14 Eylül 2011

Kazandığımız şeyler...

 

tahtaravelli resimleri

 

 

Hayatta öyle seçimler yapınız ki;
Kazandığınız şeyler,
kaybettiklerinize değsin.
(Che Guevara)

Kedicik halatta kalmış... Günün fotosu 14/09/2011

Sadece mutluluk için önüne konulan ama senin kaçırdığın fırsatlardan sorumlu olacaksın...



Sadece tek bir ihanet vardır, ve bu da kişininin kendi hayatına ihanetidir.

.....

Başka ihanet yoktur. Sürekli dır dır eden, seni sahiplenmeye çalışan karın ya da seni sevmeyen kocanla yaşamaya devam ediyorsan, kendi fırsatlarını yok ediyorsun demektir. Talmud’da Tanrı’nın öldükten sonra şöyle söyleyeceği yazılıdır. “Sana mutlu olman için birçok fırsat sundum. Neden onları yakalayamadın?”

Sana işlediğin günahları değil, mutluluk için kaçırdığın fırsatları soracaktır.

Bunlardan sorumlu olacaksın. Bu gerçekten çok güzel: Sadece mutluluk için önüne konulan ama senin kaçırdığın fırsatlardan sorumlu olacaksın.

Kendine sadık kal. İhtiyacın olan tek inanç budur ve her şey çok güzel olacaktır.

(OSHO)

Az sağa kay madem...

 

Eskiyi bırakmak ile yeniyi başlatmak arasında bir karmaşa ve boşluk dönemi yaşanır.



Eşik, Depresyon Ve Aydınlanma:

"-Eskiyi bırakmak ile yeniyi başlatmak arasında bir karmaşa ve boşluk dönemi yaşanır. İnsanlar genelde bu dönemde kendilerini kaybolmuş hisseder ve o kaybolmuşluğu, bir şeyin yanlış olduğunu gösteren başka bir işaret olarak yorumlar. Oysa bu sadece, tarafsız bölgenin verimli kaosuna girmiş olduklarını gösteren bir işarettir.!"

W. Bridge

bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar...



En önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır.
Genellikle bu karşılaşmalar, belli bir sınıra ulaştığımızda gerçekleşir, duygusal olarak ölüp tekrar doğmaya ihtiyaç duyduğumuzda.
Buluşmalar bizi bekler, ama çoğunlukla biz onları engelleriz.
Gene de, eğer umutsuz değilsek, artık kaybedecek hiçbirşeyimiz yoksa ya da hayat bize coşku veriyorsa, o zaman bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar.!"
P. Coelh

13 Eylül 2011

Başkalarını ne kadar dinlemeli...



Kurbağalar bir yarışma düzenlemiş.

Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış.Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş.Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: ''Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!''

Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış:''Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!''

Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler.
Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş;''Bu işi nasıl başardın?'' diye.Ve o anda farkına varmışlar ki; Kuleye çıkan kurbağa sağırmış!

Ciğer kavurma...

 750 gram  ciğer
bir adet iri boy soğan
3-4 adet sivri biber
sıvı yağ
... tuz
kırmızı pul biber
kekik
Yapılışı tavada kızdırdığınız yağın içine önce ciğerlerin atın. Seyrek aralıklarla karıştırarak suyu çekilene kadar kavurun. Suyu çekilmek üzere iken çok iri doğradığınız soğan ve sivri biberleri, tuzu, kırmızı pul biberi ve kekiği tavaya atın. Soğan ve biberlerin kavrulduğuna kanaat getirdikten sonra tavanın altını söndürün.soğan piyazıyla servis edin.

Bütün bunlar anlattığın gibi mi?”

 

 

 

Bir arkadaşı Mark Twain’e bir olayı anlatıyordu. Konuşma bitiminde yazar sordu:

“Bütün bunlar anlattığın gibi mi?”

“Evet, birebir aynı değilse bile, doğruya yakın sözcüklerle anlattım.” deyince Mark Twain hafifçe gülümsedi:
...
“Doğruya yakın sözcükle doğru sözcük arasında büyük fark vardır; ateş böceği ve ateş arasındaki fark kadar…” dedi.

Tutunamayanları bilir misiniz...

Hayatını değiştirmek istiyorsan bunu şimdi yap...

 

 

 

Yarının bu günden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine hemen bugün, yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz olsun daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.

EDWARD DE BONO

Eğer ağlayamazsan, gülemezsin...

 

 
 

 

Eğer ağlayamazsan, gülemezsin. Eğer gülemezsen ağlayamazsın. Eğer kızamazsan şef...katli olamazsın. Eğer nazik olamazsan kızamazsın. Yaşamda birşey kesindir... Eğer birşeye izin veriyorsan, başka birşeyede aynı oranda izin vermen gerekir. Sadece bir işi yapamazsın; " Ben gözyaşlarımı engelliyorum ama derinden güleceğim..." Bu imkansızdır...

