2 Haziran 2012
DOSTLUK İPİ
“ Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış... Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük... bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini... Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam, "Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer" diye söylenmiş.Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar, "Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?" diye düşünmeye başlamış. Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı işadamı, terzinin yanına yaklaşıp, "Ne o evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim" deyince, "Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş" diye yanıt vermiş terzi.
Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş. "Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?" diye soran yaşlı adam, "Ben terziyim" yanıtını alınca "Benimle gel, hayat hikayeni yolda anlatırsın" diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi. Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkan açmasına yetecek kadar para vermiş.
Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık "ünlü işadamı" diye anılır olmuş. Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmasını sağlamış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş. Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkan kalmış.
Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş. Ve başlamış anlatmaya: "Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş. Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona "Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın" demiş. Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş.
Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış. Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu.
Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın..." Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü yokmuş... Dostluk iplerinizi koparmamanız dileğiyle
Etiketler:
ayaz,
bülbül,
derman,
DOSTLUK,
hikayeler,
ipi,
kuş,
küçük,
oysa,
ruhsal büyüme...,
sabah,
sobet,
terzi,
ünlü işadamı,
yeri
ALTI ENERJİYİ KULLANABİLME “
* TOPRAK enerjisi, bir tarlada veya bahçede ayaklarınızı sıkıca yer basın, kollarınızı avuçlarınız yere dönük olarak uzatın, sırtınız dik olarak yavaşça yere çömelin sonra yükselin, toprak enerjisinin si...ze aktığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin.* GÜNEŞ enerjisi, sabah güneşinde ellerinizi göğsünüzde kavuşturun, sonra öne uzatın ve avuçlarınızı güneşe açın, tekrar göğsünüzde kavuşturun, altın güneş enerjisinin size aktığını hissedin, sekiz kez tekrar edin.
* OKYANUS enerjisi, deniz kenarında yine elleriniz göğsünüzde kavuşuk olsun, sonra kollarınızı ve bacaklarınızı iki yana açın, açıp kapatırken derin nefes alıp verin, denizin güçlü enerjisinin sizİ yıkadığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin.
* GÖK enerjisi, güzel ve yıldızlı bir gecede bahçe veya balkonda kollarınızı dik olarak yukarı kaldırın ve nefes alın, sonra bir daire çizerek yere indirin, yere paralel olarak tutarken nefes verin, göğün, yıldızların ve ayın enerjisinin size aktığını hissedin, bunu on kez tekrar edin.
* EVREN’İN enerjisi, yine gök enerjisi ortamında kollarınızı yukarı kaldırırken nefes alın, sonra yere indirip yere paralel tutup nefes verin, toprağın, güneşin, okyanusun ve göğün enerjisinin sizin merkezinize aktığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin. Bunu beş kez tekrar edin.
* GÜLÜN, karnınızdan kahkaha atarak gülün. Evde kendi kendinize çalışın, karın kaslarınızla kahkahanızı bütünleştirin
Etiketler:
altı,
enerji,
evren,
gök,
gülümse,
güneş,
kahkaha,
okyanus,
ruhsal büyüme...,
sabah,
toprak
Cildinizdeki lekenin,sivilcenin çözümü elma ve elma sirkesi
Elma ve elma sirkesinin doğal güzellik ve sağlık kaynağı olduğunu biliyormuydunuz? Cilt bakımı, saç bakımı, sivilce, ciltteki lekeler, şişmanlık, varis tedavisi. Bütün bunlar için ihtiyacınız olan şey yalnızca elma.Özellikle elma sirkesi sağlıkla parlayan saçlar, lekesiz bir cilt ve ince, güzel bir vücuda kavuşmanı için önemli rol oynar. Kepekli Saçlar İçin Elma Sirkesi Saç bakımı ve saçınızdaki kepekler için saçlarınızı yıkadıktan sonra son durulama suyuna yani 1 litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi koyun ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Bu işlemi bir süre her saçınızı yıkadığınızda uygulayın.
Saçlarınız kepekten arınacak ve parlaklaşacaktır. Sivilceler İçin Elma Sirkesi 1 çay bardağı elma sirkesine yarım çay bardağı su ekleyin ve bir parça pamuğu bu karışıma batırıp sivilce üzerine bir süre kompres yapın. Faydısı olduğunu göreceksiniz.
Not: UYGULAMADAN ÖNCE DOKTORUNUZA DANIŞINIZ...
