10 Kasım 2012
Yükselen Burcunuzu Tanıyın
Yükselen Koç Burcu
Yükselen Koçlar sanki iyi uyumuş da dinlenmiş gibi, parlak ve canlı gözlerle bakar. Kendilerini ilk etapta bu zeki, parlak ve canlı bakışlarla belli eder. Zehir gibi de zekidirler. Kimisi efendi görünür kimi bıcır bıcır, ama mutlaka hepsi de dinamiktir, hemen harekete geçecekmiş gibi aktif bir bedensel duruşa sahiptir, hatta “sen konuş ben bu arada şu işi halledeyim” hali vardır.
Dur bir-iki dakika.. Yok.. Duramaz yerinde, çünkü harcanacak daha çok enerjisi vardır.
Marsiyen yapılıdır, yani yarışçı, rekabetçi ve kimi zaman savaşçı ve kavgacı. Çünkü Koçun yönetici yıldızı mücadele yıldızı Mars’tır.
Yükselen Koçlarda fiziksel bir özellik olarak ilave etmek istediğim bir şey daha; küçük küçük ama tez adımlarla yürür.
Ve Marsiyen yapıyla kanlı, canlı oldukları için, sıcaktan çabuk kızarırlar, yanakları çabuk al al olur.
Yükselen Koç erkeklerinin saç sorunu olabilir zaman içinde.
Yüz ve başlarıyla ilgili sorunları olabilir. Belki bir yara izi, belki baş bölgesine has bir rahatsızlık olabilir. Mars haritada iyi konumdaysa bu türden bir sorun olmaz.
Yaşamaya odaklıdır. Hayat sahnesinin gerisinde kalmaya razı olmazlar, hayatın içinde olmalıdırlar.
Hayat sevinci yüksektir. Genellikle kendiyle ve hayatla barışık olurlar.
Yaşama canlılığı gerçekten hayranlığı hak eder. Ateşli, tez canlı yapıları vardır. Sabırsızdırlar. Yükselen Koç gibi sabırsız bir yükselen burcu olanlar genelde, kendi gibi canlı partner arar ama gider Venüsyen, daha yumuşak tabiatlı daha sakin kişileri seçer, tamamlanmak için. Akılsız insana katlanamazlar. Akıllı olacak çevresindeki insanlar, onu isterler. Olmayınca bazen Koça has sinir krizleri, manifestolar artık hayatının bir parçası olur. Yükselen Koçların en çok belası "sabır"dır.. Sırf sabır yüzünden, başlattıkları sürüyle hedeflerini bırakırlar. Uzayan bir iş onlara göre değildir. Öte yandan, onlar çabuk ulaşılacak kısa hedeflerin ustasıdır. Tıpkı bir atlet gibidir bu bakımdan. Hedef bellidir, 1km koşu ve zafer. Hızla koşar ve zafere çarçabuk ulaşmak ister. Ancak zaman içinde belki de sabrı en çok öğrenen onlar olur, kaçamazlar bu kaderden..
Neden çünkü tepelerinde bir Satürn vardır!
Hayat onlara ama işte ama evlilikte, özel hayatta, ama çocuklarıyla, sabrı öğretir.
Göstermezler ama çok fedakardırlar. Yüreklidirler. Cesurdurlar.
Yükselen Koçlar kızdı mı toslar, aman dikkat!.. Onlara bir şeyi bir kere anlatın, ikinci kere derseniz, hani diliniz durmaz da, o zaman uzaktan söyleyin.. Çünkü salak yerine konulmaktan hiç hoşlanmazlar.. Boynuzu geçirirler Alimallah.
Ancak merak etmeyin, o alevli, birden parlayan öfkesi iki dakika sonra geçer ve bir bakarsınız ki neşeli, şen kahkahaları patlatıvermiş yeniden.
Yükselen Koçlarda çok enteresan, kendilerinden pek beklenmeyen bir özellik vardır, gençliğinde hovarda, çapkın, flörtçü veya özgürlükçü takılan biri olsa da, ayrıca büyük ideal peşinde koşacak biri gibi görünse de, onlar şaşırtıcı bir şekilde evlilik ve yuva düşkünüdürler.
Gelecekte yöneldikleri şey bir yuva kurmaktır. 4.ev yuva evidir, Yengeç ve Ay yönetiminde bir yuva evleri olunca, bu bana göre hiç şaşırtıcı değildir.
Kimi Yükselen Koçların ise, kariyer yerine evliliği seçmesinin ardında haritalarının tepesindeki Oğlak burcu ve Satürn yönetimi olsa gerek. Kariyer ulaşılması çok zahmetli şey gibi görünür onlara, hele gençken hiç sabırları yoktur buna…
Ancak kimi de kariyeri er ya da geç seçer.
Yükselen Koçlar ilişkilerinde genellikle ya tepedeki burç Oğlak, ya da yuva evindeki Yengeç burcuna veya zıt burcu olan Teraziye çekilir.
Yükselen Boğa Burcu
Yükselen Boğa.. Evrenin en bereketli, verimli, etinden sütünden faydalanılan üyeleri..
Hakkınızda haksız laflar çıkmasına aldırmayın derim zaten aldırmamak, insanları aldırmazlığınızla çatlatmakta iyisinizdir.
Gülüp geçmek.. İşte, parolanız budur.
Siz kesinlikle çalışkansınızdır ama tıpkı bir boğa gibi inatsınızdır, sevmediğiniz bir işi asla yapmazsınız, dayak yer yapmazsınız, o derece..
Boğa Yükselenin Yönetici yıldızı Venüs’tür, Teraziler gibi, ama fark vardır aralarında. Boğadaki naiflik Teraziye göre, daha çok güçle karışıktır, güçle karışık bir zarafet vardır hallerinde.
Bir Boğa Yükselenin mutlu bir ifadesi, yuvarlak yüzü, uyumlu, keyifli ve hoşgörülü bir hali vardır. Rahat, sakin yanlarıyla da insanları rahatlatırlar.
Sıcak hava yaratmayı severler. Kendileri sakindir, küçük şeyden mutludur, herkes mutlu olsun ister.
Ve o bir barış severdir, sonuna kadar hoşgörülü olurlar.
Ama damarlarına basınca, işte orada uyumlu bir inek gider, yerine tepeleyen bir Boğa gelir mi, kesinlikle gelir.
Ne de olsa tam karşısında, zıt burcu Akrepten savaş konusunda iyi tüyolar almıştır…
Boğanın öfkesinin güçlü olması ve kızgınlığının uzun sürmesi içinde biriktirip bekletmesinden kaynaklanır. Birikir, patlayınca da deprem gibi sallar zemini Alimallah.
Siz bu sarsıntı esnasında, menzilinde olmamaya gayret edin, sonuçta Boğalar şiddet sevmezler, gözüne görünmeyin yeter..
Bir de özür dileyin, sizi affeder ama bir daha yaparsanız, unutmayın yazmıştır onu bir köşeye. Zorlamayın sabrını daha fazla..
Venüs insanıdır ne de olsa, estetik ve sanat hastası olurlar ve Venüsyen insanlardan çok sanatçı çıkar. Mimar da çıkar. Ve bankacı da çıkar çok. Ne de olsa para evinin hakimidir.
Peki, hiç düşündünüz mü, evrenin bu mülayim, sakin, uyumlu, mutlu, hoşgörülü, üretmek ve mutlu olmak ve mutlu etmekten başka derdi olmayan üyesi neden bazen birden asla vazgeçmeyen bir asiye dönüşür?..
Neden çünkü Boğa Yükselenin tepesinde yani haritanın 10.evinde Kova vardır!
Kovanın öz yıldızını hatırlayalım; büyük değişim ve özgürlük yıldızı Asi Uranüs!
Yükselen Boğa işinde kesinlikle özgür olmayı sever, işine karışılmasından asla hoşlanmaz.
Yükselen Boğa çekicidir, çekiciliklerinin arkasındaki güçlü halleriyle de insanı çekerler. Sakin, hoşgörülü hallerinin arkasındaki güç insanları etkiler.
İşte, bu da onları karizmatik yapar, ne de olsa tepelerinde Uranüs vardır.
Yükselen Boğa ilişkilerinde genellikle tepesindeki burç Kovaya, ya da yuva evindeki Aslana, veyahut zıttındaki Akrep burcuna meyleder. Kendi gibi güçlü, inatçı ama kendinden farklı ve merakını çeken yanları vardır onların..
Yükselen İkizler Burcu
Yükselen İkizler burcunun Yönetici yıldızı zeka yıldızı Merkür’dür. Çok hızlı çalışan bir zeka, hızlı öğrenme kapasitesi vardır. Hayatımızın habercileridir onlar, mesajcısıdır. Bir dolu konuda az veya çok şey bilirler, her şey hakkında bilgileri, söyleyecek sözleri vardır.
İkizler insanı ya uzun incedir ya da orta boylu ve genelde ince bir ağaç gibi süzülen bir halleri vardır. Meryem Ana gibidir kadınları, hani süzülen bir hali vardır onun ya. İkizlerin yüzlerinde çil olur ya da saçlar kıvırcık olabilir. Bıcır bıcır, sevimli, uyanık, sempatik çocuk halleri vardır. Hareketleriyle sevdirir kendini.
Yerlerinde duramazlar, bir yerde fazla kalamazlar, on işi bir anda yaparlar, tez canlıdırlar. Canlı, zeki bakan gözleri vardır, bu bakımdan biraz Koçu andırırlar ama Koçların canlı bakışına ateş, istek harmanlanırken, İkizler Yükselenin bakışında hafif şakacı ve o an kafası yüz şeyle meşgul halde olduğu belli bir ifadesi vardır, sürekli düşündüğü bellidir gözlerinden. Ne de olsa Hava grubundandır, yani düşünce, iletişim, soyut fikirlerden sorumlu burç grubu.
Çok hızlı oldukları için odaklanma sorunları vardır, sabırları azdır ama zaten onlar leb demeden leblebiyi kapmıştır, hem daha soracak çok soruları vardır ya da getirdikleri haber...
Yavaşlıktan hoşlanmazlar. Espri ve hazır cevaplık yetenekleri süperdir.
Gazeteci, haberci ruhları vardır.
Kül yutmazlar. Zeki ve taktikçidirler. Merkür’ün verdiği zeki insanlara has çekicilikleri vardır.
İkizler yükselenin fiziksel yapısında, ayrıca iri göz ya da canlı, dışa bombeli gözler ya da ön dişlerde açıklık olabilir.
Gözleriyle bilgisayar gibi tararlar her şeyi.. Matematik zekaları kuvvetlidir. Çok yönlüdürler. Yeteneklidirler, elleri de hızlı ve beceriklidir.
