Ne hakim, ne savcı, ne de avukatım ! Sadece kendimi arayan bir damlayım...
17 Mart 2011
Zeytinli cevizli ekmek...
Malzemeler:
2bucuk su bardagi ekmek unu veya normal un
1/2 su bardagi kepekli un
1 silme yemek kasigi toz maya
1 tatli kasigi tuz
1 su bardagi ılık su
1 yemek kasigi zeytinyagi(ustune surmek icin)
1 bardaga yakin cekirdekleri cikarilmis ve irice dogranmis siyah ve yesil zeytin
yarim bardak iri kiyilmis ceviz
Hazırlanışı:
Unlari ve tuzu genisce bir kabin icine eleyip mayayida ekleyip karistirin. ortasini havuz gibi acin.
Icine suyu ve yagi ilave edip yumusakca bir hamur kivaminda yogurun. 8-10 dakika puruzsuz olana kadar yogurmaya devam edin.Ustunu nemli bir bezle ortup mayalanmaya birakin.Hamur kabarip iki katina ciktiktan sonra hafif unlu tezgahta biraz yogurun havasini alin. Yassilastirip icine zeytin ve cevizleri ekleyip hamurun icine karisana kadar yogurun.Civiklasirsa biraz un serpip zeytinlerin hamurun icine dagilmasini saglayin.
5 dakika kadar dinlendirdikten sonra uzunca ekmek sekli verip yaglanmis tepsiye yerlestirin. Ekmeginizin uzunluguna gore keskin bir bicakla caprazlama yariklar acin. tekrar kabarmasi icin bir yarim saat birakin.Bu arada firina koymadan 10 dakika kadar once firininizi 200 dereceye getirin.Hamur iki katina ciktiktan sonra ustune firca ile zeytinyagi surup firina verin. yaklasik 35-40- dakika kabarip iyice kizarana kadar pisirin.
Ben hiçbirşeyin sahibi değilim...
Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki; aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok"... Sartre
Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki; aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok".
Sartre
16 Mart 2011
Çay...
TAŞABİLİR DE...
ÜST DEMLİK "GELİN"DİR. ALT DEMLİK KAYNADIKÇA ONUN DA HARARETİ ARTAR. AMA
AYNI ZAMANDA DA OLGUNLAŞIR VE DEMLENİR...
"GELİNİN KOCASI" İSE BARDAKTIR. HER İKİ ÇAYDANLIKTAN DA NASİBİNİ ALIR. BİRAZ
KAYNANA DOLDURUR ONU; BİRAZ DA GELİN. BU NEDENLE DE DENGE UNSURUDUR. AÇIK YA
DA DEMLİ ÇAYIN HOŞA GİTMEMESİ BUNDANDIR...
"ÇOCUKLAR" ÇAYIN ŞEKERİDİR. TAT VERİR. ÇOK ŞEKER ÇAYIN LEZZETİNİ BOZAR.
ŞEKERSİZ ÇAYA ALIŞANLARA İSE, BİR TANESİ BİLE FAZLA GELİR...
"GÖRÜMCE" İSE ÇAY KAŞIĞIDIR. ARADA BİR GELİR KARIŞTIRIP GİDER...
KAYINPEDERE GELİNCE; O DA "ÇAY TABAĞI"DIR. ÇAYIN DEMİNE, SUYUNA KARIŞMAZ;
BİR KENARDA LÖK GİBİ OTURUR. SADECE DÖKÜLENLERİ TOPLAR
VE ÇEVREYE ZARAR VERMESİNİ ENGELLER. ANCAK; ARA SIRA BOŞALTILMASI GEREKİR,
YOKSA TAŞIP HER ŞEYİ BERBAT EDEBİLİR...
"ÇAY SÜZGECİ" AİLENİN SAHİP OLDUĞU DEĞERLERDİR. AİLEYİ DIŞ MÜDAHELELERDEN
KORUR. DELİKLER BÜYÜK OLURSA ÇAYIN TADI KAÇAR.
SUYU ISITAN "ATEŞ" İSE HOŞGÖRÜDÜR. O OLMADAN ÇAYDA OLMAZ...
"KISACASI BİR BARDAK ÇAY" AİLEDİR VE AĞIZ TADIYLA İÇİLEN BİR BARDAK ÇAYIN
ÜSTÜNE YOKTUR...
