1 Ekim 2011

Yetenek Sizsiniz- Tarçın

http://youtu.be/fvH_tGL32sQ

Tanıdığın herkes kendi savaşını yaşamakta zaten...

Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş. " Hım, demiş galiba bugün saçımı örgü yapacağım. "
Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş.
Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, kafasında iki tel saç kalmış.
" Hım. " demiş, " bugün saçımı ikiye ayıracağım."
Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş.
Bir ertesi gün yine kalkmış, aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var.
" Tamam, tamam. “ demiş. “ artık bugün atkuyruğu yaparım."
Öyle de yapmış ve çok çok güzel bir gün geçirmiş.
Daha bir ertesi gün aynaya baktığında, kafasında bir tek tel bile kalmamış.
" Wow! " diye bağırmış. " Bugün saç derdim yok. "

Bakış açısı her şeydir. Gerektiğinde kibar ol. Tanıdığın herkes kendi savaşını yaşamakta zaten.
Basit yaşa;cömertçe sev,yürekten düşün sevdiklerini

Tarçın... tarçın...Sensin benim en büyük aşkım...



  • İştah açar.

  • İshali keser.

  • Öksürüğü keser.

  • Hazmı kolaylaştırır.

  • Gaz söktürücüdür.

  • Cinsel isteği arttırır.

  • Tarçın ferahlık verir.

  • Ruhi sıkıntıları giderir.

  • Mide tembelliğini giderir.

  • Vücudun direncini artırır.

  • Kansere karşı direnci artırır.

  • Bağışık sistemini kuvvetlendirir.

  • Adet öncesi gerginliklere iyi gelir.

  • Yorgunluğun giderilmesinde faydalıdır.

  • Soğuk algınlığı ve nezleye karşı yararlıdır.

  • Tarçın, şeker hastaları için çok faydalıdır.

  • Bağırsak solucanlarının dökülmesine yardımcı olur.

  • Kan dolaşımını geliştirip hızlandırır.

  • El ve ayaklardaki titremeleri ve damar tıkanıklığını önler.

  • LDL kolestrolü düşürür, (günde yarım çay kaşığı alınması halinde)

  • Hafif doku ve damar büzücü özelliği nedeniyle diyareyi kesici ve peklik vericidir.

  • Mide rahatsızlıklarına iyi gelir, hazmı kolaylaştırır, kusmayı önleyici bir etkiye sahiptir.

  • Yiyeceklere eklendiği zaman, yiyeceklerin bozulmasını ve bakterilerinin büyümesini önleyen doğal bir gıda koruyucusudur.


Tarçın Nasıl Kullanılır? Yemeklerde ve tatlılarda lezzet ve koku vermesi için kullanılır. Tarçın özellikle sütlü tatlılarda kullanılırsa sütteki zararlı bakterileri yok eder. Bal ve limonla karıştırılıp yenirse boğaz yanmasına iyi gelir. Tarçın esansı gıda ve parfümeri sektöründe koku verici olarak kullanılır.

Tarçın tozundan 1 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir. 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir

Yada çayınızı demlerken çeyrek çubuk tarçın ilave edebilirsiniz...

Not: Kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız... Haftada dört günden fazla kullanmayınız...

Farklı olan dağın tepesine çıkarken gördüğün manzaradır...

 



 

 

"-Dağın tepesinden gördüğün manzara aynıdır. Farklı olan dağın tepesine çıkarken gördüğün manzaradır..!"

Suda şakalaşma zamanı... Günün fotosu... 01/10/2011

"Buyurun.." denilince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş.. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan..



SEVGİ SOFRASI.........

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine:

-Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?
...
-"Bakın göstereyim" demiş, ermiş..

Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış.. Hepsi oturmuşlar yerlerine.. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da `derviş kaşıkları` denilen bir metre boyunda kaşıklar..

Ermiş sofradakilere, "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş..

"Peki! " deyip içmeye teşebbüs etmişler.. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına.. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.. Bunun üzerine, "Şimdi.." demiş ermiş:

-"Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.."

Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa.. "Buyurun.." denilince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş.. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan..

"İşte!" demiş ermiş ve eklemiş:

-Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz ve şunu da unutmayın, hayat pazarında alan değil, veren kazançtadır daima...

Depeche Mode-Personal Jesus (With Lyrics)

http://youtu.be/26DD0JwAbAc

Bu sorunu çözmeden hiçbir yere gitmiyoruz...

Bu gerçekten sen misin? Sahi sen misin?


soru işareti resimleri



Dokunduğun kaç hayata aydınlık getirdin?
Hayatına dokunup, aydınlık getiren kaç kişinin değerini bildin?
Kaç kişiye haksızlık ettin?
Kaç kişiyi kendinin değil, onların gerçekliğiyle değerlendirdin?
Kaç kişiyi koşulsun sevebildin?Kaç kişinin yüreğinin güzelliklerini eksik yanlarıyla tamamlayabildin?
... Ve sen insanoğlu kaç kişinin yüreğine merhem oldun?
Kaç kişiyi ardında kalbi kırık bıraktın?Bu gerçekten sen misin? Sahi sen misin?