Etiketler:
bitki alemi,
cilt,
çözüm,
elma,
elma sirkesi,
saç,
sivilce,
tedavi
Rüyalar hakkında ilginç bilgiler
Gördüğümüz rüyaların sadece çok az bir kısmını hatırlarız. Oysa bize ne kadar uzunmuş gibi gelir…
Gözleri görmeyenler de rüya görebilir
İlginç de gelse gerçektir. Gözleri hiç görmemiş kimseler tamamen sembolik şeyler görür…
Herkes rüya görür
Görmediğini zannedenler büyük yanılgı içindedir! Sadece hatırlamazlar…
Rüyamıza giren bir yüzü, mutlaka bir yerde görmüşüzdür
Tanımadığımızı sansak da, belki yolda yürürken farkında olmadan yanımızdan geçmiş biridir!
Bazen siyah beyaz rüyalar görürüz
Eskiden daha sık rastlanan bir durum olsa da, bu da ilginç bir bilimsel gerçek.
Gördüğümüz her şeyin sembolik bir anlamı vardır
Bize anlamsız da gelse mutlaka bir anlamı vardır.
Rüyalar duygu durumlarını yansıtır Keyfimiz yerindeyse iyi, değilse kötü rüyalar görmemiz çok olasıdır.
Gecede 4 ila 7 rüya görürüz
Kişiden kişiye değişmekle birlikte birden fazla görürüz. Oysa biz çoğunlukla tek rüya hatırlarız.
Hayvanlar da rüya görür
İnanmıyorsanız uyurken onları izleyin…
Rüyalar arasında işbirliği vardır
Yarım kalan rüyanız bir süre sonra devam edebilir ya da bir önceki gece gördüğünüz rüya ertesi gün başka bir rüyaya bağlanabilir.
Kadınlarla erkeklerin gördükleri rüyalar farklıdır
Kadın erkek farkı rüyalar da bile ortaya çıkar. Yaşantıların ve hayata bakışını farklılığı rüyalara da yansır.
Önceki yaşantılarımız etkilidir
Ne yaşadıysak rüyamızda da onların yansımalarını görürürüz
Rüyada öldüğünü gören vardır
Mümkün olmadığı söylense de görülebilir. Halk arasında ömrün uzadığına işarettir.
Rüyada cinsel haz alınabilir
Rüyada cinsel birleşme yaşanabilir ve haz duyulabilir.
Rüyada koku duyup tat alabiliriz
Çoğunlukla gerçekten aldığımız koku rüyamıza yansır. Örneğin pişen yemeğin kokusu…
Burcunuza göre kendinizi en rahat ortaya koyabileceğiniz günleri biliyor musunuz?
Burcunuzun uğurlu günü Salı günüdür. Bu gün harekete geçmek istediğiniz konularda daha atak ve cesur olabilir, gücünüzü başkalarına kabul ettirebilirsiniz.
Boğa
Burcunuzun uğurlu günü Cuma. Bu gün kendinizi güvenceye almak istediğiniz konularda daha rahat hareket edebilir ve yatırımlarınız konusunda daha şanslı olabilirsiniz.
İkizler
Burcunuz için uğurlu kabul edilen Çarşamba günü daha hızlı ve rahat iletişim kurabilir, öğrenmek istediğiniz konularla ilgili çok daha çabuk sonuç alabilirsiniz.
Yengeç
Burcunuzun uğurlu günü olan Pazartesi, eviniz ve ailenizle ilgili meseleleri çok daha kolay halledebilir ve yaptığınız çalışmalarla kendinizi ve ailenizi güvencede hissedebilirsiniz.
Aslan
Pazar günü Aslanlar için uğurludur. Pazar günleri yeteneklerinizi ortaya çıkartabileceğiniz çalışmalar içine girebilir ve alacağınız sonuçlarla herkesin övgü ve takdirini kazanabilirsiniz.
Başak
Sizin için en olumlu gün kabul edilen Çarşamba günleri yapacağınız dikkat gerektiren detaylı araştırmalardan daha rahat sonuçlar alabilir ve mükemmel anlaşmalar yapabilirsiniz.
Terazi
Burcunuz için en uğurlu gün Cuma kabul edilir. Cuma günleri bulunacağınız sosyal ortamlarda son derece başarılı ilişkiler kurabilir ve diplomasi gerektiren konularda becerilerinizle çok etkili olabilirsiniz.
