hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2013

HAYAT, SEÇTİĞİN KARARLARA ÖDEDİĞİN BEDELLER İLE ŞEKİLLENİR.


Moralin mi bozuk. Öyleyse kaldır başını. Kimse başı yukarda ağlayamaz çünkü.Kendini mutsuz hisseden insan içine döner.Çünkü duygular içtedir.Durumunu değiştirmek istiyorsan, kaldır başını ve umuda bak. Ve ne seçtiğini kendine tekrar et. Polyannacılık oynamak değil bunun adı.

Bulunduğun yeri ve şartları en iyi bilen sensin. İhtiyacın olanı en iyi bilen sensin. Sen değiştirirsen değişecek dünya. Sen istersen gelecek başarı. Sen kapılarını açarsan girecek mutluluk içeri.
Öncelikle gerçeği olduğu gibi kabul etmekle işe başla. Sonra başını kaldırır ve ne olmasını istiyorsan onu seç hayatına. GERÇEĞİ GÖR. KARARINI VER. SEÇİMİNİ YAP. BEDELİNİ ÖDE. HAYAT, SEÇTİĞİN KARARLARA ÖDEDİĞİN BEDELLER İLE ŞEKİLLENİR.

Kaynak: Gelişimsel Olumlama

26 Mart 2013

Hayat, kısa gelen battaniye gibidir.





Hayat, kısa gelen battaniye gibidir.

Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder,

Aşağı çekersin omuzların titrer..

Ama yine de,

Neşeli insanlar dizlerini karınlarına çekerek,  rahat bir uyku uyumayı başarır... ...

  Can DÜNDAR ***

5 Ağustos 2012

Sağlıksız Su Markaları Açıklandı...


Sağlık Bakanlığı, daha önce bildirilen markalara ilaveten ''Gençsu'', ''Karlık Madran'', ''Alka Madran'', ''İvriz Su'', ''Beysu'',  ''EDK Lara'', ''Hünkar'', ''Revan'', ''Buzdağ'', ''Kardelen'', ''İdeal'',  ''Hazar Vox Nida'', ''Bahçeayran'', ''Esensu Özayran'', ''Kabalak'' markalarının dolum tesislerinde uygunsuzluk tespit edildiğini açıkladı. Daha önce de 'Buzada', 'Erpınar', 'Alps', 'Kervansa...
ray' ve 'Yalısu' açıklanmıştı. Bakanlıktan damacana suyu açıklaması Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sonuçlarla alakalı net bir açıklama yapamayacağını vurgulayan Akdağ, ''Ama  halkımıza da ifade ettiğimiz gibi açıklama yapacağız. Çok geniş bir çalışma yaptık, bütün Türkiye'de. Sadece dolum tesislerinden değil, sahadan da çok sayıda örnek aldık. Dün itibarıyla bin 100 noktadan örnek almıştık'' diye konuştu.

Alınan örneklerin, hassasiyetle, dikkatle laboratuvarlarda analizlerinin yapıldığını belirten Akdağ, şöyle devam etti:

''Şunu da ifade etmemiz gerekir. Dolum tesisinden çıkan problemi, satış noktasında çıkan problemi birbirinden ayırmak lazım. Dolum tesisinde, doğrudan ilgili, markayla ilgili bir problem var demektir, eğer bir sıkıntı varsa. Ama satış noktasındaki problemler daha ziyade satış şartlarının elverişsiz olmasından kaynaklanabilir. Dolayısıyla bu açıklamaları yaptığımız zaman, satış noktasında çıkan bir problemin o markayla ilgili Türkiye'deki bütün damacanayla satılan suları ihtiva ettiği düşünülmemeli. Ama biz bu açıklamaları yapacağız.''

Piyasayı yakından takip ettiklerini ifade eden Akdağ, yaz mevsiminin sıcak geçişinin, bu açıdan hassas bir durum oluşturduğunu belirterek, ''Halkımız hiç endişe etmesin, şeffaf biçimde gerçekleri onlara açıklıyoruz, açıklamaya devam edeceğiz. Bazı basın yayın organlarında hala işin spekülasyonu peşinde koşanlar var. Arkadaşlarımıza da bu spekülatif haberlere itibar etmemelerini duyurmak istiyorum'' şeklinde konuştu.

Bu konuda bugün öğleden sonra belki akşama doğru açıklama yapabileceklerini ifade eden Bakan Akdağ, ''Son derece titiz bir biçimde, bilim adamlarının eşliğinde halk sağlığı laboratuvarlarımızın ulaştığı sonuçları bugün vatandaşımızla paylaşacağız'' diye konuştu.

