12 Ocak 2012

Birkac dakikanizi ayirin ve ne oldugunu gorun. Eger durust olursaniz bu size gercekleri soyleyecek.

 Birkac dakikanizi ayirin ve ne oldugunu gorun. Eger durust olursaniz bu size gercekleri soyleyecek.

1 - Favori renginiz hangisi : Kirmizi - Siyah - Mavi - Yesil - Sari

2 - İsminizin ilk harfi ?

3 - Dogdugunuz ay?

4 - Hangisini daha cok seversiniz? Siyah mi Beyaz mi

5 - Sizinle ayni cinsiyette birinin adi?

6 - Favori sayiniz?

7 - Hangisine gitmek istersiniz? Kaliforniya - Florida ?

8 - Göl mü seversiniz Okyanus mu?

9 - Mantıklı bir dilek tutun.

Tüm sorulara cevap verince aşağıya bakın; Ama kopya çekmeyin!

1 - Eger sectiginiz renk;

Kirmizi : Alarm durumundasiniz (acik/ uyanik) ve hayatiniz sevgiyle dolu

Siyah  : Kapali ve agresif birisiniz

Yesil   : Ruhunuz huzurlu ve rahatsiniz.

Mavi    : Spontane, ask opucukleri ve sevkatli biriniz

Sari : Mutlu bir insansiniz.. Kotu modda olanlara iyi tavsiyeler veriyorsunuz.

2 - Eger bas harfiniz;

A-K Hayatinizda bolca sevgi ve dostluk var

L-R Hayatinizi maksimumda yasamaya calisiyorsunuz, yakinda hayatiniz yeniden yeserecek.

S-Z Baskalarina yardim etmeyi seviyorsunuz. . Geleceginiz guzel

3 - Eger dogdugunuz ay;

Ocak - Subat - Mart : Yil sizin icin guzel gececek. Hic ummadiginiz birine asIk olacaginizi kesfedeceksiniz.

Nisan - Mayis - Haziran :Sonsuza kadar devam edecek bir sevgi iliskisine sahip olacaksiniz Temmuz - Agustos - Eylul :Cok guzel bir yil yasayacaksiniz ve hayatinizda koklu degisimlere sebep olacak deneyimler yasayacaksiniz.

Ekim Kasim - Aralik : Ask hayatiniz muhtesem olcak, ruh esinizi bulacaksiniz.

4 - Eger sectiginiz ;

Siyah : Hayatiniz bambaska bir yone dogru hareket edecek.Sizin icin en iyi sey bu olacak ve bu degisimden memnun olacaksiniz.

Beyaz : Sizi tamamlayan ve sizin icin herseyi yapabilecek dostlara sahipsiniz ama bunun farkina varmayabilirsiniz.

5 -seçtiğiniz kişi Bu kisi sizin en iyi dostunuz.

6 -seçtiğiniz sayı Bu sayi hayatinizda sahip oldugunuz en yakin arkadaslarinizin sayisini gosteriyor.

7 - Eger sectiginiz;

Kaliforniya : Macera seviyorsunuz

Florida : Yan gel yat bir tipsiniz. (uyusuk)

8 - Eger sectiginiz;

Göl: Sizin arkadaslarina, sevgilisine tamamen baglilik gosteren birisiniz.

Okyanus : Spontane ve insanlari mutlu etmeyi seven birisiniz.

9) Tabi ki dileğiniz olucak. KENDİNİZE GÜVENİN YETER... Ha birde hakkınızda hayırlıysa tabi :)

Pembe Gözlerinden Öptüm...













Pembe Gözlerinden Öptüm
Sen farketmedin mutlaka...

 Ama benim hep aklımda;

 Bir kuğu gibi süzülürken,

Bir düşümden, bir düşüme sen

 O buğulu anlık bakışın...

Yüreğimi o ilk yakışın.
Karanın en güzel karası gözlerinde,

Pembenin en pembesini gördüm.
Sen farketmedin mutlaka...