Akrep
Salı günü sizin için en olumlu gün kabul edilir. Salı günleri başkalarını etkilemek ve gücünüzü kanıtlamak istediğiniz tüm konularda başarılı çalışmalar yapabilirsiniz.
Yay
Sizin uğurlu gününüz Perşembe... Kendinizi geliştirmek, inançlarınızı sağlamlaştırmak, araştırmalarınızı ve kaynaklarınızı büyütmek istediğiniz her türlü çalışmada Perşembe gününü tercih edebilirsiniz.
Oğlak
Burcunuzun uğurlu günü olan Cumartesi günleri, sizi hedefinize taşıyacak çalışmalar yapabilir, güçlü bir irade sergileyerek başarılı sonuçlar alabilirsiniz.
Kova
Cumartesi günü burcunuzun uğurlu günü olarak kabul edilir. Bu günlerde yapacağınız organizasyonlarda ve geleceğinizle ilgili çalışmalarda başarılı olabilirsiniz.
Balık
Burcunuzun en şanslı günü Perşembe günüdür. Hayallerinize kavuşmak için Perşembe günleri harekete geçebilir ve yapacağınız çalışmalarda şansın sizden yana olduğunu kuvvetle hissedebilirsiniz
Fasulye'nin Faydaları...
Fasulye: Tam bir protein deposu olan fasulye A, B9 ve C vitamini ile demir ve magnezyum mineralleri açısından zengindir. Ayrıca, B5 vitamini ve kalsiyum içerir. Lif açısından da zengindir.Fasulyenin Faydaları: Vücuda güç ve enerji vererek, bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir. Vücudun gelişimini ve onarımını destekler. Kemikleri güçlendirir. Romatizma ve siyatik şikâyetlerini azaltır. Böbrek rahatsızlıklarında etkilidir. Böbrekleri kuvvetlendirir. Böbrek kumu ve taşlarını dökmeye yardımcı olur. Sinirleri kuvvetlendirir ve kalp çarpıntısını giderir. Kandaki şeker miktarını düşürerek şeker hastalığına karşı faydalı olur.
Fasulye nasıl kullanılır? Tanelerinden ve yapraklarından faydalanılır. Fasulye, taze ve kuru olarak yemeklerde kullanılır. Zehirlenmelerden sonra yenirse iyileşmeyi hızlandırır. Kullanmadan önce bir gün kadar suda bekletilirse gaz yapıcı özelliği gider.
BİLİNÇALTIMIZIN 11 ÖZELLİĞİ

1- Bütün anıları depolar. Hiçbir şeyi silmez. Ana rahminden ölene kadar… Geçici olan ve geçici olmayan her şeyi kaydeder. 0–7 yaş arasında kritik akıl faaliyette olmadığı için her şey doğrudan bilinçaltına kayde...dilir, doğru-yanlış, güzel-çirkin, ahlaklı-ahlaksız ayrımı olmadan… Kayıt anında anlamsız olsa bile ilerleyen dönemlerde kaydedilene, yaşantılar sonucu bir anlam yüklenir ve bu anlama göre kişinin tepki vermesi sağlanır.
2- İlişkilendirmeler, genellemeler yapar. Benzer şeyler ve düşünceler arasında bağlantılar kurar ve hemen öğrenir. Bu özellik çoğu zaman kişiyi zor durumda bırakır. Örneğin belli bir köpek yüzünden gerçekleşen korku yaşantısını bütün köpeklere genelleyerek bir fobi yaratabilir. Bir başka örnek: bahar aylarında acı bir kayıp yaşayan kişinin bilinçaltı bu acı ile baharı birbirine bağlayarak kişiye yıllarca süren bir döngüsel depresyon yaşatabilir. Çoğu zaman insanlar yıllar önce olan o olayı unutmuş olsalar bile bilinçaltı unutmaz.
3- Tüm anıları organize eder. Bunun için de zaman çizgisini kullanır. Bilinçaltı geçmiş, şimdi ve gelecek zamanı farklı yerlere kodlar. Örneğin geçmiş zaman, bazıları için arkada, bazıları içinse sağ veya sol yanda olabilir. Gelecek ise önünde uzanmış olabilir. Özellikle geçmiş ile ilgili hatıraların kodlandığı yer yaşanan birçok problemin kaynağı teşkil eder.
