ruh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ruh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2012

Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anılarısürekli düşünmek de ruhu bozar.



Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anıları sürekli düşünmek de ruhu bozar.

Anette

Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anılarısürekli düşünmek de ruhu bozar.

Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anıları sürekli düşünmek de ruhu bozar.

Anette

Boş biz vazo hayal edin.


Boş biz vazo hayal edin. Vazonun içindeki alan ile dışındaki alan arasında aslında hiçbir fark yoktur. Sadece vazonun kırılgan gövdesi bu alanları birbirinden ayırır.


Buda (yükselmiş) zihnimiz de bizim sıradan zihnimizin duvarları arkasına hapsolmuş durumdadır. Aydınlanmaya ulaştığımızda bu vazo sanki kırılıp binlerce parçaya ayrılır. "İçerideki" alan hemen "dışarıdaki" alan ile birleşir. Onlar bir olurlar: İşte o zaman farkına varırız ki, onlar aslında asla birbirinden ayrı ve farklı olmamışlardır ve her zaman birdirler. S.Rinpoche

15 Temmuz 2012

İlişkide Kartları Ne Zaman Masaya Koyuyoruz?

Geçen gün bir arkadaşımla buluştuk. “Ne yapalım, ne yapalım” diye konuşurken aklımıza Rumelihisarı’ndaki Lokma geldi. Ne de olsa bu yaz sıcağında püfür püfür esen ender noktalardan biri. Neyse sözü uzatmayayım masayı kahvaltılıklarla, sucuklu göz yumurtayla donatırken hemen yanımıza yirmili yaşlarda gencecik bir çift oturdu. Malum Hisar kalabalık, masaları paylaşmak ise adetten.

Biz kendi alemimizde takılırken ister istemez kızın gülüşleri ve verdiği cevaplar dikkatimizi çekmeye başladı. Ayyy inanmıyorum ben de pop severim. Ayyy inanmıyorum ben de balık ekmek severim. Ayyy inanmıyorum benim de en sevdiğim renk mavi. Tabi kız bütün bu ay inanmıyorum cevaplarını verirken saçıyla oynaması bir taraftan, kahkahaları öbür taraftan derken biz artık tamamen onlara odaklandık. Tabi yakışıklı delikanlımızda (adı Metin olsun) altta kalır mı onun da en sevdiği film, kitap, tatil yeri hep kızımızla (onun da adı Mine olsun) aynı çıktı.

Yani anlayacağınız Metin’le Mine birbirlerine her türlü zevk, huy ve alışkanlıklarının aynı olduğunu kanıtlama telaşındaydılar. Onlar çok sevdikleri tostlarını yiyip yanında bayıldıkları bol demli çaylarını içip arkasından da çok sevdikleri Boğaz yürüyüşü yapmak üzere Bebek’e doğru yollandılar.

Biz de farklı zevk, eğlence, huy ve tavırlar içinde olduğumuz arkadaşımla masada tekrar baş başa kaldık. Ya sahi dedik ilişkide kartlar ne zaman masaya konuyordu? Ne zaman şapkanın altındaki gerçek bizleri ortaya çıkarıyorduk? Şu karşımızdaki aman bizi beğensin, aman bizi sevsin isteğinin (baskısının) yarattığı karşımızdakine uygun kişilik yaratma telaşı ne zaman bitiyordu? Ne zaman kendimizi yavaş yavaş ortaya koyuyorduk?

Sanırım ilişki yerine oturunca, karşılıklı güven biraz palazlanmaya başlayınca oluyor da burada benim aklımı karıştıran şöyle bir durum var: Karşımıza tanıttığımız kişi gerçek biz değilsek hangi güven ortamından, hangi yerine oturmuş ilişkiden bahsetmek mümkün ki? Yukardaki örnekten gidersek Mine Mine olarak değil de Yeşim gibi davranarak ilişkisini oturtmaya beğenilmeye çalışıyor. E o zaman yerine oturttuğu ilişki Metin-Mine ilişkisi olmuyor ki. Başka bir ilişki oluyor. Sonra ilişkinin üzerinden geçiyor bir sene iki sene başlıyor sen çok değiştin konuşmaları. E tabi çok değiştin. Sen o yarattığın insan değildin ki zaten.

Arkadaşlarımdan çok duymuşluğum vardır “bu adam ilk çıktığımızda bana şiirler okur, güller getirirdi şimdi çok değişti”. Ayol adam değişmedi ki, o reklamlar bölümüydü şimdi kendisi oldu. Ya bunu paketler alırsın, ya da başka adamda yeni reklamları izlemeye devam edersin. Tabi sende kendi reklamını yapmaya devam edersin.

