12 Kasım 2011

Suda gezinti... Günün fotosu... 12\11\2011

Biz de gökkuşağındaki o renkler gibi birbirimizden farklıyız ve hepimiz özeliz… Bunu bilerek etrafımızla uyum içinde yaşamalıyız...


Gökkuşağı resimleri-16Dünyanın bütün renkleri birgün bir araya toplanmışlar ve hangi rengin en önemli, en özel olduğunu tartışmaya başlamışlar;

YEŞİL demiş ki:

“Elbette en önemli renk benim… ben hayatın ve umudun rengiyim. Çimenler, ağaçlar, yapraklar için seçilmişim… Şöyle bir yeryüzüne bakın, her taraf benim rengimle kaplı…!
...
MAVİ hemen atılmış:

“Sen sadece yeryüzünün rengisin, ya ben?.. Ben hem gökyüzünün hem denizin rengiyim. Gökyüzünün mavisi insanlara huzur verir ve huzur olmadan siz hiçbir işe yaramazsınız”

SARI söz almış:

“Siz dalga mı geçiyorsunuz?… Ben bu dünyaya sıcaklık veren rengim… güneşin rengiyim… ben olmazsam soğuktan donarsınız hepiniz.”

TURUNCU onun sözünü kesmiş:

“Ya ben?… Ben sağlık ve direncin rengiyim… insan yaşamı için gerekli vitaminler hep benim rengimde bulunur… Portakalı, havucu düşünün. Ben pek ortalarda görünen bir renk olmayabilirim ama güneş doğarken ve batarken gökyüzüne o güzel rengi veren de benim unutmayın”

KIRMIZI daha fazla dayanamamış:

“Ben hepinizden üstünüm!. Ben kan rengiyim!! Kan olmadan hayat olur mu!. Ben tehlike ve cesaretin rengiyim!. Savaşın ve ateşin rengiyim!! Aşkın ve tutkunun rengiyim!. Bensiz bu dünya bomboş olurdu!.”

MOR ayağa kalkmış:

“Hepinizden üstün benim… ben asalet ve gücün rengiyim. Bütün krallar, liderler beni seçmişlerdir… Ben otorite ve bilgeliğin rengiyim, insanlar beni sorgulamaz… dinler ve itaat ederler”

…Ve bütün renkler hep bir ağızdan kavgaya tutuşmuşlar… Her biri diğerini itip kakıyor; ”En büyük benim” diyormuş… Derken bir anda şimşekler çakmış ve yağmur damlacıkları gökten düşmeye başlamış… Bütün renkler neye uğradıklarını şaşırmış, korkuyla birbirlerine sarılmışlar…

Ve YAĞMUR’un sesi duyulmuş…

“Sizi aptal renkler… Bu kavganızın anlamı ne?… Bu üstünlük çabanız neden?… Siz bilmiyor musunuz ki, her biriniz farklı bir görev için yaratıldınız, birbirinizden farklısınız ve her biriniz kendinize özelsiniz… Şimdi elele tutuşun ve bana gelin” Renkler bunun üzerine kendilerinden çok utanmışlar… Elele tutuşup birlikte gökyüzüne havalanmışlar ve bir yay şeklini almışlar…

Yağmur onlara; “Bundan böyle…” demiş…. “Her yağmur yağdığında siz birleşip bir renk cümbüşü halinde gökyüzünden yeryüzüne uzanacaksınız ve insanlar sizi gördükçe huzur duyacaklar, güç bulacaklar… insanlara yarınlar için umut olacaksınız… Gökyüzünü bir kuşak gibi saracaksınız ve size GÖKKUŞAĞI diyecekler… Anlaştık mı?..”

Bu yüzden ne zaman dünyamız yağmurla yıkansa, ardından gökyüzünde GÖKKUŞAĞI belirir…

Biz de gökkuşağındaki o renkler gibi birbirimizden farklıyız ve hepimiz özeliz… Bunu bilerek etrafımızla uyum içinde yaşamalıyız

11 Kasım 2011

Başkalarına yaptığını...



Başkalarına yaptığını aslında kendine yapıyorsundur. "

Po Chu

Kuzu külbastı...



Malzemeler:
1 kg. kemiksiz fileto çıkarılmış
kuzu
eti
1 baş
sarımsak

2 fincan sirke
50 gr. tereyağı
et suyu
toz
karanfil
kimyon
tarçın
karabiber
tuz.

Etler tuzlanıp fırın ızgarasında pişirilir,
üstlerine tereyağı sürülür. Etler bir tepsiye dizilir. Üzerine ezilmiş sirkeye
karıştırılmış
sarımsak
lar ve et suyu dökülür. Karanfil, karabiber, kimyon
serpiştirilip ağır ateşte suyu çektirilir. En son kalan suyuna bir tatlı kaşığı
un ilave edilip hafif koyulaştırılır. Etlerin üzerine gezdirerek servis
yapılır

Şarkı söylemek lazım... Günün fotosu... 11\11\11

Bunu sizden başka bilen var mı???