"BİRÇOK İNSAN MUTLULUĞU BURNUNUN ÜSTÜNDE UNUTTUĞU GÖZLÜK GİBİ ETRAFTA ARAR."
15 Mart 2011
Tayland yolcusu kalmasın... 02-09 şubat haftası
[slideshow]
Aklıma Tayland’a gitmek düşünce hangi mevsimler gidilir diye bir araştırma yaptım... Kasım-Nisan arası en uygun zamanlarmış. Bunu öğrenen bir tek ben değilim tabi :)... Bir sürü arkadaş cümbür- cemaat Tayland’ın yolunu tuttuk.
Tayland gezimize önce başkent Bangong’dan başlayalım dedik. On saatlik bir uçuşun ardından egzotik başkente vardık. Havaalanında çiçeklerle karşılandıktan sonra otele bile uğramadan şehri gezmeye başladık. Bir haftalık Bangong gezimizin ilk durağı tabi ki tapınaklar oldu. Şehir tapınaklarla dolu olduğu için en önemli altı tanesini belirledik ve sırayla onları gezmeye koyulduk. Tapınakların mimarileri, buda heykelleri, bahçeleri bizleri büyüledi... Tapınakların dış cephesi genelde altın rengi işlemelerle bezenmiş ve çok görkemli... En dikkat edici şeylerden biri de buda heykellerinin önünü çiçekler, tütsüler ve mumlarla doldurmuş olmaları. Tapınakların duvarlarında ise inanılmaz güzellikte resimlerle süslenmiş.
Tapınaklarda, sokaklarda turuncu kıyafet giymiş rahipler görmek mümkün. Ama onlara fazla yaklaşmak ya da dokunmak yasak. Bazı tapınaklarda rahipler bahçede oturuyorlar ve isterseniz sizin için dua okuyup, el bileğinize ipten yapılmış bir bileklik takıyorlar. Bu sizi üç ay boyunca her şeyden koruyormuş. Genelde rahiplerin önünde uzun bir kuyruk oluyor. Siz de bilekliği taktıktan sonra oraya ufak bir bağış yapıyorsunuz. Dilek dilemek ve size şans getirmesiyle ilgili bir çok ritüel var tapınaklarda. Benim en çok sevdiklerimden biri gülen buda heykelinin karnına dokunmak oldu. Tabi burada da uzun kuyruklar var. Tapınaklar arası bu koşturucu maratonun ardından buda heykellerini görmeye doyduk.
İki gün tapınaklarla geçtikten sonra Bangong'un bir başka yüzünü görmek için tekne gezisi ayarladık. Kanallar arasında gezinti yaparken hem salaş evleri hem de modern evleri görmek mümkün. Bu gezinti sırasında asıl dikkatimi çeken evlerin önüne genelde kendi tapınaklarını yapmaları ve onları çiçekler, meyveler ve mumlarla süslemeleri... Böylece evlerini her türlü tehlikeden koruduklarına inanıyorlarmış.
Kanallar arasında dolaşırken tropikal meyve satan, başında hasır şapkalı yaşlı kadınlar sık sık karşımıza çıkıyor. Birini durdurup hindistan cevizi alıyoruz ama tadı bana pek uymuyor. Yine de bir deneyin derim. Sonunda tekne turumuz bittiğinde günün yorgunluğu üzerimize çöküyor. Yeni yerler görmek için ertesi günü sabırsızlıkla bekliyoruz...
Ertesi gün sırada meşhur yüzen çarşı var. Yüzen çarşıya elbette küçük teknemizle gidiyoruz. Teknemizin önü çiçeklerle dolu. (Burada evler, tuk tuklar, tekneler her yer çiçek dolu.) Çiçeklerin kendilerine şans getireceğine, ve olumsuzluklardan koruyacağına inanıyorlar. Yüzen çarşıda tam bir tekne trafiği mevcut. Herkes buraya akın etmiş. Sabahın erken saatlerinde gelmemize rağmen kanalların içi dopdolu. Sağlı sollu dükkanlardan teknenizden inmeden alışveriş yapabilirsiniz. Ama yeter artık ayağım karaya da bassın diyorsanız dükkanların olduğu bölgeye çıkıp kanaldaki bu keşmekeşi de rahatça izleyebilirsiniz. Yüzen çarşı gerçekten Bangong'un görülmeye değer yerlerinden. Burası şehrin biraz daha dışında olduğu için, tekneyle buraya ulaşmaya çalışırken çevredeki enfes tropikal ağaçlarını seyretme imkanı da bulabiliyorsunuz.