Ama sıcaklığı hala dudağımda.

Benim biricik pembe gözlüm,

 Kara gözlerinin pembesinden öptüm.

11.12.2009

Sadi Atay


http://www.antoloji.com/pembe-gozlerinden-optum-siiri/


The Day The Music Died - Don McLean on Buddy Holly's crash

http://youtu.be/QmyGZ64J9yg

Buddy Holly kısa süren kariyerine çok büyük başarılar sıkıştırmıştı. Başta Beatles olmak üzere 60'larda Popçuları tamamen etkisi altında bırakmıştı. Bu yüzden de Holly sadece Amerikan Müziği'nin değil İngiliz popüler müziğinin de gelişmesinde büyük rol oynamıştır.
BuDDy HoLLy
Buddy Holly 07.09.1936 ' da dünyaya geldi. Kendi halinde Batı Texas'lı genç bir Country şarkı sözlericısı iken Elvis Presley ve Bill Haley'den oldukça etkilenir. Küçük radyo istasyonlarında sesini duyurmaya çalışır. O dönemde ikili oluşturduğu Bob Montgomery ile plak şirketlerini dolaşıyordu. Derken birgün Texas - Lubbock Kentinde Marty Robbins - Elvis Presley konserine uvertür sahneye çıkacak grup arandığını duyarlar. Bu uvertür olayı bu tip organizasyonlarda gelenek haline gelmişti. Organizatörler ve plak şirketleri için genç ve kendine güvenen şarkı sözlericıları veya grupları keşfetmek için ideal bir olaydı. Bu kez de şans Buddy Holly - Bob Montgomery ikilisine gülmüştü. Elvis ve country - western şarkı sözlericısı Marty Robbins'in yer aldığı bir konserde şarkı sözleri söylemek bulunmaz bir fırsattı. Buddy Holly sahnede belirip de şarkı sözleri söylemeye başladığı anda Tom Parker tarafından fark edilir. Ancak Decca'nın yetenekli ajanı Jim Denny Parker'dan önce davranır ve Holly ile konser sonrası Decca'nın yan kuruluşu olan Nashville Records adına sözleşme imzalar. Ama ne yazık ki bu olayın tatsız yanı Jim Denny sadece Holly'i istemektedir. Kendi deyimiyle ona potansiyel Elvis'ler lazımdır potansiyel Marty Robbins'ler ( Montgomery'i kasttediyor ) zamanını çoktan doldurmuşlardır. Böylece ikili ayrılır. Holly'nin tarzı ne rock and roll ne de folktur. Beyaz ile siyah eski ile yeninin bir karışımıdır ki müziğin tarzının o zamanki ismi ROCKABILLY'dir. Ancak Buddy'nin ilk plağı başarılı olamayınca kesin olarak Rock and Roll'a dönüş yapar. 1956 yılında ilk topluluğunu kurar .THE THREE TUNESS.

Tamamen özgün bir gitar stili vardır. Holly yerini sağlamlaştırdığında henüz 21 yaşındadır.
Decca'dan beklediği yaygınlığı kazanamayınca ayrılıp 1957 ' de Norman Petty'nin Clovis etiketiyle çalışmaya başlar. Bu arada topluluğu da dağılmıştır. Onun yerine The Crickets ile çalışmaya başlar. Petty'nin katkıları ile gerçekleştirilen ilk plak That'll Be The Day özlenen parlayışı sağlar. Kısa sürede hem Amerika'da hem de İngiltere'de şarkı sözleri ilk ona girer. Holly bu başarısı ile kalça hareketi yapmadan da (Elvis kastediliyor) birşeylerin başarılabileceğini kanıtlamış olur. Grubu The Crickets ( Tommy Allsup lead gitar Bo Clark davul George Atwood bass) ile That'll Be The Day sonrası başarılar ardı ardına gelmeye başlar. Aynı yıl içerisinde Peggy Sue adlı şarkı sözlerisı Amerika'da 3 İngiltere'de 6 numaraya kadar yükselir.Holly başarılarını Reminiscing ( UK No:17) bir Chuck Berry klasiği Brown Eyed Handsome Man (UK No:3) ve Bo Didley imzalı Bo Didley (UK No :11) Wishing ile devam ettirir.
Buddy Holly başarılar ile dolu kısa kariyerini 03.02.1959 yılında geçirdiği bir uçak kazası ile noktaladı. 23 yaşında ölen Holly'nin şarkı sözleriları halen pekçok Rock şarkı sözlericısı tarafından söylenmektedir.