4- Çözümlenmemiş, olumsuz duygu yüklü anıları bastırır. Amacı kişiyi korumaktır. Yine de baskılanmış bu anılar ile ilgili semptomlar yaratmaktan da geri kalmaz. Örneğin kişinin yaşadığı taciz olayını bastırır ama kişinin kirlenmişlik hissini temizlik takıntısı ile dışa vurur. Bunu klasik bir obsesif-kompülsif durum olarak görürseniz tedavi şansınız kalmaz. Bu davranışı baskılasanız bile ya bir süre sonra yeniden ortaya çıkar ya da şekil değiştirir.
5- Bastırılmış anıları çözüm için sunar. Bir davranışın neden yapıldığını açıklamak ve “sahibini” korumak için bunu yapar. Ama sunduğu anının, o davranışla ilgili olması gerekmez. Sadece mantığınıza yatması ve o duygusal tepki için “sahibine” hak vermeniz yeterlidir.
6- Bedeni işletir. Bunun için detaylı bir planı vardır: Vücudun şimdiki halinin ve mükemmel sağlığın planına sahiptir. Bu nedenle bilinçaltının yarattığı psikosomatik rahatsızlıkları yine bilinçaltının yardımıyla gidermek mümkündür. Bazen bunu kendisi de yapar. Örneğin sınav kaygısı yüksek bir öğrencinin bilinçaltı kaygıyı yaratan sınavdan sahibini korumak için bağırsak sistemini bozabilir, o geceyi acilde baygın geçirtebilir, elleri ayakları, sanki sinir ucu iltihaplanması varmış gibi tutmaz olabilir vs. Ve sınav saati gelip geçtiğinde sahibini tekrar eski haline getirebilir. Aynı zamanda Yüksek Benliğin işleyişini kontrol eder.
7- Bedeni korur. Bedenin bütünlüğünü korur. Hücre düzeyinden sistemlere, sistemlerin uyumlu çalışmasına kadar bütün bedenin işleyişini bir an bile bırakmaksızın kontrol eder. Siz nefes almayı unutabilirsiniz ama o unutmaz.
8- Duyguların hâkimidir. Bilinçaltı tüm duygularımızın kaynağı ve yerleştiği yerdir. İnsan duygudan bir an bile çıkamaz. Bir duygu durumundan bir başkasına geçer ve bütün davranışların altında duygular vardır. Bilinçaltı olaylar ve duygular arasında bağlantılar kurar. Kurulan bu bağlantılar ve yüklenen anlamlar davranışlarımızın gerçek sebepleridir. Bir davranışı değiştirmek için ona yüklenmiş anlamı göz ardı eden yaklaşımlar, bilinçaltı karşısında yetersiz kalmaktır. Örneğin eğer sigaraya kendine güven gibi bir anlam yüklenmişse, bu anlamı yükleyebileceği yeni bir davranış seçeneği sunmazsanız sigarayı bırakmanıza izin vermez. Bulunan davranış seçeneğinin de en az sigara kadar kolay ulaşılabilir olması gerekir.
9- Son derece ahlaklıdır. Size öğretilen ve içinde yetiştirildiğiniz ahlaksal yapıya sıkı sıkıya bağlıdır. Tersi davranışlarda yaşanan suçluluk duygusu bazen bir ömür boyu sürer. Bu kez de bilinçaltı kişiyi cezalandıracak bir hastalık veya bir mahrumiyet yaratabilir.
10- Hizmet etmekten hoşlanır, gerçekleştirmek için net ifadelere ihtiyaç duyar. Bilinçaltı sahibi ne isterse sahibine onu verir. Yalnız bilinçaltı çok istediğimiz veya hiç istemediğimiz şeylere, yani iyi konsantre olduğumuz şeylere ulaşmamızı çabuklaştırır. Bundan dolayı Hipnozda kişi hep olumlu olana, istenen duruma yönlendirilir.
11- İstenene ulaşılması için kaynaklar üretir, muhafaza eder, dağıtım yapar ve “enerji” iletir. İsteme noktasında dikkatli olmak gerekir. Sürekli ölmek istediğini söyleyen biri, sonunda bilinçaltını tedavisi çok zor ya da imkânsız bir hastalık yaratmaya itebilir.
