29 Ocak 2012
21 haftalık bebek doktorun elini tutuyor... Günün fotosu... 29/01/2012
BEYNİNİZİ DOĞRU KULLANIN !
AÇIK HAVADA DÜŞÜNÜN1- Beyin açık havadayken ve ayaktayken daha iyi çalışır. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık yüzde 10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız, ?volta atmayı? deneyebilirsiniz.
2 - Yürürken kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz?
3- Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.
4- Zihinsel jimnastik /antrenman yapın. Bunun için çeşitli bulmacaları çözebilirsiniz. Satranç gibi akıl oyunları oynayın. Yatkınsanız, meditasyon, yoga gibi zihni dinginleştiren teknikler üzerinde çalışın.
RUTİNDEN KURTULUN
5 – Rutin olarak tekrar ettiğiniz davranışlardan vazgeçin. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından bir günlüğüne televizyon kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.
6 - Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin!
7 - Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.
8 – Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klâsik müziğin zekâya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.
9 – Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Unutmayın, kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.
10 – Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, beyin ve düşünce kapasitesini artırır.
KALİTELİ BEYİN İÇİN UYKU
11 - İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein?in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar.
12 - Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2?sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25?ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın.
13 - Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.
14 - Kullanılmayan organ körelir. Sürekli televizyon seyrederek beyninizi ?düşük viteste çalıştırmayın.
15 - Beynin en tehlikeli yanı ?ters çaba? kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Beyin odaklanılan hedef olumsuz olsa bile, bunu gerçekleştirmek için çalışır. Topluluk önünde konuşma yaparken ?acaba heyecanlanır mıyım?? diye düşünürseniz, heyecanlanırsınız.
16 - Beyni yoran monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.
SİHİRLİ SAYI KURALI
17 - Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna ?sihirli sayı? kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklenmesi durumunda beynimiz ?servis dışı? olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken ?kafadan ? değil, tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kâğıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.
18 - Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Fiziksel zindelik, zihinsel zindelik getirir. Uzun süre hareketsiz kalmak, zihni de hareketsizleştirir. Spor yapmaya, fazla kilolarınızdan kurtulmaya özen gösterin. Yeterince su için. Çünkü, insan beyninin yüzde 78?i su ile kaplıdır.
19 – Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler, sık tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Dersleri kısa aralar vererek çalışmak akıllıca bir harekettir.
20 - Bu hafta kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha fazla düşünün. Unutmayın, beynimizi daha iyi çalıştırmak için kullanacağımız organ yine beynimiz! ? Aklınızı ? başınıza? toplayın ve kullanın!
Tac Mahal Bir Aşkın Anısına Yapılmıştır...
Sarayın gururu anlamına gelmekteydi. 1630 yılında imparatorun sevgili eşi öldü. İmparator öylesine üzüldü ki, tahtını bırakmaya karar verdi. Karısına duyduğu sevginin hatırasına dünyada görülmüş en güzel mezarı yaptırmaya karar verdi. Hindistan, Türkiye, İran ve Arabistan’dan en iyi sanatçıları ve mimarları çağırdı ve sonunda plan tamamlandı.
20.000 kişinin çalışmasıyla 18 yılın üzerinde bir zaman süresinde tamamlanan Taç Mahal, dünyadaki en muhteşem yapılarından biridir. 29 metre büyüklüğünde 6,7 metre yüksekliğinde bir platform üzerinde yer alır. Minareler, kuleler dört bir tarafından yükselir. Taç Mahal 61 metrelik yüksekliğiyle havada süzülür.
Beyaz mermerden yapılmış ve sekiz köşelidir. Ve 12 çeşit yarı değerli taşla çiçekler işlenmiş, ayrıca siyah mermerle Kuran’dan sureler konulmuştur. İnşaat malzemeleri Arabistan, Mısır, Tibet ve Hindistan’ın da bulunduğu değişik ülkelerden gelmiştir.