Bobby Vee 1963 yılında "I Remember Buddy Holly" isimli tamamen onun şarkı sözlerilarından oluşan bir albüm yaptı.

Ayrıca Connie Francis'inde doldurmuş olduğu bir tribute albümü var. Bugün Tribute showları en fazla yapılan şarkı sözlericılardan biridir.

Buddy holly'e ait birçok belgesel DVD bulmak mümkün. Ayrıca onun hayat hikayesini anlatan Buddy Holly Story adında çokta başarılı bir film var.

...
..

Hangi bitki neye iyi gelir...

http://www.kalenaturel.com/

Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak; Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek; İşte benim senfonim!

"Ufak şeylerden zevk alabilmek;

Lüks yerine zerafet aramak;

Saygı istemek yerine değerli olmak;

Zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak;

Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak;

Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek; İşte benim senfonim!"

Her çiçek kendi meyvesı uğrunda solmak zorundadır...

"Her dalganın çekilişindeki güzellik kendisinden öncekinin çekilişine borçludur; her çiçek kendi meyvesı uğrunda solmak zorundadır; meyve da düşmedikçe, ölmedikçe, yeni çiçekleri sağlayamaz. Bahar bile kışın yasından hız alır."

Andre Gide

Her bilge adamın korktuğu üç şey vardır: fırtınalı bir deniz, aysız bir gece ve yumuşak başlı birinin öfkesi."




"Her bilge adamın korktuğu üç şey vardır: fırtınalı bir deniz, aysız bir gece ve yumuşak başlı birinin öfkesi."


 Bilge Adamın Korkusu'nda Kvothe kahramanlık yolundaki ilk adımlarını atıyor ve kendi ömrü dahilinde efsane haline gelmenin hayatı bir adam için ne kadar zor kılabileceğini öğreniyor. Uyuyan höyük krallarından prensesler kaçırdım. Trebon kasabasını yakıp kül ettim.


Felurian'la bir gece... geçirdim ve hem canıma hem de aklıma mukayyet olabildim. Çoğu insanın alındığından daha küçük bir yaşta Üniversite'den atıldım. Başkalarının gündüz gözüyle ağızlarına almaktan bile korktukları yollardan ay ışığı altında geçtim.


Tanrılarla konuştum, kadınlar sevdim ve ozanları ağlatan şarkılar yazdım. Benim adım Kvothe. Belki beni duymuşsunuzdur.


 "Usta eli değmiş bir kitap." Sevin Okyay - Radikal


Kitap Yazar:Patrick Rothfuss

Anneliğin ne demek olduğuna dair çarpıcı bir hikaye...

Amerika’nın ünlü doğa parkı Yellowstone National Park’da çıkan bir yangın sonrası görevliler, hasar tespit çalışmaları için ormanda geziyorlardı.

Görevlilerden biri, bir ağacın dibinde küller içinde neredeyse kömürden bir heykele dönüşmüş bir kuş gördü. Görevli, elindeki çubukla hafifçe dokundu kömürleşmiş kuşa. Dokunur dokunmaz kuşun kanatları altından üç küçük kuş yavrusunun cıvıldayarak çıktığını gördü.

Anne kuş, gelen tehlikeyi fark ederek, yavrularını bir ağacın arkasına getirmiş, kendisinin yanacağını bile bile onları kanatlarının altında saklamıştı. Yangın, yayılmadan çok rahatlıkla uçup oradan uzaklaşması mümkünken yavrularının yanında kalmayı tercih etmişti.

