17 Eylül 2012
Günaydın, günaydın herkese..

Hayatımızı iyi ya da kötü yaşayabiliriz.
Umarım seninki mükemmel olur.
Umarım seni şaşırtacak şeyler yaşarsın.
Umarım daha önce hiç hissetmediğin duygular yaşarsın.
Umarım hayata başka bir pencereden bakan insanlarla tanışırsın.
Umarım gurur duyduğun bir hayat yaşarsın.
Ve eğer yaşamadığını düşünürsen, umarım içinde her şeye yeniden başlayacak gücü bulursun…
Sıcacık gönüllerinize pırıl pırıl yeni bir gün diliyorum.
Mutlu olun, sağlıklı olun, sevgiyle kalın.
Günaydın, günaydın herkese..
16 Eylül 2012
Piliç Şiş...
Malzemeler 1 Kg.Tavuk Göğüsü ...5 Tane Yeşil Biber
4 Tane Domates
Tuz Pulbiber
Tarif
Tavuk göğsünü yıkayıp etleri 3 cm.kalınlığında doğrayın. Domates ve biberleride aynı şekilde iri iri doğrayın. Şişlere sırayla tavuk,domates,biber dizip pulbiberi ve tuzu ekleyin. Malgalda yada fırında pişirin.Pilavla beraber servis edin.
Sağlık,mutluluk,başarı, huzur sakinlik hep bizimle olsun...
Artık kendimizi sevmeyi ve affetmeyi öğrenelim. Kendimizi bağışlayalım ve güvenelim...
Bıktım Artık Şu “HADİ EVLEN” Baskısından…
İnanın bana bu yalana başvuran kadınlara kızamıyorum bile çünkü nedense evlenmeyen kadın başarısız, değersiz, bozuk mal olarak algılanıyor. “Vah zavallı her halde bir kusuru var ki kendini alacak adam bulamadı” diye konuşuluyor arkasından. Her ortamda kendisine ayarlanmaya çalışılan damat adaylarından bahsetmiyorum bile. Bir de kadın evlenmeyince kız kurusu denilerek aşağılanıyor, erkek evlenmeyince müzmin bekar denilerek yüceltiliyor. Kadınlar arasında da “onu ben ehlileştiricem bak görürsün” gibi bir yarış başlıyor…
Bir de “kadın evlendi kendini kurtardı” sözünü hiç anlayamıyorum. Erkek evlenerek kadının namusunu mu temizliyor? Yani kadın evlenmeden önce namussuz mu oluyor? Ya da kendisine bakamayacak kadar aciz mi? Erkekle evlenme sebebi para mı yani? Çünkü evlenince erkeğin yan gelip yattığı, kadının deli gibi çalıştığı veya kadının ailesinden paraca destek alındığı nice evlilikler biliyorum. Gerçi kadın evli yuvası var ya adamın her türlü eksikliği görmezden gelinebilir tabi…
Ne yazık ki evlenmiş kadınlar da bir acayipleşmeye başlıyorlar… Giyimi, kuşamı, makyajı birden bire değişiyor “ben statü atladım artık bana hiç kimse dokunamaz” havalarına giriyorlar. Artık toplumsal gereği yerine getirmiş ve baskıdan kurtulmuş olmanın rahatlığıyla bekar arkadaşlarına “hah işte ben evlenmeyi becerdim sen beceremedin” nanik hareketi yapıyorlar. Sanki o kadar yıl onlar da aynı baskıdan muzdarip değillermiş gibi evlenince taktığı alyansı göz çıkaracak kadar gözler önüne seriyorlar. En gıcık olduğum hareket ise ya kocamı baştan çıkarırsa düşüncesiyle “artık görüşmeyelim” diyenler. Ya ben senin kocanı ne yapayım. Sen almışsın işte tepe tepe kullan hayrını gör dimi ama. Bak gene sinirlendim işte…
Tabi aslında evlensen de iş bitmiyor. “Ee çocuk nerde?” başlayacak, birincisini doğursan “ee hadi ikincisi nerde” diyecekler… Onu yapsan bir başka baskı daha mutlaka gelip seni bulacak. İşte bu çevreden gördüğüm sürekli baskı hali beni boğulacak hale getiriyor.
Burdan özellikle erkeklere söylemek istediğim bir çift sözüm var: “Ey erkekler, eğer evlenmemiş bir kadın görürseniz unutmayın bu onun tercihidir. Onun için boşu boşuna onun arkasından atıp tutmayın”…
Sağlıcakla ,
insan hayatı nasıl yaşamak isterse istediği gibi yaşar,güzellikle beraber cirkinlikte vardır,güzellil görmek güzel yüreklerin işidir...

