27 Nisan 2013
İşler kötü gittiğinde, ki bazen gidecektir,

İşler kötü gittiğinde, ki bazen gidecektir,
Tırmandığınız yol size çok dik geldiğinde,
Elinizdeki para az, borçlarınız çok olduğunda,
Tırmandığınız yol size çok dik geldiğinde,
Elinizdeki para az, borçlarınız çok olduğunda,
Gülümsemek isteyip, iç çektiğinizde,
Biraz daha endişe, sizi daha da kötü yaptığında,
Gerekirse dinlenin, ama vazgeçmeyin.
Hayatın dönemeçleri olduğunu
Öğreniriz hepimizin zamanla,
Ve birçok başarısızlık tersine döner,
Sonuna kadar dayanıp, kazandığınızda;
Vazgeçmeyin adımlarınız ne kadar ağırlaşsa da,
Esecek bir rüzgarla başarıya ulaşabilirsiniz.
Tersine döndürülmüş başarısızlıktır, başarı,
Gümüşe çalan şüphe bulutlarının altında,
Anlayamazsınız hedefinize ne kadar yakın olduğunuzu,
Çok uzak gibi görünürken, hemen yanı başınızda olabilir;
Öyleyse, devam edin mücadeleye, en kötü anınızda,
İşler kötü gidiyor gibi göründüğünde,
Vazgeçmemelisiniz...!
____ C. W. Longeneck
Biraz daha endişe, sizi daha da kötü yaptığında,
Gerekirse dinlenin, ama vazgeçmeyin.
Hayatın dönemeçleri olduğunu
Öğreniriz hepimizin zamanla,
Ve birçok başarısızlık tersine döner,
Sonuna kadar dayanıp, kazandığınızda;
Vazgeçmeyin adımlarınız ne kadar ağırlaşsa da,
Esecek bir rüzgarla başarıya ulaşabilirsiniz.
Tersine döndürülmüş başarısızlıktır, başarı,
Gümüşe çalan şüphe bulutlarının altında,
Anlayamazsınız hedefinize ne kadar yakın olduğunuzu,
Çok uzak gibi görünürken, hemen yanı başınızda olabilir;
Öyleyse, devam edin mücadeleye, en kötü anınızda,
İşler kötü gidiyor gibi göründüğünde,
Vazgeçmemelisiniz...!
____ C. W. Longeneck
26 Nisan 2013
DÜNYANA IŞIK VER
Etrafındaki her şeye ve herkese ışık ver. Bil ki o ışık, senin dünyana da yansıyacak.
Elinde ışığın sihirli değneği var. Onu ışık yaymak için kullan. Sen etrafına, dünyana ışık yaydıkça, senin yaşamın da ışıldayacak.
Bırak bu ışık, yüreğindeki sevgiyle birleşsin, büyüsün. Sonra da bu güzel ışığı, dünyandaki, etrafındaki her şeyi aydınlatmak için kullan.
Bırak elindeki ışık, dokunduğun her yeri ve ulaşabildiğin herkesi aydınlatsın. Baktığın herkesin yüreğine, senin yüreğindeki ışığın tohumu ekilsin.
Sen ışıksın. Bunu yaptığında kendin olacaksın.
Sevgiler, Meleklerle Yasamak
Her insan, üzerinde insanlara özgü bütün niteliklerin tohumlarınıtaşır. ''
''Türümüzün bir özelliği bu. Bir yandan beş para etmeyen şeylere dünyanın parasını verir, bir yandan da maddi değeri yok diye dünyanın en güzel şeylerinin bedava olduğunun farkına varmaz ya da küçümseriz.''

''Türümüzün bir özelliği bu. Bir yandan beş para etmeyen şeylere dünyanın parasını verir, bir yandan da maddi değeri yok diye dünyanın en güzel şeylerinin bedava olduğunun farkına varmaz ya da küçümseriz.''
Gündüz Vassaf, Cennetin Dibi
Etiketler:
''Türümüzün bir özelliği bu. Bir yandan beş para etmeyen şeylere dünyanın parasını verir,
bir yandan da maddi değeri yok diye dünyanın en güzel şeylerinin bedava olduğunun farkına varmaz ya da küçümseriz.'',
ustalardan derin laflar ve düşünceler...
Peşin Hüküm...İbret alınacak bir hikaye..!

Genç adam evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plâstik pencereler yaygınlaşınca ahşap olanlara rağbet azaldı.
Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocuklar...ı büyümüş biri hariç okula başlamıştı. Masrafları artınca yanındaki kalfasına yol verdi. İşe biraz daha erken koyulur yardımcıya ayırdığı parayı çocukların harçlığına katardı.
Adam bir gün çalışırken elektrik kesildi. Ve uzun süre beklediği halde gelmedi. Aksi gibi o akşam üzeri teslim etmesi gereken birkaç pencere vardı. Boş kalmayı sevmezdi. Planyayı yağladı talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek için eve çıkarken sigortaya göz attı. Eğer yanılmıyorsa bu iş normal değildi. Biri gelip sigortayı kapatmış olmalıydı.
Şalteri kaldırınca atölye aydınlandı. Tahminleri doğru çıkmıştı ama bu işe bir anlam veremiyordu. Şaka dese böyle bir şaka yapılmazdı. Kendisini kıskanacak bir düşmanı da yoktu.
İşe koyulduğunda yine aynı şey oldu. Ama bu sefer suçluyu görmüştü. Oğlu evden atölyeye bağlanan merdiveni sessizce inmiş ve sigortayı kapattığı sırada babasını karşısında bulmuştu.
Adam on yaşına gelmiş bir çocuğun böyle bir haylazlığını affedemezdi. Bütün günü onun yüzünden mahvolmuştu. Bir kere yapmış olsa ses çıkartmazdı. Ama tekrarlaması hangi yönden bakılırsa bakılsın büyük hataydı. Saçlarından yakalayıp sıkı bir tokat attı. Herşey onun iyiliği içindi. Belki vurduğu tokat serseri olmasını engellerdi.
Adam oğlunun gözyaşlarını görmezden geldi ve eve çıktıktan sonra eşine dert yanarak:
- Bu çocuğun okulda kimlerle düşüp kalktığını bilmemiz lazım!.. dedi. Eğer serbest bırakırsak başımıza büyük dertler açacak!..
Adam bir süre düşündü. Sonunda da en kolay yolu buldu. Oğlunun hiç aksatmadan tuttuğu günlüğünde arkadaşlarına ait ip ucu olmalıydı. Eşi istemese de ona kulak asmadı ve çocuğunun günlüğünü okumaya başladı.
Oğlu en son sayfada:
"Bu gece kötü bir rüya gördüm!.." yazmıştı. "Atölyede çalışırken babamı elektrik çarpıyordu. Allah'ım onu koru!.. Ben elimden geleni yapacağım!.."
İki komşu... Birinin maddi durumu iyi diğeri daha vasat...
Bir fıkra vardır:
İki komşu... Birinin maddi durumu iyi diğeri daha vasat...
Birinin altında son model, diğerinin altında külüstür bir araba; doğal olarak motor güçlerinin birbiriyle kıyası mümkün değil...
Son model arabası olan komşu her sabah hava atmaya bayılırmış evin önünden gazı körükleyip uçup gidermiş... Kahkahaları neden sonra geride kalana ulaşırmış....
Bir değil iki değil adamcağız muzdarip.... Üzgün....
... Aklına bir fikir gelmiş.....
Yine bir sabah son model arabayla fiyaka yapıp fırlamış evin önünden...
Ve bir haber ulaşmış eve son model arabası olan hastanede yatıyor...
Diğeri hastahaneye koşmuş tabi komşuluk hakkı...
Durumu kötü diğerinin.... Her yeri alçıda....
"Geçmiş olsun komşum" demiş.... "Bu ne hal"...
"Ne olduğunu anlamadım ki; yolumda son hızla giderken seni gördüm yanımda hatta geçip gittin beni.... Ben de arabam duruyor diye düşünüp indim gerisini hatırlamıyorum.." Der...
Sonuçların böyle olacağını belirleyemediği için üzgündür öteki; bir ders vermek istemiştir sadece...
" Ah komşum" der " Sana söylemeliydim, ben arabamın motorunu değiştirdim..."
**
Sözün özü; maddeden insana dönersek, görünüşe aldanmamak gerekir, insanlardaki gelişme gözle takdir edilmiyor...
Kendini üstün görmemek gerekir, başkalarının eksikliklerinden kendine övünç çıkarmamak hatta yargılamamak gerekir...
Sonuç da bedel ödemek var...ua
İki komşu... Birinin maddi durumu iyi diğeri daha vasat...
Birinin altında son model, diğerinin altında külüstür bir araba; doğal olarak motor güçlerinin birbiriyle kıyası mümkün değil...
