2 Mart 2012

Güzel Düşünceymiş... Bakalım benim bıraktığım kitabı kim bulacak ???

  Amerika'da yeni bir moda çıkmış: Birtakım meçhul kişiler, kamuya açık yerlere birtakım kitaplar bırakıyorlarmış. Diyelim bir parka gidip bir banka oturuyorsun, bankta bir kitapla karşılaşıyorsun.



Otobüse, metroya, vapura  biniyorsun, aa, koltuğunda bir kitap buluyorsun. Telefon kulubesine giriyorsun, telefonun yanında bir kitap. Define bulmak gibi! Roman, şiir, öykü, deneme, artık bahtına ne çıkarsa.


Bu moda İtalya'da ve Fransa'da da yayılmakta. Kitabı bırakan kişi kimliğini gizli tutuyor, kitabın parasini da helal ediyor. Tek ricasi var, siz de okuduktan sonra buna benzer bir yere bırakın da başkaları da yararlansınlar.


Fakat bunu baslatan kisi belli:  Ron Hornbaker adında, Missouri eyaletinden bir bilgisayarcı. Bu olaya 'BookCrossing' deniyormuş. 'Kitap gezdirme' diye mi tercüme edelim.. Fransa' da boyle 'crossing' yapan dokuz bin kişi varmis daha şimdiden, ortalıkta dolaşan serseri kitap sayısı da on bini geçmiş...


Haydi Türkiye'de de biz başlatalım... Bakalım benim bıraktığım kitabı kim bulacak  ? ? ?

İlişkilerde en önemli şey empati kurabilmektir...

Eğer pozitif bir sonuç almak isteniyorsa, yapılması gereken şey; her hadisenin ardından, bir iyi niyet süreci içerisinde kalmak ve olayı hemen yorumlamamaktır.

Olayı değerlendirmek ve bir rol dağılımı yapmak lazımdır. Bazen kendinizi olayın muhatabının veya karşı tarafın yerine koyacaksınız, o karşı tarafı da kendi yerinize koyacaksınız.

Bu şekilde bir rol değişimi, mekan değişimi yapmak yoluyla olayı bir daha gözden geçireceksiniz: "O benim yerimde olsaydı veya ben onun yerinde olsaydım, ne yapardım?" gibi bir soruyla meseleyi ele aldığınızda, biraz daha objektif bir şekilde pozitifleştirmeye başlarsınız.

Bu noktada iyi niyet faktörü çok önemlidir çünkü iyi niyetiniz, daha baştan itibaren şuuraltınızdaki negatif yorumculuğun önüne geçer. Negatif yorum yapmamanız, yani egoistçe bir yoruma başvurmamanız için iyi niyet, daha en başından bunun sınırını çizer.

Yaşamınız tatlı, Hüzünleriniz uzak, Sevdiklerinizin yakınınızda olması, Yüzlerinizin gülmesi, Sözlerinizin sevgi dolu olması dileklerimle

Sana,

Sükûnetin meyvelerini,

Sağlığın mutluluğunu,

Kendi ayaklarının üstünde durabilmenin mükafatını,

Başarının sevincini,

Gücünün sorumluluğunu,

Doğanın Ahenk ve güzelliğini,

Sevginin mucizesini,

Dostluğun anlamını,

İnancın kudretini,

Paylaşmanın zevkini,

Doğruluğun hazinesini hissedeceğiniz bir yaşam diliyorum

Yaşamınız tatlı, Hüzünleriniz uzak, Sevdiklerinizin yakınınızda olması, Yüzlerinizin gülmesi, Sözlerinizin sevgi dolu olması dileklerimle

En güzel günler sizlerin olsun,

Çoğunlukla salatalarda kullandığımız kırmızı turp, tam bir sağlık hazinesi.

Çıtır çıtır ve taze kırmızı turplar özellikle C vitamini açısından oldukça zengindir. Kırmızı turpun özellikle yeşil kısmı köklerine oranla 6 kat daha fazla C vitamini barındırır ve iyi bir kalsiyum deposudur. Karaciğer ve safra kesesi sağlığı açısından siyah turpu, antioksidan içeriği açısından ise kırmızı turpu tercih etmelisiniz.


*Kırmız Turp, lif içeriği ve glukosinat bileşikleri ile kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere karşı koruma sağlıyor.

* İdrara çıkışı hızlandırıyor ve ödem çözücü etki sağlıyor.

* Safra kesesi üzerindeki olumlu etkisi ile sindirimi kolaylaştırıyor.