insan hayatı nasıl yaşamak isterse istediği gibi yaşar,güzellikle beraber cirkinlikte vardır,güzellil görmek güzel yüreklerin işidir...
"Görmek isteyenler için yeterince ışık, istemeyenler için yeterince karanlık vardır." Blaise Pascal ***
Önemli Bir Hayat Dersi...
Sebebini şimdi hatırlamıyorum ama o gün öğrendiğim dersi hayatım boyunca unutmadım.
Tartıştığım kişinin haksız olduğundan, kendiminse haklı olduğumdan o kadar emindim ki...Tabi karşımdaki de tam tersini düşünüyordu...
O an öğretmenimiz bize çok önemli bir ders vermeye karar verdi.
Bizi sınıfın önüne çıkardı ve beni masanın bir tarafına; onu da diğer tarafına yerleştirdi.
Masanın ortasında büyük yuvarlak bir nesne vardı. Siyah olduğunu net bir şekilde görebiliyordum. Ancak öğretmen çocuğa nesnenin rengini sorduğunda "beyaz" diye cevap verdi. O kadar şaşırmıştım ki, çünkü nesne resmen siyahtı. Bu sefer aramızda nesnenin rengiyle ilgili bir tartışma başladı.
Bunun üzerine öğretmen yerlerimizi değiştirdi ve şimdi de nesnenin rengini benim söylememi istedi.
"Beyaz" demek zorundaydım; çünkü belli ki nesnenin beyaz ve siyah olmak üzere iki tarafı da farklı renkteydi.
Öğretmenimiz o gün bana önemli bir hayat dersi verdi...
Karşındaki kişiyi gerçekten anlamak için, kendini onun yerine koymalısın!
***
HAYATTA DURDUĞUNUZ YER DEĞİŞTİKÇE, GERÇEĞİN PEK ÇOK YÖNÜYLE KARŞILAŞIRSINIZ.
BU NEDENLE AZ BİLGİYLE KENDİ DOĞRULARINIZI DAYATMAK YERİNE, EMPATİ YAPABİLMEYİ VE DAHA HOŞGÖRÜLÜ OLMAYI DENEMELİSİNİZ.
Judie Paxton
http://fwmail.net/hikaye/ogretmenden-cok-onemli-bir-hayat-dersi/
Ev Yapımı Sağlıklı Ketçap

Hazırlanışı
İncecik doğranan soğan, domates ve sarımsak tencerede az suyla 30 dakika kadar pişirilir.
Tel süzgeçten geçirilen karışımın içine sirke, karanfil, tarçın, pul biber, şeker, karabiber, tuz, defneyaprağıkonulup karıştırılır.
5-10 dakika kadar tekrar pişirilen karışım süzdürülüp, kavanozun içinde buzdolabında muhafaza edilir. Malzemeler: 1 kilogram domates 2 adet soğan 3-4 diş sarımsak 1 çay bardağı sirke 2 adet karanfil 1 adet defneyaprağı 2 çay kaşığı pul biber 3 çay kaşığı şeker 1 çay kaşığı tuz 1 çay kaşığı karabiber 1 çay kaşığı tarçın
Not: Yaz domatesiyle yapılan bu tarif buzluğa atılıp kışın kullanılabilir. Buzdolabında dayanma ömrü 7 gündür
Kaynak: Doğadan gelen sağlık
Kabahatlerinizi nasıl ört bas edersiniz?
Kabahatlerinizi nasıl ört bas edersiniz?
Hepimiz ister istemez küçüklü büyüklü kabahatler işleriz. Bazen tam olarak ne yaptığımızın farkına hemen varsak da çoğu zaman anlamakta geç kalırız. Peki siz kabahatlerinizi hangi özelliğinizle kapatırsınız? Bu test bilimsel açıdan kabahatlerle doludur.
http://testyourself.tr.msn.com/olcer/kabahat/Start.aspx
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)