Ve sırada meşhur gece pazarı Patpong'u gezmek var... Burası hayli kalabalık... Tezgahlarda yöresel kıyafetler, terlikler, tik ağacından biblolar, yelpazeler, şemsiyeler, filler göze çarpıyor. Tayland'da alışveriş yaparken sıkı bir pazarlık yapmanız gerekiyor. Yoksa çok pişman olursunuz.
Tabi ki her yerde bekleyen tuk tuklar çok eğlenceli gözüküyor. Pazarlık olayı tabi tuk tuk için de geçerli... Tuk tuk’ta giderken Bangong’un kalabalık trafiğinden biraz rahatsız olabilirsiniz. Hatta bazı sürücüler egzoz gazından korunmak için maske takıyorlar. Haliyle bu da biraz insanı ürkütüyor. Fakat bir kaç tuk tuk gezisinden sonra bende mendillerle burnumu kapadığımı söylemeliyim.
Bir gün çiçek bahçelerini gezdik. Çiçek bahçeleri nefis... Orkideler, lotus çiçekleri görülmeye değer... İnsanın içini açan, neşe veren bir aheng içinde salınıyorlar...
Bir diğer gün ise çin mahallesine gittik. Çin yılbaşısına denk geldiğimizden etraf tıklm tıklımdı. Yürümek bile imkansızdı. Her yerde sokak gösteriler vardı. Ejderha kıyafetinde insanlar etrafta dolaşıyordu. Tavşan yılına girildiği için her taraf tavşan biblolarıyla süslüydü. Bütün mahalle baştan aşağı kırmızı fenerlerle donatılmıştı. Caddeler hediyelik eşya dükkanları ve sokak satıcılarıyla doluydu. Aynı seneye iki kere girmiş olmanın verdiğ hazla oradan ayrıldık.
Bir de kültürel şova gittik ki gerçekten nefisti. Sahnenin dekoru inanılmazdı. Sahneye filler çıktı. Şaşkınlığımızı üstümüzden atamamıştık ki sahnede teknenin içinde duran kız hop diye sahnede oluşturulmuş su birikintisine atladı. Biz ay demeye varmadan kız sahnede yüzmeye başladı. Nasıl yaptılar bilmiyorum ama sahnede kanal oluşturulmuştu. Sonrada tekneler bu kanalın içinde gezdiler. Sahnenin içinde yüzen tekneler görmek büyük sürprizdi. Arkasından sahneye şimşek ve gökgürültüleri eşliğinde yağmur yağdırdılar. Dans bir taraftan, müzik ve kareografi diğer taraftan zevkle performanslarını seyrettik.
Eeee burada günler geliyor geçiyor…peki ne yedik değil mi? Her taraf sokakta satılan yiyeceklerle dolu. Tropikal meyveler ise enfes. Deniz ürünleri bol ve ucuz. Tavuk her yerde... Pilavsız zaten öğün yok. Güne pilav yiyerek başlıyorlar. Tabi yemekler çok baharatlı. Ben baharat severim ama bana bile çok baharatlı geldi. Özellikle papaya salatası tam baharat severlere göre...
Ve masaj salonları her yerde... Her sokakta... Görünümleri aynı bizim berber dükkanları gibi. Ayak masajı, tay masajı yaptırmak çok yaygın. Alternatif tıbba, masaj ve bitkilere çok inanıyorlar. Her yerde bunları öğreten kurslar var. Kurslarda yer bulmak da öyle kolay değil. Önceden yer ayırtmanız gerekiyor...
Uzun lafın kısası Bangong çok eğlenceliydi... Yolunuz Tayland'a düşerse başlangıç olarak tavsiye ederim... Gerisi bir sonraki yazıda...
Sağlıcakla,
Ne Olduğumu Bıraktığımda, Neysem O Olabilirim.
Lao Tzu der ki; Ne Olduğumu Bıraktığımda, Neysem O Olabilirim.
