3 Mart 2012
İnsanlar ağaçlardan ders almalıdırlar.
İnsanlar ağaçlardan ders almalıdırlar. Ne üzerinde barınan kuşların, ne gölgesinde yatan insanların, ne de verdikleri yemişlerin hesabını tutarlar
İNSANIN ÖZÜNÜ İNSAN EDEN MAYASI DA, KALPTE TAŞIDIĞI NİYETİDİR.
HAM MADDEYİ BAŞKA BİR ŞEYE DÖNÜŞTÜREN, ÖZÜNE KATILAN MAYADIR.İNSANIN ÖZÜNÜ İNSAN EDEN MAYASI DA, KALPTE TAŞIDIĞI NİYETİDİR.
yüksel köksal
Yeni fırsatlar bizi genellikle sıkıntılı anlarda ziyaret eder, çünkü bir kapı kapanırsa, başka bir kapı açılır.
Görev özellikle zordu, çünkü Kelen sadece üç kısa poz vermeye razı olmuştu. Sonuçta, Sebesy portrenin çoğunu ezberden yapmak zorunda kalmıştı. Kısıtlamalara rağmen, Sebesy portrenin Kelen e yeterince benzediği görüşündeydi. Ancak, Kelen ayni fikirde değildi. Kibirli milyoner resmin kendisine benzemediğini öne sürerek portrenin parasını ödemeyi reddetti. Genç ressam resmini yapabilmek için saatlerce titizlikle çalışmıştı, ve birdenbire bunu gösterecek hiç bir şeyi olmadığını fark etti. Milyoner stüdyodan ayrılırken, sanatçı bir ricada bulundu, "
Portreyi size benzemediği için reddettiğiniz belirten bir mektup yazabilir misiniz?" Kelen bu kadar kolay kurtulduğuna sevinerek razı oldu. Aylar sonra, Macar Sanatçıları Derneği, Budapeşte Güzel Sanatlar Galerisinde sergi açtı. Kelen in telefonu çalmaya başladı.
Biraz sonra galeriye geldiğinde Sebesy nin yaptığı portresinin, üzerinde "Bir Hırsızın Portresi" etiketiyle teshir edildiğini gördü. Mağrur milyoner resmin indirilmesini istedi. Müdür reddedince, Kelen resim kendisini topluma alay konusu edeceği için dava açmakla tehdit etti. Bunun üzerine müdür Kelen in resmin kendisine benzemediği için almayı reddettiğini belirten imzalı mektubunu çıkardı.
Milyoner artık resmin parasını ödeyip almaktan başka çare kalmadığını anlamıştı. Genç sanatçı sadece son gülen olmakla kalmamış, ayni zamanda güçlüğü karlı bir alışverişe dönüşmüştü.
Çünkü milyoner resmi almağa kalktığında fiyatının eskisinden on kat daha fazla olduğunu görmüştü. Gördüğünüz gibi, güçlüklere teslim olmayı kabul etmemişti. Bunun yerine öfke ve acıya teslim olmaktansa yaratıcı ve yararlı bir kapı açacak bir yol düşündü.
Kısaca ressam değerli bir prensip keşfetmişti : Yeni fırsatlar bizi genellikle sıkıntılı anlarda ziyaret eder, çünkü bir kapı kapanırsa, başka bir kapı açılır.
AŞK, acı çektirirken aynı zamanda sana karanlık yönlerini de gösteren iyi bir öğretmendir...
AŞK, acı çektirirken aynı zamanda sana karanlık yönlerini de gösteren iyi bir öğretmendir...
2 Mart 2012
Acı Çiçeği " dir lâlenin bir başka adı...
