19 Şubat 2013

ZENCEFİLLİ BALLI LİMON ŞURUBU

 

Malzemeler:   1 adet orta boy kavanoz   kavanozun yarısını dolduracak kadar taze zencefil   1 limon (dilimlenmiş) ... yeteri kadar bal
Hazırlanışı: Zencefilin kabuklarını soyun ve incecik (jülyen doğrama) dilimleyin. Kavanoza yerleştirin ve limonları da ilave edin. Üzerine balı ekleyin. Kapağını sıkıca kapatın ve buzdolabına kaldırın.   Kullanırken; bir çay bardağına 1 dilim limon, zencefil şurubundan bir ya da iki yemek kaşığı koyun ve üzerine sıcak su ekleyerek karıştırıp için. Sıcak olarak içtiğiniz gibi aynı miktardaki karışıma soğuk su ya da soda ekleyerek de içebilirsiniz.   Karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir.   Sonbaharla birlikte gribal hastalıklarda evlerin baş köşesine yerleşmeye başladı bile. Ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı derken ardından gelen öksürüğü kesmek en uzun süreçtir. Hazırlayacağınız şurubu soğuk algınlığına yakalanmadan önce çay gibi ailece günde bir fincan içebilirseniz koruyucu özelliğinden yararlanır, sonrasında ise öksürüğe karşı doğal tedavi olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca araç tutmasından ya da mide üşütmelerinden kaynaklanan bulantılara karşı da çok etkili. Hepimiz için, özellikle de çocuklarımız için hastalıklardan uzak sağlıklı bir kış geçirmek dileğiyle

Feyzullah Kocak

Seviyorum ama kendimden emin değilim...

İnsanlara olabilecekleri gibi davranırsak, kendilerini aşabileceklerdir.

Alo Ünsal, Akşama Ne yaapyım İstersin?

Hayatta istemediğin şeylerin başına gelmesini istemiyorsan Asla '' Büyük Konuşma''

18 Şubat 2013

Yolu Neden Uzattık?

Bu Hayatta Karma Diye Birşey Var...

BİR PİRİNÇ TANESİ...


Ben beş yaşında idim. Babaannem rahmetli pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi aramaya başladı. Sağa bakıyor sola bakıyor bulmaya çalışıyor.... Çocukluk işte

'aman babaanne' dedim. 'Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya yorulmaya değer mi?'

Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı öfkeyle doğruldu.

'Sen oturduğun yerden a...hkâm kesiyorsun ' dedi. 'Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru alın teri emeği çilesi var biliyor musun?'

Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım. Alain bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu.

İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri göz nuru el emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evveldi. Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin traş olmak için lavaboya gittiğimde aynanın yanında ilginç bir not gördüm.

Lütfen diyordu traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu varoraya bırakın.Bir tek jiletle dahi olsa İsveç çelik sanayisine yardımcı olun.

Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde 'İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İşte o ülke kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor ona sahip çıkıyorgelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman belli periyotlarda radyolar televizyonlar bir haberi duyurur.

Şu tarihte su saatte adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız ilgilenmediğiniz kullanmadığınız ne kadar kitapdergi gazete varsa kâğıtambalajkutu varsa velev kibir ilaç prospektüsü dahi olsa kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun.
Fazla ağaç ziyanına engel olun.

Japonlar son derece sade basit yalın mütevazı yaşayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş hayatın manasını anlayamamış zavallı kimselerdir. Böyleleri ile zavallı evini mezat salonuna çevirmiş diye eğlenirler. Bir insanın gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.

Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç borçlar dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve şu andan itibaren der Tanrı şahidim olsun ki Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.

Dediklerini yapar en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Yarabbim ne kadar sade ne kadar mütevazı ne kadar gösterişten uzak.

Gerekmediği halde elektriği yakmakla Suyu kapamadan boş yere akıtmakta Gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla Yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

Hayat çok ince akıl almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.

Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı,bir at bir komutanı,
bir komutan bir orduyu,
bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu . . .

Maddi durumumuz ne olursa olsun ister zengin olalım ister fakir hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.

Bunda parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır...

SAĞLIK...MUTLULUK...BARIŞ...GÜZELLİK...AŞK...KARİYER...SEVGİ...SABIR... EV... YENİ BİR BAŞLANGIÇ...OTOMOBİL...MUTLULUK....YAZLIK EV...ERMEK...İNSANLARA HİZMET ETMEK...DÜNYA TURU...

Aşk İnsanın Gözünü Kör Ediyormuş!...

Doğumgünümü Kutlayan Tüm Dostlar; Hepinizi ÇOK SEVİYORUM...



Yılbaşıymış, sevgililer günüymüş , şu günüymüş,bu günüymüş gibi günler ve kutlamalara hiç aldırmasam da nedense doğumgünü deyince işler değişiyor... Doğumgünümü kutlamayı seviyorum arkadaşlar... Sizlerde sanki bunu bilirmiş gibi dün geceden beri attığınız mesajlarla beniöyle mutlu ettiniz ki anlatamam...HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM...İYİ Kİ VARSINIZ...İYİ Kİ SEVGİYİ BÜYÜTÜYORUZ...

Gökyüzüne bıraktığım tüm bu balonlar HEPİMİZE SEVGİ, SAĞLIK, BARIŞ, HUZUR, MUTLULUK, BOLLUK,BEREKET olarak geri dönsün...

HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM...

ANETTE

16 Şubat 2013

Çikolatalı pasta



 Çikolatalı pasta

malzemeleri

200 gr bitter çikolata ...

200 gr tereyağı 3 yumurta

75 ml kefir

85 gr kek unu

85 gr un

Yarım tatlı kaşığı karbonat

350 gr toz şeker

25 gr kakao üzeri için

230 gr bitter çikolata

200 ml krema Süslemek için

çikolata ruloları

Çikolatalı pasta hazırlanışı


Çikolatalı pasta: Fırını 140 dereceye ayarlayın. 22 cm’lik kelepçeli kek kalıbına yağlı kağıt serin. çikolatayı küçük parçalara bölüp tereyağı ile birlikte eritin. Yumurtalar ve kefiri ayrı bir kapta karıştırın. Unlar, karbonat, şeker ve kakaoyu bir kasede harmanlayın. çikolataya önce yumurta daha sonra un karışımlarını ekleyip karıştırın. Hamuru kelepçeli kalıba aktarıp yaklaşık 1 saat ya da kürdan batırıldığında temiz çıkıncaya kadar pişirin. Soğumaya bırakın. üzeri için kremayı kaynatmadan ısıtın. Küçük parçalara bölünmüş çikolatayı ekleyip eriyinceye kadar karıştırın. Oda ısısında ılınmayı bırakın. Keki kalıptan çıkartıp spatula yardımıyla ganajı kekin üzerine sürün. üzerini çikolata ruloları ile süsleyip servis yapın. Çikolatalı pasta artık hazır, afiyet olsun.

Bugün Ne Pişirelim

—

Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme...

Hayatımıza ARIZASIZ İnsan Nasıl Çekeriz? Bülent Gardiyanoğlu

http://youtu.be/cQFJDecnf8U

Tarkan'dan 14 Şubat Sevgililer Günü Sürpriz Videosu

http://youtu.be/IUxOm6Wv1cU