18 Şubat 2013

Yolu Neden Uzattık?

Bu Hayatta Karma Diye Birşey Var...

BİR PİRİNÇ TANESİ...


Ben beş yaşında idim. Babaannem rahmetli pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi aramaya başladı. Sağa bakıyor sola bakıyor bulmaya çalışıyor.... Çocukluk işte

'aman babaanne' dedim. 'Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya yorulmaya değer mi?'

Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı öfkeyle doğruldu.

'Sen oturduğun yerden a...hkâm kesiyorsun ' dedi. 'Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru alın teri emeği çilesi var biliyor musun?'

Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım. Alain bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu.

İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri göz nuru el emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evveldi. Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin traş olmak için lavaboya gittiğimde aynanın yanında ilginç bir not gördüm.

Lütfen diyordu traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu varoraya bırakın.Bir tek jiletle dahi olsa İsveç çelik sanayisine yardımcı olun.

Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde 'İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İşte o ülke kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor ona sahip çıkıyorgelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman belli periyotlarda radyolar televizyonlar bir haberi duyurur.

Şu tarihte su saatte adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız ilgilenmediğiniz kullanmadığınız ne kadar kitapdergi gazete varsa kâğıtambalajkutu varsa velev kibir ilaç prospektüsü dahi olsa kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun.
Fazla ağaç ziyanına engel olun.

Japonlar son derece sade basit yalın mütevazı yaşayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş hayatın manasını anlayamamış zavallı kimselerdir. Böyleleri ile zavallı evini mezat salonuna çevirmiş diye eğlenirler. Bir insanın gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.

Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç borçlar dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve şu andan itibaren der Tanrı şahidim olsun ki Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.

Dediklerini yapar en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Yarabbim ne kadar sade ne kadar mütevazı ne kadar gösterişten uzak.

Gerekmediği halde elektriği yakmakla Suyu kapamadan boş yere akıtmakta Gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla Yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

Hayat çok ince akıl almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.

Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı,bir at bir komutanı,
bir komutan bir orduyu,
bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu . . .

Maddi durumumuz ne olursa olsun ister zengin olalım ister fakir hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.

Bunda parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır...

SAĞLIK...MUTLULUK...BARIŞ...GÜZELLİK...AŞK...KARİYER...SEVGİ...SABIR... EV... YENİ BİR BAŞLANGIÇ...OTOMOBİL...MUTLULUK....YAZLIK EV...ERMEK...İNSANLARA HİZMET ETMEK...DÜNYA TURU...

Aşk İnsanın Gözünü Kör Ediyormuş!...

Doğumgünümü Kutlayan Tüm Dostlar; Hepinizi ÇOK SEVİYORUM...



Yılbaşıymış, sevgililer günüymüş , şu günüymüş,bu günüymüş gibi günler ve kutlamalara hiç aldırmasam da nedense doğumgünü deyince işler değişiyor... Doğumgünümü kutlamayı seviyorum arkadaşlar... Sizlerde sanki bunu bilirmiş gibi dün geceden beri attığınız mesajlarla beniöyle mutlu ettiniz ki anlatamam...HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM...İYİ Kİ VARSINIZ...İYİ Kİ SEVGİYİ BÜYÜTÜYORUZ...

Gökyüzüne bıraktığım tüm bu balonlar HEPİMİZE SEVGİ, SAĞLIK, BARIŞ, HUZUR, MUTLULUK, BOLLUK,BEREKET olarak geri dönsün...

HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM...

ANETTE

16 Şubat 2013

Çikolatalı pasta



 Çikolatalı pasta

malzemeleri

200 gr bitter çikolata ...