19 Haziran 2012

Taşın Hikayesi

 Photo: Taşın HikayesiGenç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti. Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu : Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu ? ”Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi. “Lütfen, amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı. Çocuk, gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti. “abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum.” Çocuğun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu : “Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır. Ne diyeceğini bilemez halde, genç yönetici boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi. Arabanın yan kapısında taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiçbir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı hiç unutmamak için sakladı : Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.

 Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin y...ola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı.


Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti. Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu : Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu ? ”Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi. “Lütfen, amca, lütfen kızmayın.


Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı. Çocuk, gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti. “abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum.” Çocuğun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu : “Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır. Ne diyeceğini bilemez halde, genç yönetici boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı.


Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi.


 Arabanın yan kapısında taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiçbir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı hiç unutmamak için sakladı : Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.

18 Haziran 2012

Hayatlar evler gibi olabilse keşke. Kapısına kilit vurup biraz dışarı çıkabilseniz.

"Hayatlar evler gibi olabilse keşke.

Kapısına kilit vurup biraz dışarı çıkabilseniz.

Selam veren tanıdıklara, 'kusura bakmayın ben bir süreliğine ben değilim, kendim de. tatildeyim' diyebilseniz."

-İçeriden Kıyıdan Konuşmalar

15 Haziran 2012

Burçlara Göre Hayatın Anlamı...



AKREP

Bilinçsizi bilinçliden ayırmak .Akrep’in hedefi budur. Bütün sahteciliği yok edip,korkunun duvarları arasında saklananları açığa çıkarmak.En temel gerçeği veya hayatını dönüştürecek son kavrayışı aramak üzere bilincinin derinliklerine dalmak. Rahatlatıcı her yalanı, yatıştırıcı her yarı-doğruyu, her Sahte pembe tabloyu bozmaya, kendini tanımaya kesin bir şekilde kararlı ve keskin bir akıl. Bunlar Akrep’in kaynaklarıdır. İçgüdüsel olarak kuşkucudur.

ASLAN

Kendini ifade etmek - Aslan’ın hedefi budur. İçsel durumunun dışsal sembollerini yaratmak. Sıcak, özgüvenli ve kendini ifade eden bir tarzda dünyaya ait olduğunu hissetmek Aslan’ın konularıdır.Yaratıcılık, tiyatrosallık, yaşam şevki: sevgi ve beğeni toplayan bir performansın tüm unsurları Aslan’ın kaynaklarını oluşturur.Bütün geleneksel yaratıcılık alanları Aslan’ın içsel dünyasını dışarı çıkarma kanallarıdır.Oyunculuk, dans, hikaye anlatma, övgü alışverişi, hepsi de Aslan’ın patikasında bulunur. Aslan dolaysız bir yaratıcı kulvar seçtiğinde daha iyi parlar.

BALIK

Kendini aşmak, farkındalık Balık’ın hedefi budur.Balık yaşamın dramaları karşısında kendini aşma, esinlenme ve Sükunet deneyimleme yönümüzü temsil eder. Balık burcu ruhsal deneyimler yaşamak, fizikötesi dünyalara ulaşmak veya bir hapishane gibi gördüğü bedeninin sınırlarından kurtulmak için büyük istek duyar.Empati, duygudaşlık ve şefkat Balık’ın kaynaklarıdır. Balık’ta kişilik esnektir. Değişken koşullara göre eğilir, bükülür ve akar.Başka insanları anlamak, onlara şefkat duymak ona doğal gelir. Bu dünyanın değerlerine önem vermez. Balık, dinleyen ve yargılamadan düşünen büyük spiritüel danışmanların burcudur.

BAŞAK

Kusursuzluk - Başak’ın hedefi budur.Kendi potansiyellerinin en üst, en arıtılmış düzeyine çıkmaktır.Hangi doruğa ulaşırsa ulaşsın hedefi daha yukarıdır. Saflık, doyum,anlam içerme, zor işler ve ulaşılması zor hedefler Başak’ın konularıdır.Başak’ın ana kaynağı kişisel dönüşüme (transformasyona) duyduğu açlık ve mükemmellik duygusudur.Gerçeklerle ilgili kılı kırk yaran, vicdanlı bir dürüstlüğü vardır. Mükemmel ile gerçek arasındaki gerilim Başak’ın büyümesini hızlandırır, yönlendirir ve onu değişime zorlar. Asla halinden memnun, kayıtsız değildir. Repertuarında tembellik yer almaz. Kişisel önemini abartmaya karşı kendini sigortalamış olması onu mütevazı yapar. Stratejisi hizmettir

BOĞA

Huzuru bulmak ve onu korumak - Boğa’nın hedefi budur.Dinginlik. Sınırsız bir karmaşıklık içinde yine de sade olmak. Kavranamayacak kadar derinliğe sahip olmak, ancak bunun üzerinde konuşmaya ihtiyaç duymamak.