* Krmızı Turp Ayrıca kan şekerini yavaş yükselten bir sebze olduğu için şeker hastaları da rahatlıkla yiyebiliyor.

*Diş, diş eti, sinir, Saç ve tırnaklar için oldukça yararlıdır.

*İştah açar.

*Sinir ve stresi alır.4. Solunum yollarına iyi gelir.

*Sindirimi kolaylaştırır.

*Nezle ve grip gibi hastalıklarda burnun akmasını engeller.

*Böbrek taşlarına, hazımsızlığa ve aşırı kilolara karşı önerilir.

*Verem hastalarına tavsiye edilir.

*Diyabet hastalarının salatalık yanında kırmızı turp tüketmesi de gerekmektedir.

 *Kırmızı Turp, yüksek oranda potasyum içeriyor ve kalp kası dâhil bütün kasların düzgün çalışması için gereken mineralleri içinde bulunduruyor. Vücuda yeterli miktarda alınan potasyum ise tansiyona karşı koruyucu özellik taşıyor.

Turpun içinde yüksek oranda bulunan folat, onu diğer sebzelerden ayırıyor. Vücud folatı, DNA’nın onarımında kullanıyor.


 Kırmızı Turpun Zararları


 Böbreğinden oksalat (bir çeşit böbrek taşı) taşı dökenler turpu az yemesi gerekenlerin başında geliyor. Çünkü vücuttaki oksalat miktarı arttığında kalsiyum kaybı daha fazla oluyor. İshal olanlar ve gaz sancısı çekenler. Mutsuz (irritabl) bağırsak sendromu olanlar.

 Gastriti olanlar turpu pişirerek yemeli.

Açık ülser yarası olanlar turp yememeli.

Ne Öpücem...

Şevval Sam ve Nurgül Yeşilçay Düet / "Tanrım, tek başına koyma kulları"

http://youtu.be/CP3pJY7N-HU

5 saniyede resimdekileri kimler görecek bakalım???

Annelerin Kitap Ayracı... Günün Fotosu... 02/03/2012

Kadınlar niye erkeklerden uzun yaşar... :)))

 Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.


Annem, 'Geç oldu', 'zaten yorgun...um, ben yatıyorum.'dedi. Annem kalktı, mutfağa gitti. Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı. ... Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu.


Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi. Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu. Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı. Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu. Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu.


Banyodaki çöp sepetini boşalttı. Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı. Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti. Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu. Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.


Kek tarifleri defterini çıkardı, arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu. Bakkaldan alınacakları not etti, notu da Çantasına koydu. Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı.


Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü. Tırnaklarına baktı, törpüledi. İçeriden 'sen yatmaya gitmemiş miydin' diye seslenen babama 'şimdi gidiyorum' deyip köpeğin su kabını doldurdu.


Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı. Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı.


Bana geldi, 'haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,' dedi. Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı. 6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.


Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.


İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir 'ben yatıyorum' dedi ve gitti yattı. Sizce bu işte bir gariplik yok mu?


 Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz?


ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ (ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)! Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara gönderin. Emin olun, hepsi bayılacaktır. SONRA DA ARTIK YATIN !... :)))

Uzaylılar Niye Gelmiyor?

Nereye Kaçarsan Kaç , Üç Şey Senle Gelir...

İnsanlara saygım sonsuz ama sabrım sınırlı...

Ne kadar kötü hareket ettiğini sık sık duyan çocuklar

Ne kadar kötü hareket ettiğini sık sık duyan çocuklar, çok geçmeden öyle olduklarına inanmaya başlayacaklar ve kendilerinden beklenen rolü benimseyeceklerdir.

O yüzden eleştirilerimizde bile daha iyi olabilirsin, yapabilirsin, sen iyi bir çocuksun gibi cümleler kullanmak çok daha başarılı sonuçlar verecektir.

David Caroll

1 Mart 2012

Mutlu olduğunuz zamanlarda bütün dünyanın çok daha güzel göründüğünü hiç hissettiniz mi?

Mutlu olduğunuz zamanlarda bütün dünyanın çok daha güzel göründüğünü hiç hissettiniz mi?

Oysa sizin bakış açınız dışında gerçekte hiçbir şey değişmemiştir.''

(Judi James)

Hây’dan geldik, Hû’ya gideriz . .

Hây’dan geldik, Hû’ya gideriz . . .

Hû, Arapça “O” anlamına gelen, sufi literatürde sıklıkla Allah’ı kastetmek için kullanılan kelimedir.

Hây, Allah’ın isimlerinden birisidir ve “diri, dirilten, yaşamın kaynağı olan” anlamına gelir.