200 gr tereyağı 3 yumurta

75 ml kefir

85 gr kek unu

85 gr un

Yarım tatlı kaşığı karbonat

350 gr toz şeker

25 gr kakao üzeri için

230 gr bitter çikolata

200 ml krema Süslemek için

çikolata ruloları

Çikolatalı pasta hazırlanışı


Çikolatalı pasta: Fırını 140 dereceye ayarlayın. 22 cm’lik kelepçeli kek kalıbına yağlı kağıt serin. çikolatayı küçük parçalara bölüp tereyağı ile birlikte eritin. Yumurtalar ve kefiri ayrı bir kapta karıştırın. Unlar, karbonat, şeker ve kakaoyu bir kasede harmanlayın. çikolataya önce yumurta daha sonra un karışımlarını ekleyip karıştırın. Hamuru kelepçeli kalıba aktarıp yaklaşık 1 saat ya da kürdan batırıldığında temiz çıkıncaya kadar pişirin. Soğumaya bırakın. üzeri için kremayı kaynatmadan ısıtın. Küçük parçalara bölünmüş çikolatayı ekleyip eriyinceye kadar karıştırın. Oda ısısında ılınmayı bırakın. Keki kalıptan çıkartıp spatula yardımıyla ganajı kekin üzerine sürün. üzerini çikolata ruloları ile süsleyip servis yapın. Çikolatalı pasta artık hazır, afiyet olsun.

Bugün Ne Pişirelim

—

Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme...

Hayatımıza ARIZASIZ İnsan Nasıl Çekeriz? Bülent Gardiyanoğlu

http://youtu.be/cQFJDecnf8U

Tarkan'dan 14 Şubat Sevgililer Günü Sürpriz Videosu

http://youtu.be/IUxOm6Wv1cU

Allah seni toplasın!"

Hiç duydunuz mu şu duayı?
"Allah seni toplasın!"
Eskiler böyle dua ederlermiş hep. Ne güzel bir duadır
bu Ya Rabbi! hele ki bu çağa karşı!
Allah seni toplasın!
-Gözünü.. -Kulağını..
-Aklını..
-Yüreğini..
-Hayalini toplasın ağyardan..
Sana "el" olan sınırlardan."Allah seni toplasın"
Toplanmazsan dağılacaksın çünkü. Dağılınca da dağıtacaksın!

Geçmiş Geçmişte Kaldı?...

EFT NEDİR

 



EFT teknik olarak bedenimizin değişik noktalarına parmak uçlarıyla vuruşlar yapmaktan ibarettir. Doğrudan, sorunu oluşturan düşüncelere, duygulara v...e davranış modeller üzerine odaklanarak yapılır. Bu kısmını 5 yaşındaki çocuk bile beş dakikada öğrenir. EFT ‘yi EFT yapan aslında bu vuruşlar değil, zihinsel düzeyde bu vuruşların titreşmesidir. Bedendeki bazı özel noktalara vuruş yapılarak bilinçaltı düzeyde değişim yapmayı sağlayan bir tekniktir.


EFT NİN FAYDALI OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR
Anksiyete ·

Araba kazası ·

  Sıkıntı ·

Klostrofobi ·

Depresyon ·

Yas ·

Suçluluk ·

Başağrısı ·

İnsomnia ·

Sınırlayan inanışlar ·

Aşk acısı ·

Fisiksel ağrılar ·

Panik atak ·

Üzüntü ·

Utanç ·

Stres ·

Cinsel taciz ·

Travma ·

Kilo verme ·


Fobiler

o   Toplum önünde konuşma

o   Diş doktoru korkusu

o   Fareler

o   Örümcekler

o   İğneler

o   Araba kullanma korkusu

o   Yılanlar

o   Yükseklik korkusu

o   Su, deniz korkusu


ÖRNEK AŞK ACISI EFT ÇALIŞMASI

1. tur---> yüzleşme: Kaş üstü: bu aşk acısı

Göz kenarı: bu kalp ağrısı

Göz altı: ben kaybedenlerdenim

Burun: gerçek şu ki, ben yetersiz ve başarısızım

Çene: kimse beni sevmeyecek , zaten ne zaman sevildim ki

Göğüs: ben değer verilecek ve sevilecek biri değilim

Kol altı: ben hiç bir zaman sevilmeyeceğim Baş: çünkü bunu haketmiyorum


2. tur---> yeni duyguyu yerleştirme/olumlama

Kaş üstü: aşk acısı çekmeme rağmen, duygusal takıntılarımın ve engellerimin üzerine çalışıyorum ve bunlardan tamamen kurtulmayı seçiyorum

Göz kenarı: kalbimin bu kadar ağrımasına rağmen, tamamen iyileşmeyi seçiyorum

Göz altı: kaybettiğimi düşünsem de, olumsuz tüm duygularımdan arınmayı seçiyorum ve bunun şuan gerçekleştiğini hissediyorum

Burun: kendimi değersiz ve yetersiz hissetsem de, değerimi kalbimin içine çekmeyi ve içimdeki değeri kabul etmeyi seçiyorum

Çene: hayatın bana getirdiği yenilikleri sevgiyle kabul ediyor ve güvende olduğumu hissediyorum

Göğüs: gerçek ve doğru aşka kalbimi tüm derinliğimle açmayı tercih ediyorum

Kol altı: mutluluk, aşk, huzur ve güven içimde..

