tavirlarinizla grup
icinde liderlige yaki$iyorsunuz.

Kedi
Utangac ve sevimlisiniz. Tanimadiginiz insanlarla
konu$mayi sevmez ama arkada$larinizla her$eyi
payla$abilirsiniz. Arkada$ seciminde oldukca
dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz.

Maymun
Yerinde duramayan birisiniz.Cok arkada$iniz var ve
sosyal ya$aminiz cok renkli. Dedikoduyu biraz
seviyorsunuz. Sizi taniyan sizin gibi biri daha
olmadigini du$unuyor. Dikkat cekmeyi cok seviyorsunuz.

Panter
Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasil
davranacaginiz pek belli olmuyor. Cogu $eyden ilk
sizin haberiniz oluyor bu yuzden cok ilgi
goruyorsunuz.

Fare
Sessiz sakin ama cok zekisiniz. Dost canlisi,
sevilmeyi bekleyen tavirlariniz ilgi cekiyor. Kucuk
bir arkada$ grubu size yetiyor. Fazla populer
olmasaniz da yakinlarinin el ustunde tuttugu birisiniz

Aslan
Siz lider olmak icin dogmu$sunuz. Sozunu dinleten,
dedigini yaptiran birisiniz. Kararli tavirlariniz
cevrenizdekileri etkiliyor. Insanlarin arkada$ olmak
isteyebilicegi birisiniz.

Kaplumbaga
Uyumlu, sicakkanli birisiniz. Size nasil
davranilmasini istiyorsaniz siz de herkese oyle
davraniyorsunuz. Sadik ve durustsunuz, yapmacik
insanlara ve dedikoduya kar$isiniz.

Kugu
Cok hassas ve narinsiniz. Kolay a$ik oluyorsunuz.
Ne cok utangac ne cok giri$kensiniz. Arkada$
grubunuzda kirilmamasi icin kollanan birisiniz.

Faydalı Bilgiler


Evinizde yaşamı kolaylaştıracak 49 pratik ve çok kolay öneri öğrenmeye ne dersiniz? İşte hayatınızı kolaylaştıracak pratik öneri ve tavsiyeler…
1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,vidanın girec...eği deliğe renksiz oje damlatın.Vidayı öyle takın.
2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun.
3) Makasınızı bilemek istiyorsanız,zımpara kağıdı kesin.
4) Halıdaki sigara yanıklarından,­yanık­ y­er­ler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.
5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır.Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesinibekleyin.Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.İzden eser kalmadığını göreceksiniz.
6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin.Açıksa zedelenebilirler.
7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun.Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun.Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.
8) Satın aldığınız plastik ve cam eşyalarin üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayıp yıkayın.Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.
9) Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun.Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır.
10) Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık kılıfının içerisine koyun.Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında yıkayın.Yeni gibi olacaklardır.
11) Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz.
12) Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin,aksine kolonya ile ovalayın.Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.
13) Eğer ayaklarınız çok hassas ise,sıcak havalarda şikayetleriniz artıyorsa,her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın.
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin,sonra yıkayın,çekmeyeceklerdir.
15) Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız,bir dilim limon ile ovun.Böylece yumuşacık olacaklardır.
16) Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın.Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir.
17) Cevizle dost olun.İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yararlıdır.Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir.
18) Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın.Çiviyi öyle çakın. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.
19) Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz.Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın.Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.
20) Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin.Böylece içleri de dağılmayacaktır.
21) Unlarınızın böceklenmemesi için,un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun.
22) Fırında patates yapmadan önce,10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin.Daha kolay pişecektir.
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun.8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.
24) Kullanılmış limon kabuklarını rendeleyip şeker ile karıştırın.Kavanozun içerisinde buzdolabında uzun bir süre saklayabilirsiniz.Böylece pasta yaparken elinizin altında hazır bulunur.
25) Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız,bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin.Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.
26) Sarımsaklarınızı her zaman elinizin altında hazır bulundurmak istiyorsaniz kabuklarını soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyağı koyarak muhafaza edebilirsiniz.Ayrıca bu yağ yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet katacaktır.
27) Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin.
28) Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.
29) Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız,elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
30) Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun.Böylece daha lezzetli olur.
31) Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin.Havuç,salçanızı tatlandıracaktır.
32) Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun,5 dakika bekletin.Daha sonra pişirin.
33) Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün,yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün.Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin.Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.
34) 2 Çorba kaşığı yoğurdu,sulandırılmış 1 çorba kaşığı salçayı ve birazda zeytinyağını derin bir kabın içerisinde karıştırın.Fırına koymadan önce tavuğun her tarafına sürün.Çok daha lezzetli olacaktır.
35) Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok.Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.
36) Hazirladığınız kekin,fırında pişirirken çökmemesi için hamuru kalıbı ile birlikte fırına koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.
37) Pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker yada limon suyu koyun.
38) Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için,önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın.Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.
39) Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır.Kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin.Kokteyllerin içerisine bunları kullanın.Böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir.
41) Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.
42) Kızarttığınız tavuğun tekrar ısıttığınızda lezzetini kaybetmesini istemiyorsanız tavuk parçalarını bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatın ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda ısıtılan tavuk lezzetinden hiçbir şey kaybetmeyecektir.
43) Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayın.
44) Evde pasta yaparken kullandığınız meyve şekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsanız hazırladığınız hamura bir miktar mısır unu ilave edin.Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.
45) Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun.Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz.
46) Soğan,sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz,istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.
47) Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine 1-2 dal maydanoz atın.
48) Lambalarınızın üzerine kullanmadığınız kokularınızdan veya biraz vanilya sürerseniz,lambalarınızı yaktığınızda mis gibi koku yayılacaktır.(Fazla sürmeyin.)
49)Parfümü bitmiş küçük parfüm şişelerini atmaya kıyamıyorsanız onları çamaşır dolabınıza koyun.Böylece çamaşırlarınızın hoş kokmasını sağlarsınız.