İyi bir konuşmacı olurlar, komiktirler çok, insanı acaip merak ettirirler, izlenmesi keyifli kişidirler.
İlişkiler evinde zıt burç Yay vardır. Sevgili bulduklarında ya da evlendiklerinde en çok yapmak istedikleri şey belki de birlikte dünya seyahatine çıkmak ya da kır alana yerleşmektir.
Yükselenin tam karşısında, zıttında olan partner evindeki Yayların hevesli, tutkulu, maceracı, hedefe odaklı halleri onların hoşuna gider, çünkü İkizler Yükselen her şeyi bilir ama onları nasıl düzene koyacağını bilen, bilgilerini daha geniş, daha yüksek düzeyde bir alanda büyütmek ve genişletmek için Yay gibi birine ihtiyacı vardır.
Kimi Yükselen İkizler gizli bir düşünce lideridir, siyasete ilgi, hayata karşı taraflı duruşları vardır.
Neden çünkü tepelerinde Neptün vardır!
Yükselen İkizlere göre haritanın tam tepesindeki burç Balık ve Balıkın yöneticisi Neptün’dür. Ayrıca Jüpiter de ikinci yıldızdır.
Bu arada, görebiliyor musunuz, bir İkizler yükselenin Yay, Balık gibi nasıl Jüpiteryen birine ihtiyacı olduğunu?.. O güzelim devasa bilgisi nasıl yayılır dünyaya yoksa..
Tepelerinde Neptün vardır dedim. Hayallerin, ideolojinin, romantik ve yüksek inançların gezegeni.
Yükselen İkizlerin bir hayali olmalıdır. Aslında tek bir şeyde kalmak onlara göre değildir fakat Neptün onları sıkıştırır: “Bir hayal edin!” Bir amacın olsun, der.
Ve bu amacın bir ruhu olmalı!
Daldan dala atlamak yerine, güzelim fikirleri, bilgisi bir işe yarasın ister Neptün.
Neptün sosyalizmin yıldızıdır, İkizler Yükselen gizli bir sosyalisttir, ilerici fikirleri vardır, görüşlerini savunmak onların en büyük amacıdır. Ayrıca bir şeyin sembolü olmak!
İşte, ruhlarının ihtiyacı olan şey budur. Marilyn Monroe “seksi kadın” sembolüdür.
Bir İkizler Yükselen olarak, bir şeyin sembolü olmak. İşte budur!
Bazı İkizler Yükselen tam tersi dindar, hatta dinci olabilir. Bu da Neptün’ün başka yüzüdür. İkizler Yükselen tarih, kültür, mitoloji sever. Uygarlıklar İkizler etkisindedir zaten..
Aşkta kendine mutlu, neşeli, duygusal yanı olan birini ararlar. Onun tatlı ama bir o kadar da bol çenesine katlanacak birini ararlar.
Ve genellikle dediğim gibi, partner olarak ya Jüpiteryen yani Yay ya da Neptünyen yani Balık burcu kişilere meylederler. Duygusallıktan kaçanları ise, kendi gibi Merkür yönetiminde olan Başaklara meyleder.
Yükselen Yengeç Burcu Yükselen Yengeçler hava durumu gibidir.. Her an değişirler, her şeyden etkilenirler..
Yükselen Yengecin Yönetici yıldızı Ay’dır. Çok duygusal yapar Ay onları. Her en ağlayacak gibidirler. Gülerken ağlamak misali..
Kadınlarda güzel göğüs, hülyalı bakışlar, duyguları çok iyi anlatan gözler ve etine dolgun bir beden..
Yükselen Yengeç erkeği deyince aklıma çizgili pijama geliyor. İşte ne kadar yorulurlarsa yorulsunlar, evde tembellik severler.
Yengeçler öncü burçtur, çevresini çekip çevirmek, yönetmek ister. Naiftirler de o yüzden bazen kırmamak için kırılmayı göze alırlar.
Yalnız yine de Yükselen Yengeçlerin duygusal, kırılgan hallerine bakmayın, duygusal halden çabuk sıyrılır, bir anda başka biri olurlar.
Yükselen Yengeçten neden çok siyasetçi veya asker vs çıkar, bilir misiniz?
Tepelerinde Mars yönetiminde Koç burcu vardır da ondan! Savaşçıdır işinde ve genel hayatta o.
Ayrıca Yengeç yuvasını, sevdiklerini, vatanını korumayı sever zaten.
Yengeç Yükselen Ay yönetiminde olduğu için toplum liderleri olurlar, aralarında iyi belediye başkanı çıkar mesela. Siyasete, yönetmeye, ticarete yatkındırlar.
Maddi güvence de önemlidir onun için, yuva tabii mutlaka en önemli şeydir.
Yengeçler işte bir savaşçı, evde evcimendir.
Yengeç Yükselen ve Ay.. Çeker insanı, mangetizması vardır, Ay’ın gel-git yaratan çekim kuvveti gibi çeker insanı.
İnsanın ruhuna dokunur, ruhuna sıcak gelir hareketleri..Dikkat çekerler girdikleri ortamda, insanın onun yanında duygusal olası gelir. İnsana duyguları hatırlatır.. Ve bir kalbimiz olduğunu.
Hayata da zaten duygularıyla bakar. Çok zeki olsa da, duygu onun için en önemli şeydir.
Yuva evlerinde Venüs yönetiminde Terazi olduğu için evde el becerisiyle uğraşan veya kendine ait ve bir şeyler ürettiği bir dükkanı vs olabilir. Gıda, yemek sektörüne yatkındırlar. Kendi perdelerini, kendi elbiselerini kendi dikerler vs.
Bu türden şeyler yapmasa bile evinde, kadın olsun, erkek olsun, evi süsleme hevesi vardır. Evde lüks ve antika severler ayrıca.
Ay nerdeyse haritada Yükselen Yengeçler için orası yuvadır, vatandır.
Kendini huzurlu hissettiği yerdir, inançlarını, hayallerini ve bir amacını gerçekleştirdiği yerdir orası.
Örn; Ay 9.evdeyse gezer bolca, uzak diyarlar, dünya onun için vatandır.. Çeker onu uzaklar, bir anne kucağı gibi…
Yükselen Yengeçlerin çekici, sıcak, güzel ve hissettiği duyguları çok güzel yansıtan bakışları, şefkatli halleri insana güzel gelir.
Girdikleri yerde kabul görürler, toplumun önde gelen, toplumca onay alan, yaptıklarıyla toplumum beğenisini kolayca kazanan, toplumun kalbine, ruhuna hitap etmeyi bilen insanlardır. Onların ekmek, peynir aldığı bakkal yıllarca aynıdır, gittiği kasap değişmez. Yaşadığı yerdeki tüm esnafla, tüm mahalleyle samimi, akraba gibidir. Hatır, gönül, vefa onlar için çok önemlidir.
Ay parlak evdeyse parlarlar hayatta, toplumun tuttuğu kişi olurlar, toplumu, insanları duruşuyla etkileyen ve sürükleyen kişi olurlar. Sanki toplum için bir yakın, aileden birisi gibidir onlar ayrıca.
Bereketli ve uğurludur.
Yükselen Yengeçler ilişkilerinde genel olarak ya tepelerindeki burç Koç, ya zıt burç Oğlak ya da yuva evindeki Terazi burcuna meyleder.
Yükselen Aslan Burcu
Yükselen Aslanların en önemli yeri "yeleleri"dir.. Saçlarına dokunmayın da ne yaparsanız yapın.. Saç onların Asalet kostümüdür.
Aslan Yükselenlerin heybetli, sanki foto için poz veriyormuş gibi bir halleri vardır. Heybetli, dik, kendine güvenli ve güneş gibi parlak ve sıcak.. Yükselen Aslanların egoları yüksektir, şımarık görünen yanları da vardır ama asla hadlerini aşmazlar. Çünkü gururları vardır. Taktik, oyun vs severler ancak bunu asaletlerini bozmadan yapmak isterler. İstikrar severler ama gizli bir çılgındırlar öte yandan.
Tutku.. Ateş.. Hayatı sevmek.. Onları iyi anlatır. Azla yetinmek duygusu yoktur. Büyük isterler. Ve büyük oynarlar.
Genelde kumraldırlar. Güneş Yöneticileri olduğundan olsa gerek..
Kadınları sarı saçlı, frapan, süslüdür, şahşahalı giyinir. Dikkat çeken, iddialı gözlükler vs..
Nerde en cafcaflı, süslü, abartılı, leopar desenli, klas giyen biri varsa mutlaka onun ya burcu ya yükseleni Aslandır.
Erkekleri de öyledir, mesela altın takı seven erkeklerin ya burcu Aslan ya da Yükseleni Aslandır. Star havası vardır ayrıca onlarda.
Yönetici yıldızı Güneş dedim ya, Güneş nerdeyse haritada kendini orada var etmek isterler. Aşkta çılgındırlar. Kendilerinden beklenmeyeni yaparlar, çünkü zıt burçları Kova kışkırtıcıdır onlar için, ondan sıra dışı, çılgın şeyler için ilham alırlar. Zaten kendileri ateşlidir, oyun, heyecan seveler.
Ancak, onlar enteresan bir şekilde gizli bir yuva severdir ayrıca.
Bekarken çılgın ama akılları kral/kraliçelerini buldu mu evlenip yuva kurmakta olan kişilerdir. Bu da doğaldır, Aslanın hüküm sürmesi için bir krallığa, yuvaya ihtiyacı vardır değil mi?..
Ve ayrıca aşkta çılgın olsalar da, tepelerindeki Venüs yönetimindeki Boğa onların sıcak ve kalıcı olan bir yuva hedeflemelerini sağlar.
Her işte her yerde ne yapıp edip parlarlar. Yiğittirler. Bir de çok açıktırlar. Kendileriyle veya başkalarıyla ilgili gerçekleri söylemekten çekinmezler. Kimden korkacaklarmış..
Aslan Yükselenlerin fiziksel yapısıyla ilgili son bir özellik; saç tipini değiştirmezler, kendileri için heybetli ve havalı bir model bulurlar. Budur onların “yelesi” veya “tacı.”
Yükselen Başak Burcu
Yükselen Başaklar inanılmaz titiz, düzen, detay, hastasıdırlar. Ve hijyen delisi.
Eğer domatesi deterjanla yıkayan birini görürseniz, teşhisi koyun: ya burcu Başak ya da Yükselen burcu Başaktır.
Her işte mutlaka mantık ararlar. Şüphecidirler.