Merak ediyorum acaba ne zaman bir insanla tanıştığımızda hemen gerçek yüzümüzü ortaya çıkaracağız? İşte bu benim arkadaş iyisiyle, kötüsüyle paket bu artık rol yapmak yok diyeceğiz. Bak seninle tüm zevklerimiz, huylarımız uymuyor ama bu kötü bir şey değil. Sen biraz törpülenirsin, ben biraz törpülenirim sonunda ortak bir yol buluruz diyeceğiz.  Kendimize o kadar güvenimiz ve cesaretimiz var mı? Bilmiyorum, gerçekten bilemiyorum. Sanki daha vakit varmış gibi geliyor. Siz ne dersiniz?

Sağlıcakla,

7 Haziran 2012

Kendini Sev Çünkü Kendini Sevdiğin Kadar Sevilirsin…

Sevgi enerjisinin bizim bünyemizde doğal bir şekilde akmasına ve diğer insanlara yayılmasına engel olan en önemli neden, çeşitli direnç mekanizmalarının devreye girmesidir. Bu direnç mekanizmalarına “kabuklar” adını veriyoruz.

Kabuklara, he…r seviyeden çeşitli derecelerdeki bağımlılıklarımız, tutsaklıklarımız da diyebiliriz. Bağımlılıklar ve tutsaklıklar sevginin ortaya çıkmasına engel olurlar.Gerçek sevginin ortaya çıkabilmesi için samimiyet, dürüstlük ve doğallığın o varlıkta belli bir potansiyelin üzerinde belirmiş olması gerekir.

Bu özelliklerin belirebilmesi için kendi üzerimizde bir iç çalışma ve denetim uygulamamız gerekir.

Kaynak: kuantum yaşam haritası…

1 Haziran 2012

RUHUNUZUN YAŞI KAÇ? (Test)