Baş: çünkü ben her şeyimle bunu hakedenlerdenim

Evrensel Şifa

KARBONAT - SODYUM BİKARBONAT

 Karbonat ( Sodyum Bikarbonat - İngilizce: Sodium bicarbonate - Kimyasal formülü :  NaHCO3 ) Eczanelerde: İngiliz Karbonatı, Solvey Karbonatı, Karbonat, Cep sodası, Garra Karbonat gibi isimlerle satılmaktadır. Eczanelerden almanızı tavsiye ederim. Markette satılanı alsak olmazmı ?Aktardan satın alsak olmazmı ? Bakkal'dan alsak olmaz mı gibilerinden bana soru sormayın. Ben size TEKRAR SÖYLÜYORUM ECZANEDEN ALACAĞINIZ KARBONAT EN GÜVENİLİR OLAN KARBONATTIR!!!.
... Not 1: Hasta olmamak için her gün 1 çay kaşığı karbonatlı su içebilirsiniz. Eğer grip, nezle gibi rahatsızlıklar olursa günde 3 çay kaşığı karbonatlı su içebilirsiniz. Eğer kanser hastasıysanız Önce gidip dijital pH ölçer alıp idararınızı sabah akşam kontrol edip pH ı 8 in üzerine çıkarmanız gerekir. Buna bağlı olarak karbonat içimi günde 5 - 6 çay kaşığı karbonatlı su içmeniz gerekebilir. 1 çay kaşığı karbonatlı suyu bir miktar içip yatağa yada kanepeye uzanıp 360 derece sağa sola dönerek haraket etmelisiniz . Bu haraketleri yaparken ara ara bardaktaki karbonat tüketilmelidir. Bol sebze ağırlıklı beslenmeye özen göstermelisiniz. Özellikle gün boyu acıktıkça salatalık yemenizi tavsiye ederim. Bütün hastalıkların temelini asidlenmemizden kaynaklanır. Eğer asidik olursanız, kanser dahil pek çok hastalığa yakalanırsınız. Eğer vücudunuzdaki su alkaliyse hasta olmazsınız.  Asla kola türü içecekleri tüketmemeniz gerekir. Bu içeceklerin hepsi asidik pH değeri 2,5 'tur. Sizi kimse bu içeceklere karşı uyarmaz. Cips'lerin içinde MSG vardır asla tüketmeyin, aşıların hepsi asidik'tir asla çocuklarınıza yaptırmayın. Yapat tatlandırıcılardan uzak durun asla kullanmayın. Eğer karbonatlı su içtiğinizde ishal olursanız bunu bilinki vücudunuz asitlerden kurtulmaya çalışıyordur. Bu iyi bir göstergedir. asitler atıldığında ishal biter.
Eğer yüksek Tansiyonunuz varsa yada yaşlıysanız Karbonatlı suyu içtikten sonra Kanape yada yatağa uzanı 10 - 20 dk uzanıp dinlenin. Bazı insanlarda tansiyonda yükselme yaratabilir ama kısa sürer bu. O yüzden TANSİYONUNUZUN YÜKSELMESİNDEN ENDİŞE EDİYORSANIZ UZANIP 10 - 20 DAKİKA DİNLENİN. ARKADAŞIMIN ANNESİ YÜKSEK TANSİYON HASTASIYKEN ŞUANDA YÜKSEK TANSİYON HASTASI DEĞİL! AMA KARBONATLI SU İÇTİKTEN SONRA VÜCUDUNU DİNLİYOR EĞER ÇIKARMIŞ GİBİ HİSSEDERSE YATAĞA UZANIP DİNLENİYOR SONRA KALKIP GÜNLÜK İŞLERİNE DEVAM EDİYOR!. KEMAL MİLAR

Sakin sakin otur yüreğim, toz kaldırma....