Yükselen Başaklar biraz ince yapılıdır. Hızlı ve enerjiktirler, çabuk enerji yakarlar.
Yükselen Başak erkekleri ve kadınları genellikle sade ama şık giyinirler, en önemlisi de tertipli giyimdir.
Erkeklerde gömlek ütülü ve düğmeler sonuna kadar kapalıdır, ya da açsa bile tertipli durmalıdır yakası vs. Fizik yapıları iyidir, çünkü ya çok koşturmaktan ya da spor yapmaktan, kıyafeti iyi taşırlar.
Formda kalmak onlar için çok önemlidir. Sabahın köründe kalkıp spor yaparlar..
Yükselen Başak kadınları hatta erkekleri belki de fiziğiyle en çok uğraşan kişidir, zırt bırt saç modeli, saç rengi değiştirler. Bu biraz da mükemmeliyetçi yapından yani hiç bir şeyden tam olarak memnun olmamaktan kaynaklıdır.
Çok zeki olur Yükselen Başaklar, sistematik işlerde, araştırma, soruşturma, dille alakalı işlerde çok iyidirler. Yönetici yıldızları Merkür’dür çünkü.
Genellikle iletişim-bilgi alanında, bir şeyin beyin takımında, mutfağında, sözel-yaz işlerinde, teknoloji işinde, hesap kitap işlerinde çalışırlar.
İyi strateji kurarlar. Hizmet duyguları yüksektir.
Mütevazi ama mesafelidirler.
Yükselen Başak erkeklerinde Man in Black havası vardır, elinde James Bond çanta, önemli görevlere koşturan.. Zaten James Bond’un Başak burcu olmasından şüpheleniyorum..
Ya da İngiliz Kemal halleri vardır erkeklerin. Ülkesi için gidip ajanlık yapan, görevimiz tehlike durumları..
Bir işkoliktirler.
Disiplin severler, dakiktirler, iyi gazeteci, iyi bir araştırmacı, tüyocu, strateji uzmanı, haberci olurlar.
Bir şeyin beyin takımında, organizasyonunda olmakta iyidirler. Bir alanda uzmanlaşmaya yatkındırlar ayrıca.
Sadece, Başak Yükselenlere biraz vizyon, biraz duygu, biraz hayal gerekir. Bunun için birlikte çalıştıkları kişilerden ilham almalıdırlar.
Hayata biraz duygu, biraz lezzet katmak için, duygu dünyasını besleyen kişilere yönelirler. Ancak, sanmayın ki Başaklar sadece entelektüel ya da hizmet sektöründe çalışır.
Başak Yükselenlerin on elinde on marifet vardır. Tepelerindeki İkizler de kendileri gibi Merkür yönetimindedir. Ve seslerini duyurmaya önem verirler. Hedefleri yaptıkları işte ses getirmektir.
Merkür, Venüs’ten sonra şarkı, müzikle ilgili bir yıldızdır, Başak Yükselenler arasında çok şarkıcı, sanatçı çıkar. Sesle ilgili, konuşmayla ilgili işlerin yanı sıra sanatın dalları vardır ayrıca. Sanatta ses önemlidir.
Kulakları sağlamdır, iyi müzik aleti çalabilirler ayrıca. Ve kulak yeteneği onlara iyi taklit de yaptırır. Zaten Merküryen yapı biraz muzip, şakacı, esprili, nükteli yan verir onlara.
Yükselen Başaklar çalışırken başkalaşır adeta. Gündelik hayatta titiz, sakin, prensipçi, şifacı, hijyen, iyi gününde esprili, negatif gününde eleştireldir ama çalıştıkları zaman sanki başka birine dönüşür, her şey gider, sadece o görev, o iş vardır merkezlerinde.
Dikkat ve odaklanmada iyidirler.
Yükselen Başaklar genellikle ilişkilerinde tepelerindeki burç İkizler, ya da yuva evindeki Yay veya zıt burç Balıka yönelir. Kendini bu burçlarla tamamlar.
Yükselen Terazi Burcu
Yükselen Teraziler Venüs yönetiminde.. Yani naiflik, zarafet, diplomasi, şıklık..
Asildir.
Yükselen Teraziler ayrıca şımarıktır biraz, estetiğe, inceliğe önem verirler.
Naif hallerine kanmayın derim çünkü kadife eldiven takan otoriter, lider ruhlu bir kişi olabilir. Ve eldivenin altında demir yumruk bulunabilir.
Terazi Yükselenler siyasidirler, hayata karşı mutlaka siyasi bir duruşları vardır.
Devrimci ruhludurlar. Eşitlik, hak adına düzenlenen protestolarda bolca Terazi Yükselene rastlayabilirsiniz.
Özgürlük, adalet, eşitlik vs konulara karşı hassastırlar.
Dilleri tatlıdır, süslü kelimeleri iyi becerirler ama fikirlerini söylerken de çok açık sözlüdürler ayrıca. Bazen seviyor mu dövüyor mu anlamak zordur, insanı iki arada bir derede bırakırlar.
Zekidirler ve olaylara tarafsız bakmak, gözlemlemek yetenekleri olduğu için, iyi yalan yakalarlar ve iyi yüze vururlar.
Genelde herkese karşı kibar davranmakla birlikte, sevmedikleri, kızdıkları kişi karşısında şımarık konuşurlar, eğer karşısındaki kişi hak etmişse ona göre, bu durum alaycılığa varır. Artık karşısında olan tabanları yağlasın, erkekliğin yüzde 10’u kaçmaktır desin. Benden tavsiye…
Kimi Yükselen Teraziler ise eşitlik, hak, kimseyi incitmemek, üzmemek derdiyle, sürekli endişeli, tereddütlü bir hali vardır. Zarif endişelerdir onlar..Aman kırmayım, aman ortamı germeyim vs.
Terazi Yükselen olunca ilk akla gelen Venüstür! Mutlaka estetik olmalı işlerinde ve hayatlarında.
Ve sosyallik önemlidir onlar için. Sosyal işlerde çok iyidirler.
Sanat kabiliyeti olan sanatla, siyasete ilgisi olan siyaset sahnesinde boy gösterir. Ve sosyal içerikli, halkla ilişkileri bol işlerde severek çalışırlar.
Her türlü sosyal organizasyonlarda boy göstermeyi severler.
Terazi Yükselenler salon insanıdır biraz da, huysuz zamanları hariç..Salon insanı şıklığı, bazen abartıya kaçan ve bazen suni duran neşeleri vardır. Salon ortamında, süslü, lüks ortamlarda kelebek misali dolaşmak, sosyalleşmek yakışır onlara..
Terazilerin yaptıkları işlerle parlaması ve toplum tarafından sevilmesinin nedenlerinden biri Venüsyen yanıdır, diğer bir şey ise, tepelerinde Ay bulunmasıdır.
Çünkü haritanın en tepesindeki ev Ay Yönetimindeki Yengeçtir.
İster siyaset ister, sanat, ister başka işler olsun, yaptıkları işlerle dikkat çeker, toplumun gözdesi olmayı başarırlar. Ay etkisi toplumun kalben onları sevmesine destek olur.
Toplumun ruhuna hitap etmeyi bilir. Tabii biraz mavi boncuk dağıtmayı da bilir.
Yükselen Terazi bir şeyi sunmak, tanıtmak, değerini yükseltmekte ustadır ayrıca.
Aralarında çok kuyumcu, pırlanta satıcısı, antika eşya satıcısı vs olur.
Yükselen Terazi ilişkilerde genellikle tepesindeki burç Yengeç, zıt burç Koç veya yuva evindeki Oğlak burcuna meyleder.
Yükselen Teraziler yuva kurmayı hem çok isterler, hem korkarlar, bilirler ki yuva kurduğunda nerde tatsız sorumluluk varsa üzerlerine atılacak. O yüzden olgunluk çağında kendilerini yuva kurmaya hazır hissederler.
Yükselen Akrep Burcu Yükselen Akrepler için hayat bir savaş alanıdır. Her şey onun için bir savaş, mücadele, ölüm-kalım meselesidir. İyisi-kötüsüyle tüm duyguları inanılmaz yoğunlukta hisseder, yaşarlar. Ve her şeyi iliklerine kadar yaşamak isterler. Bir şey onun istediği gibi olunca ondan mutlusu yoktur, olmayınca ondan mutsuzu yoktur. Lütfen biraz relax.. Bir dönün bakın etrafınıza, mesela tam karşınızdaki, zıt burç Boğaya.. O şu an şezlonga uzanmış, hayatın tadını çıkarıyordur, hem de bir şeylerin olacağından emin, keyifle güneşleniyordur. Onun haline kızmayın, siz de bir şezlong kapın yanında.. Yükselen Akreplerin bu ölümüne sevgi, ölümüne zafer duyguları korkutur beni. Hayır! Hayat bu değildir, gerçi hayatın tadını çıkarmayı da bilirler ama bir şeyler istediği gibi gittiğinde. Dayanıklı, uzun soluklu, sabırlıdır ve duyguları ve sezgileriyle yaşar. Öte yandan çok da zekidir, şüpheci, kurnaz, derini gören bir zekaları vardır. Yükselen Akreplerde derin bakışlar, gizemli bir hava, hem her şeyi konuşan hem hiçbir sırrı ele vermeyen, ketum yanları vardır. Merak edersiniz onu.. Çok gizemlidir. Ayrıca karizmatiktirler. Yönetici yıldızları Plüton onlara mıknatıs kuvvetinde güçlü çekim kuvveti verir. Seksapelleri yüksektir. Aşkta, sekste tutkulu ve cesurdurlar. Gizemlidir dedim, duygularını, fikirlerini bilmezsiniz, güler ağladığını bilmezsiniz, mutluyum der ama daha yeni bir savaştan çıkmıştır belki de. Çünkü insanlara zayıf görünmekten hoşlanmaz, hırslı yapıları, güçlü olma ihtiyaçları ve egoları tutar onları. Ne de olsa tepelerinde Güneş’in yönettiği Aslan burcu vardır. Güçlü olmak iki burcun etkisiyle artık bir tutkuya dönüşür. Tepelerinde Güneş yönetiminin de etkisiyle, kimisi sanat, kimi siyaset, kimi iş alanında yönetici olmak, bir yıldız gibi parlamak ister. O alanın yönetimi, kontrolü elinde olmalıdır, Haklıdır da, iyi yönetir işleri ve insanları. Ayrıca bunun etkisiyle, eline aldığı işleri de parlatmayı bilir. Yükselen Akrepler yönetmeyi, kontrolü severler. Hatta biraz kontrol-frik olabilirler. İyi de yönetici çıkar aralarında. Meslekleri neyse o alanda iz bırakmak isterler
Cesurdurlar.
