29 Eylül 2011

Hayatın %10′u, sizin başınıza gelenlerden oluşur.Hayatın diğer %90′i ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl davrandığınızla gelişir.

 Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, çay fincanına çarpıyor ve bir fincan çay gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek: Lanet ediyorsunuz. Çayı üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz.Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve çay fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz. Bunu kısa bir sözlü tartışma takip ediyor. Öfkeyle odaya gidiyorsunuz ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Odadan çıktığınızda kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız servisi kaçırıyor

EŞinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula bırakmak üzere hareket ediyorsunuz.  Geç kaldığınız için, saatte 40 km hız sınırlaması olmasına rağmen saatte 80 km hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz 83 milyon trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz.
Kızınız size “Hoşça kal” demeden binaya koşuyor. İşyerinize 20 dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz. Gününüz korkunç bir şekilde başladı!
devam ettikçe, kötüleşiyor, daha da kötüleşiyor sanıyorsunuz. Eve gitmeyi dört gözle bekliyorsunuz.  Eve ulaştığınızda eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde araya sıkıştığınızı sanıyorsunuz. Neden? Sabahleyin nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak!Neden kötü bir gün geçirdiniz?
 A) Çay sebep oldu
B) Kızınız sebep oldu
C) Polis sebep oldu
D) Siz sebep oldunuz

Cevap “D” şıkkı.  Çayın dökülmesinde sizin bir kontrolünüz yoktu. Sizin gününüzün kötü geçmesine o 5 saniye içindeki davranışlarınız sebep oldu. 90/10 Sırrını keşfedin

Olabilecek ve olması gereken ise şöyleydi. Üzerinize çay döküldü. Kızınız ağlamak üzere.
Siz nazikçe  “Tamam tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek” diyorsunuz. Havluyu kaptığınız gibi odaya gidiyorsunuz.
gömleğinizi değiştirip, evrak çantasını aldıktan sonra odadan çıkıyorsunuz ve ayni anda pencereden kızınızın otobüse bindiğini görüyorsunuz.  Kızınız geri dönüp el sallıyor. Siz ve eşiniz işe gitmek için birlikte çıkıyorsunuz.  5 dakika önce işe geliyorsunuz ve çalışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde selam veriyorsunuz. Patronunuz ne kadar güzel bir günde olduğunuz hakkında konuşuyor.
Farka bakın!
Sonuç?
Pek çok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve başarısından acı çekmektedir.
Hayatın %10′u, sizin başınıza gelenlerden oluşur.
Hayatin diğer %90’na ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl davrandığınızla karar verilir. İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar.İnsanlar hasta olurlar.  Arabalar bozulurlar, uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst ederler.
trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s.
Bu %10′luk kısım tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşir.
Diğer %90′lik kısım farklıdır.
Bunu siz belirlersiniz.
Nasıl?
Olaylara yaklaşımınızla!
Nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak.

Kıpır kıpır yüreğim...

 



 

Bu sabah daha farklı hayat
Kıpır kıpır yüreğim
Biliyorum,
Bahar yine gelecek
Ve süsleyecek,
Düşler ülkesini.....................

.ZEYNEP YAĞMUR

Acıktım... Günün fotosu... 29/09/2011

Kapıları kapat ve sessizce otur...



Kızgınlık, kıskançlık ve nefret ile dolu olduğun zaman; sessizce otur. Kapıları kapat ve sessizce otur. Kızgınlığa izin ver, izin ver gözlerinin önünde çaksın. Nefrete izin ver bir film gibi geçsin. Sen izleyici ol.
Şaşıracaksın: O duygu herzaman orada kalamaz, bu kesindir. Er yada geç geçer, sadece birkaç dakika zaman alır ve geçtiği zaman geçmiştir. Kendinden hiçbir iz bırakmayacaktır.

OSHO

Önce kendinizi sevecek, kendinize değer vereceksiniz...



Mutlu ilişkiler için.Önce kendinizi sevecek, kendinize değer vereceksiniz. Temelde bu yatar. Eğer siz kendinize değer verir, kendinizi severseniz, karşınızdaki kişi de sizi sevecek ve değer verecektir. Bu aslında tüm ilişkiler için geçerlidir. Kendinize haksızlık eder ya da değer vermezseniz, size haksızlık edecek insanları hayatınıza çekersiniz. Unutmayın, düşüncelerinizle yaratıyorsunuz...

Kalk kendin al Şirin...

 

28 Eylül 2011

Sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur...



Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için,içeriden bir şeyler yitirmek.Yani şan, şöhret, mevki,makam şatafat, ün, şan kazanmak için;Huzurunu, boş zamanını ve bağımsızlığını,bütünüyle ya da önemli ölçüde feda etmek;Büyük bir budalalıktır.

Mutluluk çok zordur ve içimizdedir.Başka yerde bulunması imkânsızdır.

Sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur.Eksiksiz bir sağlıktan ve kusursuz bir bedenden daha iyi ne olabilir?

Sakin ve neşeli bir huy.

Duru, canlı, nüfuz edici ve doğru kavrayan bir zekâ.

Ilımlı, yumuşak bir arzu ve bunlara uygun olarak iyi bir vicdan.

Bunların hepsi; yerini hiçbir rütbenin,ya da zenginliğin dolduramayacağı üstünlüklerdir.

Rabindranaht Tagore

Kendi iç okyanusunda neler oluyor ona bak ...

Geç artık onun bunun ne dediğinden...

Sen ne diyorsun... Sen..????

Bırak başkalarının kitaplarını...

Senin kitabıında neler yazıyor..??

Okudun mu hiç...??

Bırak artık başkalarının kıyılarında ayak ıslatmayı

Kendi iç okyanusunda neler oluyor ona bak

ona...

Kartal gemiyi çekerse... Günün fotosu... 28/09/2011

Neden dolayı öfkelendiğinizi öğrenmek , sizi diğer kişiyi nasıl değiştireceğinizi hesaplamaktan çok daha fazla yükseltecektir...


Mutsuz duygular içinde olduğunuz zaman , bir başkasının neden olduğunu düşünmeyi...n . Eğer kızgın iseniz , bir başkasına, sizi kızdırdığı için kabahat bulmayın. Bunun yerine , doğrudan doğruya kendi hiddet duygularınız üzerinde çalışın . Neden dolayı öfkelendiğinizi öğrenmek , sizi diğer kişiyi nasıl değiştireceğinizi hesaplamaktan çok daha fazla yükseltecektir

Hepiniz delisiniz...

MERCEDES SOSA - TODO CAMBIA - (Her şey değişir)

http://youtu.be/In5TjoaYMRs

Sığ olan değişirken

Derin olan da değişir

Düşünmenin yolları değişir

Bu dünyada her şey değişir



Zaman geçer iklim değişir

Çobanın sürüsü değişir

Her şey değişirken böyle

Benim değişmem garip mi söyle



En güzel mücevherin ışıltısı değişir

Parlaklığı eskiyip giderken

Küçük kuşun yuvası değişir

Sevdalıların duyguları değişir



Yolcunun yolu değişir

Nice acılı olsa da

Her şey değişirken böyle

Benim değişmem garip mi söyle



Değişim, her şey değişir (x4)



Güneşin yörüngesi değişir

geceyi sürdürmek için

Çiçekler değişir

Baharın yeşilini kuşanmak için



Vahşi hayvanların kürkü değişir

Bilge olanların da saçları değişir

Her şey değişirken böyle

Benim değişmem garip mi söyle



Değişmez ancak benim aşkım

Uzaklarda olsam da

Ne yurdumun ne halkımın

Acısı ve anısı terk eder beni



Dünü değiştiren şey

Yarını da değiştirir

Tıpkı benim bu sılada

Değiştiğim gibi



Değişim, her şey değişir (x4)



Değişmez ancak benim aşkım

Uzaklarda olsam da

Ne yurdumun ne halkımın

Acısı ve anısı terk eder beni



Dünü değiştiren şey

Yarını da değiştirir

Tıpkı benim bu sılada

Değiştiğim gibi



Değişim, her şey değişir

27 Eylül 2011

Venus in the Tower by Round Mountain, Santa Fe, NM - 1/12/08...

http://youtu.be/rJzDBimKDnQ

Zeytinli, kaşerli, biberli mini pizza lezzeti...

 