Son model arabası olan komşu her sabah hava atmaya bayılırmış evin önünden gazı körükleyip uçup gidermiş... Kahkahaları neden sonra geride kalana ulaşırmış....
Bir değil iki değil adamcağız muzdarip.... Üzgün....
... Aklına bir fikir gelmiş.....
Yine bir sabah son model arabayla fiyaka yapıp fırlamış evin önünden...
Ve bir haber ulaşmış eve son model arabası olan hastanede yatıyor...
Diğeri hastahaneye koşmuş tabi komşuluk hakkı...
Durumu kötü diğerinin.... Her yeri alçıda....
"Geçmiş olsun komşum" demiş.... "Bu ne hal"...
"Ne olduğunu anlamadım ki; yolumda son hızla giderken seni gördüm yanımda hatta geçip gittin beni.... Ben de arabam duruyor diye düşünüp indim gerisini hatırlamıyorum.." Der...
Sonuçların böyle olacağını belirleyemediği için üzgündür öteki; bir ders vermek istemiştir sadece...
" Ah komşum" der " Sana söylemeliydim, ben arabamın motorunu değiştirdim..."
**
Sözün özü; maddeden insana dönersek, görünüşe aldanmamak gerekir, insanlardaki gelişme gözle takdir edilmiyor...
Kendini üstün görmemek gerekir, başkalarının eksikliklerinden kendine övünç çıkarmamak hatta yargılamamak gerekir...
Sonuç da bedel ödemek var...ua
Hayat Bazen Bizim de Uzerimize Abanir
Sevgili Dostlar,
Son zamanlarda hepimizde bir koseye sIkIsma, ne yapacagini bilememe durumuna iyi gelecek bir hikaye sectik ..:)
Belki bazilariniz daha once duymustur, belki de unutmustur.
Hani bir hatirlasak fena olmaz dedik.. Ruhunnuza Gida olsun...
Gunlerden bir gun koylerden birinde, adamin birinin esegi kuyuya duser. Niye duser, nasil duser sormayin. Esek bu, dusmus iste! Belki kor bir kuyuydu, agzi taht aile kapatilmisti belki, uzerine de toprak dokulmustu. Zamanla tahta curudu, zayifladi, toprakta biten otlari yemek isteyen esegin agirligini cekemedi ve gum. Hayvancik saatlerce aci icinde kivrandi, bagirdi kendi dilinde. Ayiptir soylemesi, anirdi yani. Sesini duyan sahibi bakti ki vaziyet kotu. Zavalli esegi kuyunun dibinde melul mahzun bakiniyor. Ustelik yaralanmis. Karsilastigi bu durumda kendini esegi kadar zavalli hisseden adamcagiz koyluleri yardima cagirdi.
Ne yapsak, ne etsek, nasil cikarasak sorulari havada kaldi. Sonunda karar verildi ki kurtarmak icin calismaya degmez. Tek care, kuyuyu toprakla ortmek. Ellerine aldiklari kureklerle etraftan kuyunun icine toprak attilar.
Zavalli hayvan, uzerine gelen topraklari , her seferinde silkelenerek dibe doktu. Ayaklarinin altina aldigi toprak sayesinde her an biraz daha yukseldi. Ve sonunda yukariya kadar cikmis oldu. Koyluler agzi acik bakakaldi.
Hayat, bazen bizim de uzerimize abanir. Ne bazeni? Cogu zaman.Toz toprakla ortmeye calisanlar cok olur. Bunlarla basa cikmanin tek yolu, yakinip sizlanmak degil, dusunup silkinmek, ayaga kalkmak ve kurtulip aydinliga adim atmaktir. Kor kuyuda olsak bile...
Kaynak:Şifa Çemberi
Kafam Rahat Olsun Diyorsanız...

1. Vücudunuza dar gelen kıyafet giymeyin.
2. İlaçla yaşamaktan kaçının.
3. Randevularınızı önceden ayarlayın.
4. Hafızanıza güvenmeyin; mutlaka yazın.
5. Aracınızı, bozulmadan servise götürüp bakım yaptırın.
6. Her kilidin yedek anahtarını yaptırın ve belli yerlerde bulundurun.
7. Daha sık 'hayır' deyin.
8. Yapacaklarınızı öncelik sırasına sokun.
9. Zamanınızı israf etmeyin.
10. Akşam yemeklerini basitleştirin.
11. Kötümser insanlardan uzak durun.
12. Önemli evrakın birden fazla fotokopisini çektirin.