Yükselen Akreplerin Yönetici yıldızı önce Plüton sonra Mars’tır.
Sahiplenmeyi severler. Ama kendilerini bıraksalar, Plüton onlara daha fazlasını verir.
Plüton haritada neredeyse, Yükselen Akreplerin mücadele, güç, gizem, misyon, aşma alanı orasıdır, ve cevheri, gizli hazinesi de oradadır.
Plüton eşittir misyon ve aşma gücü.. Dönüşüm…Yani Plütonik bir giysisi vardır onların.
Kendileri Plütonik/Marsiyen yani sert yapılı olduklarından, etraflarında Venüsyen insan ararlar, sıcak, rahat, sevecen kişiler yani. Kendileri de sıcaktır ama Venüsyen sıcaklıkta bir huzur, tatlı ve insanı gevşeten rahatlık vardır. İşte, bu bir savaşçının, savaştan döndükten sonra yanında dinlemek isteyeceği kişi modeli.
Akrep Yükselenler ilişkilerde genellikle ya tepelerindeki burç Aslan, ya zıt burç Boğa veya yuva evindeki Kovaya yönelir. Hem kendisi gibi güçlüdür onlar da hem farklı özellikleriyle onun gizem sever yanını kışkırtırlar.
Yükselen Yay Burcu
Yükselen Yaylar evrenin gezgin, maceracı ruhları..
Neşelidirler. En tipik özellikleri gülümsemeleridir.
Yükselen Yayın gülümseyen dudakları, neşeli bir yüz hattı vardır.
Yay Yükselenlerin duruşunda filozof bir hal vardır ya da bilge kişi.
Hareket severler. Bir yerde uzun kalmaktan çabuk sıkılırlar. Gezmek, dolaşmak, bir şeyleri keşfetmek, hareket halinde kalmak isterler hep.
Huzursuz, geniş tarlaları ve doğayı özleyen ve kaçıp giden asi ve asil atlar gibidirler.
Asil yanları vardır.
Adildirler.
Açık sözlüdürler. Düşüncelerini art niyetsizce, olduğu gibi söylerler. Herkesi kendi gibi iyi niyetli, açık gönüllü sanırlar.
Ancak bu açık sözlülük daha sonra başlarına dert açar, çünkü bazen açık olayım derken çam devirirler.
Yay Yükselen fiziksel olarak uzun boy verir genellikle. Uzun boylu değilse bile, sportif ve rahat tavırlı bir beden verir.
Saçlar gürdür, atın yelesi gibi dalgalanır.
Yükselen Yay burcunun yönetici gezegeni Şans ve genişleme, bolluk yıldızı Jüpiter’tir.
Jüpiter’in onlara kazandırdığı hem öğretici, hem öğrenmeye, bilmeye meraklı yan ve filozofik bakış açısından dolayı, girdikleri ortamda insanların saygısını kazanırlar kolayca.
Hatta insanın onların yanında ceketini ilikleyesi gelir.
Onların karizması bilge hallerinden, alanında otorite olmalarından gelir. Ve tabii her an kaçıp gidecekmiş gibi duran özgür ruhlarından.
Saygıyı hak eden hayat görüşleri, hayata ektik bakışları, adil, paylaşımcı yapı ve ayrıca işlerinin uzmanı olmak gibi özelliği nedeniyle toplumun “saygı duyulan” kişileridir.
Özgürlük savaşçısıdır o ayrıca. Aristokrat bir savaşçı, bir şövalyedir o.
Çok girişimci olurlar, Yönetici yıldızları şans gezegeni Jüpiter’e de çok güvenerek sürekli bir girişim, bir hedef peşindedirler.
Kendilerine inanır ve güvenirler.
Aşk onlar için bazen bir oyun bazen sanki bir sportif yarışı kazanma hevesidir. Aşkta ayrıca tutkuludurlar. Zaten hayata karşı tutkulu, hevesli kişilerdir. Yaşama sevinçleri yüksektir.
Hedefsiz kaldıklarında depresif olurlar. Mutlaka ulaşılacak hedefler lazımdır onlara.
Tam bir hobi severdir, zaten çok yönlü yetenek ve bilgileriyle hiç uğraşsız, hobisiz kalmazlar.
Yükselen Yaylar sık kent, mekan değiştirir.
Kafaları sıkılır, basar giderler yurt dışına. Bir anda hop çanta sırtlarında. Gezgindirler.
Yaşasın seyahat!
Dil becerileri de vardır, her yerde iki kelime dil bilseler bile hiç aldırmazlar buna, herkesle anlaşırlar.
Yaylar garları, hava alanlarını, hanları çok severler.
Evliya Çelebi gibidirler.
Fizikleri çekicidir, asil bir at gibi seyretmesi hoştur onları, salına salına yürürler..
Yükselen Yayların dil becerileri, dille, iletişimle alakalı işlerde kendilerini göstermeleri tabii en başta Jüpiter’den gelir, sonra da tepelerindeki Merküryen yönetimindeki burç Başaktan. Başak ve Merkür ona taktik kurmayı, stratejiyi öğretir.
Yay Yükselenler ilişkilerinde genellikle tepelerindeki burç Başak, ya da yuva evindeki burç Balık veya zıt burç İkizler burcu insanına meyleder.
Yükselen Oğlak Burcu
Oğlak Yükselen kadını da erkeği de gerçekten lider ruhlu, yönetici ruhlu olurlar.
Çünkü Yönetici yıldızları ilk başta Disiplin yıldızı Satürn ve sonra Uranüs’tür.
İddialı, hırslı, rekabetçi, disiplinli görünürler.
Kadınları hoştur ama dikkat, karate bilirim duruşu vardır..! Erkeklerinde de kick boks veya boks bilir haller vardır.
Disiplinli, kural sever hallerinin arkasında bir çılgın bulabilirsiniz. İşte ciddi, genel hayatta kendine has, çılgın yanları olan ve büyüdükçe de şarap gibi gençleşen tiplerdir.
Şaşırtıcı bir şekilde genç görünmeye meraklıdırlar.
Oğlak Yükselenler iyi düzenleyici olurlar. Bilim kafaları da vardır, Satürn sıkı disiplinli bir kafa verir onlara.
Her şeyi ciddiye alırlar. Çalıştıkça, hayatları da düzendeyse onlardan iyisi yoktur.
Öncü, halk adamı havaları vardır. Kimi Yükselen Oğlakta Aristokrat bir hal vardır.
Tarih severler.
İddialı oldukları için kendilerini sosyal hayatta da göstermek isterler. Tepelerindeki Venüs yönetimindeki Terazi onları yıldız yapabilir.
Yükselen Oğlaka göreTerazi tepededir dedim. Yani Venüs..
Satürn ve Venüs.. Bazı Oğlak veya Oğlak Yükselenlerin neden sanatçı olduğunun, ve alanında öncü, kendine özgün eserler ürettiğinin sebebidir.
Ve sahneyi neden çok iyi doldurduklarının ve sahnede parladıklarının nedeni..
Satürn-Venüs birlikte yapı duygusu, form yeteneği, inşa becerisi verir onlara. Bir şeyi formuna sokmak, bir şeyi temellendirmek, şekillendirmek, işi bir formata sokmak vs iyi becerirler.
Detayı ve ince işi de severler.
Oğlaklardan da iyi mimar, grafiker çıkar, form duyguları güçlüdür.
Zaten çalışkandırlar, işkoliktirler. Sorumluk duygusu; felsefeleri budur.
Çalışmadıkları zaman huysuz, agresif, haşin olurlar.
Oğlak Yükselenler de siyaset severdir. Hem Oğlak siyasetten sorumlu bir burçtur, hem Terazi. Aralarında iyi siyasetçi, yönetici, bürokrat, devlet adamı çıkar.
Aşkta duygusallık ararlar.
Her şeye akıl gözüyle baktıkları için, hayatlarında duygusal, ateşli kişiler ya da romantik kişiler ararlar, tamamlanmak için.
Oğlak Yükselenlerin ilişkide en inat yanı aşkta sevgilerini göstermemeleridir. Seviyorum sözü onlar için çok nadir söylenmesi gereken bir sözdür, israfı sevmezler..
Aşkta Oğlak Yükselenin dediğine değil yaptıklarına bakınız. Yoksa kafasına bir vazo fırlatıp gitme isteğiniz her an galip gelebilir.
Yükselen Oğlak için ciddi ilişki, evlilik bir hayat, nefes almak ise de, aradığını bulmadığında flörtçü olabilir, çünkü zıt burç Yengeçin yönetici yıldızı Ay onların yalnız kalmaktan korkmasına, ilişkilerde yalnızlığı sevmemesine neden olur, yanında bir partner arar mutlaka.
Ancak bir Oğlak için eş duygusu, karı-koca duygusu önemlidir, bu duyguyu bulmadan ilişkilerinde duygusal tatmini yakalaması kolay olmaz. O bir babadır/annedir, o bir eştir. Budur onları mutlu edecek, tamamlanmış hissettirecek ilişki. Tabii bir de ilişki evindeki Ay yönetimini hesaba katarsak, ruh eşini ararlar diyebiliriz.
Yükselen Oğlaklar ilişkilerde ya tepelerindeki burç Terazi, ya yuva evindeki Koç veya zıt burç Yengeçe meylederler.
Yükselen Kova Burcu
Kova Yükselenleri hemen tanımamızı sağlayan ilk özellikleri "modern" olmalarıdır.
İster kapalı ister açık olsunlar, Kova Yükselenlerin mutlaka kıyafetleri, duruşu, ifadelerinde modern bir hal vardır.
Genç ve şık görünmeye bayılırlar.
Kovanın Yönetici yıldızı Değişim yıldızı asi Uranüs’tür. Ayrıca ikinci yıldızları Disiplin yıldızı Satürn’dir.
Kova Yükselenler bu iki yıldız harmanından oluşur adeta. Kimisinde Uranüs kimisinde Satürn baskındır. Herkesle arkadaş olurlar ama bir mesafeleri vardır. Tarafsız duruşlarıyla insanda acaba bu kişi soğuk mu yoksa hayata yüksek yerden, geniş pencereden bakan, tarafsız biri mi diye bir tereddüt uyandırabilir.
Gerçekten olaylara tarafsız bakmayı bilirler. Gerçekçi ve pozitif bir bakış açıları vardır.
KovaYükselenler düzen, organizasyon ve şıklık sever.
Evde eşyaları modern, yeni olsun isterler. Tarihi şeyden pek hoşlanmazlar.
Onlar "yeni" olan şeyleri severler.