30 Eylül 2011

Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin...

Fırtına Çıktığında Uyuyabilirim

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vazgeçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur diyorlardı.

Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi çiftlik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'. Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boş verip çaresiz adamı işe aldı. Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:

Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk! Fırtına çıktı. Her şeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boş verin efendim, gidin yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.

Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: Aaa! Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı:  'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'

Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), manen (dua), maddeten (tedbir) hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.

Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de sarhoşluk anıdır, akıl başta değildir

Geyik ve yavruları da sulanıp gittiler...


Gönül dostu, güzel yüzlü, iyi huylu birisi sık sık bir arkadaşını ziyarete gider... ve her gidişinde onun evinde misafir olarak gecelerdi. Hane sahibi de her defasında bu aziz misafirine av eti ikram ederdi. Yine misafirliğe kaldığı bir günlerin birinde av etinden başka bir yemek konulunca sebebini merak edip: “Her zaman bana av eti ikram ederdin, bugün başka bir şey ikram etmene sebep nedir?” diye sorar.



Ev sahibi de şöyle anlatır:

“Ben sık sık ava çıkarım. Ava çıktığım günlerin birinde yine su içerisine tuzağımı kurmuş ve bir yere gizlenmiştim. Biraz sonra yanında üç tane yavrusu olduğu halde bir geyik geldi. Su içmek için yaklaştığı zaman tuzağı görünce, içmekten vazgeçip gittiler.

Ertesi gün tekrar geldiler. Fakat tuzağı görüp yine su içmeden gittiler. Üçüncü gün geldiklerinde susuzluktan ayakta duracak hâlleri kalmamıştı. Yine su içmek için yaklaştıkları zaman tuzağı gördüler. Fakat bir türlü cesaret edip yaklaşamıyorlardı. Suyun etrafında dolaşmaya başladılar. Başka bir su da bulamayınca, geyik yüzünü semaya doğru kaldırdı, gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Hal diliyle yaratıcısına yalvarmaya başladı. Bir müddet sonra bulutlar peyda oldu, gök gürleyip şimşekler çakmaya başladı. O derece yağmur yağdı ki, dereler ve göller dolup taştı. Geyik ve yavruları da sulanıp gittiler. Ben de  “bir hayvanın dergah-ı izzette duası kabul olduğu halde, insan olan niçin gafletten uyanmaz.” Diyerek o günden sonra avlanmayı bıraktım.

Bakmasana face şifremi giricem... Günün fotosu... 30/09/2011

Çünkü o sıralar ben, seni kucağımda taşıyordum ...

 


Adamın biri, bir gece bir rüya görmüş,upuzun bir kumsal boyunca Tanrı ile yürüyormuş.
Onlar yürürken tam karşılarındaki gökyüzünden de bir film şeridi gibi, adamın hayatından sahneler geçiyormuş.
Kumsal adamın hayat yolu imiş sanki. Adam kumda iki çift ayak izi kaldığında dikkat etmiş ....
Bir çifti kendisinin, bir çifti Tanrı’nın. Hayatının son sahnesi de gökyüzünden geçtikten sonra adam, kumdaki... ayak izlerine boydan boya bir daha bakmış ve birden bir şey dikkatini çekmiş:
Hayat yolunun pek çok bölümünde kumda sadece bir çift ayak izi ve adam dehşet içinde fark etmiş ki, ayak izlerinin, tekleştiği zamanlar, hayatının en kötü, en acı anlarına rastlıyor...
Bu keşfi onu fena halde rahatsız etmiş ve Tanrı’ya sormaya karar vermiş.
"Tanrım ... Eğer sana inanırsam, senin yolundan gidersem her zaman yanımda olacağını, her zaman yanı başımda yürüyeceğini söylemiştin ... Oysa hayat yoluma bakıyorum. En zorlu, en kötü, en acılı anlarımda sadece bir çift ayak izi görüyorum kumda ... Anlamıyorum Tanrım, anlamıyorum ... Hayatın kolay günlerinde yanımda yürüyorsun da sana en muhtaç olduğum anlarda beni niye terk ediyorsun?
Tanrı gülümseyerek cevap vermiş:
Sevgili, çok sevgili kulum ....
Ben seni çok sevdim ve hiç terk etmedim. Hayat yolundaki en zorlu sınav günlerinde, yani en acılı, en kotu anlarında kumda hep bir çift ayak izi gördün.  Dikkat et! Ayak izleri teke indiğinde derinleşiyor.
Çünkü o sıralar ben, seni kucağımda taşıyordum ...

Çıktı mı çocuk???

Ama hep benimle uyu..

 


Boşversene biz aşık olmayalım birbirimize.
Konsere gidelim biz, Maça gidip küfür... edelim..
Uçurtma uçuralım ya da, kumsalda uzanıp deli gibi içelim.
Gecede yıldızlara bakalım mesela..
Bisikletle gezerken yağmur yağsın, sırılsıklam olalım..
Benimle kek yap, balık tutalım sonra tekrar denize atalım.
Boşver aşık olmayalım biz..
Aşk korkutucu !
Beraber eğlenelim en iyisi,
Ama hep benimle uyu..



Uğur Koşar