İKİZLER

Hayret duygusuna erişmek - İkizler’in hedefi budur. İkizler algılamak ve kendisini gözlemle tıka basa doldurmak İçin doğmuştur. Her zaman hareket halinde bulunmalıdır. Uyanık bir akıl İkizler’in temelidir.Merak, yerinde duramamak, bunlar İkizler’in kaynaklarıdır. Fiziksel canlılığı akılda da sürer, bu da ona bir başka kaynak sağlar: öğrenme, anlama yeteneği. Bu hızlı zihinsel faaliyetler yargı ve mantık gücüne sahip olmaya yönelik değildir. Ham algılamaya yöneliktir. Düşünmek değil, görmek önemlidir

KOÇ

Var olmak -Koç’un hedefi budur. Koç dünyaya savaşçılık,canlılık ve hayatta kalma güdüsü ile silahlanmış olarak gelir. Her türlü yıldırmaya, pürüze ve kuşkuya rağmen istek ve iradenin üstün gelebilmesi yeteneğini temsil eder.Dürüstlük, didişmecilik,heveslilik, bağımsızlık ve cesaret Koç’un kaynaklarıdır

KOVA

Bireyliğin geliştirilmesi - Kova’nın hedefi budur.Kova toplumun kendisiyle ilgili beklenti ve planlarını kendi gerçek Bireyliğinden ayırmak, kendi hayatını yaşama hakkını savunmak için hiç bir desteğe ihtiyaç duymadan dünyanın önünde durmak ister. Kova’nın kaynağı dehası ve inatçılığıdır. Deha yeniyi öğretilmeyen Yollarla düşünebilme yeteneğidir. Ve Kova bu Yetenekle donatılmıştır. Farklı düşünür. Ana akım dışındaki düşünce Alanları onu mıknatıs gibi çeker. En ölümcül düşmanı kabile içgüdüsüdür

OĞLAK

İnsanın doğası ile toplumsal kimliğini birleştirmek - Oğlak’ın Hedefi budur.Oğlak bütünlüğün sembolüdür.Görülmez kişisel öz ile gözle görülür toplumsal tavrın birleşmesi Oğlak’ın gelişimsel hedefidir.Oğlak toplum içindeki yerini oluşturabilmek için yenilgiler,belirsizlikler, küçük kazançlarla geçen uzun zamanlar ve engellerle karşılaşır.

TERAZİ

Uyum - Terazi’nin hedefi budur.Her sağlıklı Terazi davranışının altında -bilinçli veya bilinçsiz- sakinleşmek amacı yatar. Gerilimi atmak, ortayı bulmak, sinirleri yatıştırmak için Terazi adım adım hedefe doğru harekete geçer. Terazi’nin kaynağı paradoks ve ikileme karşı yüksek toleransıdır.Tüm bütünlerin birbirini tamamlayan yarımlardan oluştuğunun bilincinde olmasıdır

YAY

Hayatın anlamını keşfetmek - Yay’ın hedefi budur.Yay’ın düşüncesi hayatımızın görünürdeki tüm gelişigüzelliğinin arkasında müthiş bir Düzen olduğuna güvenmektir. Bu düzenin anahtarını deneyimle, araştırmayla, günlük yaşamın akıl köreltici kalıplarını kırmaya istekli olmakla bulur.Değişik düşünce biçimlerine açık kalma ihtiyacında olan Yay’ın bunun için seçebileceği yöntemlerden biri yolculuktur. Böylelikle kendisininkinin dışında kalan kültürlerle gönüllü, açık kalpli ilişkiler geliştirilebilir.Esas düşüncesi hem iç, hem de dış dünyanın ufuklarını genişletmektir. Yay’ın stratejisi, hayatı bir serüven gibi, güvence düşünmeden yaşamak ve arkasına saklanmakta olduğunu fark ettiği her fikir veya görüşü gönüllü olarak bir kenara bırakmaktır.