Çok oturmayı, dert dinlemeyi, yönlendirilmeyi, fikir dayatmasını asla sevmezler, hemen o ortamdan giderler.
Akıllıdırlar, farklı ve gerçekten geniş, bazen herkesten bambaşka bakan bir bakış açıları vardır hayata ve olaylara karşı. İşte, bu onları farklı kılar ve saygınlık kazandırır.
Karizmatiktir onlar da kesinlikle. Uranüsyen etkide sıra dışıdırlar.
Çarpıcı bir elektrikleri vardır.
Olayın bütününü çok sıra dışı görürler. Bütüne bakmayı iyi bilirler. Hayatta, işte akıllı iken, aşkta tutkulu ve çılgındır Yükselen Kovalar. Çünkü zıt burç Aslan ilişkiler evindedir. Bu onları aşkta ateşli, tutku ve kışkırtıcı yapar!
Kendileri genel hayatta fazla akıllı, fazla organizedirler zaten, hayatlarına biraz tat, heyecan, tutku, aşk alevi hiç fena olmaz.
Öte yandan Uranüs onları biraz maymun iştahlı yapabilir. Çabuk aşık olurlar.
Yalnız, kimi maymun iştahlıyken kimi de aşkta takıntılıdır.
Yükselen Kovaların tepelerinde Plütonik Akrep burcu vardır. İşte, Kovaları hırslı ve takıntılı yapan şey! O akıllı, o fark yaratan, o modern ve özgürlük nidaları atan Kova Yükselenin neden iş aşka, veya başka bir şeye gelince acaip hırs, sahiplenme ve takıntı derecesinde bırakmama örneği gösterdiğini buradan anlarız.. !
Kova Yükselenin en büyük çelişkisi ve hayat dersi buradadır!
Özgürlük ve bireyselliğini koruyan ve istikrarlı ve sağlıklı, pozitif bir ilişki mi, yoksa tutma, bırakmama, sonuna kadar, darbe yiyene kadar sağlıksız bir ilişkiden vazgeçmemek mi..
Kova Yükselenler ilişkilerinde ya tepelerindeki burç Akrep, ya zıt burç Aslan ya da yuva evindeki burç Boğaya meyleder.
Yükselen Balık Burcu Yükseleni Balık burcu olan kişinin Yönetici yıldızı Neptün’dür sonra Jüpiter’dir. Hayalleri boldur, vizyonerdir. Gezgin, kaşif, misyoner veya film starı olurlar. Pırıltılara bayılırlar.. Balık Yükselenlerin mutlaka sanata ilgisi vardır ama her zaman ama geçmişte sanatla ilgilenmişlikleri olur. Şair ruhludurlar. Mistik, bilge kişi havası vardır kiminde. Balık Yükselenler “bilge çocuk ruh”una sahiptir, büyümüş de küçülmüş gibidir, ya da küçüktür ama büyük laf ederler pat diye. Balık Yükselenlerin vizyon, sanat, hayalle alakası vardır dedim, çok iyi bir dergi editörü falan olurlar. Resim, foto, görsel yetenekleri iyidir çünkü. Neptün etkisi biraz manik-depresif haller de verebilir, oynamaya bayılırlar ama bu oyunu uzatırlarsa manik olma riskleri vardır. Depresyona meyilli olurlar, biraz da kendilerine ve insanlara acıma duyguları vardır.. Çok merhametlidirler. Hayal.. Balık Yükselenlerin en büyük çabası hayallerini gerçekleştirmek üzerinedir. Bir hayal edinir, sonra onu Neptün haritasında neredeyse, o alanlardan beslenerek elde etmek ister. Örn; Neptün 7.evdeyse rüya gibi bir aşk, romantik bir evlilik isterler. Yükselen Balıkların en büyük kozları gizemli çekim güçleridir. Büyüleyicidirler, insanı hipnoz etme kabiliyetleri vardır. İnandıkları bir şeye insanları da inandırırlar. Öte yandan boş hayallere dalıp tembellik de yapabilirler. Görsel yetenekleri iyidir dedim, ayrıca yaratıcı zekası çok iyidir, kurgu becerisi vardır, ruhsal olarak başka bir karaktere bürünme becerisi ayrıca. Şayet haritası uygunsa ya hayatını film gibi yaşar ya da filmde oynar vs. Hayatın jönü, kahraman şahsı olmayı severler. Kendini feda eden kahraman vs.. Zaten destanlara, şiire, masallara düşkündürler. Tepelerindeki burç Jüpiteryendir kendisi gibi, Yay burcu. Aralarında fark vardır tabii. Yaylar daha gerçekçi bir hayal içinde hedeflerine koşan bir savaşçıdır, bilgiyi büyüten, değerlendiren ve derinleştiren, edindiği bilgileri bir disipline dönüştürmeyi başarandır Yay. İşte, bazı Balık Yükselenler bu yolu seçer ve bunu başarmak için Yay vari Jüpiteryen insanlardan destek ve rehberlik almak isterler. Fazlaca duygu ve hayal dünyasında, bilinç ötesi dünyada gezmekten yorulan Balık Yükselenler hayata biraz akıl, mantık gözüyle bakabilmek adına, ilişkilerinde ya zıt burç Merkür yönetimindeki Başak, ya da yuva evindeki İkizlere veya kendine yol gösterici olarak gördüğü tepedeki Yay burcuna meyleder.
http://www.derki.com/astrolojik/item/3019-yukselen-burcunuzu-taniyin
9 Kasım 2012
Kelt Astrolojisi...
Keltler, insanları, doğum tarihlerine bağlı olmak üzere şu ağaçlarla ilişkilendirmişlerdir.
Huş (24 Aralık – 20 Ocak)
Bu kişiler son derece hırslı ve kararlıdırlar. Hedefe yönelik çalışırlar ve başarılı olmaya ihtiyaç duyarlar. Güvenilir ve sadıktırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Huşları, çok daha tepkisel ve duygusal, içedönük olmaya eğilimlidirler. Kendilerine çok güvendiklerinden, hedeflerini takip etmekte bazen gereğinden fazla ısrar ederler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Huşları ise amaçlarının tamamen farkında olan objektif vizyonerlerdir ve daha dışadönük olmaya eğilimlidirler. Ancak bunlar da, arasıra yaşadıkları “gerçeklikten kopuş” nedeniyle karar mekanizmalarının sekteye uğraması sorunuyla karşılaşırlar.
Üvez (21 Ocak – 17 Şubat)
Güçlü insancıl ve spiritüel ilkelere bağlı, vizyoner bir zihne sahip, ilerlemeci ve idealist düşünürlerdir. Kısıtlamalara tahammül edemez ve sürekli de değişimi getirmeye çalışırlar. Sıradanlıklara da dayanamazlar. Yenilikçi fikirleri her zaman toplumun geri kalanının aklına yatmayabilir. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Üvezleri, büyük sosyal değişimleri sağlama kapasitesine sahipse de, genellikle uzun soluklu işlerde çabuk sıkılmaya ve sabırsızlanmaya yatkındırlar. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Üvezleri ise büyük bir etkileme gücüne sahiplerdir ama sağlayabileceklerinden fazlası için söz vermeye eğimli olurlar.
Dişbudak (18 Şubat – 17 Mart)
Karakterlerinde iki farklı yön barındıran bu insanlar, zaman zaman kolay incinebilen, sanat eğilimli kişiler; zaman zaman da kararlı pragmatikler olurlar. Duyarlı ve sevgi doludurlar; bu da onların insanın yapıtaşlarını kolay anlamalarını sağlar. Çevrelerindeki insanların çektiği acıyı dindirmekte oldukça yeteneklidirler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Dişbudakları, duygusal ilişkiler söz konusu olduğunda tepkisel davranabilirler. Çekingen gözükseler de, yüzeyin altında atik ve ani hareket edebilen bir insan gizlidir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Dişbudakları ise olaylara yücegönüllülükle, kendilerinden fedakarlık yaparak tepki verirler.
Kızılağaç (18 Mart – 14 Nisan)
Güçlü, maceracı, hareketli ve cesur olan bu kişiler aslında çok iyi birer müttefik de olsalar, kendi savaşlarına yönelmeyi tercih ederler. Sanki sürekli huzursuz gibidirler ve amaçlarına ulaşmaya çalışırken birçok tehlikeye girip çıkabilir, şartları pek önemsemeden sadece ileri gitmeye uğraşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Kızılağaçları, son derece huzursuz ve kararsızdır. Bu nedenle arada bir yavaşlayıp hareketlerinin sonuçlarının ne olacağını düşünmeleri gerekir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Kızılağaçları ise yaşama daha özgüvenli şekilde yaklaşır ve büyük bir ikna becerisine de sahiptir ama o da çoğunlukla içten gelen büyük enerjiden yoksundur.
Söğüt (15 Nisan - 12 Mayıs)
Güçlü bir iradeye ve iyi bir hafızaya sahip, düşüncelerini kolayca dile getirebilen insanlardır. Duygusaldırlar ve ruh halleri de hızlı biçimde değişir. Pratik insanlar oldukları için kolaylıkla mucit de olabilirler ama yaşamın gizemlerine de çekilip dururlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Söğütleri’nin ruh halleri oldukça hızlı değiştiğinden, bir dakikaları bir dakikalarını tutmaz. Yine de, bir fırsat yakaladıkları zaman hızla hareket edip bunu değerlendirmesini bilirler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Söğütleri ise her şeye çare bulan, her işin altından kalkan kişilerdir ve sıradışı bir hafızaya sahip olurlar.
Alıç (13 Mayıs – 9 Haziran)
Karizmatik, yaratıcı ve yenilikçi fikirler ile doludurlar. Oldukça yeteneklidirler ve birçok duruma da uyum sağlamasını bilirler. Sempatikliklerini kaybetmeden çevrelerindeki insanları etkileri altına almayı bilirler. Eski Kelt ozanları ve rahiplerinin sahip olduğu özellikleri vardır ve bunlar sanat alanında da ortaya çıkarlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Alıçları, tepkisel ve duyarlı, çoğunlukla da kırılganlardır. Bir hareket tarzı belirlediklerinde de kararlı kişilere dönüşürler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Alıçları ise, yakın ikili ilişkilerde pek fazla kısıtlanmaya gelemeyen insanlardır. Herşeyi fark etmelerini ve incelemelerini sağlayan geniş bir bakış açısına sahiptirler.
