17 Kasım 2011

Öğrenilmiş çaresizlik nedir?

KÖPEK BALIĞI DENEYİ;

Bir köpek balığı aç halde akvaryuma konulur. Daha sonra akvaryumun cam ile ayrılan bir bölümüne küçük balıklar konur. Köpek balığı aç olduğu için hemen küçük balıklarla saldırır. Ama cama çarpar. Sonra bir daha dener, yine kafasını cama çarpar. Yaklaşık 48 saat sonra köpek balığı küçük balıkları yemek için uğraşmayı bırakır. Çünkü ne yaparsa yapsın o küçük balığı yiyemeyeceğin...e inanmıştır.

Deneyin ikinci aşamasında bilim adamları aradaki cam bölmeyi çıkartır.Tam bu esnada çok enteresan bir şey olur.Köpek balığı günlerdir aç olmasına rağmen, hiçbir engel olmadığı halde küçük balığı yemek için hiçbir şey yapmamaktadır.

İşte bu durum öğrenilmiş çaresizlik olarak adlandırılır.Öğrenilmiş çaresizlik, bir canlının defalarca denediği halde istediği sonucu alamaması durumunda, bir sonraki denemesinde başarısız olacağını beklemesinden dolayı, deneme cesaretini kaybedip hiçbir şey yapmaması halidir....

İşte bu duruma düşmemeliyiz... Her zaman daha iyisini yapabiliriz... Denemeli ve tekrar denemeliyiz... taaki başarana kadar denemeliyiz...

Meraklı kirpi... Günün fotosu... 17/11/2011

Aşkım bozuk para kalmamış...

15 Kasım 2011

Bütün ihtiyaçlara cevap veren soba projesi...

 

Hoşgörme Alıştırmaları...



Karen Amstrong hoşgörüyü geliştirmek için bir alıştırma hazırlamış...

Kolayca yapılacak bir şey... Mesela trene, vapura, otobüse, metroya bindiğimizde bize ' en benzemeyen' insanı bulalım...

Yaşça, görüntüce, tavırca bize en uzak insanı bulalım...

Sonra içimizden onun için mutlu ve huzurlu bir hayat isteyelim... İyi dileklerimizi sunalım...

Hepsi bu kadar...

Nil Karaibrahilgil'in yazısından alıntıdır...

Önemli olan kahvenin tadı değil zaten, onu kiminle içtiğinizdir.

 



Bir fincandaki kahve gibidir hayat. Bazen tatlı bazen değildir. Önemli olan kahvenin tadı değil zaten, onu kiminle içtiğinizdir.

Bob Dylan

Cafe de Paris sos- Bir nevi hardal sos...

cafedeparis

Malzemeler

125 gr. tereyağı
1 adet rendelenmiş soğan
4 diş rendelenmiş sarımsak
1 paket krema
1 tatlı kaşığı hardal
1/2 tatlı kaşığı ketçap
2 yemek kaşığı ince doğranmış maydonoz
1 tatlı kaşığı kekik
1 çay kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı köri
1 çay kaşığı karabiber
tuz

Hazırlanışı:

Tereyağında soğanı ve sarımsakları soteleyin ve sonra hardalı, ketçabı ve maydanozu ilave edin.
Baharatların hepsini ve tuzu ilave edip, kremayı katın.
İki dakika kaynatıp altını kapatın.
Sıcakken pişmiş etin üzerine dökün.

Asıl benim bilmem gerekmiyo mu ya?..

HİÇ KİMSE, bu yolculuğu sizin yerinize tamamlayamaz...

 


“Elinizi tutabilir, size rehberlik edebilir, size bilgi verebilir, tembellik ett...iğinizde sizi biraz zorlayabilir, uykulu olduğunuzda sizi uyandırabilir, kızgın olduğunuzda sizi güldürebilir, motivasyonunuzu ve aldığınız ilhamı korumanızı sağlayabilirim ama HİÇ KİMSE, bu yolculuğu sizin yerinize tamamlayamaz. Bu SİZİN yolculuğunuz.”

PATHMAN SENATHİRAJAH

Şimdi ister bir dala tutunup tüm yaşamını kabusa çevir, istersen o dalı bırak ve ayaklarının üzerine bas, sana kalmış...

Korkularına git.

Yavaşça gir ki derinliğini keşfedebilesin.

Ve bazen, çok deri...n olmadığını göreceksin.

Bir Zen hikayesi şöyle anlatır:

Gece yürüyen adamın ayağı kayar ve adam taşlı bir yolda düşer. Metrelerce aşağı düşmekten korkar, çünkü yolun kenarının çok derin bir vadiye uzandığını biliyordur. O’da kenar da sarkan bir dala tutunur.

Gecenin karanlığında, altında görebildiği tek şey, dipsiz bir uçurumdur. Bağırır ve tek duyduğu kendi sesinin yankısı olur. Onu duyacak kimse yoktur etrafta. Bu adamı ve bütün bir gece yaşadığı işkenceyi hayal edebilirsin. Ölüm sürekli altında bekler, elleri üşür, hakimiyetini kaybeder…

Ama tutunmayı başarır ve güneş çıktığında, aşağı bakar…

Ve güler!

Uçurum falan yoktur. Sadece on beş santim aşağıda kayalık bir düzlük vardır. Tüm gece dinlenebilir, rahatça uyuyabilirdi -düzlük yeterince geniştir- ama bunun yerine, bütün gecesini kabus gibi geçirdi.

Kendi tecrübelerimden yola çıkarak sana şunu söyleyeyim: korku on beş santimden daha derin değildir. Şimdi ister bir dala tutunup tüm yaşamını kabusa çevir, istersen o dalı bırak ve ayaklarının üzerine bas, sana kalmış.

Korkulacak hiç bir şey yok