YENGEÇ

Kusursuz duyarlılık - Yengeç’in hedefi budur.Her ayrıntıyı hissetmek,hayatın uyumsuzluğunu görmek, her şeye rağmen yaşamın sunduğu her şeyi sevmek, kabullenmek ve ona güvenmek. Tüm bunlar Yengeç’in konularıdır. Duyguların lisanını çok akıcı bir şekilde konuşması, iç dünyasının zenginliği Yengeç’in kaynaklarıdır. Yengeç’te, sübjektiflik Ve duygusal yoğunluk sonuna kadar açıktır. Stratejisi korunmaktır. Yengeç kabuğunda saklanıp veya içine kapanıp güç toplayarak bu iç süreçlerini korumak zorundadır.

Sıcaklar bıktınız mı? Klimanız yok mu?

Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın aynadan bir yansımasıdır...

Hayatı çocuk gibi yaşamaya bak...

Photo: (¯`v´¯)<br/>✿.¸.♥´♥♥<br/>¸.♥´¸.✿´¨) ¸.•*¨) ♥,,<br/>(¸.♥´(¸.✿ .♥´,¸♥´¯`•->❥❥❥º ☆.¸.¸,. ✿✿✿

4 Haziran 2012

Gülümsüyorum!

 

 Yarada nın benim yanımda olduğunu, tüm ihtiyaçlarımın tükenmez ve sınırsız kaynağı olduğunu, beni desteklediğini, koruduğunu, kolladığını, beslediğini hissediyorum.


Bana verilen kadarını alıyorum. Olanı Olduğu gibi ve Olduğu anda Olduğu Haliyle Kabul Ediyorum.

Her yeni günün başlangıcında ve bitiminde sevdiklerimin ve kendimin sağlıklı nefes alarak hayata devam ettiğini bilerek yaşadığım için şükrediyorum.


Sadece dilin güzel sözler söylemesinin faydasız olduğunu biliyorum,Güzel konuşmayı ‘kalbim’in kendisi yapmak istiyorum.


Sevgi ve minnettar bir yürekte büyük kibirlerin barınamayacağı gerçeğine sıkı sıkıya bağlı kalmaya çalışıyorum...

Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.


Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.

Ayırdığında yani bir şeyler bittiğinde o yaşananlar tek bir ‘an’ olur.

Hayat ayırır ama her zaman bir iz bırakır. İyi ya da kötü… Önemli olan iz bırakmaktan çok, hayatımızda ve kesiştiğimiz hayatlarda...

 güzel, güzel olduğu kadar da anlamlı izler bırakmak .....Güzel, anlamlı iz bırakan insan ya da kişiler varsa hayatımızda, aldığımız nefesin anlamı bile başkalaşmaz mı?

Daha sıkı yapışmaz mıyız yaşama? Gözlerimiz bir başka parlamaz mı?

2 Haziran 2012

Hayat hiç birimiz için tekdüze değil.Aslında hepimizin inişleri ve çıkışları var.

Photo: Hayat hiç birimiz için tekdüze değil.Aslında hepimizin inişleri ve çıkışları var. Bazen daha yukarıda ve iyi hissederken bazen daha aşağıda, daha durgun ve gergin olabiliyoruz. İyi bir ruh halindeyken, aniden bir olay gelişiyor ve kendimizi birden aşağılara çekilmiş hissedebiliyoruz.Bu yüzden de hayatın inişe geçtiği zamanlarda (benim iniş dediğim, yaşama göre çıkış da olabilir çünkü şerde hayr vardır) tırnaklarımızı çıkarıp, önümüze gelen her zemine tutunmaya çalışabiliriz.Bu bir bataklıkta, çırpınarak tutunabilecek bir dal aramak gibi bir şey. Çırpınmak insanı daha da batırıyor. Battıkça da kaygı daha çok artıyor. Durmayı bilmek, daha doğrusu öğrenebilmek gerekiyor.Uyumak zorlayarak yapılabilecek bir eylem değil. Uyumak çabalayarak yapılacak bir eylem değil. Uyumak sadece bir sonuç. Ve bizler sonuçları çabayla değil teslimiyetle alabiliyoruz ancak. Bu sebeble akışa teslim olmak ve akışa güvenmeyi bilmemiz gerekmektedir.AN'da Akışda ve Güvende...AŞK'la 'Kuantum Yaşam HaritasiHayat hiç birimiz için tekdüze değil.Aslında hepimizin inişleri ve çıkışları var.