Meşe (10 Haziran - 7 Temmuz)
Kararlı, coşkulu ve sorumluluk duygusuna sahip insanlardır. Kişisel çekimleri ve insanları etkileme becerilere sayesinde doğuştan liderdirler. Dirençle karşılatıkları zaman zaman kolay kolay gerilemezler. Ahlaki değerlere son derece byük önem yüklerler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Meşeleri, finansal riskler almaya eğimlidirler. İyi birer lider olurlar ve açgözlülük ya da para hırsı gibi kavramları terk etmişlerdir. Son iki haftada doğan Dolunay meşeleri ise finansal kayıp riskine daha az sahiptirler. Yaratıcıdırlar ve kendilerinden bolca veren bonkör bir doğaya sahiptirler.
Çobanpüskülü (8 Temmuz – 4 Ağustos)
Pratik, becerikli ve kuvvetli direnç karşısında bile değişmeyen bir karaktere sahiptirler. Temkinli ve mantıklıdırlar ama liderlik etmek yerine yardım etmeyi tercih ederler. Çevrelerindekileri destekler, onları korur ama aynı zamanda da sahiplenirler. “Sözleri senettir”. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, hem finansal hem de duygusal destek sağlayarak sürekli başkalarının amaçlarına ulaşmasına yardım etmeye çalışırlar. Toplum örgütlerinin kurucuları olurlar. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise eleştiriye çok duyarlıdırlar ve hemen dış dünyadan çekilme eğilimine girerler.
Fındık (5 Ağustos – 1 Eylül)
Duyarlı, zeki ve mantıklı kişilerdir. Ayrıca planlama ve organizasyon yapma yetenekleri gelişmiştir. Canlı bir hayalgücüne sahiptirler ve idealist düşünürler oldukları söylenebilir. Sanatsal yönleri, pratik kullanım alanları da olan eserler yaratmalarını sağlar. İlk iki hafta içerisinde doğmuş olanlar bilgi açlığı çekerler ve bu bilgiye ulaşmak için çalışırken bazı şeyleri gereğinden fazla kurcalayabilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise dışadönük, dürüstlüğe önem veren, kesin ilkelere sahip kişilerdir. Bildiklerini sık sık başkalarına aktarmaya eğilim gösterirler.
Asma (2 Eylül – 29 Eylül)
Otoriter ve yüksek standartları olan kişilerdir. Soğuk ve uzak görünseler de, içlerinde duygulu, duyarlı, kolay kırılan romantikler vardır. Detayları iyi inceler ve estetikten de çok iyi anlarlar. Çift kişilik sergileyip bir an çok neşeli, hemen sonrasında ağlamaklı olmaları şaşırtıcı değildir. İlk iki hafta içerisinde doğan kişiler, hislerini kolayca ifade eder ama yaşamın zorluklarını kabullenmekte güçlük çekerler. Yine de çevrelerine karşı son derece destekleyici yaklaşımları vardır. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise gereğinden fazla duyarlı olabilirler. Yine de kırıldıkları zaman affetmekte zorlanmazlar.
Sarmaşık (30 Eylül – 27 Ekim)
Güçlü ve birçok yeteneğe sahip insanlardır. Kendi tarzlarına sahiptirler ve renkli kişilikleri vardır. Sosyal, çekici ve neşelidirler. İnsanları kızdırmaktan ve çatışmaktan özenle kaçınırlar. Kararsız olsalar da zayıf iradeli değillerdir ve zorluklara da çevrelerine bulaştırdıkları bir iyimserlik ile yaklaşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, sanat alanlarında radikal fikirlere sahip olabilirler. Diğer taraftan kararsızdırlar ve başarı dereceleri de sürekli değişkenlik gösterebilir. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise birçok konuda son derece bonkördür ama iş maddiyata gelince temkini elden bırakmazlar. Gücü ellerinde tuttukları sürece son derece sert kişiler olabilirler.
Saz (28 Ekim – 24 Kasım)
Yaratıcı kişilerdir ve karmaşık sorunları bile kolayca detaylarıyla görürler. Çok iyi dostlar olabilirler ama çok da kıskanç olmaya eğilim gösterirler. Kıskanç damarları kontrol altında tutulursa, çok iyi birer eş olurlar. Gücü tamamen ellerinde tutmak isterler ve iyi liderler olabilirler. İlk iki hafta içerisinde doğanlar hem çok iyi dostlar, hem de amansız düşmanlar olurlar. Ancak iki konumda da, karşılarındaki kişilerin saygısını kazanmayı bilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise toplum tarafından tanınmaya daha yakın olurlar ama onların da sürekli tek bir konu üzerinde yoğunlaşamamak, daldan dala atlamak gibi bir sorunu olabilir.
Mürver (25 Kasım – 23 Aralık)
Yaşamları boyunca belirgin bir gelişme gösterirler. Genellikle miras gibi bir yoldan daha çocuklarında bazı kazançlar sağlarlar. Bu onları bir parça savurgan olmaya itebilir. Çok meraklıdırlar ve öğrenmek istedikleri bilgiye ulaşmak için uzun mesafeleri aşmaktan çekinmezler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Mürveri sözünü sakınmaz ve dışadönüktür. Aynı zamanda haksızlığa ve yozlaşmaya karşı gelen etkileyici bir konuşmacıdır. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Mürverleri ise vizyon sahibi kişilerdir. Kişilerle doğrudan karşı karşıya gelmek yerine arkaplanda çalışmayı tercih ederler.
http://en.wikipedia.org/wiki/Early_Irish_astrology
http://www.novareinna.com/constellation/celtic.html
http://www.metaphysicalzone.com/celtic/index.shtml
D.J. Conway – Celtic Magic
Huş (24 Aralık – 20 Ocak)
Bu kişiler son derece hırslı ve kararlıdırlar. Hedefe yönelik çalışırlar ve başarılı olmaya ihtiyaç duyarlar. Güvenilir ve sadıktırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Huşları, çok daha tepkisel ve duygusal, içedönük olmaya eğilimlidirler. Kendilerine çok güvendiklerinden, hedeflerini takip etmekte bazen gereğinden fazla ısrar ederler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Huşları ise amaçlarının tamamen farkında olan objektif vizyonerlerdir ve daha dışadönük olmaya eğilimlidirler. Ancak bunlar da, arasıra yaşadıkları “gerçeklikten kopuş” nedeniyle karar mekanizmalarının sekteye uğraması sorunuyla karşılaşırlar.
Üvez (21 Ocak – 17 Şubat)
Güçlü insancıl ve spiritüel ilkelere bağlı, vizyoner bir zihne sahip, ilerlemeci ve idealist düşünürlerdir. Kısıtlamalara tahammül edemez ve sürekli de değişimi getirmeye çalışırlar. Sıradanlıklara da dayanamazlar. Yenilikçi fikirleri her zaman toplumun geri kalanının aklına yatmayabilir. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Üvezleri, büyük sosyal değişimleri sağlama kapasitesine sahipse de, genellikle uzun soluklu işlerde çabuk sıkılmaya ve sabırsızlanmaya yatkındırlar. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Üvezleri ise büyük bir etkileme gücüne sahiplerdir ama sağlayabileceklerinden fazlası için söz vermeye eğimli olurlar.
Dişbudak (18 Şubat – 17 Mart)
Karakterlerinde iki farklı yön barındıran bu insanlar, zaman zaman kolay incinebilen, sanat eğilimli kişiler; zaman zaman da kararlı pragmatikler olurlar. Duyarlı ve sevgi doludurlar; bu da onların insanın yapıtaşlarını kolay anlamalarını sağlar. Çevrelerindeki insanların çektiği acıyı dindirmekte oldukça yeteneklidirler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Dişbudakları, duygusal ilişkiler söz konusu olduğunda tepkisel davranabilirler. Çekingen gözükseler de, yüzeyin altında atik ve ani hareket edebilen bir insan gizlidir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Dişbudakları ise olaylara yücegönüllülükle, kendilerinden fedakarlık yaparak tepki verirler.
Kızılağaç (18 Mart – 14 Nisan)
Güçlü, maceracı, hareketli ve cesur olan bu kişiler aslında çok iyi birer müttefik de olsalar, kendi savaşlarına yönelmeyi tercih ederler. Sanki sürekli huzursuz gibidirler ve amaçlarına ulaşmaya çalışırken birçok tehlikeye girip çıkabilir, şartları pek önemsemeden sadece ileri gitmeye uğraşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Kızılağaçları, son derece huzursuz ve kararsızdır. Bu nedenle arada bir yavaşlayıp hareketlerinin sonuçlarının ne olacağını düşünmeleri gerekir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Kızılağaçları ise yaşama daha özgüvenli şekilde yaklaşır ve büyük bir ikna becerisine de sahiptir ama o da çoğunlukla içten gelen büyük enerjiden yoksundur.
Söğüt (15 Nisan - 12 Mayıs)
Güçlü bir iradeye ve iyi bir hafızaya sahip, düşüncelerini kolayca dile getirebilen insanlardır. Duygusaldırlar ve ruh halleri de hızlı biçimde değişir. Pratik insanlar oldukları için kolaylıkla mucit de olabilirler ama yaşamın gizemlerine de çekilip dururlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Söğütleri’nin ruh halleri oldukça hızlı değiştiğinden, bir dakikaları bir dakikalarını tutmaz. Yine de, bir fırsat yakaladıkları zaman hızla hareket edip bunu değerlendirmesini bilirler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Söğütleri ise her şeye çare bulan, her işin altından kalkan kişilerdir ve sıradışı bir hafızaya sahip olurlar.
Alıç (13 Mayıs – 9 Haziran)
Karizmatik, yaratıcı ve yenilikçi fikirler ile doludurlar. Oldukça yeteneklidirler ve birçok duruma da uyum sağlamasını bilirler. Sempatikliklerini kaybetmeden çevrelerindeki insanları etkileri altına almayı bilirler. Eski Kelt ozanları ve rahiplerinin sahip olduğu özellikleri vardır ve bunlar sanat alanında da ortaya çıkarlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Alıçları, tepkisel ve duyarlı, çoğunlukla da kırılganlardır. Bir hareket tarzı belirlediklerinde de kararlı kişilere dönüşürler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Alıçları ise, yakın ikili ilişkilerde pek fazla kısıtlanmaya gelemeyen insanlardır. Herşeyi fark etmelerini ve incelemelerini sağlayan geniş bir bakış açısına sahiptirler.
Meşe (10 Haziran - 7 Temmuz)
Kararlı, coşkulu ve sorumluluk duygusuna sahip insanlardır. Kişisel çekimleri ve insanları etkileme becerilere sayesinde doğuştan liderdirler. Dirençle karşılatıkları zaman zaman kolay kolay gerilemezler. Ahlaki değerlere son derece byük önem yüklerler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Meşeleri, finansal riskler almaya eğimlidirler. İyi birer lider olurlar ve açgözlülük ya da para hırsı gibi kavramları terk etmişlerdir. Son iki haftada doğan Dolunay meşeleri ise finansal kayıp riskine daha az sahiptirler. Yaratıcıdırlar ve kendilerinden bolca veren bonkör bir doğaya sahiptirler.