13. Evde çalışmayan ne varsa tamir ettirin.
14. Yapmaktan hoşlanmadığınız işler için yardım isteyin.
15. İhtiyaçlarınızı önceden belirleyin.
16. Bir defada yapılması zor büyük işleri, küçük parçalara ayırın.
17. Etrafı toplayın, dağınıklıktan kurtulun.
18. Gülümseyin.
19. Bebekleri gıdıklayın.
20. Dost bir kediyi veya köpeği okşayın.
21. Kendinizi, bütün soruların cevabını bilmekle yükümlü hissetmeyin. Bazı şeyleri de bilmeyin.
22. Karşılaştığınız insanlara, onların hoşuna gidecek bir şey söyleyin.
23. Yağmur yağmasını isteyin; yağınca yağmurda yürüyün.
24. Arada bir hamama-saunaya gidin.
25. Kendi kendinize, nerede eski günler, her şey daha güzeldi demekten vazgeçin.
26. Verdiğiniz kararın ne anlama geldiğini iyi düşünün.
27. Kendinize güvenin.
28. Nüktedan olun.
29. Sizi mutlu edecek bir şey yapmayı yarına bırakmayın.
30. Hiç tanımadığınız insanlara da merhaba deyin.
31. Eski bir arkadaşlarınızla karşılaşınca ona sıkıca bir sarılın.
32. Hava açıksa, gece yıldızları seyredin.
33. Bir şarkıyı ıslıkla çalmayı öğrenin.
34. Arada bir şiir okuyun.
35. Kendinize bir demet çiçek alın. Bir çiçek koklayın.
36. Yardım istemekten çekinmeyin; alamazsanız üzülmeyin.
37. Görünüşünüze özen gösterin.
38. Her şeyi kararında yapın; ifrata kaçmayın.
39. Nerede gerekiyorsa, orada mutlaka gerekli emniyet tedbirini alın.
40. Daima daha iyisini yapmaya çalışın, ama mükemmeliyetçi olmayın.
41. Resim ve heykel sergilerini gezin.
42. Ayakkabınızı boyatın.
43. Berbere gidin.
44. Kendi kendinize bir şarkı mırıldanın.
45. İyi bir müzik dinleyicisi olun.
46. Kendi kendinize yetmeyi öğrenin.
47. Her gün biraz spor yapın; her fırsatta yürüyün
. 48. Dünyanın en yetenekli insanı olmadığınızı kabul edin gerekiyorsa elimden ancak bu kadar geliyor deyin.
49. Yeni moda birkaç şarkıların sözlerini ezberleyin.
50. İşe erken gidin.
51. İşe her gün aynı yoldan gitmeyin.
51. İşe her gün aynı yoldan gitmeyin.
52. Amirinizden izin alıp bazen işten erken çıkın.
53. Kırlarda dolaşın.
54. Maça gidip bağırın.
55. Başkaları dilemeden, siz onlara iyi günler dileyin.
56. Teşekkür edin.
57. Arabanıza güzel koku yayan bir alet koyun.
58. Evde kendi kendinize yemek pişirin, güzel bir sofra kurun, sonra da afiyetle yiyin.
59. Başkalarını adam etmekten vazgeçin.
60. Severken karşılık beklemeyin.
61. Sinemada film seyrederken patlamış mısır atıştırın.
62. Bir ağaç, olmazsa bir çiçek dikin.
63. Şişmanlamayın .
64. Hatıra defteri tutun.
65. Kirli bir yeri temizleyin.
66. Kağıttan bir uçak yapıp uçurun.
67. Bir derneğe veya kulübe girin, arkadaş edinin, toplantılara katılın..
68. Mutlaka yeterince dinlenin ve uyuyun.
69. Az konuşun, çok dinleyin.
70. İş arkadaşlarınıza ve dostlarınıza iltifatı esirgemeyin.
71. Bir güne yapılacak çok şey tıkıştırmayın.
72. Acelesiz yaşayın; daha önünüzde yaşanacak çok güzel günler var.
73. Stresli davranmak, doğuştan gelen değil, sonradan kazanılan kötü bir huydur; bunu unutmayın
74.Dostlarınıza, arkadaşlarınıza ve yakınlarınıza karşı hoşgörü içinde olun...
75. Son söz: Öfkeyi, kederi ve dertleri kendinize zevk edinmeyin.
kAYNAK: gELİŞİM aKADEMİSİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