Bazen daha yukarıda ve iyi hissederken bazen daha aşağıda, daha durgun ve gergin olabiliyoruz. İyi bir ruh halindeyken, aniden bir olay gelişiyor ve kendimizi... birden aşağılara çekilmiş hissedebiliyoruz.Bu yüzden de hayatın inişe geçtiği zamanlarda (benim iniş dediğim, yaşama göre çıkış da olabilir çünkü şerde hayr vardır) tırnaklarımızı çıkarıp, önümüze gelen her zemine tutunmaya çalışabiliriz.


Bu bir bataklıkta, çırpınarak tutunabilecek bir dal aramak gibi bir şey. Çırpınmak insanı daha da batırıyor. Battıkça da kaygı daha çok artıyor. Durmayı bilmek, daha doğrusu öğrenebilmek gerekiyor.Uyumak zorlayarak yapılabilecek bir eylem değil. Uyumak çabalayarak yapılacak bir eylem değil.


Uyumak sadece bir sonuç. Ve bizler sonuçları çabayla değil teslimiyetle alabiliyoruz ancak. Bu sebeble akışa teslim olmak ve akışa güvenmeyi bilmemiz gerekmektedir.AN'da Akışda ve Güvende...AŞK'la


Alıntı: Kuantum Yaşam Haritasından...

İnsanlar hayat ve evrene dair yanlış görüşleriyle kendilerini cezalandırırlar

Photo: Özgüvensizliğin temeli olan utancın marazi bir hal alması, kişinin maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik şiddetle orantılıdır.Alay edilen, küçük düşürülen, duygusal ve fiziksel sınırlarına saygı gösterilmeyen; "Sen aptalsın," "Bir işe yaramıyorsun," "Kendinden utanmalısın," mesajıyla büyüyen; ebeveynlerinin yüksek ideallerine yetişemeyen; kabul edilmek için ihtiyaçlarını, arzularını, korkularını, hatalarını ya da başarılarını saklamak zorunda kalan çocuklar, sürekli hissetikleri utanç duygusunu zamanla içselleştirerek (internalization) kendilerini 'yetersiz' ve 'değersiz' görmeye başlarlar."Benliğin kusurlu imgeleri açgözlü, tembel, aptal, pis bilinç altındaki hatıralarda köklenir," Dr. Michael Nichols, No Place to Hide/ Kaçacak Yer Yok Kuantum Yaşam HaritasıKuantum Yaşam Harita'mHayat kimseyi kayırmaz. Kimseye torpil yapmaz. Onun için kimse özel değildir; sağlık, keyif ve huzur prensiplerinin safına geçtiğinizde size iyilik yapar. Hayat hiçbir zaman hastalık, rahatsızlık, kaza yada acı göndermez,


 Ne ekersen onu biçersin yasasına göre, bunları başımıza olumsuz ve yıkıcı düşüncelerimizle kendimiz getiririz. Eğer sevgiye gerçekten inanırsanız, bilinçaltınız size sayısız iyilikle karşılık verecektir. Hayat kimseye karşı kin beslemez. Sizi asla yargılamaz. Hayat elinizdeki kesiği iyileştirir. hayat, parmağınızı yaktığınızda sizi affeder. Ödemi azaltır ve bu bölgeyi yeniden sağlıklı ve mükemmel hale getirir.


Suçluluk duygusu hayata dair yanlış bir kavramdır. Hayat sizi cezalandırmaz yada yargılamaz. Bunu yanlış inançlarınızın, olumsuz düşüncelerinizin ve kendinizi yargılamanızın bilinçaltı etkileri ile siz kendinize yaparsınız. Hayat sizi yargılamaz yada cezalandırmaz.


Doğanın güçleri kötü değildir. Bunların kullanımının etkisi sizin içinizdeki gücü nasıl kullandığınıza bağlıdır. Elektriği birini öldürmek için de evi aydınlatmak içinde kullanabilirsiniz. Suyu bir çocuğu boğmak için de onun susuzluğunu gidermek için de kullanabilirsiniz. İyi ve kötü kişinin zihnindeki düşünce ve amaca bağlıdır. Hayat asla cevap vermez. İnsanlar hayat ve evrene dair yanlış görüşleriyle kendilerini cezalandırırlar. düşünceleri yaratıcıdır ve kendi üzüntülerini yaratırlar.


Joseph Murphy


Kuantum Yaşam Haritası'ndan alnmadır...