13 Mayıs 2011

Neden bilmem ama...

Akira Kurosawa's Dreams - Van Gogh

http://youtu.be/We8NpHPXzwI

Singing In The Rain - Singing In The Rain (Gene Kelly)

http://youtu.be/D1ZYhVpdXbQ

Kadınbudu köfte...



Malzemeler

½ kilo kıyma,
1 çay bardağı pirinç,
1 adet kuru soğan,
1 yumurta,
karabiber, kimyon, tuz

Kızartmak için:
sıvı yağ,
2 yumurta,
1 su bardağı galeta unu veya normal un

Hazırlanışı
-Pirinci yumuşayana kadar suda haşlayın, sonra süzgüye koyun suyu süzülsün.
-Soğanı çok ince doğrayın.
-Yarım kilo kıymanın yarısını, soğanla beraber az yağda kavurun. Soğumaya bırakın.
-Yoğurma kabına kavrulan kıymayı, çiğ kıymayı, haşlanmış pirinci koyun. Üzerine 1 yumurta kırın, karabiber, kimyon ve tuzunu ilave edin hepsini iyice yoğurun. Yoğurduğunuz köfteyi, buzdolabında yarım saat bekletin. Köfte harcından yumurta büyüklüğünde parçalar kopartın. Elinizde yuvarlayıp hafifçe yassılaştırın.. Köfteleri tepsiye sıralayın, tepsinin kenarına galeta unu dökün, derin bir kâseye iki yumurta kırın azıcık tuz koyup çırpıcıyla iyice çırpın. Köfteleri önce galeta ununa sonra çırptığınız yumurtaya bulayıp kızgın yağda kızartın. Kızarttığınız köfteleri, önce kâğıt havlu koyduğunuz tabağa koyun, sonra servis tabağına alın, yanında domates, biber veya roka salatasıyla servis yapın.

Harekete geçmek için ne bekliyorsun?..



Harekete geçmek için bütün koşulların mükemmel olmasını beklersen,
hiçbir zaman harekete geçemezsin.
( H.JACKSON BROWN )

sevmek nedir efendimiz?...

olric-tutunamayanlar-oğuz atay

sevelim mi olric?...
- sevmek nedir efendimiz?
- sevmek vazgeçmektir olric..
- vazgeçtiyseniz sevelim efendimiz...

Tutunamayanlar / Oğuz Atay

Bulutsuzluk Özlemi - Yine Düştük Yollara

http://youtu.be/FMINwS2StT4

Rock Me Baby-BB King/Eric Clapton/Buddy Guy/Jim Vaughn

http://youtu.be/F4OXrmxDp44

Her boy, her renk ve cinsteki kapaklar toplayın tekerlekli sandalye kampanyasına katılın...



http://www.dent.ege.edu.tr/detay.php?SayfaID=433

www.ptt.gov.tr veya telefonunuzdan 169'u direk tuşlayarak (" Tek paket ile" 30 kg' a kadar 5 TL.) kapınızdan gönderme yapabilirsiniz. ADRES = - EGE ÜNİVERSİTESİ, DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİİZMİR

12 Mayıs 2011

içimde senin bu acına, hastalığına sebep olan her ne oluyorsa bunun için senden af diliyorum dedim...

ozurKendime  tekrar, tekrar özür dilerim, seni seviyorum; içimde senin bu acına, hastalığına sebep olan her ne oluyorsa bunun için senden af diliyorum dedim.

Bu kadar mı?

Bu kadar.

Kendimizi affetmek bizi özgür kılacaktır...

Fırında Peynirli Kabak...

Fırında Peynirli Kabak  tarifiMalzemeler 
4 Adet Kabak
150 gr Beyaz Peynir
1 Adet Yumurta
1 Kahve Fincanı Rendelenmiş Kaşar Peyniri
2 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
½ Demet Dereotu
Kırmızıbiber, Tuz






Yemeğin Tarifi  

Kabakları bütün olarak tuzlu su içinde diri kalacak şekilde haşlayın. Ve süzün. Beyaz peynir, ince kıyılmış dereotu ve yumurtayı ezerek püre haline getirin.

Kabakları uzunlamasına bölüp fırın kalıbına yayın. Ortalarını küçük bir kaşık yardımıyle boşaltın. Çukur kısımlara hazırladığınız peynirli harcı doldurun. Üzerini kırmızıbiberle süsleyin. Zeytinyağını azar azar üzerinde gezdirin. Önceden kızdırılmış fırında peynir eriyene kadar 10-12 dakika kızartın. Sıcak veya ılık olarak servis yapın.


Ona buralarda 'koyunların efendisi' derler...

11 Mayıs 2011

Zeytinyağlı semizotu...

Yemek Fotoğrafları

2 demet semizotu
1 çay bardağı zeytinyağı
1 avuç pirinç
1 adet orta boy kuru soğan
3 adet orta boy domates
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker

Semizotu ayıklanır, yıkanır, doğranır, bir tencereye aktarılır, üzerine ince kıyılmış kuru soğan, şeker ve tuz eklenir, ovulur, daha sonra rendelenmiş domates, zeytinyağı ve pirinç konur, karıştırılır, hiç su eklemeden orta ateşte 20 dakika pişirilir, ılıyınca servis edilir.

bir kere de itiraf et ve beceremedim de...



bir kere de itiraf et ve beceremedim de

gözlerini kapat artık yorgunum de

uykunun kollarına yenilginin acısıyla gir

ve sabah uyandığında

taze  bir başlangıç yaparak kalk

yeni gelen güne bu güçle başla...

Anette

10 Mayıs 2011

ihtiyacım olan herşeyi elde ettim...

Kelebek

Bir gün bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir adam bedenini bu küçücük delikten çikarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti. Sonra kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Sanki ilerleyebileceği kadar ilerlemişti ve artık daha fazla ilerleyemiyordu ve adam kelebeğe yardım etmeye karar verdi.

Eline bir makas aldı ve kozayı keserek deliği büyüttü. Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman ve kanatları kuru ve buruşuktu. Adam kelebeği izlemeye devam etti çünkü zamanla kanatlarının büyüyüp bedenini taşıyabilecek kadar genişleyebileceğini umut ediyordu; fakat bu olmadı! Gerçekte kelebek ömrünün geri kalanını kocaman bedeni, kuru, buruşuk kanatları ile etrafta sürünerek geçirdi. Uçmayı hiç başaramadı.

Adamın bu aceleci iyiliği içinde anlayamadığı, bu kısıtlayıcı kozanın ve kelebeğin o küçücük delikten dışarı çıkmak için verdiği mücadelenin kelebek için gerekli olduğuydu çünkü bu Tanrı'nın yaşam sıvısının kelebeğin bedeninden kanatlarına doğru akmasını sağlamak için bulduğu yoldu böylece kelebek kozadan kurtulduğu anda uçmaya hazır olabilecekti.

Güç istedim... Ve Tanrı beni güçlü yapmak için karşıma zorluklar çıkardı.

Bilgelik istedim... Ve Tanrı bana çözmek için sorunlar verdi.

Zenginlik istedim... Ve Tanrı çalişmak için bana beyin ve güçlü kaslar verdi.

Cesaret istedim... Ve Tanrı üstesinden gelmem için bana tehlike verdi.

Sevgi istedim... Ve Tanrı yardım etmem için bana sorunlu insanlar verdi.

İyilik istedim... Ve Tanrı bana fırsatlar verdi.

İstediğim hiçbir şeyi elde etmedim; ihtiyacım olan herşeyi elde ettim...