Hükümdar, mezarı, nehrin diğer yakasında ve gümüş bir köprüyle bağlı siyah mermerden inşa etmeyi düşünmüştür. Fakat oğlu daha yapı tamamlanmadan onu, hayatının geri kalanını geçireceği yer olan hapse attırdığı için, sevgili eşinin türbesine sadece uzaktan bakabilmiştir
Azam Ali - In Other Worlds
http://youtu.be/1AJl2ne0Qjs
Sen kimi zaman o karanlık, kimi zaman da o karanlıktaki ışıksın...

Birbirimize Işık Olmak;
Yaşam yolculuğundaki amacımız kendi ışığımızın farkında olmamız ve olduğumuz yerde parlamaya devam etmemizdir. Elinizdeki meşale korkularınızın, endişelerinizin rüzgarından söner bazen,
... Önünüzü göremediğiniz bir zamanda yolculuk ederken, Ceplerinizi karıştırırsınız size umut verecek, yol gösterecek bir şeyler ararsınız, Kendinizi kaybolmuş hissedersiniz, yalnız ve karanlıktasınızdır. Birden uzaktan cılız bir ışık görür, bir ses duyarsınız. O gördüğünüz veya duyduğunuz size yola devam etmeniz için sebep, önünüzü görebilmeniz için hedef olur. İşte yaşam yolculuğunda fark etmen gereken budur.
“Sen kimi zaman o karanlık, kimi zaman da o karanlıktaki ışıksın.” Hepimiz Biriz “Hepimiz biriz. Kendi farkındalığımızla birbirimizin ışığıyız, yolunu kaybetmişlerin deniz feneriyiz.” İfadesinin sizdeki yansıması nedir?
Birbirimizle görülmez bir ilişki içindeyiz. Sokaktaki insanın gelişiminden, Afrika’daki bir çiçeğin büyümesinden bile sorumluyuz. Bunun farkında mısınız? Yaşam yolculuğundaki amacımız fark etmek ve fark ettiklerimizle birbirimize ışık olmaktır.
Işığımızın kaç kişiyi aydınlattığının, nerede yandığımızın bir önemi yok. Yolumuza çıkanlar ister bin kişi ister bir kişi olsun fark etmez. Önemli olan kendi ışığımızın farkında olmamız ve olduğumuz yerde parlamaya devam etmemizdir ♥
Taze yumurta nasıl anlaşılır ?
Bunun sebebi yumurtada bulunan ve yumurta bayatladıkça artan hava boşluğundan dolayıdır. Yumurta altı haftalık veya daha da bayatsa yüzmeye başlar.
Biz insanların iki sorunu var; Birincisi ne zaman başlamak gerektiğini,ikincisi ise ne zaman duracağını bilememek..."
Birincisi ne zaman başlamak gerektiğini,
ikincisi ise ne zaman duracağını bilememek..."
Paulo Coelho
Tchaikovsky - The Nutcracker: Waltz of the Flowers (Fındıkkıran: Çiçeklerin Dansı )
http://youtu.be/xqmRbetk1z4
İhtiyacı Olan Askıdan Ekmek Alabilir...
BU GÜZELLİĞİ YAŞATANLARA HELAL OLSUN. ALLAH RAZI OLSUN.Karaman, Konya, Karabük, Nevşehir… gibi illerde de uygulanmaya çalışılan “ askıda ekmek“, dar gelirli insanlara yardımcı olmak amacıyla oluşturulmuş bir şey. Ekmek almak için fırına gittiğinizde, kaç tane ekmek almışsanız bir tane ekmeğin parasını fazladan veriyorsunuz. Diyelim ki dört tane ekmek aldınız.
Ekmeklerin parasını verirken beş tane ekmek parası veriyorsunuz. Almadığınız hâlde parasını verdiğiniz ekmeği de, ihtiyaç sahiplerinin gelip alması için “askıya” bırakıyorsunuz. İhtiyacı olanlar fırıncıya “Askıda ekmek var mı?” diyorlar. Eğer daha önceden parası verilmiş – askıya bırakılmış – bir ekmek varsa, fırıncı ona ekmeği veriyor.
Yardımseverliğimizin göstergesi olan bu uygulama, Osmanlılar döneminde her yerde yapılıyormuş. Daha sonradan unutulmuş; fakat şimdilerde yeniden bazı yerlerde görür oluyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)