____OSHO

Çakra açma çalışmaları...

Senin de arada kafayı yediğin oluyo mu???

Sen yanlış bir seçim yaptığını düşündüğün zaman, bunun gerçekten de yanlış olduğunu nereden biliyorsun?



Hayatta artık yanlış diye bir şey olmadığını ve her şeyin bir sebebi olduğunu kabul et. Bu sebepler bazen bilinir, bazen bilinmez, ama her zaman seni ileriye taşırlar. Bazen bu olan şeylerin hiç de iyi bir sebebi yokmuş gibi görünebilir. Ama bundan emin olamazsın. 

Üzerinde mesafe katetmediğin bir yolun kendisini göremezsin. O yolu takip edemezsin. Bazen üzerinde gittiğin yolu bile göremeyebilirsin. “Neden bunlar oldu?”, “Neden bunların olmasına izin verdim?”, “Neden ağzımı açmadım?”, “Neden görmezden geldim?” şeklinde haykırışlarda bulunabilirsin. Veya, “Neden görmezden gelmedim?” diye de hayıflanabilirsin. Hatta bazen “Neden bu zorlu hayata doğduğunu” bile sorguluyor olabilirsin. 

Üzerinde mesafe katettiğimiz bir çok yol var. Gitmediğimiz de bir çok yol var. Sen yanlış bir seçim yaptığını düşündüğün zaman, bunun gerçekten de yanlış olduğunu nereden biliyorsun? Eğer hayatın bütününü birden görebilseydin, belki de başka şekilde düşünürdün. Kim bilir, belki şöyle derdin: “İyi ki yanlış olduğunu zannettiğim şeyi yapmışım. Bunun bana getirdiği iyiliği şimdi görebiliyorum. Bunu yapmış olmanın beni neden kurtardığını şimdi görebiliyorum. Şimdi, hata yaptığımı düşündüğüm yerde aslında doğru davrandığımı görebiliyorum. Zamanında yanlış görünmüş olsa bile, yaptığım seçimin doğru olduğunu şimdi görebiliyorum. 

Zamanında çok savurganlık yapıp parayı çar çur harcamış olabilirsin, ama bu bir hata değil. Evlenmiş, evlenmemiş, hatta istemeden evli kalmaya devam etmiş bile olabilirsin, ama bunlar da birer hata değil. Bunlar sadece senin seçtiğin seçeneklerdi. Şimdi her ne kadar garip ve anlamsız görünürlerse görünsünler, bunlar zamanında senin yaptığın seçimlerdi ve o zaman doğru görünüyorlardı. Yaşam şimdi sana bunun belki de o kadar doğru olmadığını gösteriyordur. Ama farketmez. Sen sadece yaşamının tek bir noktasına bakıyorsun. Bu küçük nokta sana hayatının bütününü gösteremez.

 Bu yaşam oyununu kaybettiğini düşünüyor olsan bile, aslında kazandın. Çünkü zaten hiç bir şekilde kaybedemezsin. Yaptığın seçimlerinin doğru olduğunu ve bu seçimlerin sana hizmet ettiğini, ileride de etmeye devam edeceğini düşün. Şimdi yapabileceğin bir seçim var, ve bunun ne olduğunu sana söylüyorum. Pişman olmayı ve daha sonra uzun zaman bu konuda hayıflanmayı seçebilirsin. Böyle bir seçeneğin var. Ama ben sana yine de, yaptığın seçimlerden dolayı kendini tebrik etmeni tavsiye ediyorum. Sen de bunu yapabilirsin. Seçeneklerden birini yapmaya karar verdiğinde, artık onu geri alamazsın, ve inan hayatını mutlak pişmanlık içinde yaşamanı hiç istemedim. İşte bu mantıksız bir seçim olurdu. Pişman olmayı seçebilir, ve bu seçiminden dolayı yine pişman olabilirsin. Bir nevi kısırdöngü… Ya da, ilerlemeyi ve bütün pişmanlıklarını geride bırakmayı seçebilirsin. Pişmanlıkların sana hizmet etmiyorlar. Onlar seni hırpalıyorlar. Senin yaşam enerjini çalıyorlar. 

Şimdi başını dik tut ve rüzgarın hayatına esmesine izin ver. Esen rüzgarı yüzünde hisset. Sen şimdisin. Sen şimdisin ve kendi önderliğinde yol alıyorsun. Şimdiye kadar hesabını tuttuğun puanın çok daha ilerisindesin. Zamanında yaptığın seçimler artık birer seçim meselesi değil. Onlar zamanında yapıldı ve bitti. Artık onları rahat bırak. Ve artık kendini suçlamaktan vazgeç. 

Çünkü sen zaten harikasın. Sen müthişsin.