Çobanpüskülü (8 Temmuz – 4 Ağustos)
Pratik, becerikli ve kuvvetli direnç karşısında bile değişmeyen bir karaktere sahiptirler. Temkinli ve mantıklıdırlar ama liderlik etmek yerine yardım etmeyi tercih ederler. Çevrelerindekileri destekler, onları korur ama aynı zamanda da sahiplenirler. “Sözleri senettir”. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, hem finansal hem de duygusal destek sağlayarak sürekli başkalarının amaçlarına ulaşmasına yardım etmeye çalışırlar. Toplum örgütlerinin kurucuları olurlar. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise eleştiriye çok duyarlıdırlar ve hemen dış dünyadan çekilme eğilimine girerler.
Fındık (5 Ağustos – 1 Eylül)
Duyarlı, zeki ve mantıklı kişilerdir. Ayrıca planlama ve organizasyon yapma yetenekleri gelişmiştir. Canlı bir hayalgücüne sahiptirler ve idealist düşünürler oldukları söylenebilir. Sanatsal yönleri, pratik kullanım alanları da olan eserler yaratmalarını sağlar. İlk iki hafta içerisinde doğmuş olanlar bilgi açlığı çekerler ve bu bilgiye ulaşmak için çalışırken bazı şeyleri gereğinden fazla kurcalayabilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise dışadönük, dürüstlüğe önem veren, kesin ilkelere sahip kişilerdir. Bildiklerini sık sık başkalarına aktarmaya eğilim gösterirler.
Asma (2 Eylül – 29 Eylül)
Otoriter ve yüksek standartları olan kişilerdir. Soğuk ve uzak görünseler de, içlerinde duygulu, duyarlı, kolay kırılan romantikler vardır. Detayları iyi inceler ve estetikten de çok iyi anlarlar. Çift kişilik sergileyip bir an çok neşeli, hemen sonrasında ağlamaklı olmaları şaşırtıcı değildir. İlk iki hafta içerisinde doğan kişiler, hislerini kolayca ifade eder ama yaşamın zorluklarını kabullenmekte güçlük çekerler. Yine de çevrelerine karşı son derece destekleyici yaklaşımları vardır. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise gereğinden fazla duyarlı olabilirler. Yine de kırıldıkları zaman affetmekte zorlanmazlar.
Sarmaşık (30 Eylül – 27 Ekim)
Güçlü ve birçok yeteneğe sahip insanlardır. Kendi tarzlarına sahiptirler ve renkli kişilikleri vardır. Sosyal, çekici ve neşelidirler. İnsanları kızdırmaktan ve çatışmaktan özenle kaçınırlar. Kararsız olsalar da zayıf iradeli değillerdir ve zorluklara da çevrelerine bulaştırdıkları bir iyimserlik ile yaklaşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, sanat alanlarında radikal fikirlere sahip olabilirler. Diğer taraftan kararsızdırlar ve başarı dereceleri de sürekli değişkenlik gösterebilir. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise birçok konuda son derece bonkördür ama iş maddiyata gelince temkini elden bırakmazlar. Gücü ellerinde tuttukları sürece son derece sert kişiler olabilirler.
Saz (28 Ekim – 24 Kasım)
Yaratıcı kişilerdir ve karmaşık sorunları bile kolayca detaylarıyla görürler. Çok iyi dostlar olabilirler ama çok da kıskanç olmaya eğilim gösterirler. Kıskanç damarları kontrol altında tutulursa, çok iyi birer eş olurlar. Gücü tamamen ellerinde tutmak isterler ve iyi liderler olabilirler. İlk iki hafta içerisinde doğanlar hem çok iyi dostlar, hem de amansız düşmanlar olurlar. Ancak iki konumda da, karşılarındaki kişilerin saygısını kazanmayı bilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise toplum tarafından tanınmaya daha yakın olurlar ama onların da sürekli tek bir konu üzerinde yoğunlaşamamak, daldan dala atlamak gibi bir sorunu olabilir.
Mürver (25 Kasım – 23 Aralık)
Yaşamları boyunca belirgin bir gelişme gösterirler. Genellikle miras gibi bir yoldan daha çocuklarında bazı kazançlar sağlarlar. Bu onları bir parça savurgan olmaya itebilir. Çok meraklıdırlar ve öğrenmek istedikleri bilgiye ulaşmak için uzun mesafeleri aşmaktan çekinmezler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Mürveri sözünü sakınmaz ve dışadönüktür. Aynı zamanda haksızlığa ve yozlaşmaya karşı gelen etkileyici bir konuşmacıdır. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Mürverleri ise vizyon sahibi kişilerdir. Kişilerle doğrudan karşı karşıya gelmek yerine arkaplanda çalışmayı tercih ederler.
http://en.wikipedia.org/wiki/Early_Irish_astrology
http://www.novareinna.com/constellation/celtic.html
http://www.metaphysicalzone.com/celtic/index.shtml
D.J. Conway – Celtic Magic
GEÇMİŞİNİZLE KAVGA ETMEYİN
Geçmiş yaşandı ve bitti ,bunu değiştiremeyiz.Ama geçmiş hakkında düşüncelerimizi değiştirebiliriz. Geçmişte yaşadığımız acılar yüzünden, şimdiki anı yaşayamamak, kendini cezalandırmaktan başka bir şey değildir. Eğer her şeyin umutsuz bizim de KURBAN olduğumuz ...
inancını seçersek.Hayatımıza zaten seçtiğimiz inancı çekip onu yaşamaya başlarız. Bu saçma olumsuz düşünce inançları bırakmamız gerçekten hayati önem taşıyor. Bizi destekleyen geliştiren inançlar bunlar değildir. Unutmamak lazım. Kendi yazdığımız senaryonun içinde oynuyoruz.Kendinize hangi rolü layık görmüşseniz onu yaşayacaksınız..
Serap Özger
Bir dilek tutun ve bırakmayın peşini, hayal edin ve peşinden gidin, hayal ettiğiniz her şey gerçektir peşinden gittiğiniz sürece...
Bir dilek tutun ve bırakmayın peşini, hayal edin ve peşinden gidin, hayal ettiğiniz her şey gerçektir peşinden gittiğiniz sürece...Umalım ki,bu gün hepinize, hiç ummadığınız yerlerden çok büyük güzellikler gelsin.
Bunu yürekten diliyorum, hepimiz için.
Bugün yaşamımdaki her olumlu şeyi görmeyi niyet ediyorum
Bugün bolluğu görmeye niyet ediyorum.
Güneş üzerinize doğsun ve mutluluklar yakanızı bırakmasın.Sevgiyle,saygıyla,aşkla , çiçekle kalın....Bugün her gününüzden daha güzel OL-SUNN ♥ OLDU BİLE
Panayot Edvırt Yorgiadis
Günaydın, Günaydın herkese

Bak yeni gün bereketle, sevgiyle, umutlarla doğuyor.
Mutlu olmak için yeni fırsat veriyor.
Hayallerindeki mutluluğa bir adım daha yaklaştığın,
Dertten kederden uzaklaştığın,
Her şeyin gönlünce olduğu, ...
Sımsıcak Sevgilerin yüreğini ısıttığı
Güzel ve hayırlı bir gün olsun..
Sağlıklı olun, mutlu olun.
Sevgiyle kalın.
Günaydın, Günaydın herkese
Kaynak: Yaşamsal Gelişim
Yusufçuk...Günün Fotosu...09/11/2012
YUSUFÇUKLAR
Kızböcekleri (Odonata), böcekler (Insecta) sınıfının bir takımı ve bu takımda sınıflanan türlerin ortak adıdır. Dünyanın her yanına yayılmış yaklaşık 5.000 türü bulunan yırtıcı böcek takımıdır. Böceklerin en iyi uçan türleriniiçeren kız böcekleri ("su bakireleri" ya da "yusufçuklar" da denir) yaşamlarının bir bölümünü suda geçirirler.
Larvalar suda,erişkinlerse atmosfer havasını soluyarak yaşarlar. Larva döneminde bir hücrelilerle beslenir,nemf döneminde başka larvalara,iribaşlara, küçük balıklara saldırmaya başlarlar. Nemf dönemi sonunda sudan çıkıp, kamış vb. bir bitkinin üstünde dışiskeletlerinden çıkar ve kanatlarını kuruturlar. Böylece başkalaşma tamamlanmış olur. Bütün türler böcekçildir ve uçarak avlanırlar
Hepimiz bencilliğimiz, öfkemiz ve önyargılarımız yüzünden mutsuz sonlara sürüklemiyor muyuz kendimizi? Sonra ahmakça soruyoruz ‘’Bu hikaye neden mutlu sonla bitmedi?

Minik bir uğur böceği yaşarmış bir ormanda. Dokunsan incinecek kadar narin, kırılgan ve güzel. Bu minik uğur böceği beyaz bir çiçeği ararmış koskoca ormanda. Çiçek, yalnızca kışın en soğuk, en yağmurlu ve en karamsar gününde açar, siyah yapraklarının arasından mucize yaratarak usulca süzülüp büyülermiş görenleri. Güneş doğar doğmaz solar ve yeniden toprağa karışırmış. Minik böcek umutla her çiçeğe konup, bu kez buldum der, sonra yanıldığını anlayıp kanatlarını açar uzaklaşırmış. Konduğu her çiçekte bir beneğini bırakırmış, güzelliğinden biraz daha yitirerek, biraz daha diğerlerine benzeyerek her gidişinde beyaz çiçeğin hayaliyle çırparmış minik kanatlarını.
Bir gün hava çok kararmış, şimşekler bulutlara sinirlenip şiddetle kükremişler, kocaman kocaman damlalar yutmaya başlamış her bir yanı. Böcek endişeye kapılmış, korkmuş ne yapacağını bilmeyerek ordan oraya uçmaya başlamış. Kocaman yağmur damlası gökten kendisine doğru süzülürken bataklığa doğru tüm gücüyle kaçmış. Eğer gücü biterde düşerse öleceğini biliyormuş burada. Gördüğü her çiçeğe sığınmaya çalışmış ama nafile. Git buradan! Diye bağırıyorlarmış, biz kendimizi bile zor taşıyoruz! Çaresiz kurumuş bir dala konmak zorunda kalmış minik böcek. Öyle korkmuş, öyle savunmasız kalmış ki ilk rüzgarda dalın üzerinden savruluyormuş ama kanatlarından biri dalın üzerindeki dikene takılmış. Rüzgar sinirlenip gitmiş. "Heeeeyyy ne işin var senin burada!" Diye söylenmiş dal. "Git buradan!’’ ‘’Gidemem’’ demiş böcek. "Gidecek hiçbir yerim yok benim." Dal; "Bizde ateş böceklerine yer yok!" "Ama ben ateş böceği değilim ki ben uğur böceğiyim" demiş bizimki. "Öyleyse beneklerin nerede? Kimi kandırdığını sanıyorsun sen!" demiş dal. Gerçektende uğur böceği fırtınadan kaçarken tüm beneklerini sığınmaya çalıştığı çiçeklerde düşürmüş.