 

Dünya kutsal ilkelere göre yapılandırılmış bir çeşit tapınak...





 Ağır titreşimleri ile yeryüzü enerjisini temsil eden enerjilerden, dünyanın madde planında da ley hatları dediğimiz bir enerji aktarım ve dağıtım sistemi aynen nadi kanalların...ın insan vücudunu sardığı gibi sarmakta. Ley hatlarının da vücudumuzdaki gibi enerji merkezleri yani çakraları vardır. Bunlar dünyanın yüzeyi altında akan negatif ve pozitif radyasyon akımlarının, belli noktalarda kesişip, özel yayılım yaptığı merkezlere dünyanın çakraları diyoruz.


Bulundukları bölgeye özel enerji yüklemeleri yaptıkları gibi, oluşturdukları megalitik alanlarda farklı bir çekim özelliği yansıtırlar. Dünya çakraları arasında pozitif, negatif ve nötr olanlar vardır. Bu merkezler yeryüzü küresinde, yüz seksen derece karşıtına gelen bölgede bir zıt alan oluşturur. Negatif dediğimiz bu merkezden de kara akım hatları dünyayı sarar. Vücudumuzdaki ve makro kozmosdaki enerjilerin artı eksi kutupları ile kendi dinamikliğini dengede tutmasının bir benzer örneğini de kendi iç dinamiğinde kurar. Gezegenin  çakraları yaklaşık olarak harita üzerinde belirtilen yer gibi görünür.


Çakra sistemi dahil temel Zodyaksal etkiler,içinde yaşayan milletler üzerinde güçlü bir etkiye sahip (Zodyak, ekliptiğin iki yanında, aşağı yukarı 10 derece genişliğinde, içinde Güneş'in ve gezegenlerin döndüğü bir gökkubbe kuşağıdır) Bu çakralara bağlı bir de büyük kanal vazifesi gören insanlar var. O kişiler inisiye olup, kendilerine bağlı olan daha alt kanal ve kişilere gelen enerjiyi dağıtırlar. Sistem tıpkı bir nükleer santral – trafo – şebeke – kablo ve evdeki priz şeklinde oluşturulmuştur. Enerji iletiminde tabii ki sadece insanlar vazifeli değildir. Ama insanların bilinç düzeyinin yüksek olması, olayın farkında olmalarına neden olur.


Enerji hissiyatı hassas ve yüksek olan biri, onu bedeninden geçerken algılar. Bazı bölgelerde yaşayan kişiler ve canlılar değişik olumlu etkilere veya olumsuz etkilere maruz kalırlar. Deneyimlerle tespit edebildikleri bu bölgeler tarihler boyunca bilinmiş, faydalanılmış veya korunulmuştur. Ley hatlarının üzerine yapılan binalar huzur ve sağlık getirirken, olumsuz enerji taşıyan kara ley hatları üzerine kurulan mekanlar sıkıntı yaratır. Yeryüzü enerjisi (rahim enerjisi), makro kozmos enerjisi (rahman enerjisi) diye tamınladığımız enerjilerden rahman enerjisi en saf en süptil enerjilerin olduğu üst boyut enerjilerindendir. Uygun olduğumuz bilinç durumuna göre ona uyumlanır, yararlanırız. Alt bilinçlerde egonun, kişisel benin hükmümde isek; yeryüzünün ağır frekanslı enerjileri ile besleniriz.


