10 Haziran 2011

Bahçelerde börülce... oynar gelin görümce...

http://youtu.be/SmdPjhTgPNY

Fırında patatesli sosis...

Malzemeler:

- 3 adet patates
- 4 adet soyulmuş sosis (yaklaşık 200 gram)
- Tuz, karabiber, kırmızıbiber
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı

Patatesleri hafif kalınca kalem şeklinde doğrayın. Mikrodalgaya dayanıklı torbaya koyarak, mikrodalga fırının en yüksek güç seviyesinde 4-5 dakika pişirin. Amacımız, patatesleri fırına atmadan önce biraz yumuşatmak. Benim kullandığım torbanın üzerinde, patateslerin 7 dakikada piştiği söyleniyor. O yüzden ben mikrodalgada 5 dakika tutuyorum. Patatesleri çıkartıp, bir fırın tepsisine yayın. Sosisleri de 2-3 cm genişliğinde kesin. Patateslerin üzerine yayın. Zeytinyağı ve baharatları ekleyip, biraz harmanlayın. Her tarafları yağlansın.

firinda sosis patates 1

Ardından 200 derece fırında, sosisler iyice kızarana kadar pişirin. Yaklaşık 40 dakika sürüyor.

Not: Patates kızartması için: Patatesleri halka halka doğrayıp, mikrodalgada pişirdikten sonra; çok az sıvı yağ koyduğunuz bir tavada altını üstünü kızartabilirsiniz. Aynı şeyi, diğer sebzeler için de uygulayabilirsiniz (mesela kereviz

Patates Püresi...

Patates PüresiMalzemeler

1 kg patates

1 su bardağı süt

2 çorba kaşığı tereyağı

Tuz,

Patatesi iyice yıkayın. Bir tencerede üzerini 1-2 parmak kadar geçecek kadar suda iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın. Süzün. El dayanacak kadar ılındığında kabuklarını soyun, patates ezeceği, çatal veya rende yardımıyla iyice ezin. Bir tencereye koyun. Süt ve tuz ekleyerek karıştırın. Tencereyi çok kısık ateşin üzerine oturtup tereyağını koyun. İyice karıştırarak yağın eriyip püreyle özleşmesini sağlayın. Üzerine karabiber serpip servis yapın. Diğer Patates Yemekleri

Patates hem B vitamini; hem de potasyum açısından zengin bir sebzedir. Patates püresini beyaz veya kırmızı tüm et yemeklerinin yanında servis yapabilirsiniz. Arzu ederseniz süt yerine et suyu koyabilir; acı seviyorsanız üzerine pul biber serpebilirsiniz.

Beni Benimle Bırak-Manga

http://youtu.be/kJ8nicA4jEE

Photoshop ile düzelttik...

Yaşayınca anladım... Can Yücel

 

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,

 

 

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,

Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..

Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,

Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman

olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Taze börülce salatası...



500 gr taze börülce

  • 2 adet limonun suyu

  • 4 diş sarımsak

  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ

  • bir tutam tuz


Hazırlanışı:

Börülcelerin alttan ve üstten uç kısımlarını alarak boylarına göre ikiye veya üçe bölün. Tencereye 5 bardak su ve bir tutam tuz koyup kaynatın. Su kaynayınca börülceleri atıp hafif yumuşayana kadar haşlayın. (çok fazla haşladığınızda börülceler dağılıp görüntüsü hoş olmuyor) Haşlanan börülceleri iyice süzerek servis tabağına alın. Ayrı bir yerde rondonun içine sarımsakları, limon suyunu, yağı ve tuzu koyup çırpın. Elde ettiğiniz sosu soğuyan börülcelerin üzerine eşit şekilde döküp en az 3-4 saat bekletin. Daha sonra servis yapabilirsiniz.

Afiyet Olsun…

Neşe ve keder insanın gözbebeğindedir. Nasıl bakarsan öyle görürsün... Cervantes...

 



 

BİR KAHRAMAN OLARAK DON KİŞOT

“neşe ve keder insanın gözbebeğindedir. Nasıl bakarsan öyle görürsün” diyen Cervantes'in dünya edebiyat tarihine armağan ettiği dev roman, “Don Kişot” isimli kahramanın, arkadaşı Sanço Panço ile birlikte yel değirmenlerine açtığı savaşı anlatır. Cervantes, akıllı geçinen dünyaya Don Kişot ile kafa tutar.