Mini PizzaMalzemeler
•    4-4,5 su bardağı un
•    1 su bardağı yoğurt
•    1 su bardağı sıvıyağ
•    1 tatlı kaşığı tuz
• 1 paket kabartma tozu
•    1 adet yeşil biber
•    1 çay bardağı çekirdekleri çıkarılmış zeytin.
•    2 adet domates
•    1 avuç taze fesleğen
•    2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
•    Tuz
•    Karabiber
•    1,5 su bardağı kaşar rendesi
Yapılışı
1.   Yoğurt, sıvıyağ,  tuz, un ve kabartma tozunu karıştırarak yoğurup pizzanın hamurunu hazırlayın.
2.   kaşar ile domatesleri ayrı ayrı rendeleyin.
3.   Biberleri de ince ince doğrayarak, domatesler ile birlikte zeytinyağında ocakta suyu çekilene kadar pişirip, içine tuz ve karabiber ekleyin.
4.   İnce kıydığınız fesleğenleri ocaktan alırken karışıma ekleyin.
5.   Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alarak küçük pizza hamuru şeklini verip, yağlı kâğıt üstüne alın.
6.   Üzerlerine domates sosu ekleyip, domatesli biberli malzemeyi ve zeytinleri koyun.
7.   Önceden ısıtılmış 180 °C fırınsa üstleri kızarana kadar pişirin.
8.   Çıkarılmasına yakın üzerine kaşar peyniri serpiştirin ve erimesini sağladıktan sonra çıkarın.

Afiyet olsun.

 

//

Her derde deva ''lavanta''...

 

Bilimsel adı Latince “yıkanmak” dan gelen lavanta, Eski Yunan ve Romalılar döneminde sıklıkla  kullanılırdı. Özellikle banyo sularına kattıkları lavanta, saflık olarak kabul  ediliyordu.  Güzel ve kalıcı kokusunun yanı sıra, lavanta uzun yıllardır iyileştirici etkisiyle de bilinir.  Lavantanın çiçek , yaprak ve gövdesinden damıtılarak alınan lavanta yağı tıpta  halen kullanılır.

 Lavanta  yatıştırıcı etkiye sahiptir ve uykusuzluğa iyi gelir. Çamaşırlarınızın arasına  koyacağınız lavanta kesecekleri güzel ve saf kokusunun yanı sıra, rahatlamanıza  da yardımcı olur. Mide ve bağırsak  rahatsızlıklarında etkili olmasının yanı sıra, baş ağrılarına da iyi gelir. İştah açar, sindirim sistemini olumlu etkiler. 


Kültürü  Bulgaristan, İngiltere, AB Devletleri ve Kuzey Afrika ülkelerinde yapılan  lavanta, bugün Batı Akdeniz Bölgesi’ne yayılmıştır. Yabani olarak Güney  Fransa’da, Orta İtalya’da, Yugoslavya’da, İspanya’da ve Yunanistan’da yaygın  durumdadır. 


Kare kesitli ve  yeşil renkli gövdesi ikinci yılında odunsu yapıya kavuşur. Kü.ük, çok kokulu,  lavanta mavisi çiçekleri 5-15 cm uzunlukta başaklar üzerinde yaz mevsiminde açar.Drog olarak  kullanılan çiçekler, Temmuz ve Ağustos aylarında, henüz tomurcuk halinde iken  toplanmalıdır. Saplarıyla birlikte toplanan çiçekler, demet halinde bağlanıp,  gölge bir yere asılarak kurutulur. İyice kuruduktan sonra, çiçekler saptan  ufalanarak ayrılır.



Nelere faydası vardır?


- Uykusuzluğa iyi gelir
- Sinirleri yatıştırır
- Merkezi sinir sistemi ve üst solunum sinir sistemini olumlu etkiler
- İshale iyi gelir
- Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında tedavi edici etkisi vardır
- Migren ve baş ağrılarında etkilidir
- İştah açar
- Sindirim sistemini uyarır ve yatıştırır
- Kan basıncı düşük olan kişilerin basıncını dengeler
- Siniri zayıf olan kişilerin sinirlerini yatıştırır


-Saç dökülmesine iyi gelir


-Karaciğeri destekler



Nasıl kullanılır?


Lavanta çayı:1-2 çay kaşığı çiçek, 1 bardak kaynar suda haşlanır ve 10 dakika demlenmesi  beklenir. Biraz balla tatlandırılabilir. Baş ağrısına iyi gelir, sinirleri  yatıştırır. 


Lavanta banyosu:  100 gram lavanta çiçeği 2-3 litre suya eklenir ve kaynatılır. Süzülerek banyo  suyuna eklenir. Çeyrek saat yapılan bu banyo oldukça rahatlatıcı ve gevşeticidir.


Lavanta keseleri:  Kurutulmuş lavanta çiçekleri kumaş bir kesenin içine konulup giysi dolabı ve  yastıkların altına konulabilir. Bu şekilde kokusu hem güzel bir hava verecek,  hem de rahatlatacaktır. 


Lavanta toniği:  Kaynatıp süzdükten sonra soğutacağınız lavanta toniği, hücrelerinizin hızlı değişimine yardımcı olacaktır. Ayrıca akne tedavisinde de etkilidir.


not:Tabiki kullanmadan önce doktorunuza danışınız...