O tür duygu, düşünce enerjileri taşır, o tür eylemlerde bulunuruz. Yaşamda amaç hep tekamül edip üst bilinçle, üst boyut enerjilerinden yararlanmaktır. Evrensel enerjinin bir parçası olan insanoğlu bireysel enerji alanlarını ve titreşimlerini, evrensel titreşimlere düzgün uyumlayıp olması gereken rezonede tutabilirse ruh, zihin ve beden sağlığını dengede tutup sağlıklı bir yaşam sürebilir. Herhangi birisindeki bir sorun, diğerlerini etkileyip onlarda da sorun yaratır. “ Yeryüzünü mabet kıldım” ayeti ; bilene, görene, düşünene, anlayana açık! (Derleme)

Kaynak: hülya Tokdemir Reis

23 Nisan 2013

HANGİ ORGAN KAÇ YILDA YENİLENİYOR?


Bilim adamları, vücuttaki organların yaşlanma sürecini aydınlattı. Göz ve beyin dışında kalan tüm organlar kendini yenileyebiliyor ve böylece vücudumuz hayat boyu 10 yaşın altında kalmayı başarabiliyor. ...İngiltere’de yayınlanan Daily Mail gazetesinin haberine göre bu durumun nedeni, hücrelerin yenilenmesi yani eski hücrelerin yerini yeni hücrelerin alması olarak açıklanıyor. Ancak bu “kalıcı gençlik” durumundan nasibini alamayan şanssız organlar da yok değil. Beyin, gözler ve sinir sistemi kendini yenileyemiyor. Beyinde; koku alma ve öğrenme merkezleri haricindeki diğer hücreler, tıpkı tam anlamıyla oluşumunu tamamladıktan sonra yenilenemeyen sinir sistemi ve kornea haricinde yenilenemeyen gözler gibi, yaşlanmaya karşı direnemiyor.