Etiketler:
ahlaksal yapı,
bahar,
bastırma,
beden,
benzer,
biliçaltı,
çözüm sunma,
dugular,
durum,
güç,
id,
ido,
kayank,
muhafaza,
ruhsal büyüme...,
taciz,
zor
Arpacık soğanlı yahni
1 kg arpacık soğan
2 adet domates
1 adet kırmızıbiber (közlemelik)
1 adet yeşil biber (közlemelik)
1 yemek kaşığı biber salçası
2 yemek kaşığı tereyağı
Yarım çay bardağı üzüm sirkesi
Sıcak su ( tenceredeki etlerin üzerini örtecek kadar) Kristal kayatuzu, karabiber, kırmızıbiber
Hazırlanışı Etleri cam bir kaba koyun, üzerine sirkeyi döküp karıştırın ve sirke içinde 15-20 dakika buzdolabında dinlendirin. Bu arada soğanları soyup yıkayın. Biberleri yıkayıp temizleyin, uzunlamasına dört beş parçaya bölün ve küçük küçük doğrayın. Domatesleri de soyup küçük küp şeklinde doğrayın. Etleri buzdolabından çıkarın. Sirkenin fazlasını süzdürün. Bir tencerede kısık ateşte tereyağını eritin, üzerine etleri ilave edin, arada bir karıştırarak etler suyunu bırakıp, çekinceye kadar pişirin. Daha sonra arpacık soğanları, doğranmış domatesin ve biberin, çok az suda sulandırılmış salçayı, tuz, karabiber ve kırmızıbiberi de ekleyin. Üzerini örtecek miktarda sıcak su koyun, kapağı kapalı olarak kısık ateşte pişirmeye bırakın. Etler iyice yumuşayıp, yemek kendi suyuyla kalınca ateşten indirin ve servis edin
kayanak: Karatay Mutfağı...
Karatay Mutfağı”ndan Haziran ayına özel mönü!
Bugünün 30’lu yaşlarını süren insanlarının çocukluk yaşlarında kışın domates, çilek ya da yazın muz göremediklerini söyleyen Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, o zaman pazarlarda, manavlarda sadece mevsiminde yetişen sebze ve meyvelerin bulunduğunu, o zamanlar mevsiminde sebze tüketiminin öneminin bilindiğini vurguluyor. Karatay Diyeti’nin amaçlarından biri de mevsiminde yetişen yiyeceklerin sağlıklı beslenmemiz açısından önemini anlatmak ve neyin hangi mevsimde yetiştiğini hatırlatmak. İşte burada yola çıkarak Türkiye’yi zayıflatan profesör Haziran ayına özel bir mönü hazırlamış. İşte o mönü ve mönüyü oluşturan yemeklerin tarifleri
Kahvaltı (8.00 – 09.00)
Karatay kahvaltı tabağı
Az pişmiş 2 adet yumurta
Bir avuç içiniz kadar az tuzlu peynir
Bir ince belli çay bardağı ceviz, fındık, fıstık, badem veya yerfıstığı içi
Az tuzlu 10-15 adet zeytin
Domates, biber, salatalık, turp, maydanoz, nane, roka
Limonlu çay veya süt içilebilir
Öğle yemeği
Arpacık Soğanlı Yahni
Zeytinyağlı taze fasulye
Çoban salatası
Ayran
Akşam yemeği
Şişte dilbalığı
Zeytin piyazı
not: Herhangi bir diyete başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışınız...
YÜKSEK MOTİVASYON İÇİN ALTIN KURALLAR...

1- Önce hedeflerinizi belirleyin. (kişisel hedefler, eğitim, kariyer, aile)
2- Hedeflerinizi yazın.
3- Hedeflerinizi hayal edin.
4- Kendinize başarılı bir model insan seçin. ...
5- Başarı hikayeleri ve sözleri okuyun.
6- Motive edici filmler izleyin.
7- Pozitif müzikler dinleyin.
8- Büyük düşünün.
9- Motivasyonu yüksek insanlarla arkadaşlıklar kurun.
10- Etkili uygulanabilir planlar yapın.
11- Sizinle aynı hedefi paylaşan insanlarla arkadaş olun.
12- Her iş için zamanlama yapın. Ne zaman başlayacak ve ne zaman bitireceksiniz tespit edin.
13- Kendinize değer verin.
14- Kendinizi takdir edin.
15- Başkalarını motive etmeyi öğrenin
16- Esnek olun.