14 Mart 2011
TASAVVUFTA 4 KAPI VARDIR
TASAVVUFTA 4 KAPI VARDIR
1-Şeriat Kapısı
2- Tarikat Kapısı
3- Marifet Kapısı
4- Hakikat Kapısı
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
************
Öğrencilerinden biri Mevlana'ya sormuş;
"Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum.
Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?"
"Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve
hepsi rahlelerine eğilmiş.
Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım."
****
Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat akşetmiş.
Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir
tokatla Mevlana'nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama
hocasına itaat var.
Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat akşetmiş. O da derhal ayağa
kalkıp elini kaldırmış.
Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.
Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış.
Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.
Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına
devam etmiş.
Öğrenci Mevlana'ya dönmüş, olanları anlatmış.
Mevlana; "İşte sana istediğin örnekler....
- Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi.
Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını
sana iade etti.
- İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam
tokadı iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi.
"Sana kötülük yapana bile iyilik yap".
Onun için döndü, oturdu.
- Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir.
İyinin ve kötünün tek Yaradandan geldiğini bilir, inanır.
Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı.
- Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir.
İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir.
Onun için dönüp bakmadı bile...
Performance Değerlendirme Terimleri...
Motivasyonu yüksek: Sazan gibi her işe atlayan, bilumum angarya yüklenebilir şahsiyet
Etkili sunuş yeteneğine sahip: Ortalamanın üzerinde güzel/yakışıklı kişi; cillop gibin
Beden dilini kullanabilen: "Bir su alabilir miyim" derken kaşı gözü oynayan sakat kişilik; ne yapacağı belli olmaz
Problem çözme yeteneği olan: Havuz problemleri çözerek büyümüş olduğundan her konuda çözülecek bir problem arayan, rahatsız mizaçlı kolej talebesi; problem çözebiliyorsa, problem de çıkartabilir, dikkatle izlenmesi lazım gelir
Takım çalışmasına yatkın: İki eliyle bi şeyi doğrultamayan, lakin kalabalığın arasında kaynamayı becerebilen ve iş yapıyor imajı çizebilen; çakal
Stresle başa çıkabilir: Dünya yansa umurunda olmayan rahat kişilik, gevşeklikte ve lakayitle sınır tanımayan (Not: Polyannagillerin istihdam edilebilenleri de benzer özellikler gösterir, zinhar karıştırılmamalıdır)
Zamanı iyi kullanan: Müdürünün ruhu bile duymadan, mesai saatleri içinde kahve içip fal baktıran, internette gezip solitaire oynayan, icabında kuaföre gidip saç-baş bile yaptıran yaratıcı, neşeli, eğlenceli kişilik; ha bir de saat 6 oldu mu bir dakka bile durmaz ve çıkar gider bu tipler.
Değişime açık: Yalaka, bukalemun, fırıldak kişilik
Koç'luk yapabilir: Ara gaz verip çalışanları bedavaya çalışmaya ikna edebilen hin oğlu hin
Etkili satış becerilerine sahip: Ağızlarından girip burunlarından çıkmak suretiyle, müşterileri kandırmayı başarabilen tilki şahsiyet; herşeyi satabilir bu tipler, sizi de satabilir, dikkatli olun
Müşteri odaklı: Şirkete karşı müşterilerle ittifak yapan hain tip; brütüs
Temsil yeteneği olan: Her toplantıda basına demeç veriyormuşcasına havalara giren, kendini bir birşey sanan, .... havada kisilik
Uyumlu: Suya sabuna dokunmayan, etliye sütlüye karışmayan silik kişican, TRT'nin beraber ve solo şarkılar korosunda 30 yıl soloya çıkmadan durabilir, otistik de olabilir
