19 Eylül 2011

Hangisini seçerdiniz ? Zenginliği mi, Başarıyı mı? Sevgiyi mi?

Üç İhtiyar Misafir

...Bir kadın, kapıdan dışarı çıktığında, bembeyaz sakallı üç ihtiyarın kendi evinin önünde oturduklarını görür.

'Ben sizi hiç tanımıyorum, der..

Ama aç ve susuz olmalısınız.. Lütfen içeriye gelin de sizlere bir şeyler ikram edeyim...'

'Evin erkeği içerde mi?' Diye sorar adamlar.

'Hayır, der kadın. Şu an evin dışında.'

'O evde olmadığı sürece bizim bu eve girmemiz mümkün değil...' diye cevap verirler.

Akşam olup kocası eve döndüğünde kadın olanları anlatır.

'Peki, onlara söyleyebilir misin, der adam. Ben evdeyim artık, bu eve gelebilirler...'

Kadın dışarı çıkıp bu kişileri içeri davet eder.

Ama bu defa da;

'Hepimiz aynı anda içeri girmeyiz' der yaşlı adamlar.

Kadın öğrenmek ister;

'Niye giremezsiniz?..'

İhtiyarlardan biri açıklar:

'Onun adı ZENGİN, der bir arkadaşını göstererek.

Diğeri BAŞARI..

Ben ise SEVGİ..'

Sonra ekler; 'Şimdi içeri gir ve kocanla konuş. Hangimizi evinizde istersiniz?..'

Kadın içeri girip söylenenleri kocasına anlatır. Adam duyduklarıyla neşelenerek;

'Ne güzel, der. Madem öyle, Zengin'i içeri çağıralım ve evimizi zenginlikle doldursun...'

Karısı itiraz eder;

'Canım, niçin Başarı'yı çağırmıyoruz?'

Bu sırada, evin diğer köşesinde bulunan gelinleri konuştuklarını duyar. Koşarak gelir ve kendi fikrini söyler;

'Sevgi'yi çağırsak daha iyi olmaz mı? Evimiz sevgiyle dolar!..'

'Gelinimizin teklifini dikkate alalım, der adam karısına... Dışarı çık ve bizim misafirimiz olması için Sevgi'yi davet et.'

Kadın dışarı çıkar ve yaşlı adamlara sorar;

'Hanginiz Sevgi idi? Lütfen içeri gel ve misafirimiz ol...'

Sevgi ayağa kalkar ve eve doğru yürümeye başlar. Fakat diğer iki yaşlı adam da onu takip ederler... Kadın şaşırmış bir halde Zengin ve Başarı'ya sorar;

'Ben sadece Sevgi'yi davet ettim, siz niye geliyorsunuz?'

Zengin ve Başarı bir ağızdan cevap verirler:

'Eğer Zengin'i ya da Başarı'yı davet etmiş olsaydın diğer ikisi dışarıda kalırdı. Ama sen Sevgi'yi davet ettin... O nereye giderse biz de ardından oraya gideriz. Çünkü
nerede Sevgi varsa, orda Başarı ve Zenginlik de vardır!..'

Kirayı yatırmış mıydın?

Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren...



Çaresizlik öğrenilmiştir Başarılı olmak da öğrenilebilir. Sende sandığından fazlası var! Gelebileceğin en iyi yerde değilsin.

Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur.

Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren! Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık. Sahnede  her zaman bir kişiye daha yer var. Her şey seninle başlar!

Başkaları yapabildiyse, sen de yaparsın.

18 Eylül 2011

Sorumluluk kimde...

 

'

...Çocuğumuz düşüp kafas ını masaya çarpınca biz hemen masayı döveriz,'he masa ehhhh sen niye orada duruyorsun' diye.

 Çocuk masa orada durmasa kafasını çarpmayacağını sanır ve büyüdükçe yaptığı her hatayı yükleyecek birini veya bir şeyi mutlaka bulur.' 

Malum...

 

Dolar patlarsa?

Enflasyon Canavarı'ndan

 

Sanal 'sorumlumuz' bile var... Yollarda her gün 20 insanımız heba oluyor.

Trafik Canavarı'ndan...

  Evleri su basıyor.

Yağmurdan...

 

Ormanlar yanıyor.

Sigaradan...

 

Gemi batıyor.

Dalgadan...

 

İyi de kardeşim, uçak neden düşüyor?

Rahmetli pilottan...

 

Peki bu şartlarda hayatta kalmayı nasıl başarıyoruz?

 

Allah'tan...

 

Üstün Dökmen

 

Dikiz aynasından arkaya bakarak yaşamaktan vazgeçin...

 



 

Dikiz aynasından arkaya bakarak yaşamaktan vazgeçin... Önünüzdeki yola bakın...

17 Eylül 2011

Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:


Adam, güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplay...arak kıza yaklaştı ve
- Biraz konuşabilir miyiz, acaba?
Kız birden haykırdı:
- Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!
Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu.
Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek:
- Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum.
Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:
- Ne? Gecesi 200 lira mı? Deli misin sen?

Her kahve aynı tadı taşımaz...


Her kahve aynı tadı taşımaz..
Nerede içiyorsan,
Kiminle içiyorsan ona göre değişir.....
Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü,
en sevdiğin dostun ağlarken kahvenin tadı kederlidir..
...Kahve telvesine yüreğinin acısı karışır..
Nitekim dostlarla içilen kahve neşedir..
Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer..
Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır..
Acıdır tadı..
Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır..
Dostlukla yudumlanan kahve molalarına buyrunuz inşallah.
Siz nasıl alırdınız

Okyanusun tam ortasındasın...