Artık kimse benim uğur böceği olduğuma inanmayacak diye düşünmüş bizimki. O kadar üzülmüş ki beyaz çiçeği bulma umudundan vazgeçip kanatlarını daldan aşağı bataklığa doğru bırakmış. İşte şimdi yalnızca sıradan bir böceğe benziyorum demiş dala. Dal olup biteni anlamamış. Gördüklerime inanmak varken basit bir böceğin lafına mı kanıcam demiş. Biraz zaman geçince hava iyice kararmaya, etraf soğumaya, şimşekler daha da kızmaya başlamışlar. Dalın rengi atmaya başlamış, İçi içine sığmıyor, başı patlayacakmış gibi ağrıyormuş. Birden dal çatlamaya başlamış. Böcek bir oraya bir buraya savruluyormuş. Düşmemek için sımsıkı tutunuyormuş ama nafile. Elleri parçalanıp kanamaya başlayınca artık bir umudum kalmadı deyip gevşetmiş avuçlarını. Dal, avuçlarının arasından sıyrılıp kopmuş. Böcek bataklığa doğru düşmeye başlamış. O sırada parçalanan dalın içinden büyüleyici, bembeyaz bir çiçek görünmüş.
Etrafına ışık saçarak karanlığı aydınlatıyormuş. O an anlamış böcek onca zamandır aradığının, uğruna başkalaşıp sıradanlaştığı güzelliğin bu çirkin dalın içinde gizlendiğini. Ama artık çok geçmiş. Çünkü ne dal, onun uğur böceği olduğuna inanmış ne de böceğin onca zamandır aradığı bu çiçeğe uçacak kanatları kalmış. Çiçek, daha güneş doğmadan solmuş. Güzelliğini gören tek böcek ona gelmediği için. Ve böcek dalın inançsızlığı yüzünden bataklığa saplanıp ölmüş, öfkesine yenilip kanatlarından vazgeçtiği için. Hepimiz bencilliğimiz, öfkemiz ve önyargılarımız yüzünden mutsuz sonlara sürüklemiyor muyuz kendimizi? Sonra ahmakça soruyoruz ‘’Bu hikaye neden mutlu sonla bitmedi?’’
Sinem Çetin
Allahım...Allahım...Teknoloji Nereye Gidiyor? Elimizle fotoğraf çekip, maillerimize bakıp, saati mi öğrenebileceğiz? Düşüp bayılıcam şimdi!..
Teknoloji dünyasını derinden sarsacak yeni bir sistem üzerinde çalışılıyor. 6. His (SixthSense) isimli sistem, parmaklarınızı kullanarak bilgiyi nerede olursanız olun anında size ulaştıracak. Teknolojide yeni bir perde aralanıyor. Prototipi geliştirilenyenibirteknoloji sayesinde dijital ve gerçek dünya tamamen bir araya geliyor. Parmak uçlarına takılan sensörlerden ve boyna takılan kamera-projektör karışımı bir cihazdan oluşan 6. his isimli sistem, dijital dünyayı birebir gerçek hayata taşıyor. Cambridge’ta bulunan özel bir üniversite olan Massachusetts Institute of Technology’de çalışan uzmanların geliştirdiği 6.His’le herhangi bir duvarda e-postalarınızı okuyabilecek, dört parmağınızı birleştirerek fotoğraf çekebileceksiniz.Kitap satın alırken Örneğin bir mağazada kitap satın almayı planlıyorsunuz. Parmak uçlarındaki sensörleri kullanarak kitabı elinize aldığınızda kitabın fiyatını, kitapla ilgili daha önce yapılan yorumları ve diğer detaylı bilgileri örneğin Amazon.com adresine girerek anında öğrenebilirsiniz. Sistem ise son derece basit: Projektörünüzü kitabın üzerine tutarak bu bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz. Parmaklarınızla fotoğraf çekmek Elbette sistemin yapabilecekleri bununla da sınırlı değil.
Örneğin iki elin baş ve işaret parmalarına takılan sensörleri birleştirip kare şekline getirerek dış dünyadan anında fotoğraf karesi alabilirsiniz. Projektör-kamera karışımı olan ve boyna takılan sistem ise parmak uçlarınıza odaklanarak çizdiğiniz sınırlar dahilinde fotoğraf karesi alabiliyor. Herhangi bir duvara bakıp e-postanızı kontrol etmek Bir önceki örneklerde olduğu gibi parmaklarınızı kullanarak bir duvarın karşısına geçip “@” işaretini havada çizdiğinizde, projektör otomatik olarak duvara görüntü yansıtacak ve bu sayede anında e-posta hesabınızı dilediğiniz her yerden kontrol edebileceksiniz.
Elinizle telefon çevirmek Bu sistem sayesinde projektörün avuçiçine yansımasıyla telefon numaraları avuçiçinizde belirecek ve aramak istediğiniz kişiye avuçiçinize dokunarak ulaşabileceksiniz. Kol saatine artık ihtiyacınız yok Saatin kaç olduğunu merak ettiniz ve kol saatiniz yanınızda yok, ya da kullanmaktan hoşlanmıyorsunuz. O halde yapacağınız işlem son derece basit: Parmağınızla bileğinizin üzerinde bir çember çizin ve ardından oluşan ekrandan anında saati öğrenin. Dijital bir göz olarak hareket eden kamera, kullanıcıların parmaklarıyla yaptığı her hareketi takip ederken, kameranın içerisinde bulunan projektör de dijital ortamı gerçek hayata taşıyor.Önceleri kasketlerde kullanılabilen, ancak sonraları boyuna takılabilecek bir aparat halini alan SixthSense’in prototipin bugün için kullanıcılara maliyeti 350 doları geçmiyor; ancak sistem henüz tam olarak oturmadığından geliştirilen prototip üzerindeki çalışmalara devam ediliyor. Bilginin kolay ve olabildiğince hızlı bir şekilde ulaşıldığı çağımızda, geliştirilen bu prototip sayesinde bilgi artık gerçekten de parmaklarımızın uçlarında olacak
Kaynak: Bilğim ve Teknoloji Dünyası...
Birisi hatamızı gösterdiğimizde hiddetleniriz ama aslında teşekkür etmeliyiz. Neden mi? Yazıya Buyrun...
Gözden düşme ve yücelme eşit şaşırtır kişiyi;Sevin büyük bir mutsuzluğu canınız gibi."
-Lao Tzu
Hayatımın erken dönemlerinde, İslam'ın bir öğrencisiyken ilk öğrendiğim şey, öğretmenim bir kusuruma işaret ettiğinde minnetle elini öpüp bana nefsimin tehlikelerini gösterdiği için "Allah sizden razı olsun" demekti.
Daha sonra bir Zen yolcusu olduğumda, Ustam bir kusuruma işaret ettiğinde yanaklarım öfkeden kızarsa da önünde eğilip Hakikat Aynası'nda "aslımı" görmemi engelleyen bir lekeyi gösterdiği için teşekkür etmeyi öğrendim.
Taocu yola adım attığımda, ilk öğrendiğim ustam bir hatamı gösterdiğinde önünde saygıyla eğilip akışı, wu wei'yi engelleyen duraklamayı görmemi sagladığı için teşekkür etmekti. Bu uyarılar, kendiliğindenliğe giden yolu biraz daha güçlendirdiği için kalbim kendimi akışa daha rahat bırakabilmenin neşesi ile dolardı.
Taocu aydınlanma yolunun, Miao Tong'un öğrencisi olduğumda, soylu arkadaşım (ustam) bir engelime (hatama) işaret ettiğinde bu şefkati karşısında kalbim yerinden çıkacak kadar mutlu olmaya başladı. Sonsuz bir süredir devam eden ve sonsuza kadar devam etme eğiliminde olan yaşam-ölüm-yeniden doğum döngüsünde bir gedik açmama yardımcı olacak cesaret ve şefkat karşısında gözlerim yaşla dolmaya başladı.
En sonunda Kalp Yolu'na geçip de Kalbimi kendime soylu dostum yaptığımda, öfkelenmeme, hüzünlenmeme, arzulanmama, acı çekmeme, korkmama sebep olan her duruma minnet duydum. Her biri bana anlayışımdaki bir engeli işaret etti. Her biri Hakikat ile aramdaki bir engeli işaret etmeyi sürdürüyor.
Bırakın kendinizi ya da dünyayı suçlamayı. Hissettiğiniz bütün o acı verici duyguların yalnızca anlayışınızdaki eksiklikten kaynaklandığını fark edin. Size zihninizin "hastalığını" gösteren herkese ve her duruma minnet duyun. İşte o zaman sizi aldatacak bir şey kalmayacak. O zaman aslınızla aranızda bir engel kalmayacak
Cem Şen
Kαdın αkşαm işten çıkαr, ıspαnαk αlır eve gider. Sofrαyı hαzırlαr αmα yoğurt αlmαyı unutmuştur. Hemen kocαsını αrαr. Kocαdαn kocαyα değişen cevαplαr;
1- Ben geç geleceğim yoğurtsuz yiyin (Lαckαlαşmış Kocα)
2- Arαdığınız noyα şuαn ulαşıαmıyor (Aldαtαn Kocα)
3- Ispαnαğı αldın dα yoğurdu neden αlmαdın (Kαzmα Tipi Kocα)
4- Yine mi ıspαnαk otlαyα otlαyα sığır olduk (Kαlαs Tipi Kocα)
5-Tαmαm αlırım (Monotonlαşmış Kocα)
6- Tαmαm. Bαşkα birşey lαzım mı (Normαl Kocα)
7- Tαmαm hαyαtım αlırım bαşkα bi isteğin vαr mı (İdeαl Kocα)
8- Amααnn cαnımm ıspαnαklα mı uğrαştın, yαpmαdıysαn bırαk dışαrı dα yiyelim.. (Yok Böyle Kocα :)
alıntıdır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)