Dışarıya açık bir kişiliğe sahip: Süekli ofis dışında
Iyi iletisim becerilerine sahip: Sürekli telefonla konuşur
Ortalama bir eleman: Kafası pek basmaz
Üstün niteliklere sahip: Şimdiye kadar önemli bir hata yapmadı
İşi her zaman birinci önceliktir: Flört bulamayacak kadar çirkin
Sosyal hayatinda aktif: Sürekli kafa çeker
Ailesinin sosyal hayatı aktifdir: Eşi ve çocukları da kafa çeker
Bağımsız çalışabilir: Kimse tam olarak ne iş yaptığını bilmez
Süratli düşünür: İyi bahaneler uydurur
Dikkatlice düşünür: Karar veremez
Mantığını iyi kullanır: İşi baskasına yaptırır
Kendini çok iyi ifade edebilir: Türkçe konuşabilir
Liderlik yeteneklerine sahiptir: Uzun boyludur ve bağıra çağıra konuşur
Geleceği çok iyi okur: Bayağı şanslıdır
Neşesi yerindedir: Belden asağı birçok fıkra bilir
Kariyerine çok önem verir: Adamı arkadan bıçaklayabilir
Sadıktır ve güvenilirdir: Baska yerde iş bulamamıştır
Etkili sunuş yeteneğine sahip: Ortalamanın üzerinde güzel/yakışıklı kişi; cillop gibin
Beden dilini kullanabilen: "Bir su alabilir miyim" derken kaşı gözü oynayan sakat kişilik; ne yapacağı belli olmaz
Problem çözme yeteneği olan: Havuz problemleri çözerek büyümüş olduğundan her konuda çözülecek bir problem arayan, rahatsız mizaçlı kolej talebesi; problem çözebiliyorsa, problem de çıkartabilir, dikkatle izlenmesi lazım gelir
Takım çalışmasına yatkın: İki eliyle bi şeyi doğrultamayan, lakin kalabalığın arasında kaynamayı becerebilen ve iş yapıyor imajı çizebilen; çakal
Stresle başa çıkabilir: Dünya yansa umurunda olmayan rahat kişilik, gevşeklikte ve lakayitle sınır tanımayan (Not: Polyannagillerin istihdam edilebilenleri de benzer özellikler gösterir, zinhar karıştırılmamalıdır)
Zamanı iyi kullanan: Müdürünün ruhu bile duymadan, mesai saatleri içinde kahve içip fal baktıran, internette gezip solitaire oynayan, icabında kuaföre gidip saç-baş bile yaptıran yaratıcı, neşeli, eğlenceli kişilik; ha bir de saat 6 oldu mu bir dakka bile durmaz ve çıkar gider bu tipler.
Değişime açık: Yalaka, bukalemun, fırıldak kişilik
Koç'luk yapabilir: Ara gaz verip çalışanları bedavaya çalışmaya ikna edebilen hin oğlu hin
Etkili satış becerilerine sahip: Ağızlarından girip burunlarından çıkmak suretiyle, müşterileri kandırmayı başarabilen tilki şahsiyet; herşeyi satabilir bu tipler, sizi de satabilir, dikkatli olun
Müşteri odaklı: Şirkete karşı müşterilerle ittifak yapan hain tip; brütüs
Temsil yeteneği olan: Her toplantıda basına demeç veriyormuşcasına havalara giren, kendini bir birşey sanan, .... havada kisilik
Uyumlu: Suya sabuna dokunmayan, etliye sütlüye karışmayan silik kişican, TRT'nin beraber ve solo şarkılar korosunda 30 yıl soloya çıkmadan durabilir, otistik de olabilir
Dışarıya açık bir kişiliğe sahip: Süekli ofis dışında
Iyi iletisim becerilerine sahip: Sürekli telefonla konuşur
Ortalama bir eleman: Kafası pek basmaz
Üstün niteliklere sahip: Şimdiye kadar önemli bir hata yapmadı
İşi her zaman birinci önceliktir: Flört bulamayacak kadar çirkin
Sosyal hayatinda aktif: Sürekli kafa çeker
Ailesinin sosyal hayatı aktifdir: Eşi ve çocukları da kafa çeker
Bağımsız çalışabilir: Kimse tam olarak ne iş yaptığını bilmez
Süratli düşünür: İyi bahaneler uydurur
Dikkatlice düşünür: Karar veremez
Mantığını iyi kullanır: İşi baskasına yaptırır
Kendini çok iyi ifade edebilir: Türkçe konuşabilir
Liderlik yeteneklerine sahiptir: Uzun boyludur ve bağıra çağıra konuşur
Geleceği çok iyi okur: Bayağı şanslıdır
Neşesi yerindedir: Belden asağı birçok fıkra bilir
Kariyerine çok önem verir: Adamı arkadan bıçaklayabilir
Sadıktır ve güvenilirdir: Baska yerde iş bulamamıştır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)