10 Ekim 2011

Yapmamız gereken sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek...

 



“..biri, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanama başlıyor yeniden birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor.

O yüzden değil mi içimizi tutmamız? birine teslim olmaktan korkmamız? ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmamız? “anlatsam mı, anlatmasam mı” kararsızlığımız, “bu sevgi beni acıtır mı” kuşkularımız..

Her zaman seni üzecek birileri olacaktır. Yapmamız gereken sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek.. Ama kime iki defa güveneceğimizi iyi seçmek

Gabriel Garcia Marquez

9 Ekim 2011

-"NEDEN BÖYLE YAPTINIZ ? "

 
Bilge tam trene biniyordu ki,ayakkabılarından birisi ayağından çıktı ve rayların  üzerine düştü.Aşağı inip onu alması imkansızdı.Çünkü tren çoktan hareket etmişti.Yanındaki arkadaşları ne yapacağını merakla bekliyordu.O gayet sakin bir biçimde diğer ayakkabıyıda çıkardı ve az önce düşürdüğü ayakkabıya yakın bir yere fırlattı.Talebelerinden biri dayanamayıp sordu:
-"NEDEN BÖYLE YAPTINIZ ? "
Gülümseyen bilgenin cevabı basit ama hakikat yüklüydü :
-"DEMİRYOLUNUN ÜZERİNDEKİ AYAKKABIYI FAKİR BİRİ BULURSA, DİĞERİNİDE BULUP GİYEBİLSİN DİYE !!!"

Ahtapot ızgara...

 

Ahtapot Izgara1 kg ahtapot
4 su bardağı su
1 adet soğan
1 baş sarmısak
2 su bardağı beyaz şarap
Üzeri için:
3 diş ince kıyılmış sarmısak
1 çay bardağı zeytinyağı
1 adet limonun suyu
1 çay kaşığı kekik

 

DÖVÜLMÜŞ olarak aldığınız ahtapotu derin dondurucuda 2 veya 3 gün bekletin. İyice yıkadıktan sonra düdüklü tencerede su, soğan, sarmısak ve 2 su bardağı beyaz şarap ekleyerek yarım saat yumuşayıncaya kadar haşlayın. Suyunu süzün ve ızgara yapıp servis tabağına alın. Ayrı bir kapta 3 diş ince kıyılmış sarmısak, 1 çay bardağı zeytinyağı, limon suyunu çırpın. Ahtapotun üzerine gezdirin. Kekik serptikten sonra servis yapın

Sevsem ısırır mı?

 

ÖLDÜRMEYEN şey,GÜÇLENDİRİR...

 ÖLDÜRMEYEN şey,GÜÇLENDİRİR...
Nietzsche/Aforizma

Yağmur yağıyor... Seller akıyor... Günün fotosu... 09/10/2011

Üçüncüsü ; Her şartta kendi ayakları üzerinde durmasını bilenler !!!

 



 

Hayatta en derin saygı duyulacak üç insan vardır !
Birincisi ; Mütevazi  bir şekilde kazanmasını bilenler !
İkincisi ; Asil bir şekilde kaybetmesini bilenler !
Üçüncüsü ; Her şartta kendi ayakları üzerinde durmasını bilenler !!!

Asla maske takma!

Asla maske takma!
Öfkeliysen öfkeli ol.
Bu risklidir, ama gülümseme, çünkü bu dürüst olmaz.
Tüm mekanizman ters yüz olmuş.
Çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin.
... Şimdi sevmek istiyorsun, aniden mekanizmanın çalışmadığını farkediyorsun.
Öfkesini bastıran insanlar hep çok yerler.
Öfkeli insanlar daha fazla sigara içerler.
Çünkü öfke tırnak ve dişlerden boşaltılır.
Sahici ol!
Şimdiki zamana sadık kal.
Çünkü tüm yalanlar geçmişten ya da gelecekten içeri sızar.
Geçmişi bir yük gibi üzerinde taşıma;
Gereksiz yere de gelecekle uğraşma!