17- Uykunuza dikkat edin.
18- Hayatta neler sizin için önemli? Değerlerinizi yazın ve sıralayın.
19- Duyusal keskinliğe sahip olun. Hedefinize doğru ilerliyor musunuz yoksa ondan uzaklaşıyor musunuz fark edin.
20- Kaliteli ara vermeyi öğrenin.
21- Nefes almayı öğrenin.
22- Her güne güzel bir gün olacak düşüncesiyle başlayın.
23- Büyük hedefler belirleyin.
24- Kişisel gelişime önem verin.
25- Sağlıklı beslenin.
26- Bol su için.
27- Kendinizi ödüllendirin.
28- Yürüyüş yapın.
29- Kendinize güvenin.
30- Abartmayın.
31- Enerjinizi dengeli kulanın.
32- Sahip olduğunuz güzellikleri fark edin ve şükredin.
33- Dua edin.
34- Önemli bilgileri not alın.
35- Kendinize ve başkalarına pozitif telkinlerde bulunun.
36- Asla vazgeçmeyin.
37- En kritik zamanlarda en az iki seçeneğiniz olduğunu bilin.
38- Kendinize ve başkalarına hayır demesini öğrenin.
39- Beyin fırtınası yapın.
40- Çözüm odaklı olun.
41- Hep Nasıl yapabilirim diye düşünün.
42- Geçmişteki olumsuz olayları ardınıza atın.
43- Umudunuzu koruyun.
44- Geçmişteki olumlu anlarınızı tekrar hatırlayın.
45- Kendinizi sadece kendinizle kıyaslayın.
46- Kaybettiklerinize değil hep elinizdekilere bakın.
47- Saat değil, dakika odaklı olun.
48- Gülümseyin.
49- Deneyimlerden faydalının.
50- Kendinize ve başkalarına karşı dürüst olun.
Renklerin gücü
Bazen bir rengi seyretmek ve ona odaklanmak ihtiyacı hissederiz, bu her zaman ayni renk değildir, çoğu zaman enerjisini depolamak istediğimiz renk, adeta herhangi bir gıda türüne ihtiyaç duyduğumuz zamanlardaki gibi bizi çekebilir. Ona uzun süre bakmak ferahlatıcı olacaktır. Ruhsal ve bedensel olarak renklerin sağaltıcı, şifa gücü, insan üzerinde etkin kılınabilir. Her bir renk, zaman zaman yararlı ya da zararlı kuvvete sahiptir. Dolayısı ile bize olumlu gelebilecek renkleri, giysi ve dekorasyon seçiminde bilinçli kullanmak önemlidir.
Her renk, kendine has bir frekansla titreşiyor, vücudumuzdaki organların da belirli frekanslarda titreştiği göz önüne alınarak, belli renklerin kullanımı ile bedende rahatsızlık hissedilen bölgelere enerjisini iletip, hastalıklarda tedaviye yardımcı olunabileceği düşünülmüş.
Renklerle tedavi, yüzyıllardır uygulanılmış ezoterik bir bilgi. Rutin günlük renk terapisini kendi başına uygulamak için, öncelikle ruhsal huzur veren turkuaz rengini zihin gözü ile canlandırmaya çalışmanız önerilir. Transa girildiğinde, tüm renkleri sırayla takip eden ve altın rengine dek uzanan bir tayf görme çalışması gibi terapiler de yapılabilir.
Kromoterapi, yardımcı renk tedavisinin çalışması; belli organlarımızı yöneten 7 enerji merkezinin; yani Chakra (şakra) ların, 7 renge karşılık gelen renk titreşimleri hastalıklarla azaldığında; bazı renklere olan ihtiyaçlarının fazlalaştığı mantığına dayanır.
Hastalıklarda bu ihtiyacı dengelemek adına yapılabilecek yardımcı tedavi, duruma uygun rengi, ışık halinde vücuda vermektir. Bunun yanında, belirlenen renkte taş taşımak, kıyafetler ve ortamı renklerle düzenlemek olumlu sonuçlar verebilir. Bazen bir fon veya objeye bakarak veya renkli bir kumaşı yüze kapatıp, gözler açık dinlenmekle ya da uygun renge boyanmış ampullerin kullanımı ile terapi sağlanabilir. Hangi renge ihtiyacımız varsa, o renkte meyve sebze bulabiliriz. Bunları yemek, suyunu içmek tedavinin diğer tamamlayıcı unsurlarındandır.