10 Kasım 2011

Hayat ağacı...



 

Hayat Ağacı sürekli gelişen, cennete yükselen hayatın dikey sembolizmini oluşturur.  Geniş anlamda sürekli gelişim ve değişim içinde yaşayan evreni sembolize eder. Evrenin üç elementini :  toprağın derinliğine inen kökleriyle yeraltını, alt dalları ve gövdesiyle gökyüzünü, ışığa yükselen üst dallarıyle cenneti birleştirir.  Yeryüzü ve cennet arasındaki iletişimi sağlar.
Hayat ağacı motiflerinde en çok kullanılan servi devamlı yeşil renk, uzun ömürlülük, dayanıklılık, güzel şekil ve boyluluk gibi nitelikler serviyi iyilik ve güzellik sembolü haline getirmiştir

9 Kasım 2011

Beyoğlunda gezersin... Gözlerini süzersin...

http://youtu.be/o59pHKXhcBc

Soğan çorbası...

 



3 orta boy kuru soğan

  • 2 yemek kaşığı un

  • 1 çay bardağından 1 parmak eksik sıvı yağ

  • 3 su bardağı su

  • 1 su bardağı süt

  • 1 yumurta

  • Üzeri için kıtır ekmek


Hazırlanışı:                    

1-Soğanlar yemeklik doğranıp sıvı yağ ile rengi değişene kadar kavrulur.

2-İçine un ilave edilip un kokusu gidinceye kadar soğanla kavurma işlemine devam edilir.

3-Daha sonra içerisine su ve tuz ilave edilip kaynamaya bırakılır. Kaynayan ve kıvamlanan çorba blenderdan geçirilerek pürüzsüz bir karışım elde edilir.

4-Bir başka tabakta yumurta  sarısı ve süt çırpılarak terbiye hazırlanır. Hazırlanan terbiye kaynamakta olan çorbaya ılıklaştırılarak ilave edilir. Bir iki taşım kaynadıktan sonra altı kapatılır.

5-Ara ara karıştırılarak kaymak tutması ve topaklaşması önlenir.

6-Servis sırasında üzerine kızarmış ekmek parçaları konularak servis yapılır

Kaynak: Sibel'in bloğu

Karadut-Bedri Rahmi Eyüpoğlu



Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.

Zuhal kaldırma beni ayağa...

8 Kasım 2011

Aşk iki kişiliktir...



..... hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir

Ataol Behramoğlu

Herkes kendinden sorumludur aşkta...



Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
'Peki o ne yaptı?' deme.
Herkes kendinden sorumludur aşkta..
Nazım Hikmet

Her şey değişir...

Sığ olan değişirken

Derin olan da değişir

Düşünmenin yolları değişir

Bu dünyada her şey değişir

Zaman geçer iklim değişir

Çobanın sürüsü değişir

Her şey değişirken böyle

Benim değişmem garip mi söyle

En güzel mücevherin ışıltısı değişir

Parlaklığı eskiyip giderken

Küçük kuşun yuvası değişir

Sevdalıların duyguları değişir

Yolcunun yolu değişir

Nice acılı olsa da

Her şey değişirken böyle

Benim değişmem garip mi söyle

Değişim, her şey değişir (x4)

Güneşin yörüngesi değişir

geceyi sürdürmek için

Çiçekler değişir

Baharın yeşilini kuşanmak için

Vahşi hayvanların kürkü değişir

Bilge olanların da saçları değişir

Her şey değişirken böyle

Benim değişmem garip mi söyle

Değişmez ancak benim aşkım

Uzaklarda olsam da

Ne yurdumun ne halkımın

Acısı ve anısı terk eder beni

Dünü değiştiren şey

Yarını da değiştirir

Tıpkı benim bu sılada

Değiştiğim gibi

Değişim, her şey değişir (x4)

Değişmez ancak benim aşkım

Uzaklarda olsam da

Ne yurdumun ne halkımın

Acısı ve anısı terk eder beni

Dünü değiştiren şey

Yarını da değiştirir

Tıpkı benim bu sılada

Değiştiğim gibi

Değişim, her şey değişir

Taze soğan suyu... İydir öksürük ve soğuk algınlığına...



ÖKSÜRÜK ve SOĞUK ALGINLIĞI
taze soğanı soyun,
soğanın üstünü daire şeklinde kesin ve bir kaç santim oyun,
üstünü oyduğunuz soğanın çukuruna bir kaşık şeker atıp 1 gün bekleyin
bekledikten sonra soğanın içinin sulandığını göreceksiniz.
Kaşıkla suyunu için.
Hastalığınızın geçtiğini göreceksiniz.(soğuk algınlığı ve öksürük