Giuseppe Verdi - Nabucco - Chorus of the Hebrew Slaves from Akt III 1842

http://youtu.be/5sBp5FDkFIU

8 Ekim 2011

I paid...

 

Greenpeace: Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Aslına bakarsan tüm canlılar hür olmalıdır...

 

Pesimist (Karamsar): Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Dönerse senindir; beklediğin üzere dönmezse zaten hiç senin olmamıştır.

Optimist (İyimser): Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Üzülme, dönecektir!..
...
Suspicious (Şüpheci): Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Dönerse bu işte bir bit yeniği var demektir...

Impatient (Sabırsız): Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Bir müddet bekle, dönmezse unut gitsin!..

Playful (Muzip): Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Dönerse bir daha serbest bırak. Gene dönerse gene bırak.

Greenpeace: Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Aslına bakarsan tüm canlılar hür olmalıdır...

Biologist (Biyolog): Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak ki, evrimini tamamlaması mümkün olsun...

Statisticions (İstatistikçi): Eğer birini seviyosan; O'nu serbest bırak... Seviyorsa dönme ihtimali çok yüksektir... Sevmiyorsa ilişkiniz zaten muhtemel değildir.

Over possessive persan (Aşırı sahiplenici tip): Eğer birini seviyorsan; O'nu kesinlikle serbest bırakma...

Psychologist: Eğer birini seviyorsan; O'nu serbest bırak... Dönerse kendine güveniyor demektir. Dönmezse süperegosu baskın demektir. Gitmiyorsa manyak demektir...

Tasasız: Eğer birini seviyorsan; Kendini serbest bırak... Niye diye sorarsa,seni hiç alakadar etmez de!..

(Mali eksper): Eğer birini seviyorsan; O'nu serbest bırak... Dönerse borç almaya devam edebilirsin, dönmezse ara ve borçlarının üstüne yattığını söyle...

Jimnastikçi kuş... Günün fotosu... 08/10/2011

Üzülme...



Üzülme ! Bir şey olmuyorsα yα dαhα iyisi olαcαğı için yα dα gerçekten de olmαmαsı gerektiği için olmuyordur".

Hz. Mevlana

Dünyanın en güzel şeyi nedir sizce?” diye sordu...


MEŞHUR BİR ressam, günün birinde dünyanın en güzel şeyinin resmini yapmaya karar verdi. Bunun için dünyada en güzel şeyin ne olabileceğine dair bilgi toplamak üzere uzun bir yolculuğa çıktı.Ağaçlık bir yolda giderken, beli bükülmüş yaşlı bir adamın yol kenarında oturmuş olduğunu gördü. Yanına giderek ona dünyanın en güzel şeyinin ne olabileceğini sordu. İhtiyar, hiç tereddüt etmeden:

“Masumluk” dedi.

Sonra, bir kasabadan geçerken, bir mabedin kapısı önünde toplanmış bir düğün kalabalığına rastgeldi. Kalabalığın arasına girerek genç geline:

“Dünyanın en güzel şeyi nedir sizce?” diye sordu.

Gelin, damadın gözlerinin içine bakarak:

“Dünyanın en güze şeyi olsa olsa aşktır!” dedi.

Ressam yoluna devam etti. Tozlu bir yolda giderken cepheden dönen yorgun bir askere denk geldi. Aynı soruyu ona da sordu. Asker:

“Dünyada en güzel şey barıştır” diye cevap verdi.

Ressam kendi kendine eğer dünyanın en güzel şeyleri iman, aşk ve barışsa ben bunların resmini nasıl yapabilirim ki diye düşünmeye başladı. O düşünceyle evine döndü.

Evinin kapısından içeri girdiğinde ise, dünyanın en güzel manzarasının karşısında durduğunu düşündü. Çocuklarının bakışlarından masumiyet, karısının gözlerinde aşk okunuyor, evinde ise barış hali hüküm sürüyordu.

Bunlardan aldığı ilhamla ressam dünyanın en güzel şeyinin resmini yapmaya koyuldu. Resim bitince de tabloya şu adı verdi:

“Evim.”

Huzuru yuvanda ara...