Hani biriyle tanışırsın, çevrende görmeye alıştığın insanlardan çok farklı biri....
Öyle biri ki her şeyi bambaşka bir gözle görür ve seni de bakış açını değiştirmeye yöneltir.
Dünyaya onun gözleriyle bakmaya başlarsın. İçine ve dışına da. Etkilenirsin.
Etkilenmek ne kelime, büyüsüne kapılırsın.
Gene de ilk başlarda araya bir mesafe koyabileceğini, yüreğini kontrol altında tutabileceğini zannedersin.
Oysa rüzgâr sandığın fırtınadır.
Sınır sandığın yer oynak ve kaygan bir zemindir.
Bir bakmışsın, farkında bile olmadan açılmış, karadan uzaklaşmışsın.
Okyanusun tam ortasındasın...[Elif Şafak]

Fırıncı daha yeni pişmiş en güzel ekmeği verecek...

 



 

Sen dua edersin ama kabul olmuyor sanarsın!
Ekmek almak için bir fırına giders...in
Beklerken fırıncı ile bir sohbet başlar
Ve fırıncının hoşuna gidersin, hoş sohbetsin ya…
Fırıncı başkalarına istediğini verip acele ile gönderir
Bu arada sen istediğini alamadığın için sıkılmaya başlarsın
Ama bilmezsin ki
Fırıncı daha yeni pişmiş en güzel ekmeği verecek

Izgara palamut...

 

1 orta büyüklükte palamut
1 baş soğan
1 limon
Yarım fincan zeytinyağı
1 küçük demet maydanoz

Roka, yeşillik
Tuz

Hazırlanışı:
Palamut baliğinin içi temizlenir. Başı kesilir, porsiyonluk dilimlenir, her parça güzelce temizlenir. Her tarafı tuzla karışmış soğan suyu ile ovularak bir saat kadar bekletilir.

Temiz bir ızgara, zeytinyağına bulanmış bir bezle iyice silinir. Ateşe konup kızdırtılır. Dilimler üzerine dizilir ve kızartılmaya başlanır, çevirdikçe üzerlerine limon suyu ile karıştırılmış zeytinyağı sürülür. Balığın iki tarafı piştiği zaman tabağa alınır. Üzerlerine  biraz zeytinyağı gezdirilir.

 Sıcak olarak yenir. Afiyet olsun...

maymun bile ağaçtan düşer...



Japon atasözünde de dendiği gibi: Saru mo kikara uchi ru maymunlar bile ağaçtan düşer...

O yüzden bir başarısızlık durumunda hayalkırıklığına kapılıp oturup ağlamaktansa, kendimizle yüzleşmek  ve  sebebleri bulmak  atılması gereken ilk adımdır...

Arkasından daha iyiye ve daha güzele gidecek şekilde çalışmalı çabalamalı, yolumuza devam etmeliyiz...

Güçlü ve kendimize güvenli olmalıyız...

Sağlıcakla,

 

Acıkmış... Günün fotosu... 17/09/2011

Acı vermeyi ve acı çekmeyi nasıl bırakırız...


Bir kalbe, bir bedene ve bir zihine sahip oldugumuz surece aci cekmek kacinilmaz. Bizler mutluluk pesinde kosarken, acimizdan kurtulmaya calisirken bilerek ya da bilmeyerek birbirine aci veren aci kardesleriyiz. 
 
Mutlu olmak istiyorsak ilk olarak aci vermeyi birakmaliyiz. Tam farkindalikla aci icin bir sebep olmayi birakmaliyiz. Bunun icin kaybetmeyi goze almaliyiz.

Acı vermeyi nasıl bırakırız?...tabii ki herkes 'elinde ne varsa ancak onu verebilir'; o halde acı 'vermekten' de önce, 'acıyı üretmeyi bırakmalı'dır...
. Ve kuşkusuz ki ACI  'kendi yapımımız' olanları ve bizlere 'dışarıdan dayatılanları' da kapsar... Kaçarak veya çözümünü erteleyerek kurtulunabilecek bir şey değildir. Peki 'ertelemememiz gereken' şey nedir?... Yanıt: kendimizle  'yüzleşmek'. korkumuzla 'yüzleşmek', isteklerimizle 'yüzleşmek'tir... Arkasından yapılması gerekense: 'Onu dönüştürmek'.Tanri hepimize bu kararlilikla yola cikma gucu ve farkindaligi versin.

ve siz su sıkın değil mi?... Yoo dostum yoo...

Hiçbir şey yerinde duramaz, kıpraşır :)

 

 

Yeni bir düş gör

Yeni bir yola çık
... Yeni bir kitap yaz
Yeni bir resim yap
Yeni bir nefes al

Yeni sözler söyle, yeni kulaklara,
Yeni türküler yak, gönül bağında,
Yeni bir bakışın olsun, kimsede görülmemiş
Yeni bir şey fark et, hiç fark edilmemiş
Yeni oyunlar bul, yeni oyun arkadaşları
Yeni değerler keşfet, yeni hazineler
Yeni gözlerle takdir et, tüm keşiflerini
Yeni cevaplar ver, eskimiş sorulara
Yeni sorular sor, cevapları verilmemiş

Yeni bir aşka düş, dibi görülmemiş
Yine bir aşka düş

Düş - gör