Bu tedaviye örnek bir renk verip sarıyı inceleyelim; sarı, 3. çakra ile ilgilidir, bu çakra, bağımsızlık ve kişisel gücü belirler. Sindirim sistemi, karaciğer, böbrekler, kan ve pankreas etkilediği alanlar. Bu bölgelerde sorun olursa, sarıya gerek duyulabilir. Güneş ışığında durmak, altın veya benzer renk taşlar takmak, sarı giysi ve çarşaflar, sarı ışıklı bir lambayı ilgili çakra bölgesine yönelterek beklemek, bu renk çiçekler almak, mısır, muz, greyfurt, limon gibi sarı bitkilerden faydalanmak iyi gelebilir. Bu renkle sindirim sorunları, kaşıntı, egzema, mesane sorunları, bayılma, gaz birikimi, karaciğer, pankreas, safra kesesi sorunları, şeker hastalığı, kramplar gibi hastalıklarda tıbbı desteğin yanında rahatlatıcı bir terapi uygulanılabilir.
Hangi durumlarda hangi renklerin kullanılacağı, çakralarla ilişkili organların ve o çakraya karşılık gelen rengin belirlenmesi ile bulunuyor.
7 ana çakra ve renkleri
Muladhara Çakra: “Temel” anlamındadır. Omurga ile bağlantı yeri kuyruk sokumu kemiğidir, rengi kırmızıdır. Svadhisthana Çakra: Üreme organları üzerinde bulunur. Anlamı “Benliğin Mekanı”, rengi turuncudur, idare ettiği iç salgı bezi yumurtalıklardır. Manipura Çakra: “Pırlantalar Şehri” rengi sarı, yönettiği iç salgı bezleri adrenallardır. Anahata Çakra: “Çalınmamış” anlamındadır, kalbe yakındır, kardiak sinirağını idare eder, rengi yeşildir. Vişuddha Çakra: Anlamı “saf”, rengi mavi, yeri gırtlak bölgesindedir, işitme duyusu, tiroid bezleri, ses tellerini yönetir. Ajna Çakra: “Sınırsız Güç” alında ve kaşların arasındadır, rengi mavidir, epifiz bezine bağlıdır, durugörü verir, uyarılması şuur açılımı sağlar. Sahasrara Çakra: “Bin Taç Yapraklı” anlamındadır, tüm çakraları koordine eden mega-merkezdir, başın üstündedir. Hipofizi yönetir, rengi beyazdır. Soma Merkezi: Tali çakradır, alnın ortasındadır ve rengi mordur.
Sevdiğimiz renklerin, kişiliğe dair ipucu verdiği düşünülür. Ancak, bir renge takıntımız ve sürekli onu kullanma eğilimimiz varsa şu sonuçlar biraz daha geçerli olabilir. Kırmızı: agresif ve ateşli. Sarı: kimliği karışık ama uyumlu. Pembe: gösterişi seven, karşı cinsten gizlice nefret eden, aldatmayı seven. Mor: entelektüel, kontrollü, görünüşüne önem veren, hareketli. Siyah: uyumsuzluğu seven, cesur, bağımsız. Yeşil: aldatmayı sevmeyen, sevecen, müşfik. Turuncu: hayal gücü geniş, egoistliği ağır basan. Kahverengi: sıcak, derin, romantik, tartışmalarda ağır sözler kullanabilir. Gri: kararsızlık, soğukkanlılık, tarafsızlık. Mavi: hassas duyarlı, iyi bir eş. Beyaz: tutucu, korunmayı sever görünen, ancak baskın kişilik.
Gizemciler tarafından, insanda hakim ilkeleri sembolize eden renklere önem verilmiş, buna göre de; Spiritüel Ruh: Sarı. Hayvani Nefis: Kırmızı. Hayat İlkesi (Prana): Turuncu. Can: Yeşil. Aura (canlıların bedenlerinden yayılan ışınım, bir tür elektromanyetik alan): Mavi. Ruhsal Akıl: Leylak. Eterik duble-Astral Eş: Mor renklerde belirlenmiştir.
Enerjinizle en doğru iletişimi kurabilen renklerin aydınlığında ve esen kalın.
Ferda Ercan Uyulan.
Okültizmveenerji Kitap.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