Yüzü kırmızıdır, çünkü içinde fokurdayan aşk ateşi (nâr-ı aşk) yüzüne vurmuştur. Ateş gibi yakıcıdır bu yüzden rengi ve acıdan bağrı yanmış, üstü başı yırtılmış gibidir... İçinde infilake hazır bir volkan, kabuğunu muttasıl kanatmaktadır. Bu yüzden gönlü yaralı, elbisesi kanlıdır.Çılgındır asırlara sığmayacak emelleriyle;gamlıdır yapmak istedikleri yanında yapabildiklerini gördükçe... Fakat lâle yalnızca Hersekli Arif Hikmet'in dediği gibi, ayrılık acısının kanlı yarasını açtırmaz âşığın gönlünde... aynı zamanda ümit bahçesinde feyiz lâlesini de göğertir:
Dâğ-ı hu-geşte-i hicran degül sinemde...
Açdı gülzâr-ı ümidimde kaza lâle-i feyz....
Kapa çeneni aptal
Aylardır iş bulamayan delikanlı artık önüne gelen her yere müracaat etmeye başlamıştı. Hayvanat bahçesinin önünden geçerken durdu ve 'neden olmasın' deyip, oraya da müracaat etti. Olacak ya; bahçenin gözdesi goril önceki gece ölmüştü ve bun...u müşterilerden bu günlük gizlemeyi başarmışlardı. ... 'Yeni gorilimiz gelene kadar, onun postunu giyip goril taklidi yapabilir misin?' diye sordular. Delikanlı önce şaka herhalde diye düşündü, ama hayır adamlar gerçekten ümitsiz görünüyorlardı. 'Parada anlaşırsak yaparım' dedi. Anlaşmaları uzun sürmedi.
Ertesi sabah geldi, hazırlanmış postu giydi, gorilin kafesine girdi ve o güne kadar seyrettiği belgesellerden aklında kaldığı kadarıyla goril gibi davranmaya başladı: Ara sıra homurdanıyor, göğsünü yumrukluyor, dört ayak üzerinde yürüyor, bir dala sıçrıyor, sallanıyor, seyircilerin attığı meyveleri yiyordu Birkaç gün sonra işine öyle adapte olmuştu ki, daha yüksek dallara bile tırmanıyor, daldan dala atlayabiliyordu.
Ama son atladığı dalı tutamadı, kafesini yan kafesten ayıran fensin üzerine düştü, yıpranmış fens teli yırtıldı ve kendini yan kafesin içinde buldu. Bu aslanın kafesiydi. Delikanlı yutkundu, kelime-i şahadet getirdi. 'İmdat!' diye bağırdı ama kendi sesini kendi bile duymadı. Korkudan sesi kısılmıştı.
Tekrar bağırdı. Eh! hiç olmazsa kendi duymuştu. Önce neler olduğunu anlayamayan aslan yavaşça yattığı yerden kalktı, delikanlıya doğru ağır adımlarla yaklaştı. Seyirciler çığlık çığlığa idi.
Bir çocuk sanki goril anlayacakmış gibi (!) 'tırman, fense tırman' diye bağırdı. Ama korkudan gorilin sadece sesi kısılmamış, eli kolu da felç olmuştu. Aslan affetmedi, geldi, önce pençesini gorilin göğsüne dayadı, sonra başını başına yaklaştırdı ve fısıldadı: 'Kapa çeneni aptal! Beni de işimden edeceksin'..
Resimdeki kadın hangi yöne dönüyor...
1. Saat yönünde dönüyor.
2.Saat yönünün tersine dönüyor
3.Her iki yönede dönüyor.
1.Saat yönünde dönüyor dediyseniz...
Eğer siz bu bayanı saat yönüne doğru döndüğünü görüyorsanız, beyninizin sağ tarafını kullanıyorsunuz.Eğer siz diğer yönde de görmeye çalışırsanız ve görürseniz, IQ dereceniz 160 ın üzerinde ve hemen hemen dahi derecesindesiniz demektir. HER İKİ YÖNDE DÖNDÜğÜ GÖRÜLEBİLİR
SAğ BEYİN ÖZELLİKLERİ
1-Çoğu çocuklar sağ beyinli olurlar 2-Üretkenlik vardır. 3-Müzikten dinlemekten hoşlanırlar 4-Koku alma özellikleri gelişmiştir. 5-Renk ve görme özellikleri gelişmiştir. 6-Nesneleri bir bütün olarak algılarlar. 7-Artistik faaliyetlerde bulunmayı çok severler. 8-Zor kontrol edilebilme özelliklerine sahiptirler. 9-Hayal güçleri fazla gelişmiştir. 10-Hissi hareket eder, olayları teferruatlı düşünmezler. 11-İnsanlarla sosyal ilişkileri iyi değildir
2.Saat yönünün tersine dönüyor dediyseniz...