Don Kişot, haksızlığa başkaldıran, hep hayal peşinde bir kişidir. Küstahın ve rezilin belası olmak ister. Ama bunun dışında kamil bir insan, usta bir hatiptir.

Don Kişot, gerçek bir kahraman değildir. Onun için kimse ilgilenmez onun düşündükleri ve ilgilendikleriyle. Onun dünyasına kimse girmek istemez. Kahramanlıkları ve söyledikleri başkaları için sadece bir eğlencedir.

Destan kahramanları heybetlidir. Don Kişot ise çelimsiz ve sıska. Silahı hiçbir zaman işe yaramaz. Tek silahı vardır, ikna. Konuşur durmadan. Nezaket olsun diye konuşmaz. Laubaliliğe ve hataya tahammülü yoktur. Tembelliğe, uyuşukluğa karşı savaşır.

Don Kişot tek başınadır. Alışılmış bütün sahteliklere savaş açmıştır. Hayatta görmek istedikleri vardır ve aldansa da hep öyle görü

Deep Purple - Gillan Session - Concerto... (1969)

http://youtu.be/nnBDJZIco9c

Sen görenlerdensin, dünya seyrine dalma...



 

Ey doğru yolun yolcusu, çaresiz kalma;

Çıkma kendinden dışarı, serseri olma;

Kendi içine sefer et erenler gibi:

Sen görenlerdensin, dünya seyrine dalma. (Hayyam)

 

Mavi İstanbul Tişörtleri Tasarım Yarışmısı...



Mavi İstanbul Tişörtleri Tasarım Yarışması’nda oylama başladı. Hemen girdim, beğendiğim bu tasarımı oyladım. Bu yarışmada tasarlayan da kazanıyor, oylayan da! Sen de beğendiğin tasarımı oy ver, oylamaya katılan her 100. kişiden biri ol, Mavi İstanbul Tişörtü kazan! http://facebook.com/mavi

8 Haziran 2011

Özgür Kız- Nil Karaibrahimgil...

http://youtu.be/8vS1FEMShYY



Bizim köy vardı ya uzaklarda uzaklarda ben gittim
Bir soru vardı ya cevapsız akıllarda ben bildim
Dünya çizgi çizgi değilmiş öyle değilmiş ben gördüm
Ermiş deme değilim gezgin deme değilim ben özgürüm sadece özgürüm

Benim hem yollarım hem sözlerim hem de konuşan gözlerim var
Hürüm
Özel olduğumdan değil çekip gittimden değil dedim ya ben özgürüm

Benim hem yollarım hem sözlerim hem de konuşan gözlerim var
Hürüm
Özel olduğumdan değil çekip gittimden değil dedim ya ben özgürüm
Ben özgürüm

Bizim köy vardı ya uzaklarda uzaklarda ben gittim
Bir soru vardı ya cevapsız akıllarda ben bildim
Dünya çizgi çizgi değilmiş öyle değilmiş ben gördüm
Ermiş deme değilim gezgin deme değilim ben özgürüm sadece özgürüm

Benim hem yollarım hem sözlerim hem de konuşan gözlerim var
Hürüm
Özel olduğumdan değil çekip gittimden değil dedim ya ben özgürüm

Benim hem yollarım hem sözlerim hem de konuşan gözlerim var
Hürüm
Özel olduğumdan değil çekip gittimden değil dedim ya ben özgürüm
Ben özgürüm
Ben özgürüm

Nefesi izleme alıştırması...

 



 

Sadece nefesini izle; nefes içeri giriyor, nefes dışarı çıkıyor.   İzlenecek dört nokta var. Nefesi görerek, nefesi hissederek sessizce otur. İçeri giren nefes ilk nokta. Sonra nefes içeri girdiğinde durur; çok küçük bir andır, bir saniyeliğine durur. Bu ...izlenecek ikinci noktadır. Sonra nefes döner ve dışarı çıkar; bu izlenecek üçüncü noktadır. Sonra tekrar nefes tamamen dışarı çıktığında bir saniyeliğine durur. Bu dördüncü izlenecek noktadır. Sonra yeniden nefes içeri girmeye başlar… nefes döngüsü budur. Eğer tüm bu dört noktayı izleyebilecek olursan, bu kadar basit bir işlemin mucizelerine şaşıp kalacaksın çünkü zihin işin içine girmez.Osh

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

 

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Mozart'ın Türk Marşı...

http://youtu.be/SazUoK1vVMQ