KALP KENDİNİ 20 YILDA YENİLİYOR
Yıllarca kalbi oluşturan hücrelerin doğduktan sonra değişmediği sanıldı. Ancak New York Üniversitesi’nden Dr. Piero Anversa tersini ispatlamayı başardı. Kalbin kendini yenilediğini belirten Anversa bunun en az 20 yıl aldığını kaydetti.
SAÇLAR KENDİSİNİ 3-6 YILDA YENİLİYOR
Yaklaşık 100 bin adet olan saçların her bir teli ayda 1.25 santimetre uzuyor. Dolayısıyla saçların kaç yaşında olduğu da saçın uzunluğuna göre değişiyor.
MİDE DUVARI KENDİSİNİ 3-5 GÜNDE YENİLİYOR
Midedeki asit karşısında hücrelerin dirençli olmadığını belirten İsveç-Karolinska Enstitüsü’nden Jonas Frisen, hücrelerin 3 ila 5 gün arasında yenilendiğini vurguladı.
Ancak nikotin, hücrelerin yenilenmesini ağırlaştırıyor.
BAĞIRSAK KENDİSİNİ 2-5 GÜNDE YENİLİYOR
Midede olduğu gibi bağırsaklarda da hücrelerin zor şartlar altında olduğunu söyleyen İsveçli Dr. Frisen bu hücrelerin hızla yenilendiklerini ve bu sürenin 2 ila 5 gün arasında değiştiğini ifade etti.
İSKELET SİSTEMİ KENDİSİNİ 10 YILDA YENİLİYOR
İskelet de vücudun sürekli kendini yenileyen bölümlerinden biri.
Kemiklerin 10 yılda bir tam anlamıyla kendini yenilediği tahmin ediliyor.
DİL KENDİSİNİ 10 GÜNDE YENİLİYOR
Tat moleküllerini sinirler yoluyla beyne ileten dilde bulunan 10 bin tomurcuğun her birinde 50 hücre bulunuyor.
Bu hücreler her 10 günde bir kendini yeniliyor.
KARACİĞER KENDİSİNİ 6 AYDA YENİLİYOR
Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolayan karaciğer vücudun en güçlü organlarından biri.
İngiltere Karaciğer Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre karaciğerin kendini yenileme süresi 6 ay.
AKCİĞER KENDİSİNİ 1 YILDA YENİLİYOR
Akciğerde hücreler farklı periyotlarda yenileniyor. Bu da havanın temizliğine, sigara içilip içilmemesine göre değişiyor.
Yenilenme süresi ise altı ayla bir yıl arasında…
GÖZLER YENİLENMİYOR
Gözler, kornea tabakası haricinde kendini yenileme özelliğine sahip değil. Zaman geçip yaş ilerledikçe gözleriniz de sizinle birlikte yaşlanıyor.
Aynı şekilde beyin hücreleri de kendini yenileyemiyor ve yaşlanıyor.
Hangi Saatlerde Hangi Organlarımız Yenileniyor?
Yaşam şeklimizi de bu saatlere göre düzenlediğimiz takdirde bu yenilenmeye katkıda bulunabilirsiniz. Örneğin akşam saat 11 de uyumazsak, saat 11 de kendini yenilemeye başlayan safra kesesi bu görevini yapamaz, ve ertesi günü yeterli performansta çalışamaz. Bununla birlikte göz altındaki torbalar ve şişkinlikler safra kesesinde çamur veya taş olduğunun bir belirtisi olabilir. Bunun için en az haftada 3 gece saat 11 de uyumamız gereklidir.
İşte organlar ve saatleri:
23 – 01 arası : Safra Kesesi 01 – 03 arası : Karaciğer 03 – 05 arası: Akciğer 05 – 07 arası : Kalın bağırsak 07 – 09 arası : Mide 09 – 11 arası : Dalak, Pankreas 11 -13 arası : Kalp 13 -15 arası : İnce bağırsak 15 -17 arası : Mesane 17 -19 arası : Böbrek 19 -21 arası : Kalp Kası 21 – 23 arası : Bedenin Isıtılması

Kaynak: Sonsuz Şifa...

Hangi Burcu Nasıl Tavlarsınız ?..



Koç burcu en çok karşısındaki insanın davranışlarına dikkat eder. Eğer onun sinirini bozucak bir hareketiniz olursa ilk andan bittiniz..
Boğa burcu en çok giyime dikkat eder. Onunla ilk buluşmanızda mutlaka güzel giyinmelisiniz ve bu böyle devam etmeli. Eleştirmeyi sever çünkü
İkizler burcu en çok gülüşe dikkat eder.Yapmacıklıktan hoşlanmaz.Onun yanında içten gülerseniz sizi hep öyle güldüreceği...nden şüpheniz olmasn
Yengeç burcunun yanında kasıntı hareketlerde bulunmamalısınız ne kadar rahat olursanız o kadar hoşuna gider hareketleriniz. Doğal olun !
Aslan burcu en çok parfümünüze bakar. Güzel koku onu çok etkiler kötü kokudan hiç hoşlanmaz yanında hiç terlemeyin hatta
Başak burcu en çok sıcakkanlılığıa dikkat eder.O sıcak bi burçturkarşısındaki soğuk olursa o da öyle olursıcak olun ki herşey iyi olsun
Terazi burcu en çok konuşmanıza bakar.Konuşma tarzınıza ve ona hitap edişinize. Eğer istediği şekildeyseniz şansınız yüksek ve ses tonunuz(:
Akrep burcu en çok dişlere bakar. Ve bakışlar onun için önemlidir. Etkili bakar ve en tatlı halinizle gülerseniz onun kalbini fethedebilrsnz
Yay burcu en çok giyiminize bakar.Kesinlikle cool görünmelisiniz ve ayakkabınız da çok önemlidir.
Oğlak burcu en çok muhabbetnize bakar. Suskun ve asık suratlıysanız hiç şansınız yok.Yanınıza sıkılmamasını sağlamanız lazım yoksa olmaz..
Kova burcu en çok fiziğinize bakar. Fit görünmelisiniz ve onu etkilemelisiniz.Onun dışında soğuk olmalısınız ki cazibeniz artsın.
Balık burcu sizi çok inceler.Kusurlarınız önemli değildir o kadar ama tatlı gülümsemeniz fena olmaz. ve saçlarınız çok güzel olmalı..

Alıntı...