 Photo: RUHUNUZUN YAŞI KAÇ? (Test)Kronolojik yaş,biyolojik yaş,sır vermeyen yaş...Günümüz insanı fizik olarak gençliğin peşinde.Peki ya ruhumuz.Ya ruhun yaşı? Var mısınız teste?RUHUNUZ KAÇ YAŞINDA?1)İlişkiler ve siz...a)sizin için asıl zor olan,bir ilişkiye başlamaktır.b)Zor olan sürdürmektir.c)genelde terk edilen siz olursunuz.d)genelde terk eden siz olursunuz.2)Bir arkadaşınız seyrettiği filmi çok beğendiğini söylüyor. Ona ne sorarsınız???a)Yönetmeni kim?b)Kimler oynuyor?c)Nerede seyrettin?d)Ödül almış mı?3)Kapıya gelen pizzacı çocuk/kız fena halde bozuşarak ayrıldığınız sevgilinize ikizi gibi benziyor....a)Artık canınız pizza falan istemiyor.b)''İiyi ki ayrıldım'' dersiniz içinizden.c)Birden onu özlersiniz.d)Pizzacıya bahşiş vermez,bir de surat asarsınız.4)Köpeğiniz konuşsaydı size ne söylerdi???a)''Beni gezdirirken niye kaldırımdaki taşların çizgilerine basmadanyürüyorsun''?b)''Hep böyle yavaş mı yürüyeceğiz,bir kere de deli gibi koşalım!''.c)''Yine mi top oynayacağız,zaten dere tepe gezdik,yoruldum,hadiartık eve gidelim''.d)''Yine beni unuttun!Beni gezdireceğine kendin geziyorsun!''5)Ofisteki bir arkadaşınız, bir türlü nedeni anlaşılamayan bir hastalık geçirdi.Onu hastahaneden taburcu ettiler ama hala incelemeler yapılıyor. Ofise geldiğinde...a)Elini sıktıktan sonra tedirgin oldunuz,elinizi yıkamak istiyorsunuz.b)Ona sarılmaktan çekinmessiniz.Öyle ya,taburcu ettiler,tehlike olsakesinlikle hastaneden çıkarmazdılar.c)Elini de sıktınız,onu öptünüz de...Aklınıza birşey gelmez.d)''Grip oluyorum,bulaştırmayayım''deyerek ondan uzak durursunuz.6)Hayalinizdeki kötü niyetli uzaylınasıl bir tip???a)Dünyada var olmayan bir elementten oluştuğu içinzar zor görülebilen,oluşmuş,kısık ve ürkütücü sesli.b)İnsana benzeyen,şişmanca yüzlü,tuhaf bakışlı, elektronik bir sesi olan.c)Kocama,böcek gibi,çok kollu,çok bacaklı,salyası akıyor.d)Minyon yapıda,ince sesli bi ucube.7)Televizyonda birden yayın kesilip Ürgüp'e bir uzay gemisinin indiği flash haberlerde verdiler.Ayrıntıların 15 dk. içinde verileceiğini bildirdiler...a)Aklınıza ilk gelen,''Niye Ürgüp???''b)Aklınıza ilk gelen soru,niyetlerinin ne olduğu.c)Aklınıza ilk gelen ,dünyanın sonunun geldiği.d)Aklınıza ilk gelen, güvenli bir yere kaçmak.Aradan üç saate yakın zaman geçti ama gemininkapısı açılıp da tek bir kişi inmiyor. sizce niye???a)Yanlış yere indiklerini fark ettiler,aralarında bir karara varmak istiyorlar.b)Belki atmosfer onlara zarar veriyor,tedbir almakla uğraşıyorlar.c)Kapıyı çalmamızı bekliyorlar.d)Mutlaka başka gemiler de gelicek,onları bekliyor.9)Aradan üç gün geçti hala ses yok.Neden olabilir?a)Belki onlar mikroskopik yaratıklar, gemiyi çoktan terkettiler,biz anlamıyoruz.b)Belki zamanları farklı,bizim üç günümüz onların üç dakikasıdır..:c)Belki dünya onları hasta etti..d)Belki ölmüşlerdir...10)Bu şekilde zaman geçtikçe.a)Tedirginliğiniz vakit geçtiçe artar.b)Git gide iyimserlik baş gösterir.c)Neredeyse unutursunuz.d)Uzak bir ülkeye çoktan çıktınız bile.D_E_Ğ_E_R_L_E_N_D_i_R_M_E(A)'lar çoğunluktaysaİHTİYAR RUHLUSUNUZRuhunuzun yaşı çok ilerlemiş.Yaşınız kaç olursa olsun,hayatı bit ihtiyar temkinliliği ile yaşıyorsunuz.Aşırı tedbirli ve her konuda endişelisiniz.En kötü olasılık,ilk akoınıza gelen şey.Ve yeniliğe,denemeye hiç açık değilsiniz.(B)'ler çoğunluktaysaRUHUNUZ YAŞINIZLA UYUMLUHangi yaştaysanız,ruhunuz da oyaşta.Sağduyunuz ve mizah anlayışınız çok iyi gelişmiş.Bu nedenle karamsarlıktan uzaksınız,sınırlarınızı çok iyi biliyorsunuz ve ölçülü bir şekilde yeniliğe ve denemeye açıksınız.(C)'ler çoğunluktaysaÇOCUK RUHLUSUNUZSizin ruhunuz çocuk yaşta.Duygu ve hevesleriniz yönetiyor sizi. Düşünmeden hareket ettiğiniz çok oluyor. Acelecisiniz,deneme konusunda tereddütsüsünüz.Sorumluluk ve serinkanlılık size uzak kavramlar...(D)'ler çoğunluktaysaGENÇ RUHLUSUNUZSiz,yaşınız ne olursa olsun genç ruhlusunuz.Her şeyden önce kendini çok seviyorsunuz ve hayalleriniz iddialı!!!Biraz benmerkezcisiniz.Sizin için hep ''ilerisi'' ve sizi bekleyen güzel şeyler var.Hayallerinizi gerçekleştirmek için hiçbir zaman geç değil ve her şeyi göze alırsınız.alıntı

 ... Kronolojik yaş,biyolojik yaş,sır vermeyen yaş... Günümüz insanı fizik olarak gençliğin peşinde. Peki ya ruhumuz.Ya ruhun yaşı? Var mısınız teste?


RUHUNUZ KAÇ YAŞINDA?


 1)İlişkiler ve siz...


a)sizin için asıl zor olan,bir ilişkiye başlamaktır.

 b)Zor olan sürdürmektir.

 c)genelde terk edilen siz olursunuz.

d)genelde terk eden siz olursunuz.


2)Bir arkadaşınız seyrettiği filmi çok beğendiğini söylüyor. Ona ne sorarsınız???


a)Yönetmeni kim?

b)Kimler oynuyor?

c)Nerede seyrettin?

 d)Ödül almış mı?


 3)Kapıya gelen pizzacı çocuk/kız fena halde bozuşarak ayrıldığınız sevgilinize ikizi gibi benziyor....


 a)Artık canınız pizza falan istemiyor.

 b)''İiyi ki ayrıldım'' dersiniz içinizden.

 c)Birden onu özlersiniz.

d)Pizzacıya bahşiş vermez,bir de surat asarsınız.


4)Köpeğiniz konuşsaydı size ne söylerdi???


a)''Beni gezdirirken niye kaldırımdaki taşların çizgilerine basmadan yürüyorsun''?

b)''Hep böyle yavaş mı yürüyeceğiz,bir kere de deli gibi koşalım!''.

c)''Yine mi top oynayacağız,zaten dere tepe gezdik,yoruldum,hadi artık eve gidelim''.

d)''Yine beni unuttun!Beni gezdireceğine kendin geziyorsun!''