Eğer siz bu bayanı saat yönünün tersine doğru döndüğünü görüyorsanız, beyninizin sol tarafını kullanıyorsunuz.Eğer siz diğer yönde de görmeye çalışırsanız ve görürseniz, IQ dereceniz 160 ın üzerinde ve hemen hemen dahi derecesindesiniz demektir. HER İKİ YÖNDE DÖNDÜğÜ GÖRÜLEBİLİR
SOL BEYİN ÖZELLİKLERİ
1-Mantıklı hareket ederler 2-Problem çözme teknikleri gelişmiştir. 3-şuurlu hareket ederler. 4-Nesnelerin detaylarını görürler. 5-Analiz etme özellikleri vardır. 6-Akademik faaliyet içerisinde bulunurlar. 7-Matematik işlemler öncelik sırayı alır. 8-Yabancı dil öğrenmeye daha yatkındırlar. 9-Kolay yönetilebilen insan tipidirler. 10-Beşeri münasebetleri oldukça gelişmiştir
3.Her iki yönede dönüyor dediyseniz...
IQ dereceniz 160 ın üzerinde ve hemen hemen dahi derecesindesiniz. Beyninizin her iki tarafını da kullanıyorsunuz, bu yüksek görsel zekaya işarettir.
SAğ BEYİN ÖZELLİKLERİ
1-Çoğu çocuklar sağ beyinli olurlar 2-Üretkenlik vardır. 3-Müzikten dinlemekten hoşlanırlar 4-Koku alma özellikleri gelişmiştir. 5-Renk ve görme özellikleri gelişmiştir. 6-Nesneleri bir bütün olarak algılarlar. 7-Artistik faaliyetlerde bulunmayı çok severler. 8-Zor kontrol edilebilme özelliklerine sahiptirler. 9-Hayal güçleri fazla gelişmiştir. 10-Hissi hareket eder, olayları teferruatlı düşünmezler. 11-İnsanlarla sosyal ilişkileri iyi değildir.
SOL BEYİN ÖZELLİKLERİ
1-Mantıklı hareket ederler 2-Problem çözme teknikleri gelişmiştir. 3-şuurlu hareket ederler. 4-Nesnelerin detaylarını görürler. 5-Analiz etme özellikleri vardır. 6-Akademik faaliyet içerisinde bulunurlar. 7-Matematik işlemler öncelik sırayı alır. 8-Yabancı dil öğrenmeye daha yatkındırlar. 9-Kolay yönetilebilen insan tipidirler. 10-Beşeri münasebetleri oldukça gelişmiştir
Yumurtali Patates
5 yumurta
Maydanoz
Tuz, Karabiber
Patatesleri kup kup dograyip uzerine tuz serpin, karistirin. Siviyagda kizartip teflon bir kaliba alin.
Bir kasede yumurta, tuz, karabiber ve ince kiyilmis maydanozu cirpin, patateslerin uzerine dokun.
Kalibin uzerine bir kapak kapatip ocaga koyun ve yumurta pisene kadar hafif ateste pisirin.
Bir bilgeye sormuşlar: "Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?
Bir bilgeye sormuşlar: "Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?"Terzimi severim," diye cevap vermiş. Soruyu soranlar şaşırmışlar: "Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor?
O da nereden çıktı? Neden terzi?"...
Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş: "Dostlarım, evet ben terzimi severim.
Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır.
Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.
Yaşadığımız her şeyi biz yaratıyoruz. Yaşanan her olay, iletişimde olduğumuz her insan bizi yansıtan birer ayna. BİZ NE DÜŞÜNÜYORSAK KARŞIMIZDA ONU GÖRÜYORUZ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)