
Bir zamanlar bir yerde iyi bir usta vardı ,
Yanında bir de çırak , gözleri biraz şaşı .
Şaşılık bir özürdür , ne bir suç , ne de bir kusur ,
Noksanını bilmemek , işte kabahat budur. ...
Usta bir gün çırağa , dedi '' içeriye gir ''
Orada bir şişe vardı , al onu bana getir ''
Çırak içeri gitti ve sesi geldi derin ,
'' Burda iki şişe var , hangisini istersin ?
'' Usta dedi , '' İyi bak , şişe çift değil , bir tek ,
Yanlış görmeyi bırak , gözünden perdeyi çek .''
'' Beni aşağılama '' diye seslendi çırak ,
Burda iki şişe var , inanmazsan gel de bak
'' Öyleyse dedi usta kır şişenin birini ,
Sonra getir bakalım buraya diğerini ''
Bir şişe kırılınca ikinci de kayboldu ,
Çırak bu işe şaştı , anlamadı ne oldu .
Bazı yanlış duygular insanı şaşı eder ,
Sonu gelmez arzular , kızgınlık ve öfkeler .
Bir tek olan şişeyi çırak görmüştü iki ,
Birinciyi kırınca ikinci uçup gitti.
Şaşı eder insanı aşırılık ve öfke ,
Ruhu dönemez olur , gerçeğe doğru yöne .
Garaz öne çıkınca altlarda kalır hüner ,
Perdeler yer değişir , gönülden göze iner.
Vicdanını karartıp rüşvet alırsa hakim ,
Farkedemez kim mazlum , göremez kimdir zalim .
Kırmak istemiyorsan içerdeki şişeyi ,
İyi anlamalısın çok önemli bir şeyi :
İki tane gözün var , biri semaya bakar ,
İkincinin bakışı hep yere doğru akar .
Kapat iştah ve istek , eleştri gözünü ,
İbret ve şükürle bak , iyi tanı özünü .
Nasihate kulak ver , iyi görürüm sanma ,
Hep gönül gözüyle bak , toprak gözüne kanma .
Madde gözü tembeldir , hep kolayını arar ,
Yanlış yola götürür , insanı kolay yollar .
Üşenme kaynağı bul , zor gelse de nefsine ,
Doğru yollarda ara , yokuş ve dik gelse de.
Bırak zannı şüpheyi , hedefin olsun gerçek ,
Varınca göreceksin , her zahmete değecek .
Asıl şaşılık budur , budur gözdeki mercek ,
Zannetmekle bilmenin farkını görememek .
Bulanıktan uzak dur ,her işin olsun berrak ,
Anca temiz bir kalptir yüzü ak çıkaracak .
Hele de vesveseye aman sakın kapılma ,
Güvenilmez bilgiyi kendine rehber kılma .
Vehimden de uzak dur , doğru bilgi zannetme ,
Hele de evhamları ona buna iletme .
Doğru olsun her işin , doğrudan uzaklaşma ,
Doğru bil , doğru düşün , doğrudan asla şaşma .
* Mesnevi'den Hikayeler *
Yenilen besinlerin içeriye kabulünün öncelikli organı midedir. Mide, dışarıdan gelen tüm etkileri alır ve sindirebildiklerini kabul eder. Kabul edebilmek, açıklık, pasiflik ve fedakarlık gerektir...ir. Bu nitelikleriyle mide, dişi kutbu temsil eder. eril (erkeğe ait) prensip hareketlilik ve ışıldamak (ateş elementi) ile özdeşleşirken, dişi prensip, kabul etmenin, fedakarlığın, etkilenebilirliğin temsilcisidir (su elementi). Bu prensip dişi kutba ait duyarlılığın ve hissetme yeteneğinin dünyasıdır. İnsan hissetme işlevini bilinçdışına itmeye çalışırsa, bu işlevler bedensel boyutta ortaya çıkarlar. Böylece, mide, fiziksel besinlerin yanısıra ruhsal duyguları da kabul etmek ve sindirmek zorunda kalır. Böylece aşkın yolu mideden geçer. Midenin alma ve kabul etme görevlerine ilaveten sahip olduğu bu kez eril kutba ait bir işlevi daha vardır: Üretim ve mide asitlerinin salgılanması. Asitler yakalar, parçalar, yakar ve eritir; açıkça saldırgandır. Eğer insan birşeylere kızar, fakat bu kızgınlıkla bilinçli olarak başedemezse, ya da bu kızgınlığı bir saldırganlığa dönüştüremezse bu hisler mide ekşimesi olarak cisimleşir. Mide ekşimesinin nedeni, saldırgan mide asitlerinin fazla miktarda üretilmesidir. Maddesel boyuttaki bu tepkinin esas hedefi, maddesel olmayan hislerin işlenmesi ve sindirilmesidir. Bilincin yapamadığını beden telafi etmeye çalışır. Mide asiti yukarı doğru yükselir, çünkü kendini ifade etmek istemektedir. Bu noktada mide hastalanır. Alıntı: Hastalık İyileşmeye Giden Yoldur, Mozaik yay.