5)Ofisteki bir arkadaşınız, bir türlü nedeni anlaşılamayan bir hastalık geçirdi.Onu hastahaneden taburcu ettiler ama hala incelemeler yapılıyor. Ofise geldiğinde...


a)Elini sıktıktan sonra tedirgin oldunuz,elinizi yıkamak istiyorsunuz.

b)Ona sarılmaktan çekinmessiniz.Öyle ya,taburcu ettiler,tehlike olsa kesinlikle hastaneden çıkarmazdılar.

 c)Elini de sıktınız,onu öptünüz de...Aklınıza birşey gelmez.

 d)''Grip oluyorum,bulaştırmayayım''deyerek ondan uzak durursunuz.


6)Hayalinizdeki kötü niyetli uzaylınasıl bir tip???


a)Dünyada var olmayan bir elementten oluştuğu içinzar zor görülebilen, oluşmuş,kısık ve ürkütücü sesli.

b)İnsana benzeyen,şişmanca yüzlü,tuhaf bakışlı, elektronik bir sesi olan.

c)Kocama,böcek gibi,çok kollu,çok bacaklı,salyası akıyor.

d)Minyon yapıda,ince sesli bi ucube.


7)Televizyonda birden yayın kesilip Ürgüp'e bir uzay gemisinin indiği flash haberlerde verdiler.Ayrıntıların 15 dk. içinde verileceiğini bildirdiler...


a)Aklınıza ilk gelen,''Niye Ürgüp???''

b)Aklınıza ilk gelen soru,niyetlerinin ne olduğu.

c)Aklınıza ilk gelen ,dünyanın sonunun geldiği.

d)Aklınıza ilk gelen, güvenli bir yere kaçmak.


8)Aradan üç saate yakın zaman geçti ama gemininkapısı açılıp da tek bir kişi inmiyor. sizce niye???

a)Yanlış yere indiklerini fark ettiler,aralarında bir karara varmak istiyorlar.

 b)Belki atmosfer onlara zarar veriyor,tedbir almakla uğraşıyorlar.

c)Kapıyı çalmamızı bekliyorlar.

d)Mutlaka başka gemiler de gelicek,onları bekliyor.


9)Aradan üç gün geçti hala ses yok. Neden olabilir?


a)Belki onlar mikroskopik yaratıklar, gemiyi çoktan terkettiler,biz anlamıyoruz.

 b)Belki zamanları farklı,bizim üç günümüz onların üç dakikasıdır..:

c)Belki dünya onları hasta etti..

d)Belki ölmüşlerdir...


10)Bu şekilde zaman geçtikçe.

a)Tedirginliğiniz vakit geçtiçe artar.

b)Git gide iyimserlik baş gösterir.

c)Neredeyse unutursunuz.

 d)Uzak bir ülkeye çoktan çıktınız bile.


 D_E_Ğ_E_R_L_E_N_D_i_R_M_E


(A)'lar çoğunluktaysa İHTİYAR RUHLUSUNUZ Ruhunuzun yaşı çok ilerlemiş.Yaşınız kaç olursa olsun,hayatı bit ihtiyar temkinliliği ile yaşıyorsunuz.Aşırı tedbirli ve her konuda endişelisiniz. En kötü olasılık,ilk akoınıza gelen şey.Ve yeniliğe,denemeye hiç açık değilsiniz.


(B)'ler çoğunluktaysa RUHUNUZ YAŞINIZLA UYUMLU Hangi yaştaysanız,ruhunuz da oyaşta.Sağduyunuz ve mizah anlayışınız çok iyi gelişmiş.Bu nedenle karamsarlıktan uzaksınız,sınırlarınızı çok iyi biliyorsunuz ve ölçülü bir şekilde yeniliğe ve denemeye açıksınız.


 (C)'ler çoğunluktaysa ÇOCUK RUHLUSUNUZ Sizin ruhunuz çocuk yaşta.Duygu ve hevesleriniz yönetiyor sizi. Düşünmeden hareket ettiğiniz çok oluyor. Acelecisiniz,deneme konusunda tereddütsüsünüz.Sorumluluk ve serinkanlılık size uzak kavramlar...


 (D)'ler çoğunluktaysa GENÇ RUHLUSUNUZ Siz,yaşınız ne olursa olsun genç ruhlusunuz.Her şeyden önce kendini çok seviyorsunuz ve hayalleriniz iddialı!!!Biraz benmerkezcisiniz.Sizin için hep ''ilerisi'' ve sizi bekleyen güzel şeyler var.Hayallerinizi gerçekleştirmek için hiçbir zaman geç değil ve her şeyi göze alırsınız.