Alevler, bulunduğu yere varıp küçücük bedenini kavurmaya başladığında hiç kıpırdamadan kalmıştı. Bedeni, yanıp kavrulmuştu, ama geriye hiç ölmeyecek bir “anne” heykeli bırakmıştı . . .

Karo to daro mat, aur daro to karo mat.



Hint atasözü: Yapıyorsan korkma, Korkuyorsan yapma

hemen efendim...

Gayatri Mantra

http://youtu.be/6d0mSGmE9RA

İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım ,Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,

 İkincisinde, daha çok hata yapardım

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım

 Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,

Çok az şeyi Ciddiyetle yapardım ...

Temizlik sorun bile olmazdı asla

Daha çok riske girerdim

Seyahat ederdim daha fazla

 Daha çok güneş doğuşu izler,

Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim

Görmediğim bir çok yere giderdim

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben

 Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu

 Farkında mısınız bilmem

Yaşam budur zaten

Anlar, sadece anlar

Siz de anı yaşayın

Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,

 Gitmeyen insanlardandım ben

Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım

Eğer yeniden başlayabilseydim,

İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım

Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla

Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,

Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer

Ama işte 85′indeyim ve biliyorum

 ÖLÜYORUM

 Arjantin-1985 Jorge Luis Borges

Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğin öğrendim.

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.

Karanlığı gördüm, korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi... Ağladım. Yaşamayı öğrendim. ...

Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.

  Zamanı öğrendim.   Yarıştım onunla...   Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim... İnsanı öğrendim.

 Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...   Sonra da her insanın içinde   iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

 Sevmeyi öğrendim.   Sonra güvenmeyi...   Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,   sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu   öğrendim.

 İnsan tenini öğrendim.   Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...   Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim..

  Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.   Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni   aydınlatabilmek gerektiğin öğrendim.
Ekmeği öğrendim.   Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.   Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,   bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.

 Okumayı öğrendim.   Kendime yazıyı öğrettim sonra...   Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.   Sonra dayanamayıp dönmeyi...   Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi... Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...

Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım. Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.

 Düşünmeyi öğrendim.   Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.   Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek   olduğunu öğrendim.

 Namusun önemini öğrendim evde...   Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;   gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el   sürmemek olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir gün...   Ve gerçeğin acı olduğunu...   Sonra kararında acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.

  Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

 Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.   Olur ya...   Kalp durur...   Akıl unutur...

 Ben dostlarımı ruhumla severim.   O ne durur, ne de unutur...

  MEVLANA

Düşlediğim kadar insanım, insan olduğum kadar hatalı, hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde.

Düşlediğim kadar insanım, insan olduğum kadar hatalı, hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde... işte ben buyum.

Kelimeler bazı şeyleri anlatır. Ama her şeyi yaşatmaz.

Bazen ben bile yabancı olurken kendime, sana nasıl anlatırım ki beni?

Neşeliyim diyeceğim, belki suratsızlığıma denk geleceksin...

Espriliyim diyeceğim, belki ağlamalarıma denk düşeceksin...

Özgürüm diyeceğim, belki tutsaklımlarımda yakalayacaksın beni...

Kendimi anlatıp da bir kalıba sığdırmak istemem düşüncelerimdeki beni.

Bazıları için herhangi biri.. Bazıları için vazgeçilmez biri..

Düşlediğim kadar insanım, insan olduğum kadar hatalı, hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde.

İŞTE BEN BUYUM.....

İt ürür, kervan yürür...



 

Eedepsiz, bayağı, kavgacı,tacizci, kötü niyetli kişiler iyi şeylerin yapılmasını engellemeye çalışırlar.

Ancak iyilik, güzellik, adaletle iş görmek bizi her zaman için başarıya kavuşturur, böyle kimselerin engellemeleri güzel sonuca ulaşmaktan bizi alıkoyamaz.